Logo tasarım Ahmet GÜLŞEN'e aittir. Yeni logo tasarımını siz yapın Tüm Çankırı Siteleri için ortak araç çubuğunu indirin ve özelleştirerek kullanın. Kurulu bilgisayar sayısı  İnceleyiniz.
| More  Çankırı Araştırmaları Sitesi

  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  Forumu AraArama  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş   2002-2005 Arşiv Sitesi YAZILARIMIZA NASIL RESİM EKLERİZ

En iyi başlangıç Google Destekli Site İçi Özel arama motorudur.


sitene ekle

ÇANKIRI’DA AHİLİĞİN SON DÖNEMİ
Simge  Ahilik haftası her yıl Ekim ayında kutlanıyor, hazırlıkları ise daha önceden planlanıyor. Bu yıl yapılacak kutlamalar daha etkili ve Çankırı'nın ahilik geçmişini sergileyecek şekilde sunulmalıdır.

Ahilik haftası kutlamaları hakkında sizlerin düşünce ve önerileri.

Sel Mağduru  PAKİSTAN bir yardım eli bekliyor

BAĞIŞLARINIZ İÇİN YARDIM KURULUŞLARI (A-Z)
Deniz Feneri Derneği , İHH İnsani Yardım Vakfı , Kimse Yok mu Derneği , Türk Kızılayı , Yeryüzü Doktorları

Koray ÇAM
 Çankırı Araştırmaları [Cansaati.Org] : Gündem/Köşe Yazarları : Koray ÇAM
Mesaj icon Konu: Türkçe'ye Davet Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
Koray ÇAM
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 22.01.2006
Gönderilenler: 92
Alıntı Koray ÇAM Cevaplabullet Konu: Türkçe'ye Davet
    Gönderim Zamanı: 08.02.2006 Saat 00:02

TÜRKÇE’YE DAVET

Başlık davet olunca yeni bir şeylere davetiye çıkardığımız gibi bir anlam ortaya çıkabilir. Bizim davetimiz sadece özümüze, kendi öz benliğimize sahip çıkmaya bir davettir.

Çarşıya çıkıp etrafımıza baktığımızda, dükkân sahiplerinin bile ne anlamına geldiğini bilmediği bir dizi isimleri hepimiz de görüyoruz. Şahsen ben bunları görüntü kirliliği olarak niteliyor ve üzülüyorum. Hatta zaman zaman bazı yörelerimizde yapılan “Türkçe Dükkân İsimleri” kampanyalarının tüm Türkiye’ye yayılmasını arzuluyorum.

Batılılaşmanın bir parçası olan ve özellikle İngilizce’nin “dünya dili” diye yutturulmaya çalışıldığı bir ortamda özellikle dilimize daha fazla sahip çıkmanın gereği ortaya çıkıyor. Bu satırları okurken yabancı dil öğrenimine karşı olduğumuz da düşünülmesin. “Yabancı dil öğrenimine evet, yabancı dille eğitime hayır” kampanyalarına destek verenlerdeniz. Çankırı’da 1996’da yayın hayatına katılan ve kısa bir süre devam eden aylık Duygu Dergisi’nin Şubat 1997 tarihli 5. sayısında bakın ne demişiz: “Bir lisan daha öğrenmek” fikri şüphesiz meziyettir. Ancak ikinci bir lisan öğrenirken bilerek yapılan söylemlerle Türkçeyi tereddiye (yozlaşma) uğratmak vatan hainliğidir. Avrupa ve Amerika’nın Türkler üzerinde ve özellikle Türkiye üzerinde oynadıkları oyunları kabullenerek hareket etmek zorundayız. Buna göre ilim adamlarımızın, çalışmalarındaki titizlikleri bizler için önemini artırmaktadır. Çünkü batının kendisi için geliştirdiği çok sayıdaki kavrama balıklama atlamak, Türk ve Türkçe yobazları için adeta bulunmaz fırsat. (Bilmeden yapanlar da var elbette.) İşte bu fırsatları değerlendirenler başarı da kaydediyorlar. Aksi halde benliğimizi, kültürümüzü kaybediyor olamazdık.

Bundan 9 yıl önce kaleme aldığımız satırların bugün sorun olarak geçerliliğini koruması üzücü ve bir o kadar da kahredici. Yer olsa yazının tamamını buraya aktarmak ve yıllardır kanayan yaramızla ilgili o günlerde neler yazıldığını bilgilerinize sunmak isterdim…

Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu ve O’nun gibiler tarafından verilen Türkçe mücadelesini ve Türk mallarının tüketilmesi kampanyasını her zaman tekdirle karşıladım. Oktay Hocanın “Türkçe bilim dili olamaz diyenler yalan söylüyor, Türkçe evrensel ve matematiksel bir dildir” sözü karşısında durup düşünmemiz gerekir. Yeryüzünde 2800’e yakın dil konuşulduğu tahmin edilmekle birlikte, Türkçenin en yaygın dil olduğu da bilinmektedir.

Yabancı dil öğrenmek hevesi dün olduğu gibi bugün de amacını aşmaya devam etmektedir. Geçmişte konuyla ilgili bazı milletvekillerince önergeler verildi ve en azından Türkçe işyeri isimleri teşvik edilsin denildi. “Türkçe elden gidiyor, koruma kanunları çıkaralım, yaptırım uygulayalım” denildi. Ama TBMM o kadar yoğun ki bunlara bir türlü sıra gelmedi. Sıra geleceğe de benzemiyor.

1900’lü yılların başında, tamamen Türkçe kelimeler kullanılarak yazıldığı söylenen bir kısım yazıları anlamakta güçlük çekeriz. Hatta Cumhuriyet Kanunlarını anlamak için yanımızda bir tercüman lazım esprisini hangimiz yapmadık bugüne kadar…

“Bilgisayara bilgisayar diyenden Allah razı olsun” sözümüzü hatırlatarak, özellikle teknoloji ürünleri ve bunların ifadelerinin dayatılmasını ne yazık ki önleyemiyoruz. Kişisel gayretler yetmiyor ve bizler de bu kelimeleri kullanmaya mecbur kalıyoruz.

Bütün bu yazıyı sadece çaresizliğimizi ifade etmek amacıyla da yazmadık elbette… Zaman zaman bazı illerimizde düzenlenen Türkçe kampanyalarına imrenmemek elde değil. Öyleyse Çankırı’mızı Türkçe levhalarla donatılmış görmek hangimizi memnun etmez.

Başta Çankırı Valiliği olmak üzere, Kaymakamlıklarımız tüm Belediye Başkanlarımızı sivil toplum kuruluşlarımızı kampanyaya davet ediyorum. Star değil yıldız olalım, mega değil büyük olalım, site değil şehir olalım, Turkey değil Türkiye deyip, Turkish değil Türkçe konuşalım.

Haydi yarenler Türkçe için seferberliğe… Türkiye için, Türkçe için Çankırı için ve en önemlisi geleceğimiz için…

------------------------------------------------------------

TÜRKÇE’YE DAVET Kampanyası

Başta Çankırı Valiliği olmak üzere, Kaymakamlıklarımızı, tüm Belediye Başkanlarımızı sivil toplum kuruluşlarımızı kampanyaya davet ediyorum. Star değil yıldız olalım, mega değil büyük olalım, site değil şehir olalım, Turkey değil Türkiye deyip, Turkish değil Türkçe konuşalım.

Haydi yarenler Türkçe için seferberliğe… Türkiye için, Türkçe için Çankırı için ve en önemlisi geleceğimiz için…

Çankırı’da Tüm İşyerleri Türkçe İsim Kullansın

 Kampanyamızda siz halkımızdan,
- Sizlerin yorumlarınızla konuya duyarlılığınızı göstermenizi,

- E-posta ilgili makamlara talebinizi iletmenizi,

- Çevrenizdeki işyerlerini uyarmanızı bekliyoruz.

Kampanyamızda Kurumlardan beklentimiz;

-         Valilik ve Kaymakamlıklar isim değiştiren işyerlerini (yetkili kurullarınca tespit edecekleri) bir ödülle teşvik etmeli,

-         Belediyelerin isim değiştiren işyerlerini teşvik edici kararlar almalarını,

-         Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ve İşadamı Dernekleri isim değiştiren işyerlerinin yeni tabelasını finanse etmeli ve bir törenle plaket-teşekkür belgesi vermeli,

-         Yerel Basın kampanyayı sürekli gündemde tutmalı ve köşe yazarları yazılarında kampanyayı birkaç kez konu etmelerini bekliyoruz.

 Kampanyamızda Sivil Toplum Teşeküllerinden beklentimiz;

-         Sivil toplum teşekküllerimiz  Çankırı için bu çalışmada lokomotif rol üstlenmelidir. Söz konusu sivil toplum teşekkülleri üyeleri ticaret odasından alacakları ticarethane isim listeleri üzerinde çalışıp belirlediği işyerlerine ziyaretler yapıp konunun önemini anlatacak yeni isimler önerecek ve isim değiştiren işyerleri için Şehrin idarecilerinin de katılımını sağladıkları küçük açılışlar organize edecek. İsim değiştiren işyerlerini derhal Cansaati.org sitemize bildirilecek ve siteden ilan edilecek.

