2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Araştırmalar » Çankırı İçin Düşünüyorum
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - İşte, İzmir'deki Çankırı
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli Forumİşte, İzmir'deki Çankırı

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
haberci Açılır Kutu Gör
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Simge
Canssati.Org Haber Servisi

Kayıt Tarihi: 07.12.2005
Şehir: Çankırı
Status: Aktif Değil
Points: 290
Mesajın Direkt Linki Konu: İşte, İzmir'deki Çankırı
    Gönderim Zamanı: 23.11.2008 Saat 13:15
 

İşte, İzmir'deki Çankırı

Zeynel KOZANOĞLU

(İzmir Söz Gazetesi 18 Kasım 2008 tarihli nüshasında yayınlanmıştır.)

 

Kızlarağası Hanı yanındaki 906 numaralı sokağın yıllar önce "Çankırı Çarşısı" diye anıldığını biliyor muydunuz?

İbrahim Zencirci, İzmir'de yaşayan bir Çankırı sevdalısı. Liseyi bitirinceye kadar Çankırı'daydı. Sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne yazıldı. Son sınıfa kadar gelmişken beklenmedik bir zamanda babasını yitiriverince kısa yoldan hayata atılma zorunluluğu doğdu.

İzmir'e 1986 yılında geldi.

İçinde duyduğu Çankırı özlemi hiç bitmedi. Ordulu anne, Çankırılı babadan İzmir Karataş Hastanesi'nde 26 Nisan 1988 günü doğan kızının adını Ilgaz koydu. Şimdi sırası geldi. İbrahim Zencirci'nin "Ne kadar Çankırılı?" olduğunun yaşanmış örneğine kulak verelim.

Bakınız anlatayım. Zencirci arkadaşımız arabasıyla uzunca bir yolda giderken birkaç genç el kaldırmış. Böyle bir durum karşısında otomobilli insanlarımız gaza basıp hızla uzaklaşmazlar mı? Zencirci tam tersi gazdan ayağını çekmiş.

Gençlerin önünde durmuş. Onları arabasına almış, gidecekleri yere kadar götürmüş. Ve inecekleri yerde durmuş. Çocuklar inip giderlerken binbir teşekkürden sonra şöyle demişler:

"Bu sizin yaptığınızı herkes yapmaz."

Hemşehrimiz İbrahim Zencirci'nin yanıtı ne olmuş, dersiniz?

"Herkes Çankırılı değil de ondan."

Bu arkadaş işte bu kadar Çankırılı.

Bir de kendisini nerede bulabileceğimizi duyuralım: "www.cansaati.org" adresinde yazıyor. İzmir'de Birinci Kordon'da İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nden az ileride "Eskidji" adıyla bildiğimiz ünlü "Emlak Firması"nda çalışıyor. Her zaman iyi giyimli, her zaman henüz tıraş olmuş yüzlü ve her zaman güleç.

Bizim güzel Çankırı'mız "İzmir Söz Gazetesi"nin okunurluk alanı dışında kaldığından İbrahim Zencirci'yi anlatmaya İzmir'den başlayacağım. İzmirliler boş yere umutlanmasınlar. "Hani herkes bu İzmir'in eşi yok," filan diyorlar ya; Zencirci arkadaşımız yerleşmek için İzmir'i niçin seçtiğini şöyle anlatıyor:

"Kardeşlerim buradaydı, ben de buraya gelip yerleştim."

 

YARDIMLAŞMA DERNEĞİ

İbrahim Zenciri İzmir'de yaşayan Çankırılılarca bilinen biri. 2001 yılında Çankırılı on arkadaş bir araya gelmişler ve "İzmir Çankırılılar Yardımlaşma ve Kültür Derneği"ni kurmuşlar. Kuruluştan başlayarak derneğin başkanlık görevini iki dönem üst üste üstlenmiş. Sonra bir dönem de yine yönetimde yer almış. Dernek kendi kanatlarıyla uçmaya başlayınca yönetimden ayrılmış.

