Çankırı Araştırmaları Sitesi | Forumlar  
Çankırı Araştırmaları Sitesi  
Çankırı Araştırmaları Sitesinin 2002-2005 dönemi arşiv kayıtlarıdır.
 Arama Forumlar  Yazılar  Resimler  İletişim  
          www.cansaati.org
   
 

 

 
 Tüm Forumlar
 ÇANKIRI TÜRK EĞİTİM-SEN
 
36 BİN İMZA İÇİN BİR AY UYUMADAN ÇALIŞMAK GEREKİYO
  Yazıcı Çıktısı /Yazıyı Bilgisayarına kaydet  

Yazan Önceki Konu Konu Önceki Konu  
ÇANKIRI TÜRK EĞİTİM-SEN
Okur


ÇANKIRI
20 Cevap
Gönderim - 20/03/2005 :  18:57:25      
36 BİN İMZA İÇİN BİR AY UYUMADAN ÇALIŞMAK GEREKİYOR.
Türkiye’de eğitim alanında yaşanan garipliklere bir yenisi daha eklendi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın 20.02.2004 tarih ve 25379 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan genelgesine göre, İllerde Milli Eğitim Müdürleri ita amiri yetkisini yardımcılarına, Büyükşehir statüsünde bulunan illerde İlçe Milli Eğitim Müdürleri ita amiri yetkisini şube müdürlerine devredebilecek. Oysa ilköğretimde 1997 yılından bu yana ita amirliği yetkisi okul müdürlerine verilmekteydi. Ancak yeni uygulamada ilköğretim ve anaokulu müdürleri ita amirliği yetkisine sahip olamayacak. Bu durum, şube müdürlerinin iş yükünü kat be kat artıracaktır. Şöyle ki; 150 ilköğretim okulu ve 10 anaokulu bulunan bir ilçede maaşlar, ek ders puantajları, hastane giderleri, sendika kesinti listeleri, harcırahlar, doğum ve ölüm yardımları, hizmet içi eğitim kursları ödemesi gibi evraklara aylık ortalama 36 bin imza atılmaktadır. Şube müdürünün her evrakı incelemeye yarım dakika ayırması durumunda 36 bin imzaya 18 bin dakika harcaması gerekecektir. Bu da ayda 300 saat demektir. Yani şube müdürünün aylık ortalama 36 bin imza atabilmesi için günde 10 saat iş başında olduğu düşünüldüğünde, 30 gün yani tam bir ay hiç uyumadan, dinlenmeden çalışması zorunludur. İta amirliği yetkisinin okul müdürlerine verilmemesiyle birlikte şube müdürlerinin sırtına daha fazla yük binecektir. Şube müdürü yoğun çalışma temposu dolayısıyla evrakların imzalanması sırasında yanlışlık yapabilecek, bu da karmaşaya yol açacaktır. Üstelik bu yetkinin okul müdürlerine verilmemesi güven zedeleyicidir. Okul müdürlerine güvensizliğin bir simgesi olarak da yorumlanabilecek bu uygulama, hassasiyetleri göz ardı etme anlamını taşımaktadır. Devletin milyarlık tesislerini daha da önemlisi gözbebeğimiz çocuklarımızı emanet ettiğimiz okul müdürlerine basit evrakları imzalama yetkisini bile çok görmek ne kadar doğru bir davranıştır, tartışılır. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI NEREYE KOŞUYOR? Milli Eğitim Bakanlığı böyle bir uygulamaya niçin gerek duymuştur? Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu akıl almaz uygulamasının altında banka promosyonları konusunun yattığını rahatlıkla gözleyebiliriz. Bilindiği gibi son günlerde banka promosyonlarının kamu çalışanlarına dağıtılması yönündeki talepler sendikalar tarafından yüksek sesle dillendirilmektedir. Ancak buna karşılık bakanlık, banka promosyonlarının kamu kurumlarına verilmesi yönündeki ısrarcı tutumunu sürdürmektedir. Amaç ise aşikardır: “Bankalarla yapılan anlaşmalarda okul müdürlerini devreden çıkarmak, böylece promosyonların kamu çalışanlarına dağıtılmasını engellemek.” Konuyla ilgili bir açıklama yapan Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip ÖZCAN şöyle konuştu: “Milli Eğitim Bakanlığı’nda boru öttürme dönemi sona ermelidir. Eğitimde çıkmazlar yaratmayı adet edinen bakanlık, keyfi yönetimine artık son vermelidir. Bakanlık; çıkarları doğrultusunda hareket ederken, binlerce eğitim çalışanı mağdur ettiğini unutmamalıdır. Ayrıca, merkeziyetçiliği ortadan kaldırma çabasında olduklarını iddia edenler, ne yazık ki merkeziyetçi yaklaşımları eğitimin tam göbeğine yerleştirmektedir. Buradan Milli Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin ÇELİK’e de sesleniyorum. Çiftlik yönetir gibi bakanlık yönetilemez. Taktir edilmeyi düşleyenler, öncelikle oturduğu koltuğu hak etmelidir. Bu nedenle uygulamalar, hakkaniyet ölçüsünde yapılmalıdır.”

ÇANKIRI TÜRK EĞİTİM-SEN


Forumda görüş beyan etmek ve yorum yapmak için üye olmanız gerekmektedir.
Yer alan ifadeler kişisel olup, hiçbir kurum ve/veya kuruluş adına görüş bildirilmez, bildirilse dahi kişisel kabul edilir ve yer alan her görüş yazarını bağlar. Site grup, cemaat, klik  vs bir sınıflama olmaksızın herkese açık olduğu için LÜTFEN POLEMİKLERE GİRMEYİNİZ, sadece kamuya sunacağınız bilgi ve görüşleri bizlerle paylaşınız. Yazılara yapılacak tenkitler edebi ve bilimsel formlar ve bilimsel etik açısından uygun olmalıdır. Kişilik haklarını ihlal halinde, hukuka, ahlaka aykırı görüş beyan edildiği ve ticari reklam yapıldığı durumlarda yazının yayınına izin verilmez. Kitap,dergi tanıtımları ticari sayılmaz. Yazılarınızda yaptığınız alıntılar (iktibaslar) için açıkça kaynak gösteriniz.

Çankırı Araştırmaları sitesi'
nde yayınlanmakta olan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının yada telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin —kısa alıntı ve tanıtımlar dışında— herhangi bir biçimde basılmaması, yayınlanmaması, editörlerimizin ve üyelerimizin kaynak belirtmeden herhangi bir alıntıyı sitemizde yayınlamaması önemle rica olunur. Kaynak belirtilmeksizin sitemizde yayınlanan alıntılar ve görüşler yazarlarını bağlar.

Kalite Anlayışımız:
Lütfen bildirilerinizi yayınlamadan önce yazım kuralları ve içerik açısından kontrol ediniz. Mümkünse önce word belgesi olarak yazıp denetleyiniz. Sonra kopyala-yapıştır yöntemiyle buraya taşıyınız. Dilimize gereken özeni göstermeyen ve kurallara uymayan bildiriler silinecektir.

   


-2147467259|Operation must use an updateable query.
Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle       © Çankırı Araştırmaları Sitesi hatsanat site yönetim sayfa başına git