 Kampanyamızda Web Sitelerinden,

-         İsim değiştiren işyerlerinin reklamlarını web sitelerinden hiçbir ücret talep etmeksizin yayınlamalarını bekliyoruz.

Hemen şimdi,

1- Valilik, Belediye, Odaları, Milletvekillerini, 
 

2- Alışveriş yaptığın işyerlerini uyar,

3- Görüşlerini yaz, desteğini bildir.



Bu yazıda düzeltmeler yapılmıştır. Düzenleyen ahmetgulsen - 01.04.2007 Saat 22:35
Koray ÇAM
IP
 
fkocer
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Bulunduğunuz İl: Newyork
Gönderilenler: 31
Alıntı fkocer Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 12.02.2006 Saat 16:40

Sayın Koray Çam

Elinize, dilinize sağlık. Tam ben bu başlık "Aslımıza Çağrı" olmalı diye düşünürken ilk parağrafta vermişsiniz cevabı. Çünkü sorunumuz dilimizi bilmemek değil, tamamen özenti. Ancak bu özenti bir sonraki nesilde gerçekten dilimizi bilmeme sorununu doğurabilir.

Öğretmen olan kardeşimin öğrencileriyle iletişim için kurmuş olduğu bir internet sitesi var. 12-15 yaş arası öğrenciler buraya üye oluyorlar ve kullandıkları takma isimlerin çoğunluğu yabancı kelimelerden oluşuyor. Sanırım daha havalı olduğunu düşünüyorlar. Üç gün önce dilbilgisi yanlışlarıyla dolu bir yazı yolladım ve düzeltene 100 kontör hediye edeceğimi söyledim. Sonuca sevinsem mi üzülsem mi bilemiyorum. Çünkü eğitim seviyeleri itibariyle onlara ağır gelebilecek yanlışları dahi bulmuşlar. Eksikler vardı ama çoğunluk iyi denebilecek durumdaydı. Peki bu gençler niçin çok iyi bildikleri ve her konu için yeterli kelime haznesine sahip dilimizi kullanmıyorlar? Ve neden her fırsatta konuştukları, yazdıkları şeyler arasına tam anlamını bilemedikleri yabancı kelimeleri sokuyorlar? Sanırım bunu bir kültür seviyesi olarak düşünüyorlar ya da biz büyükler onlara öyle hissettirdik.

Dün yine buraya bir konu üzerine yorum yazarken oğlum ekrana baktı ve şöyle dedi "Yaşasın babam bilgisayarımıza Türkçe harf almış". Henüz 6 yaşında bir çocuk soyadını "Ç" yerine "c" ile yazmak istemiyor ve Türkçe' nin harfine bile özlem duyuyor.

İnsanlarımız ana dillerini zaten biliyorlar. Kimseden kitap gibi konuşmasını istemiyoruz. Yerel şiveler belki yazılı ortamlarda yer bulamasalarda dilin zenginliğini gösterir. Kardeş yerine "gardaş" diyebilirsin ama "kanka" dediğin zaman iş değişir. Herkesi "Milli Değerlerine" sahip çıkmaya davet ediyorum.

Saygılarımla..

Ferhat Kocer
IP
 
HALLAC
haberci
haberci
Simge

Kayıt Tarihi: 03.01.2006
Gönderilenler: 55
Alıntı HALLAC Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 13.02.2006 Saat 07:41

HAYATI TÜRKÇE OKUYALIM

    Dil, bir milleti millet yapan değerlerin başında gelmektedir. Onun için dil, bir milletin sembolüdür. Onu diğer milletlerden ayıran en önemli unsurdur. Onun için millet olarak güzel Türkçemize sahip çıkmalıyız. Bir milleti bir arada tutan ve onun yok olmasını önleyen tek faktör dildir. Bir milleti parçalayarak sömürge yapmak isteyen emperyalist ülkeler ilk önce o ülkenin dilini yok etmekle işe başlarlar. Türk Milleti olarak uyanık olup bu oyuna gelmeyelim.

     Bakın Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ne diyor;

 "EFENDİLER! TÜRK MİLLETİNDENİM DİYEN HER İNSAN,HER ŞEYDEN EVVEL VE BEHEMAHAL TÜRKÇE KONUŞMALIDIR."

    Sayın Koray Çam'a milli haysiyetlerimize göstermiş olduğu duyarlıktan dolayı teşekkür ederken, Türk Milletini bekasını isteyen herkesi bu kampanyaya destek vermeye ve HAYATI TÜRKÇE OKUMAYA davet ediyorum.

 EY TÜRK TİTRE VE KENDİNE DÖN!

IP
 
b_ayhan
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Gönderilenler: 67
Alıntı b_ayhan Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 13.02.2006 Saat 18:25

Sayın Çam’ın yazısına bir katkı olur düşüncesiyle, sürekli yazı gönderdiğim bir dergi için yaptığım araştırmadan kısa örnekler vermek istiyorum. Zaman zaman Öztürkçe sözcükler kullandığım için eleştirenlere de yanıt olur kanısındayım.

Şu sözcüklerden size yabancı olan varmı?

Tanıtımın demo, sunucunun spiker, gösteri adamının showman, radyo sunucusunun discjokey, hanımağanın  first lady, dükkanın store, bakkalın market, torbanın poşet,mağazaların süper-hiper-gros market, ucuzluğun damping, ilan tahtasının bilboard, sayı tahtasının skorboard, bilgi akışının brifing, bildirgenin deklarasyon, merakın ve uğraşının hobby, belde girişlerinde yazılan hoş geldinin Welcome güle gülenin good-bye,korumanın-muhafızın body guard, sanat ve meslek pirlerinin duayen, itibarın-saygınlığın prestij, sekinin-alanın platform,merkezin centre, büyüğün mega, ortanın midi, küçügün mini veya mikro, sonun final, özlemin-hasretin nostalji, iş hanının plaza, sergi yerinin center room-show room, büyük kentlerimizin mega kent, yolüstü lokantasının fast food, yemek çeşitlerinin mönü, hesabın adisyon, iki katlı evin dubleks, üç katlı evin tripleks, köşklerin villa, eşiğin antre, bahçe çiçeklerinin flora, sevimlinin sempatik, vurguncunun spekülatör, eşkiyanın mafya, desteğe bilemediniz koltuk çıkmaya sponsorluk, mesire ve kır gezintisine picnic, bilgisayara computer, hava yastığına air bag, pekala veya olura okey, yaşa varola sevince oley oley, çarpıcı önemli haberlere flash, yıldızlara star, dağdaki kır kahvesinde kahveye neskaaaaave,……..dendiği günümüzde bu sözcüklerin HEPSİNE YABANCI İSENİZ DİLİNİZ BOZULMAMIŞ , aşina olduğunuz oranda da dilimize yani TÜRKÇEMİZE  yabancılaşmışsınız demektir.

 

BUGÜNDEN SONRA, DİVANDA, DERGAHTA, BERGAHTA, MECLİSTE, MEYDANDA TÜRKÇE’DEN BAŞKA DİL KONUŞULMAYACAKTIR. KARAMANOĞLU MEHMET BEY (Günümüzde yaklaşık 750 sene önceki bir ferman buyruğu) . Türk Tarih Kurumunu, Türk Dil Kurumunu katledenlere ithaf olunur.

IP
 
kanibey
Okur
Okur


Kayıt Tarihi: 31.12.2005
Bulunduğunuz İl: Bişkek
Gönderilenler: 33
Alıntı kanibey Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 02.03.2006 Saat 11:41

Çankırı ve Türkçemiz

1994-1995 yılları ararasında görev yaptığım Karaman'da belediye ve valilik iş yerlerine Türkçe ad verilmesi kampanyası düzenlemişler ve yabancı olan iş yeri adını Türkçe olarak değiştirenlere de sembolik hediyeler verilmişlerdi. Takip eden yıllarda ve bugün de birçok şehrimizde, ilçe ve beldelerde de bu kampanyaların devam ettiğini görüyorum ve buna çok seviniyorum. Çankırı'da böyle güzel bir kampanyanın bugüne kadar yapılmasının düşünülmemiş olması üzücü bir durum şühesiz. Türkçemizin yüzlerce yıldır yaşatıldığı Çankırımızın da bu kampanyaya en kısa zamanda canı gönülden destek vermesini ve sitede bırakmamasını istiyorum. Maddi külfeti olmayan manevi hazzı olan böyle bir kampanyanın resmi kurumlarımızın sahip çıkması ve esnafımızla ve bütün yerdeşlerimizle (hemşehrilerimizle) ele ele uygulamaya sokması Çankırımıza ve Çankırılılara Türkçemize karşı olan borcumuzu bir nebze de olsa ödeme mutluluğunu yaşatır, Türkçe bilincimizi geliştirir. Bu konu kanunen belediyelere bırakıldığı için başta Çankırı merkez belediyemiz olmak üzere bütün ilçe ve belde belediyelerimizi Türkçemize sahip çıkma adına bu kutsal görevi en kısa zamanda yerine getirmeye davet ediyorum. Bu siteyi sürekli takip eden Çankırı Belediyesi Kültür Daire Başkanı sayın Yüksel Aslan Beyin bu konuyu belediye başkanımıza iletmesini hasseten rica ediyorum. Belediye başkanımızın bu kampanyayı belediye uhdesine alacağından şüphem yok. Bu kampanyaları başlatan belediyeler Türk Dil Kurumu tarafından ödüllendiriliyor ve o şehirde TDK tarafından halka açık Türkçe toplantıları düzenleniyor.

Türk Dil Kurumu başkanı Profesör Dr. Şükrü Halûk AKALIN Hocanın Türk Dil Kurumu 2005 Yılı Çalışmaları adlı raporundan ilgili bölümleri aşağıya alıntılıyorum.TDK'nun 2005 yılı çalışmalarıyla ilgili ayrıntılı bilgiye sahip olmak isteyenler şu adrese girebilirler.  http://www.tdk.gov.tr/calismalar/calismalar2005.htm 

"İş yeri adlarında yabancılaşma, Türkçenin karşı karşıya bulunduğu bir başka sorundur. Sorunun yalnızca iş yeri adında yabancılaşmayla sınırlı olmadığı, daha doğrusu iş yeri adında yabancılaşmanın dil sorunundan çok küresel etkilenmenin sonucu olduğu bilinmektedir. Büyük şehirlerimizden en ücra yerleşim birimlerine kadar görülen yabancı adlı iş yerleri, yabancı markalı ürünlerin fiyatlarının yabancı paralarla veya yabancı paralar esas alınarak belirlendiği, iş yerlerinin dövizle kiralandığı veya satıldığı, yabancı müziklerin çalındığı ticarethanelere dönüşmüştür. TDK, bu yabancılaşmanın dil boyutuyla ilgilenmektedir. Aslında şu anda yürürlükte olan yasalarımızdan bazılarında yabancı adlar kullanan, Türk alfabesinde olmayan harflerle iş yerlerine ad veren kuruluşlar hakkında yasal işlem yapılabilir. İş yeri açma belgesi veren belediyelerimiz bu konuda yetkilerini kullanabilir. Nitekim son yıllarda pek çok belediyemiz bölgelerinde yabancı ad kullanılmasını engelleyecek kararlar almıştır. TDK, bu belediyeleri ödüllendirmekte, topluma örnek olarak göstermektedir. Son bir yıl içerisinde bu konuda karar alan Çanakkale, Hisarcık, Fethiye, Pazarlar belediyelerinin ödüllendirilmesine karar verilmiştir. Hisarcık Belediyesine ödülü sunulmuş ve ortak etkinlikler düzenlenmiştir. Çanakkale, Fethiye ve Pazarlar belediyelerine ödülleri ise 2006 yılı içerisinde düzenlenecek ortak etkinliklerle sunulacaktır.

İş yeri adlarındaki yabancılaşmanın önüne geçilmesi amacıyla TBMM’nin gündeminde bulunan Yerel Yönetimler Yasası’na iş yerlerine ad verilmesini bir esasa bağlayacak ve yabancı adların kullanılmamasını sağlayacak bir maddenin eklenmesiyle ilgili olarak önceki yıllardaki tekliflerimiz, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemindedir. Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün ve Eskişehir Milletvekili Fahri Keskin’in Türkçenin kullanımına ilişkin sorunlar karşısında Kurumumuzun katkılarıyla hazırladıkları yasa teklifleri TBMM’nin gündemindedir. "

Bir yıllık çalışma rapounu okuduktan sonra TDK ve TTK'na  haksızlık etmememiz gerektiği kanatine vardım.Sonuçta özelleştirilmemiş resmileştirilmişlerdir.Kliklerin  ;tasalutundan korunmuştur. Devlet bizim devletimiz, cumhuriyetimizin kurucusu Atatürkümüzün devletidir sonuçta.

Selam ve saygılarımla.

Osman ÇİĞDEM
IP
 
Tahsin Melan
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 26.03.2006
Gönderilenler: 13
Alıntı Tahsin Melan Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 26.03.2006 Saat 15:58
Uzun süredir özel nedenlerden dolayı pek aranıza katılamadm. Geldiğim de ise karşılaştığım bu güzel haberle son derece mutlu oldum. Daha önce nu konuya değinmiş ama yeterli tepkiyi alamamıştık. Umarım bu defa gafilleri uyandırmada başarılı olabiliriz.
 
Saygılarımla
 
Tahsin MELAN
 
ÖNCEKİ yazım şöyle idi:
 
Lütfen önce aşağıdaki bağlantıyı inceleyiniz.

http://www.dilimiz.com/belgeler/burasitr.htm

Buradan alcağımız ibret doğrultusunda gecikmeden işe koyulmanın gerekli olduğunu duyurmak istiyorum.
Şu anda Çankırı’daki tabela kirliliği ne oranda bunu bilemiyorum. En azından iş yeri adlarındaki seçime ne derece özen gösteriliyor? Tabelaları yabancı sözcüklerden koruyacak, caydırıcı tedbirler alınmış mı? Bu konularda bilgisi olanlardan açıklama bekleyelim. Eğer böyle bir uygulama yoksa şehrimiz de maalesef çok geçmeden özenti kalıpları içerisinde içeriksiz ve kişiliksiz; benliğinden, kültüründen kopuk; anlamını hatta okunuşunu bile beceremediğimiz yabancı sözcüklerin istilasına uğramaktan kurtulamayacaktır.
Güzel şehrimizi, büyük şehirlerdeki geç kalmışlığın ve vurdum duymazlığın sonucu ortaya çıkan tabela kirliliğinden koruyabilmek için önlem almak üzere gerekli kişi ve kurumları uyaralım. Bu millî davada onların gereken tedbirleri almalarına buradan yükselecek birlikteliğimizle, sesimizle ivme kazandırıp destek olalım.

Saygılarımla

Tahsin MELAN

Alıntı: http://www.cansaati.org/topic.asp?TOPIC_ID=990&FORUM_ID= 46&CAT_ID=4&Topic_Title=TABELALARDAK%DD+YABANCI+S%D6 ZC%DCKLER&Forum_Title=Tahsin+MELAN+%5BK%F6%FEe+Yaz%FDlar %FD%5D

www.dilimiz.com
IP
 
HALLAC
haberci
haberci
Simge

Kayıt Tarihi: 03.01.2006
Gönderilenler: 55
Alıntı HALLAC Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 03.04.2006 Saat 07:13

TÜRKÇE SEVDALILARI SEFERBERLİK İLAN ETTİ



Amasya'da Türkçe Öğretmenliği Bölümü öğrencileri, işyeri isimlerini Türkçe'ye çevirme seferberliği başlattı. Projeye belediye de dahil oldu


HER TABELADA TÜRKÇE

Amasya'da Türkçe Öğretmenliği Bölümü öğrencileri, işyeri isimlerini Türkçe'ye çevirme seferberliği başlattı. Projeye belediye de dahil oldu.

13 İŞYERİNİN ADI DEĞİŞTİRİLDİ


AMASYA Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü
'nde okuyan 15 öğrenci, "Ata Türkçeciler" adıyla bir grup kurarak kentteki yabancı işyeri isimlerini değiştirmek için kolları sıvadı. Esnafı tek tek dolaşarak ikna eden grup üyeleri şimdiye kadar 13 tabelayı değiştirtti. Ata Türkçeciler'in başkanlığını yapan Dilber Duran, dilimizdeki yozlaşmanın önüne geçmek istediklerini söyledi.

İSME GÖRE RUHSAT VERİLECEK


DURAN, Türkçe
isim kullanan işyerlerine ödül verilerek bu konuda esnafın özendirilebileceğini belirtti. Amasya Belediye Meclisi de kısa bir süre önce yeni açılacak işyerlerinin isimlerinin Türkçe olması kararını aldı. Belediye, bundan sonra ruhsat verilirken Türkçe isim şartı aranacağını belirtti. Belediye Meclisi ayrıca işyerlerinin isimleri yabancı olan esnafa da Türkçe isme dönme çağrısında bulunma kararı aldı.

 

ALMIŞ OLDUKLARI BU KARARDAN DOLAYI AMASYA BELEDİYE BAŞKANINA VE BELEDİYE MECLİS ÜYELERİNE TEŞEKKÜR EDERKEN,  TÜRKÇE KONUSUNDA AMASYA’DA GÖSTERİLEN DUYARLILIĞIN TÜM BELEDİYELERE ÖRNEK OLMASINI DİLİYORUM.

 

IP
 
mevlutacaroglu
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 01.01.2006
Gönderilenler: 48
Alıntı mevlutacaroglu Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 04.11.2006 Saat 18:46

Benim şahsen bu kampanyadan bağımsız olarak kendi yaptığım bir girişim var onu yazmak istiyorum.

Yaklaşık bir yıldır yöneticisi olduğum iki  haberleşme grubu adına, Türk Dil Kurumu'nun vermiş olduğu bir hizmet olan "dağarcığınıza hergün iki söz" sistemine abone oldum.

Hergün bir yabancı kelimenin Türkçe karşılığını ve bir kelimenin açıklamasını elk mektupla gönderiyorlar.

Çok faydalı sizlerde bireysel olarak bu hizmetten faydalanabilirsiniz.

Örnek:

 

TÜRK DİL KURUMU

Türkçe Sözlük'ten Sözler ve Yabancı Kelimelere Karşılıklar

Elektronik Posta Hizmeti

Tarih: 03.11.2006

Gönderim Nu.: 715

Türkçe Sözlük' ten

külkedisi sıfat 1. Çok üşüyen, ateşin yanından ayrılmayan (kimse). 2.
Uyuşuk, miskin (kimse). 3.  Pasaklı, görgüsüz (kadın): "O kibar adam bu
külkedisine tenezzül eder mi hiç."- E. E. Talu.

Yabancı Kelimelere Karşılıklar

remix : İngilizce kökenli bu söz, "karıştırmak" anlamındaki mix fiiliyle re-
ön ekinden oluşmakta ve daha çok sinema ve müzik alanlarında
kullanılmaktadır. Sinemada, görüntü ve ses söz konusu edildiğinde, ilk
çekimin son görüntülerinin (sesin) yavaş yavaş güçsüzleştirilmesi, ikinci
çekimin ilk görüntülerinin (sesin) gittikçe güçlendirilmesi ve bu arada
belli bir noktada iki çekimin de görüntülerinin (seslerinin) üst üste
gelmesi, ardından ikinci çekimin görüntülerinin (seslerinin) belirginleşmesi
tekniği; müzikte ise bir parçanın yeniden ele alınması ve ana melodiye bağlı
kalınarak değişik ritimlerde çalınması anlamlarındadır. Kurumumuz, bu sözün
her iki alandaki kullanımı için de bindirim karşılığını önermektedir.

Türk Dil Kurumu Elektronik Posta Hizmeti

Türkçe Sözlük 'ten anlamını öğrenmek istediğiniz sözleri ve Türkçe
karşılığını öğrenmek istediğiniz yabancı sözleri Bilgi Edinme Hakkı
bölümündeki etkileşimli belgeyi kullanarak bildirebilirsiniz.

Adı, soyadı, adres ve telefon numarası açık olarak belirtilmeyen ve
"İstenilen Bilgiler ve Belgeler" bölümü anlaşılır olmayan başvurular, Bilgi
Edinme Hakkı Yasası gereğince değerlendirilemeyecektir.

Türk Dil Kurumu

Atatürk Bulvarı, 217 Kavaklıdere/ANKARA

Tel: 0 312 428 61 00 (5 hat)

Belgegeçer (Faks) : 0 312 428 52 88

Genel Ağ (İnternet)  <http://tdk.org.tr/> http://tdk.org.tr

Hazırlayanlar:

Uzm. Âdem Terzi

Uzm. Beyza Gültekin

 

YEŞİLÖZLÜ
IP
 
Tahsin Melan
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 26.03.2006
Gönderilenler: 13
Alıntı Tahsin Melan Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 04.11.2006 Saat 20:58
Bu adı geçen sözcüklerin tamamına aşağıdaki bağlantıdan derli toplu olarak ulaşabilirsiniz. Gerek siteden gerekse bilgisayarınıza indirerek internet bağlantısına gerek duymadan yararlanabilirsiniz.
 
www.dilimiz.com
IP
 
ZEYNEP DİNÇ
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Bulunduğunuz İl: Çankırı
Gönderilenler: 25
Alıntı ZEYNEP DİNÇ Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 05.11.2006 Saat 09:36

Öncelikle tüm güzelliklerin ve mutlulukların sizlerle ve sevdiklerinizle olmasını temenni ediyorum

Türkçeyi doğru kullanma ve dilimizin yozlaşması sık sık tartışılan bir mesele.

Yabancı kelimeleri öyle benimsemişiz ki hangisi bize ait hangisi

yabancı ayırdetmekte  zorlanır hale gelmişiz.Bunun sebepleri ve değerleri ile

güçlü olan bir millete verebileceği zararlar ortada.Bu kampanyayı

destekliyorum.Cümlelerimi bu istiladan ne kadar kurtarabilirim bilmiyorum ama çaba sarfedeceğim.

 AB  hibe kredi fonlarıyla eğitime başladığımız

        ÇANKIRI BELEDİYESİ KADIN EĞİTİM VE KÜLTÜR MERKEZİ    'nde  üç 

hafta    sonra     TÜRK DİLİNİ DOĞRU KULLANMA  VE DİKSİYON        kurslarımız

 başlayacaktır.merkezimiz ve diğer kurslarımız hakkındaki bilgiler daha sonra

 basın aracılığı ile  duyurulacaktır   .Bu kursun kampanyaya ufakta olsa bir

destek ve  hayırlı bir başlangıç  olması temennilerimle. saygı ve selamlarımla

                                                                                      ZEYNEP DİNÇ

 

 

 

IP
 
isa özkan
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 29.06.2006
Gönderilenler: 100
Alıntı isa özkan Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 06.11.2006 Saat 10:30

Türkiyede yabancı kelimelerle yazılmış tabelalar ve tişörtler alımış başını gidiyor manasını bilsede bilmesede yazıyor.Bu yazıları işyerlerine tabela olarak takıyorlar veya giysi olarak teşir yapıyorlar geçen televizyonda bir kişi üzerine "f.... me" v.b gibi birkaç tane daha küfür yazısı vardı.ve bu tişörtüle toplum içine giyip çıkıyor,ingilizce ya küfürde olsa fark etmez çünkü manasını bilmeyen çok insan var,ama bu özenti haline gelipde herkes giyerse o zaman düşünün milletin halini türkçe olarak bile giymeye çalışır.Dışarda bazen soruyorum üzerindeki tişörtte ne yazıyor biliyor musun? Hayır cevabını alıyorum söyleyince şaşırıyorlar yani kısacası milletimiz bir yabancı kelimeler özentisi tuturmuş gidiyor.Türkçemizde hiç bir dilde bu kadar sade kelimeler yokken manasını telafuz edemediğimiz kelimeler neden alıntı yapılıyor anlamadım.Türkçemiz sahip çıkalım diğer milletlerin kültürümüze girmesine izin vermeyelim. 

 

isa özkan
IP
 
İnci Yerli
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 23.08.2006
Bulunduğunuz İl: Çankrı
Gönderilenler: 17
Alıntı İnci Yerli Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 14.11.2006 Saat 22:24

 Dilimize her mekanda ve her zaman sahip çıkmalıyız. Bu, hiçbir zaman güncelliğini yitirmeyecek çalışmanız için teşekkürler...

Türkçemiz bizim ses bayrağımızdır. SAYGILARIMLA...

IP
 
sturkeri18
Üye
Üye


Kayıt Tarihi: 27.01.2006
Bulunduğunuz İl: İZMİR
Gönderilenler: 6
Alıntı sturkeri18 Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 15.11.2006 Saat 02:12

Türk milleti olarak en çok sahip çıkmamız gereken unsur Türk dilidir.Atalarımız milli dillerine sahip çıktığı için binlerce yılsan bu yana en ufak bir asimilasyona uğramamış; hatta Moğollara bile kendi dillerini öğreterek onları kendilerine benzetmişlerdir. Yeryüzünde şimdiye kadar tam 16 tane Türk devleti kurulmuştur.17.si de Yüce Türkiye Cumhuriyeti'dir.Bu vatanı biraz olsun seviyorsak; atalarımızın, şehitlerimizin kemiklerinin sızlamasını istemiyorsak ne olur en başta Türkçemiz olmak üzere Türk milli kültürüne sahip çıkalım.Bu kültürü iyi bir şekilde muhafaza ederek geleceğe taşıyalım.Milli kültürümüzü korumak ve gelecek kuşaklara taşımak için de binlerce yıldan bu yana türlü türlü değişimlere uğrayarak günümüze kadar gelmiş olan Türk diline, yani Türkçe'ye sahip çıkalım. Eğer Türkçemizi korumaz, ona sahip çıkmazsak yarın çocuk ve torunlarımızla bile anlaşmakta çok büyük zorluklarla karşı karşıya kalabiliriz.Eğer dilimize sahip çıkmazsak asimile olma yani milli benliğimizi koruyamayarak Türklüğümüzü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalabiliriz.Asırlar ve binlerce yıl boyunca milli kimliğimizi koruyarak bugünlere, 21.yy'a kadar gelebilmişsek bunu hiç şüphesiz yüce Türk kültürüne ve onun bir uzantısı olan Türk dilini koruyup, iyi muhafaza edip ona sahip çıkmamıza borçluyuz.Bİz de atalarımızın yaptığı gibi Yüce Türk diline, Türk milli kültürüne, dolayısıyla bu kültürün içinde olan örf-adet, gelenek ve göreneklerimize, törelerimize sahip çıkma görevimizi yerine getirelim ki binlerce yıldır şehitlerimizin kanları ile yoğrulmuş olan Yüce Türk milleti ve bu milletin kurduğu en son milli devlet Yüce Türkiye Cumhuriyeti asırlar boyu tam bağımsız bir devlet olarak, ilelebet yaşamaya devam etsin.

Serkan TÜRKERİ

Uşak Üni. Eğitim Fak. Türkçe Öğretmenliği 4

Serkan TÜRKERİ
IP
 
isa özkan
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 29.06.2006
Gönderilenler: 100
Alıntı isa özkan Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 15.11.2006 Saat 09:12

Geçen gün televizyonda kanaları dolaşırken bir haber proramında türk dil kurumunun plaket ve teşekkür yazısı verdiğini gördüm.ve haberi izlemeye başladım ATO'nun başkanlığında firma veya dükkanların adlarını yabancı kelimeden türkeçe olarak değiştirmiş firma yetkilerini ödüllendirmek adına basın karşısında plaketlerini türk dil kurumu başkanı verdi.Bence sanki yeni bir zafer kazanılmış gibi hem plaketi alan sevinçliydi hemde veren,çok güzel bir tabloydu.

 Yabancılık özentisinden kurtarılmış bir türkiye diliyorum. 

isa özkan
IP
 
yasar
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 16.01.2006
Bulunduğunuz İl: İstanbul
Gönderilenler: 35
Alıntı yasar Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 07.01.2007 Saat 15:14

Konuyu özetleyen bir kaç paragraf ...

Yıl: 1965 “Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle şaşakaldım.. Nasıl bir edâ takınacağıma hükûm veremedim, âdetâ vecde geldim. Buna mukâbil az bir müddet sonra kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni fevkalâde rahatlatan bir tebessüm vardı.. Üstümü başımı toparladım, kendinden emin bir sesle ‘akşam-ı şerifleriniz hayrolsun’ dedim..”

Yıl: 1975 “Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. Ne yapacağıma karar veremedim, heyecandan ayaklarım titredi. Ama çok geçmeden kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni rahatlatan bir gülümseme vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle ‘iyi akşamlar’ dedim..”

Yıl: 1985 “Karşıma âniden çıkınca fevkalâde şaşırdım.. Nitekim ne yapacağıma hükûm veremedim, heyecandan ayaklarım titredi. Amma ve lâkin kısa bir süre sonra kendime gelir gibi oldum, nitekim yüzünde beni ferahlatan bir tebessüm vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle ‘hayırlı akşamlar’ dedim..”

Yıl: 1995 “Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. Fenâ hâlde kal geldi yâni.. Ama bu iş bizi bozar dedim. Baktım o da bana bakıyor, bu iş tamamdır dedim.. Manitayı tavlamak için doğruldum, artistik bir sesle ‘selâm’ dedim..”

Yıl: 2006 “Âbi onu karşımda öyle görünce çüş falan oldum yâni.. Oğlum bu iş bizi kasar dedim, fenâ göçeriz dedim, enjoy durumları yâni.. Ama concon muyum ki ben, baktım ki o da bana kesik.. Sarıl oğlum dedim, bu manita senin.. ‘Hav ar yu yavrum?’”

Yıl: 2026“ Ven ay vaz si hör, ben çok yâni öyle işte birden.. Off, ay dont nov âbi yaa.. Ama o da bana öyle baktı, if so âşık len bu manita.. ‘Hay beybi..’”

IP
 
ahmetgulsen
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Simge
Cansaati.Org Yazı İşleri Sorumlusu

Kayıt Tarihi: 01.10.2003
Bulunduğunuz İl: ANKARA
Gönderilenler: 667
Alıntı ahmetgulsen Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 01.04.2007 Saat 22:40
Türk Dil Kurumunun sitesinde ilan edilen şu bilgi umarım Çankırı Belediye Meclisine de bir örnek olur.
 

Güzel Türkçemize sahip çıkılması konusunda Belediye Meclisleri tarafından ticarethaneler ve benzer kuruluşların Türkçe isim kullanmaları, mahalle, meydan, cadde ve sokaklara da Türkçe isim verilmesi hususunda tavsiye kararları alan ve Kurumumuz tarafından onurluk (plaket) verilen Belediyeler

BELEDİYENİN ADI

BELEDİYE BAŞKANI

 MECLİS TOPLANTISI
 TARİH ve KARAR

Karaman Belediyesi

Boyabat/Sinop Belediyesi

Turgutlu/Manisa Belediyesi

Afyon Belediyesi

Konya Büyükşehir Belediyesi

Kırşehir Belediyesi

Gönen/Balıkesir Belediyesi

Kayseri Büyükşehir Belediyesi

Karayılan/Hatay Belediyesi

Keçiören/Ankara Belediyesi

Niksar/Tokat Belediyesi

Kocasinan/Kayseri Belediyesi

Erbaa/Tokat Belediyesi

Yalova Belediyesi

Afyon Belediyesi

Beypazarı Belediyesi

Nilüfer/Bursa Belediyesi

Milas Belediyesi

Hisarcık/Kütahya Belediyesi

Burdur Belediyesi

Malatya Belediyesi

Taşova/Amasya Belediyesi

Ermenek Belediyesi

Fethiye Belediyesi

Çanakkale Belediyesi

Kahramanmaraş Belediyesi

Ilgın Belediyesi

Amasya Belediyesi

Denizli Belediyesi

Beldibi Belediyesi

Tokat Belediyesi

Erzincan Belediyesi

Karabük Belediyesi

Reşadiye Belediyesi

Aydın Belediyesi

Cumapazarı

Bulancak Belediyesi (Giresun)

Piraziz Belediyesi (Giresun)

Keşap Belediyesi (Giresun)

Dereli Belediyesi (Giresun)

Yaşar EVCEN

Hasan KARA

Yasin HOŞBİLGİN

Erdal AKAR

Halil ÜRÜN

Metin ÇOBANOĞLU

Hayati KÖSE

Şükrü KARATEPE

Mustafa SARAÇ

Turgut ALTINOK              

Ahmet Duran ÜNVERDİ

Bekir YILDIZ

Ahmet YENİHAN

Yakup KOÇAL

Hayrettin BARUT

Mansur YAVAŞ

Mustafa BOZBEY

Fevzi TOPUZ

Nihat HELVACI

A. Nejdet İLGÜN

Mehmet Yaşar ÇERÇİ

Özgür ÖZDEMİR

Uğur SÖZKESEN

Behçet SAATÇi

Ülgür GÖKHAN

Mustafa POYRAZ

H.Hüseyin AKINCI

İsmet ÖZARSLAN

Nihat ZEYBEKCİ

İdris İSPİRLİ

Adnan ÇİÇEK

Mehmet BUYRUK

Hüseyin ERER

Rafet ERDEM

İlhami ORTEKİN

Ahmet SARAL

Av. Kadir AYDIN

Hasan ŞENEL

Mehmet EMÜR

Muzaffer KARAKAYALI

13.12.1994

07.09.1995/5

12.09.1995/1567

25.10.1995/172

07.11.1995/1376

16.05.1996/1

20.06.1996/27

10.07.1996/52

03.10.1996/40

08.01.1997/6

10.07.1997/559

11.06.1999/16

07.07.1999/44

15.10.2001/20-271

20.09.2001/623

13.08.2002/09

19.12.2002/153

21.03.2003/29

06.06.2003/14

06.06.2003/42

18.11.2003/16

07.02.2003/02

04.06.2003/29

16.06.2004/32

21.11.2005/368

03.04.2006/71

07.03.2006/1

07.02.2006/5

11.07.2006/446

01.02.2006/10

03.05.2006/62

07.06.2006/110

07.06.2006/20

06.07.2006/48

16/11/2006/9-d

03/11/2006/10

04/12/2006/23

06/12/2006/58

05/01/2007/1

12/01/2007-1.1/(1-1)-7



Bu yazıda düzeltmeler yapılmıştır. Düzenleyen ahmetgulsen - 01.04.2007 Saat 22:42
IP
 
kadiryavuz55
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Gönderilenler: 397
Alıntı kadiryavuz55 Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 02.04.2007 Saat 17:57

         BUGÜNDEN SONRA, DİVANDA, DERGÂHTA, BERGAHTA, MECLİSTE, MEYDANDA TÜRKÇE’DEN BAŞKA DİL KONUŞULMAYACAKTIR. KARAMANOĞLU MEHMET BEY (Günümüzde yaklaşık 750 sene önceki bir ferman buyruğu) .

 

      Türk Tarih Kurumunu, Türk Dil Kurumunu katledenlere ithaf olunur.

  

         Bu kampanyayı başlatan yorum ve yazıları ile katkı sağlayan arkadaşlara teşekkür ediyorum.

 

       Duyması gerekenler duysunlar, görmesi gerekenlerde görsünler artık memleket nereye gidiyor. Diline sahip çıkamayan yönetici ve idarecilerimiz, politikacılarımız neye sahip çıkacaktır.(AB ye gire bilme uğruna neler kaybettik.Ne  büyük diyetler ödedik,Bu Millet daha ne diyetler ödeyecek,bu kuru sevda uğruna..?)

 

       Gönül isterdi ki Çankırı Belediyemizde bu yönde karar alsaydı, Bu listede ismimiz olsaydı?

 

          Çevreci Kadir Yavuz

 

IP
 
K.H.K.
Okur
Okur


Kayıt Tarihi: 08.04.2007
Bulunduğunuz İl: Kıbrıs
Gönderilenler: 29
Alıntı K.H.K. Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 08.04.2007 Saat 20:25

Cumhuriyet öncesi, Osmanlı’nın Batı Medeniyeti karşısında gerileyişi ve güçlü olarak doğan bu medeniyete ulaşma gayretleri fikir hayatımızda yeni kavramları getirmiştir. “Garplılaşma, Avrupalılaşma, Muasırlaşma, Asrileşme, Batılılaşma, Modernleşme” ve nihayet “Çağdaşlaşma” Tanzimat’tan buyana Türk toplumunun gündemini işgal eden dinamik sürecin zaman içinde almış olduğu adlardır. Bu kavramlar sadece toplumumuzun önüne çıkan yol ayrımını değil, aynı zamanda nihai hedefin ifadesi olarak da görüldüğünden genellikle aynı manada kullanılmıştır.

Çağdaşlaşma kavramı ile eşdeğerde kullanılan kavramlar arasında bazı temel farklılıklar bulunsa da neticede bu tariflerin hepsinde birtakım ortak yönler, “sosyal, ekonomik ve kültürel yapıların oluşumu ve gelişimi” şeklinde son derece genelleştirilerek ifade edilebilir.

Genel anlamda çağdaşlaşma, her bakımdan içinde bulunduğumuz zamanın gereklerini benimseme, o gereklere uyma, o gerekleri yerine getirme demektir. Bir diğer ifade ile toplum olarak gerek zihniyet, gerekse kurumlar açısından çağın gerektirdiği yaşam tarzına geçme ya da geçebilme demektir. Atatürk’ün ifade ettiğ gibi; “Memleketimizi çağdaşlaştırmak istiyoruz. Bütün mesaimizi Türkiye’de çağdaş, bu nedenle batılı bir hükumet vücuda getirmektir. Medeniyete girmek arzu edip de, batıya yönelmemiş millet hangisidir? Bir istikamette yürümek azminde olan ve hareketinin, ayağında bağlı zincirlerle güçleştirildiğini gören insan ne yapar? Zincirleri kırar, yürür!” demiştir. Geri kalmış toplumlarda çok sık biçimde kullanılan çağdaşlaşma kavramı geniş kapsamlı olup düşünce özgürlüğünü öven, skolastikten ve dogmatizmden, ilericiliğin ekseni olan akılcılığa geçiştir. Dolayısıyla çağdaşlaşma hareketi taklitçilik olmadığı gibi, milletlerin manevi değer hükümlerinden de kopmamaktadır. Gerçek anlamdaki çağdaşlaşma; bireyin özgürlüğünde ve yöntemde çağdaşlaşmadır. Daha çok emperyalizm tarafından sömürülen ve geri bıraktırılan ülkelerde ortaya çıkan çağdaşlaşma olgusunun ulusçuluk akımları ile beraber geliştiği bilinmektedir.

Çağdaşlaşma, geniş kapsamlı bir dizi toplumsal değişim olaylarını anlatan bir kavram olarak; tam bağımsızlık, ekonomik ve endüstriyel gelişme, bilimsel verilerin ve düşüncenin toplum yönetimine egemen kılınması, bilim, sanat ve düşünce özgürlüğünün toplumda yaygınlaştırılması, etkin ve dürüst bir kamu yönetiminin gerçekleştirilmesi ve toplumda cumhuriyet düşüncesi ile demokrasi kültürünün en ileri düzeyde kazandırılması gibi anlamlara sahiptir. Bu özelliklerinden dolayı çağdaşlaşma, geniş ve uzun süreli düzenlemeler olmadıkça, başarıya ulaşılamayacak bir hedef olacaktır. Nitekim Atatürk’te bu konuda; “Bugüne kadar elde ettiğimiz başarı, bize ancak ilerleme ve medeniyete doğru bir yol açmıştır; yoksa ilerleme ve medeniyete henüz ulaşılmış değildir. Bize ve torunlarımıza düşen vazife, bu yol üzerinde tereddütsüz yürümektir,” demiştir.

K.H.K.
IP
 
türkmenbaşı
Okur
Okur


Kayıt Tarihi: 14.10.2006
Bulunduğunuz İl: manisa
Gönderilenler: 8
Alıntı türkmenbaşı Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 22.06.2007 Saat 23:00

Koray bey bu konuyu burada tartışmaya açtığınız için size teşekkür ederek başlamak istiyorum. Bence sadece çarşı pazardaki dükkan isimlerinin Türkçe olması, günlük hayatta konuştuğumuz kelimelerin Türkçesini kullanmakta yetmez işe çocuklarımıza verdiğimiz isimlerden başlamalıyız. tahmin ediyorum her 100 Türkten sadece 30 unun ismi Türkçedir. İsimlerimiz ya arapça ya da farsça şimdilerde çocuğuna yunanca ve diğer dillerden de isim verenlerde var. Buradan herkesi doğacak çocuklarına TÜRKÇE isim vermeye davet ediyorum.

TÜRKÇE KONUŞ, TÜRK'CE DÜŞÜN.
 
(Aslında dilimiz ne kadar zengin değil mi ? )
TANRI TÜRKÜ KORUSUN
IP
 
Karaman Bey
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 19.09.2006
Gönderilenler: 142
Alıntı Karaman Bey Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 23.06.2007 Saat 21:11
Karamanoğlu Mehmet Bey’i Arıyorum
 
 
karamanoğlu
 
Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı;

'Bu günden sonra, divanda, dergahta, bargahta, mecliste,
meydanda Türkçe'den başka dil konuşulmaya' diye,

Hatırlayanınız var mı?
Dolanın yurdun dört bir yanını,
Çarşıyı, pazarı, köyü, şehiri,
Fermana uyanınız var mı?

Nutkum tutuldu, şaşırdım, merak ettim,
Dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere,
Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?

Tanıtımın demo, sunucunun spiker,
Gösteri adamının showmen, radyo sunucusunun diskjokey,
Hanım ağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı?

Dükkanın store, bakkalın market, torbasının poşet,
Mağazanın süper, hiper, gros market,
Ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı?

İlan tahtasının bilboard, sayı tabelasının skorboard,
Bilgi alışının brifing, bildirgenin deklarasyon,
Merakın, uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı?

Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,
Beldelerin girişinde welcome,
Çıkışında goodbye okuyanınız var mı?

Korumanın, muhafızın body guard,
Sanat ve meslek pirlerinin duayen,
İtibarın, saygınlığın prestij olduğunu bileniniz var mı?

Sekinin, alanın platform, merkezin center,
Büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final,
Özlemin, hasretin nostalji olduğunu öğreneniniz var mı?

İş hanımızı plaza, bedestenimizi galeria,
Sergi yerlerimizi center room, show room,
Büyük şehirlerimizi mega kent diye gezeniniz var mı?

Yol üstü lokantamızın fast food,
Yemek çeşitlerimizin menü,
Hesabını adisyon diye ödeyeniniz var mı?

İki katlı evinizi dubleks, üç katlı komşu evini tripleks,
Köşklerimizi villa, eşiğimizi antre,
Bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı?

Sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik,
Vurguncunun spekülatör, eşkiyanın mafya,
Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmaya sponsorluk diyeniniz var mı?

Mesireyi, kır gezisini picnic,
Bilgisayarı computer, hava yastığını air bag,
Eh pek olasıcalar, oluru, pekalayı okey diye konuşanınız var mı?

Çarpıcı, önemli haberler flash haber,
Yaşa, varol sevinçleri oley oley,
Yıldızları star diye seyredeniniz var mı?

Vırvırık dağının tepesindeki köyde,
Cafe shop levhasının altında,
Acının da acısı kahve içeniniz var mı?

Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken,
Dilimizin çalındığını, talan edildiğini,
Özün el diline özendiğine içiniz yananınız var mı?

Masallarımızı, tekerlemelerimizi, atasözlerimizi unuttuk,
Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik,
Türkçemiz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?

Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum,
Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı...
Hayal meyal hatırlayıp da, sahip çıkanınız var mı?

Yusuf Yanç


IP
 
Bahadır
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 24.03.2007
Gönderilenler: 31
Alıntı Bahadır Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 24.06.2007 Saat 15:08

Atatürk ve "Türk Dili"

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk'u yazmadan önce Orhun Yazıtlarının Necip Asım Yazıksız tarafından yayımlanan metnini en ince ayrıntısına kadar kouyup incelemiştir.

Türk tarihinin sayfalarına göz atıldığında Türk Milleti'nin en zor anlarda bile başsız ve devletsiz kalmadığı, kendi kendini idare etme gücüne ve yeteneğine sahip olduğu görülür. Nitekim Türk Milleti, en zor dönemlerinden birini yaşarken, Büyük Önder Mustafa Kemal, tarih sahnesine çıkar ve Türk Milleti'nin çaresizliğine ve tükenmişliğine son verir. ATATÜRK, bu durumu çeşitli vesilelerle yapmış olduğu konuşmalarında şöyle dile getirir:

"....Ne vakit başladığı bilinmeyen zamanlardan beri bağımsızlığın şerefi ile yaşayan milletimiz, en feci bir çökmeyle nihayet buluyor gibi görünmüşken, esaret kaydına karşı evladını ayaklanmaya davet eden ecdat sesi, kalplerimiz içinde yükseldi ve bizi son kurtuluş mücadelesine davet etti".

"... Ben, 1919 Mayısı içinde Samsun'a çıktığım gün, elimde hiç bir kuvvet yoktu. Yalnız Büyük Türk Milleti'nin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevî bir kuvvet vardı. İşte ben bu ulusal kuvvete, bu Türk Milleti'ne güvenerek işe başladım. Ben, Türk ufuklarından bir gün mutlaka bir güneş doğacağına, bunun hararet ve kuvvetinin bizi ısıtacağına, bundan bize bir güç çıkacağına o kadar emindim ki, bunu adeta gözlerimle görüyordum".

"... Tarih-i cihanda bir Cengiz, bir Selçuk, bir Osman devleti tesis eden ve bunların hepsini hâdisat ile tecrübe eyleyen Türk Milleti, bu defa doğrudan doğruya kendi nam ve sıfatında bir devlet tesis ederek bütün felaketlerin karşısında meftur olduğu kabiliyet ve kudretle ahz-i mevki etti".

Atalarının tarihte yaptıklarından ve Türk Milleti'nin kahramanca mücadelesinden güç alıp Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Atatürk, daha sonra, temeli Türk yaşayış ve inanışına, Türk kültür ve medeniyetine, Türk tarihine dayanan devrimlere birer birer imza atar ve onları uygulamaya koyar. Yaşananları, çekilen sıkıntıları, emperyalizme karşı verilen mücadeleleri unutturmamak için de bunları belgelendirir ve Nutuk adlı ölümsüz eserini vücuda getirir.

Belgeleriyle birlikte Nutuk, bu anlamda yakın dönemin en ciddî tarihî kaynağıdır. Ancak bunun yanısıra eser, dili ve üslûbu bakımından da son derece ilgi çekici özelliklere sahiptir.

Nutuk'un dil ve üslup özelliklerini bir hususa dikkat çekerek belirtmek faydalı olacaktır: Atatürk, Nutuk'u yazmadan önce Orhun yazıtlarının Necip Asım YAZIKSIZ tarafından yayımlanan metnini en ince ayrıntısına kadar okuyup inceler.

Sonra Nutuk'u Orhun yazıtlarının plânı üzerine inşa eder. Bu sebeple Orhun yazıtlarının üslûbuyla Nutuk'un üslûbu arasında büyük benzerlikler ve paralellikler vardır.

Bu durum, Büyük Dâhî'nin hem köklerine ne kadar bağlı olduğunu, hem de ondaki dil ve tarih şuurunun ana kaynağını göstermesi bakımından son derece önemlidir. Nutuk'un sonuç bölümünü oluşturan "Gençliğe Hitabe" ise, başlı başına Türk dilinin, Türk hitabet sanatının eşsiz eserlerinden biri olma özelliğine sahiptir.

ATATÜRK, çeşitli vesilelerle söylemiş olduğu "... Benim yaradılışımda fevkalâde bir şey varsa, Türk olarak dünyaya gelmemdir...", "... Benim hayatta yegâne fahrım, servetim, Türklük'ten başka bir şey değildir." gibi vecizelerle Türklük gurur ve şuuruna bağlılılığını ifade eder.

Türklük gurur ve şuurundan gücünü alan ATATÜRK, Türk Milleti'nin geçmişte olduğu gibi gelecekte de en vaz geçilmez değerlerinden birinin bütün lehçe ve şiveleriyle birlikte Türk dili olduğunu kaydeder. Onun şu sözleri bu bağlamda son derece kıymetlidir:

"Büyük Türk tarihine, Türk dilinin kaynaklarına, zengin lehçelerine, eski Türk eserlerine önem veriyoruz. Baykal ötesinde, Yakut Türkleri'nin dil ve kültürlerini bile ihmal etmiyoruz".

Yine onun:

"Millî his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması, millî hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır."

ATATÜRK, 28 Ağustos 1928'de çağdaş dünyaya uyum sağlamak amacıyla harf devrimini gerçekleştirir. Bunu, Türk dilinin dünya dilleri arasındaki yerinin belirlenmesi, köklerinin araştırılması, Türk lehçe, şive ve ağızlarının bilimsel yöntemlerle incelenmesi ile ilgili çalışmalar takip eder. ATATÜRK, bu amaçlarla 12 Temmuz 1932 tarihinde Türk Dili Tetkik Cemiyeti'ni (bugünkü adıyla Türk Dil Kurumu'nu) kurdurur. Sonradan mirasının bir bölümünü bağışladığı bu kurumun tüzüğünün taslağı da bizzat ATATÜRK'ün kendisi tarafından hazırlanır. Türk Dili Tetkik Cemiyeti, 26 Eylül 1932 tarihinde, İstanbul'da, Dolmabahçe Sarayı'nda, ATATÜRK'ün huzurunda Birinci Türk Dili Kurultayı'nı toplar ve Türk diliyle ilgili ciddî kararlar alır.

Güneş-Dil Teorisi, Türk dilinin eskiliğinin, köklülüğünün ve zenginliğinin kanıtlanmasına yönelik bir faaliyetin ürünü olarak o yıllarda ortaya atılır. Yurt içinde ve yurt dışında büyük yankı uyandıran teori, hem Türkçe konuşma yazma bilincinin gelişmesine katkı sağlar; hem de Türkçenin tarihi ve etimolojisi (kökenbilimi) ile ilgili birçok eserin hazırlanmasına vesile olur.

ATATÜRK, Türk diliyle ilgili çalışmaların akademik seviyede yapılabilmesi ve bilim adamlarının yetişmesi için de 1936 yılında Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'ni açtırır.

Onun Türk diliyle ilgili toplantılara başkanlık etmesi, yazmış olduğu eserlerde, Türkçe kelimelere ve terimlere yer vermesi, bazı terimleri bizzat kendisinin türetmesi önemlidir. Nitekim ATATÜRK'ün Geometri kitabında geçen ve bizzat ATATÜRK tarafından türetilen üçgen, dörtgen, açı … gibi terimler bugün hâlâ kullanılmaktadır.

Büyük devlet adamı ve büyük komutan olduğu kadar güçlü bir hatip ve edip de olan ATATÜRK'ün ana sütü gibi saf, ana sütü gibi temiz Türkçemizle yazmış olduğu Hakikat Nerede adlı şiiriyle cümlelerimi tamamlamak istiyorum:

HAKÎKAT NEREDE?

Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak.
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karartı, karartıda şafak.
Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.
Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz.
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
Hakikat nerede?

Mustafa Kemal                                                                                           

Türk dilinin yabancı kelimelerden arındırılmasında ,Atatürkün Türk dili üzerine verdiği önemden anlaşılmaktadır Atatürkün bu fikirleri,yetişecek nesillere Türkçemiz ve Türk dili üzerine önemli bir kaynak olacaktır, dilimizin üniter dil,eğitimin yabancı dillerden arındırılması,ve yabancı kelimelerin günlük hayatımızdan kalkması dileği ile değerli cansaati üyelerine, Türk dili ve Türkçe dostu ve gönüllülerine sevgilerimi iletir, ayrıca foruma konu açmış üyemize yazdığı konudan ,ve yazıları ile konuyu destekleyen üyelerimizede ,Türk dili ve Türkçeye  vermiş oldukları önem için teşekkür ederim.
 
      
                                                                                                                   
                                                                     Bahadır ÖZKANLI                 
Kaynak-www.kuvvaimilliye.net
 


Bu yazıda düzeltmeler yapılmıştır. Düzenleyen Bahadır - 24.06.2007 Saat 15:35
Adı:Mehmetçik,Soyadı:Yenen Er,Baba adı:Türk,Ana adı:Türkiye,Memeleketi:Türkiye,Sanatı:Askerlik,Doğumu:Tarihten önce,Ölümü:YOKTUR.

Meçhul Asker
IP
 
Nermin
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 22.06.2007
Bulunduğunuz İl: ANKARA
Gönderilenler: 168
Alıntı Nermin Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 18.10.2007 Saat 22:23

Sn:Koray bey,”Türkçe’ye davet” konulu yazınız hep güncelliğini koruyan ve ülkemizin kanayan yarasıdır. Türk Dil Kurumu bu konu üzerinde çalışmalarını hep sürdürmektedir.Bunun yanı sıra MEB.kampanya düzenleyip,öğrencilere bedava sözlük ve imla kılavuzu dağıtmalıdır.Ayrıca yazılı ve görsel basında da  Türkçe’ye büyük önem verilmeli ve sürekli yayınlar yapılmalıdır.Özellikle de sunucuların Türkçe’yi doğru kullanmaları için eğitimden geçirilmesi gerekir.

ÇÜNKÜ; Dilini kaybetmiş bir millet, milli benliğini, değerlerini, özünü, daha doğrusu, her şeyini kaybetmiş demektir.Milli kültürünü kaybeden milletler, daima "güçlü milli duygu"lara sahip olan milletlerin egemenliğine girmişlerdir.Dil, milli kültürün ve milli kültür de bağımsızlığın temelidir. Türkçe'ye gereken önemi vermek; Türkçe konuşmaktan, Türkçe yazmaktan gurur duymaktır. Milli bağımsızlığın, ancak, Türk dili varoldukça, dil bağımsız oldukça mümkün olur.Bugün Türkçe’miz  yok olmaya yüz tutmuştur.Gerek içerde, gerek dışarda bu yok oluşa destek verilmektedir. Bu da en açık şekli ile sokaklarımıza ve iş yerlerine yabancı isimler verilmesidir.Bu yerlerin isimlerine bakıldığında, Türkçe bir kelime görmek neredeyse imkansızdır. Ayrıca, kendisini aydın sanan kişiler arasında özellikle de son zamanlarda lise ve üniversite öğrencilerinde her geçen gün, Türkçe'den kopuş söz konusudur. Ne kadar üzücü bir durum! Bunun için mi verildi onca mücadele? Sadece emperyalist güçlerle bağımsızlığımız için değil,dilimiz içinde verilmedi mi bu savaş?Türkçe dışında herhangi bir dili öğrenmeyelim diyemeyiz. Tabi ki birçok dili öğrenip, kendimizi her alanda geliştirmeliyiz. Özenti duymadan, sadece ve sadece öğrenmek düşüncesi içinde olunmalıdır. İleriye gitmek her şeyi taklit etmek olarak algılanmaktadır.Anlaşılmaz kelimelerle konuşmayı marifet ve üstünlük sayan ve kendilerini modern ve çağdaş olarak niteleyen dil ve kültür düşmanları değerlerimizi, kültürümüzü ve dilimizi yok etmek için uğraş vermektedir.Bu da bizi köleleşmeye doğru hızla sürüklemekte ve millet olarak aramızdaki iletişim bağını da zayıflattığından insanlıktan uzak bir toplum haline getirmektedir.Ayrıca yozlaşma aile kavramını ve insanlığı da yok etmektedir. Türkçe’nin korunması ise yukarıdaki durumların gerçekleşmemesinin yanında, Türkçe’nin ve Türk kültürünün sahip olduğu insani duygu ve kavramların yaşatılması açısından önemlidir. Hepimizin istediği tek şey Türkiye’mizin Türkçe'nin konuşulduğu bir Türkiye olarak kalmasıdır.Ülkemizde  milli bilinci canlandırmak gerekir. Milli bilinç, her şeyden önce, dilin ayakta durması, gelişmesi, yabancı kelimelerden arındırılması ile mümkün olabilir. Bağımsızlığımız için Türkçe' den asla vazgeçemeyiz.

 

"Türk milletinin dili Türkçe’dir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay alabilecek bir dildir. Türk dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir."

"Türk demek dil demektir. Milliyetin çok bariz vasıflarından birisi dildir.
Mustafa Kemal ATATÜRK

 

Türk ulusundanım diyen insanlar her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk kültürüyle, toplumuyla ilişiğini sav ederse buna inanmak doğru olmaz.
Mustafa Kemal ATATÜRK

          

 

 

                 İşte bu yüzden;
TÜRKÇESİZ TÜRKÇEYE HAYIR!




 

IP
 
Koray ÇAM
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 22.01.2006
Gönderilenler: 92
Alıntı Koray ÇAM Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 01.02.2008 Saat 21:45
Balıkesir Bandırma'dan şair arkadaşım Temel ATA'nın bir şiirini burada paylaşmak istedim.
 
 
DİL YARASI
 
Yarına baş eğdik, kaybettik dünü,
Topyekün çevirdik batıya yönü,
Tanıtıma “demo”, yemeğe “mönü”,
Aşevine “Fast-food “diyen türedi.

Girişe “Welcome” , çıkışa “good by”,
Muhafız; “body gard” aman ise “vay”,
Tamam “okey” oldu, olura “onay”,
Hesaba “adisyon” diyen türedi,

“Dubleks villa” oldu, saraylarımız,
Gerici bir tutum, oldu arımız,
Rakkasın eline, düştü bar’ımız,
Dedelere “dedoş” , diyen türedi,

“Start” başlamakmış, nihayet ”finiş”,
İtibar, saygınlık; olmuş “prestij”,
Manası, mahlası olmayan bir iş,
Kadere, rastlantı diyen türedi.

Sevimli; “sempatik”, çok cana yakın,
Siz “anti sempatik” olmayın sakın,
Aşk “beğenti” olmuş, şu hale bakın,
Sevmeye “saplantı” diyen türedi.

Varoluş tesadüf, yokluksa kader,
İnsan biraz olsun haya hisseder,
Ağabeye “abi”, kardeş “birader”,
Ucuzluğa “damping”, diyen türedi.

“Galeryaya” dönmüş, hoş bedestenim,
Lirik öykü Dede Korkut destanım,
Yardımcı olana, “Bay Asistanım”,
“İnsan bir materyal”, diyen türedi..

Sayı tablosunun, adı “skorbord,”
Fakir pulsuz kişi, zengin ise lord,
Saha stad oldu, alan ise kord,
Hanıma First Lady , diyen türedi.

Dükkanım “store”, bakkalım market,
Torba “poşet” oldu , biletse “ticket”,
Bu böyle giderse, durum felaket,
Bey, efendiye, “bay” diyen türedi.

Aşevi “Restoran”, Kahveye “cafe”,
Biz bu yolda aldık, epey mesafe
En güzel tatlımın, adı künefe,
Sevinince “oley”, diyen türedi.

Sergi yerlerine ,”Show room” denildi,
Cami avlusunda, “rak” söylenildi,
Çağdaş olmak için, her halt yenildi,
Erbaba “duayen” , diyen türedi…

Haberci, “spiker”, “enkılmen” oldu,
Radyo Televizyon, “disk jokey” doldu,
Ninem anlamadı, saçını yoldu,
Ataya ” hey moruk” , diyen türedi…

Arsız hırsız olmuş, “spekülatör”,
Güç kaynağı olmuş ,”akümülatör”,
Usta çırağa ad, koymuş “amatör”,
Eşkıyaya “mafya”, diyen türedi…

Temel ne söylesin, bu rezalete
Türkçe’mize düşman, olan halete
Bir çözüm olmalı, bu cehalete
Bilcümle değere kıyan türedi
Öz be öz Türkçe’me söven türedi….

http://www.ediplerkahvesi.com/yazi.asp?id=16645

Sevgi ve saygılarla...



Bu yazıda düzeltmeler yapılmıştır. Düzenleyen Koray ÇAM - 01.02.2008 Saat 21:50
Koray ÇAM
IP
 
fatihöz
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 07.02.2008
Bulunduğunuz İl: ANKARA
Gönderilenler: 25
Alıntı fatihöz Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 10.02.2008 Saat 02:34
KENDİN İÇİN TÜRKÇE KONUŞ
"Türkçe senin ana dilin! İlk öğrendiğin dil!
Daha iyi ifade edemezsin kendini yabancı sözcüklerle!
Boşuna inkar etme, en iyi Türkçeyi biliyorsun!
Başka bir dile özenmek yerine; sahip çık kendi diline!
Yerini tutar mı okuduğun güzel
Şiirlerin, annenin sana söylediği ninnilerin,
Ilk aşkından duyduğun “seni seviyorum;un?
"Enternasyonal" demeyiver bu seferlik, "uluslararası"nı dene!
Kendin için dene!
Faydası olacak sana ve senden sonrakilere! İnan buna! Kalpten inan!
Yüzyıllar boyunca konuşulagelmiş, çok ayrıntılı ve kusursuz bir dilbilgisine sahip olan bu dile saygı duy!

Yabancılaşma kendine, kendi insanlarına...
Konuşamadığında kendi halkınla, farkedeceksin içler acısı durumunu!
Öyle bir dil yaratmışsın ki kendine İngilizce - Fransızca - Arapça...
Ne sen anlarsın kendi insanını, ne o anlar seni...
Ve kimse kimseyi anlamadığında, millet de kalmaz ortada, vatan da...
Bu hayatının sonudur, kabul etmek istemesen de...

Son bir şansımız daha var Türkçemiz için, insanlarımız için, Türkiye için
Baştan "hoşçakal" diyerek başlayalım "bye bye" yerine..."
Bir KU'RAN,Bir Bayrak ve Bir KILIÇ,üçünün ördüğü koskoca bir dünya...(TURAN)
IP
 

Kısa Yollar
Arama

Çankırı Araştırmaları [Cansaati.Org]

↑ Kod Al Sitene Ekle

Bölümler

Neden Çansaati?
Hakkımızda 
İletişim

Köşe Yazarları
Araştırmalar
Çankırı Haberleri
Son 50 Konu Başlığı

Yazı Ekle

Çankırı ve Çankırılılarla ilgili haber ekle
Yeni Konu Gönder

"Çankırı İçin Düşünüyorum" Fikir ve önerilerinizi yazın
Yeni Konu Gönder

Yeni Konu Başlıkları
- Eski Çankırı Fotoğrafları
- Çankırı Bld.Spor Maçı
- Çayırpınarlılar İstanbulda İftar... 
- Çankırı'da 3S Termik Santra... 
- Yaren Meclisi Gençlik Kollarında... 
- N.Kemal Parıltı Anılıyor
- AĞUSTOS 1921, BİR ÇANKIRI GECESİ
- Tatil - Çankırı- Spor
- Nurettin Derelli Caddesi
- Tevfik Fikret'in Soyağacı
- ASRÎ BABA'DAN: ORUÇ KEYFİ
- Milli boksörümüz Erdem Akbaşoğlu... 
- Çankırı'dan Vietnam'a ... 
- Nurettin Derelli Ebediyete Uğurl... 
- Nurettin DERELLİ Vefat Etti
- Babannemden Masallar 1 - AYER ZE... 
- Medreseli Günler
- BATIBELİ TÜNELİ
- BAL ve KURŞUNLU
- Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı Pe... 
Gündem Blog Yazıları
Ülke ve dünya gündemine dair yazılarınızı değerlendireceğiniz site: Gündem

Subscribe to RSS headline updates from:
Powered by FeedBurner


Sizleri de Gündem'de gündemi değerlendirmeye davet ediyoruz. Yazar olmak için lütfen iletişim kurunuz.

Yeni Eser
 
E-Dergi Üyeliği

sadece bülten gönderilir.

Google Gruplar Beta
 
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.05
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,141 Saniyede Yüklendi.