Derneğin amacını anlattı. Öyle uçuk kaçık amaçlar hedeflememişler. İzmir'e Çankırı'dan her hangi bir nedenle gelecek hemşehrilerine yol gösterici olmak, okula çocuk yazdırmaya gelmişlerse işlerini kolaylaştırmak, Çankırı'nın kültürünü Egelilere tanıtmak gibi akıl çizgisi içinde hedefler belirlemişler.

Hatta ülkemizdeki hemen pek çok derneğin "Dernek Lokali" diye belirledikleri yerlerin üyeler tarafından "evden kaçma" ve oyun alanı olarak kullanıldığına bakarak "Derneğimizin lokali olmasın" diye karar vermişler.

İzmir Çankırılılar Yardımlaşma ve Kültür Derneği emin ellerde varlığını sürdürüyor. Geçtiğimiz yılın baharında dernekçe düzenlenen yemekli bir toplantıya ben de katılmıştım. O akşam İbrahim Zencirci'yle birlikteydik.

 ÇANKIRI ÇARŞISI

İbrahim Zencirci her aydın kişi gibi iyi bir gazete okuyucusu. Biraz aydınlık yapısı gereği, biraz da işinden dolayı böyle. Günün birinde Yeni Asır'da  bir ilan içinde "Çankırı Çarşısı" lafı gözüne çarpmış. Nereden nereye?

İlan'da şöyle deniliyor:

"Kızlar ağası Hanı civarı Çankırı Çarşısı'nda satılık dükkan.."

İzmir'de böyle bir çarşının varlığından kaç kişinin haberi var? Şimdi çok kişinin haberi oldu. İzmir'in orta yerinde Kızlar Ağası İş Hanı'nın yanı başında günümüzde 906 Sokak olarak anılan sokak geçmişte "Çankırı Çarşısı" diye anılırmış.

Bu sokağın Çankırı Çarşısı diye anıldığı günleri bilenler var. Günümüzde sokak kılık değiştirmiş, geçtiğimiz yüz yılın başında burada bulunan işyerlerinden hemen hiçbiri kalmamış ama, çarşının adı kalmış.

İbrahim Zencirci aynı zamanda araştırmacı bir arkadaşımız. Hemen kolları sıvamış ve ilkin 906 numaralı sokağı karış karış, dükkan dükkan incelemiş. Buraya niçin Çankırı Çarşısı denildiğini belirlemeye çalışmış.

Kimi kitaplarda da "Çankırı Çarşısı" söylemine rastlamış. Bir de Çankırı'mızın başının tacı Ahmet Talat Onay'ımız var. Şair, yazar, eğitimci, siyasetçi ve daha da önemlisi Kuvayi Milliyeci. Bu Ahmet Talat Bey 1914-19 arasında İzmir'de öğretmen olarak çalışmış ve gazetelerde, dergilerde şiirleri, yazıları yayınlanmış. İbrahim Zencirci'nin bu yolda da çalışması var.

Bana öyle geliyor ki, Çankırı tiftik üreten bir yöre. Bir kısım tüccar Çankırı'dan tiftik ve belki de tuz getirtme yolunda bir araya gelmişler ve bu sokakta yoğunlaşmışlardı. Bu nedenle de buraya Çankırı Çarşısı denilmişti."

Gerçeğin ne olduğunu belirleyebilmemiz için bugün artık vakit çok geç.

Şimdi İzmir'de yaşayan Çankırılılar bir yandan yıldan yıla İzmirlileşirken bir yandan da Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ'ın kapısını Çankırı sevdası uğruna çaldılar. Çok şey istemiyorlar. Pahalı bir plan peşinde değiller.

Hele hele imar durumu düzelttirerek haksız kazanç da amaçlamıyorlar.

İzmir'de yerleşik Çankırılıların dileklerini İbrahim Zencirci şöyle özetledi:

"906 sokağın başında bir yere, bir binanın duvarı da olabilir, bir köşeye bir plaket konulsun. 'Bu sokak epey zaman önce Çankırı Çarşısı diye anılırdı' gibi. Konak Belediyesi'nden bütün dileğimiz bu."

 

BİRAZ DA ZENCİRCİ

 

Biraz da İbrahim Zencirci'yi anlatalım mı? Çankırı konusunda beklenenin çok çok üstünde duyarlı bir arkadaşımız. Çankırı'da olup bitenleri dışarıdan izlemekte olmanın avantajını doya doya yaşıyor ve gerekli gördüğü yerlerde gereken tepkiyi göstermekten de geri durmuyor.

İnternet Sitesi'ndeki köşesinden sesleniyor. Kimi diğer yazarların yazılarına yorumlar yazarak sorunları dile getiriyor. Çankırı'ya yolu düştükçe orada fırsat bulup arkadaşlarıyla ve kendisini dinleyenlerle konuşuyor.

Çankırı'da yaşanan yamuklukların üstüne gitme konusunda orada oturan Çankırı sevdalıları ile Çankırı dışında oturanlar arasında şöyle bir ayırım yapıyor: "Onlar ciğercinin kedileri, biz ise sokak kedisiyiz."

Bu söylemini biraz açıyor: "Çankırı'da oturan seçkinlerin durumu bizim kadar  elverişli değil. Hem ekmek parası peşinde koşmak hem de Çankırı'da yaşanan olumsuzlukların üstüne gidebilmek kolay değil."

İbrahim Zencirci kendisiyle barışık bir Çankırılı. Çankırı'da gelişen her olumsuzluktan etkilenmekte oluşu karşısında kendisine yakıştırdığı bir sıfatı var ki, ben bunu kendisinden işittiğimde "ağlanacak halimize güldüm."

Kendisine yakıştırdığı sıfatı şöyle:

"Üstüne Vazife Olmayan İşlere Karışan Çankırılılar Platformu Başkanı"

Kendisini bu sıfata götüren örnek olayı da şöyle anlattı:

"Sanayi Bakanı Ali Coşkun Çankırı'ya gelmiş, kalbur üstü ilgililerle toplantı halinde. Ticaret Odası ve Ticaret Borsası ilgilileri başta olmak üzere salonda bir avuç ilgili var. Bakan bey herkesi tanımıyor. Salon boş görünmesin diye sağdan soldan adamlar da toplayıp getirmişler.

Bakana Çankırı'yı öyle bir gösterdiler ki, ben şaşırdım. Gaziantep'i anlatıyorlar, sandım. Altı yerde Organize Sanayi Bölgemiz varmış. Çankırı'da Sanayi kuruluşları birbirini kamçılayarak tepelere doğru tırmanıyormuş.

Oysa, o gün orada Fenerbahçeliler Derneği'nin çiçeği vardı. Kahveciler Derneği'nin çiçeği vardı. İş alemiyle ilgili bir tek kişinin çiçeği yoktu. O toplantıda Çankırı'nın hiç bir sorunu konuşulmadı.

Bakandan hiç bir şey istenmedi. Bakan Beye Çankırı güvecini yedirdiler. Yaren elbisesi diye uyduruk giysilere bürünmüş ve başına da bir fes konulmuş kişi elinden kahvesini de verdiler. Ve sayın Sanayi Bakanı Ali Coşkun'u memnun ve mutlu uğurladılar."

İbrahim Zencirci Çankırı'da kurulu kimi örgütlerin kendilerinden beklenen hizmeti vermekten geri durmalarını nasıl protesto etsin? O günden sonra ara sıra da olsa kendisine yeni bir ünvan edinmiş:

"Çankırı Deniz Ticaret Odası Kurucular Kurulu Başkanı."

"Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az" diyor. Ve Çankırı'da koltuk sahipleri Çankırı'nın sorunlarına sahip çıkıncaya kadar davul çalmayı ısrarla sürdüreceğini söylüyor.

Ben de eli kalem tutan bir Çankırılı olarak "Kolay Gelsin Sayın İbrahim Zencirci, yanındayız" diyorum.

 

Zeynel KOZANOĞLU

Cansaati.Org
Yukarı Dön
Recep C Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: Gent- Belgium
Status: Aktif Değil
Points: 248
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 23.11.2008 Saat 15:29
Haber için teşekkürler. Yeni gazeteciliğe başlayacaklara güzel bir ropörtaj örneği.Kesip saklasınlar.
 İzmirdeki Çankırılılara özellikle  İbrahim ve Zeynel Bey'e Belçika'dan selamlar.
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek