Çankırı Araştırmaları Sitesi | Forumlar  
Çankırı Araştırmaları Sitesi  
Çankırı Araştırmaları Sitesinin 2002-2005 dönemi arşiv kayıtlarıdır.
 Arama Forumlar  Yazılar  Resimler  İletişim  
          www.cansaati.org
   
 

 

 
 Tüm Forumlar
 Çankırı Tarihine 100 Canlı Tanık
 
Çankırı Tarihine Tanık 2: Nurettin OK
  Yazıcı Çıktısı /Yazıyı Bilgisayarına kaydet  

Yazan Önceki Konu Konu Sonraki Konu  
Ahmet GÜLŞEN
Yönetici


Kayseri
642 Cevap
Gönderim - 18/02/2005 :  07:35:23        
ÇANKIRI TARYHYNE TANIK: NURETTYN OK
Eski Bakan, Çankyry Eski Milletvekili NURETTYN OK ile Mülakat
Mülakaty Gerçekle?tiren: Nurettin DERELLY
Ankara Anadolu Kulübü 12/02/2005 (Cumartesi)

Tanyk: Nurettin OK
Do?um yeri: (Çankyry, Merkez)
Do?um tarihi: 1928

Mesle?i: Avukat
Önemli Görevleri: Belediye ba?kanly?y, Milletvekilli?i ve Bakanlyk

[ses kaydyny dinle]

Sayyn Bakanym Belki diyorum bizim ya? grubunda ya?ayanlar da pek derinlemesine bilmeyebilir ama bu gün yazyly birçok kaynaklardan ö?renebildi?imiz kadary ile sizin siyasete ilk girdi?iniz dönemde Türkiye’nin ve Türkiye’nin içinde yer alan Ylimiz Çankyry’nyn çok zor hayat ?artlary ile mücadele etti?ini bu gün için bu kaynaklardan ö?renebiliyoruz. Sizin çocuklu?unuz döneminde gereken e?itim ortamynyn bulunmayy?y sonucunda gelen yoksulluk, ?ehirle?ememe, nüfus arty?ynyn fazla olmasyna ra?men Çankyry’da nüfusu tutama gibi bu örnekleri fazlala?tyrabiliriz. Y?te bu dönem içinde siyasete atyly?ynyz, siyasetteki Çankyry’nyn geli?imi yönünde gösterdi?iniz büyük atylymlar ve bunun sonucu meydana getirdi?iniz eserler Çankyry’nyn bu güne kadar yeti?tirdi?i siyasetçiler arasynda sizi unutulmazlar listesinde halen ya?atmaya çaly?maktadyrlar. Biz Cansaati.Org Sitesi üyeleri olarak Çankyry tarihine 100 canly tanyk kampanyasy ady altynda siz de?erli büyüklerimizden (siyasette olacak ama) siyaset dy?ynda sosyal içerikli, geriye dönük olarak biraz da sizlere nostalji ya?atma adyna derleme yapmak istiyoruz. Bu konudaki çaly?malarymyza destek olaca?ynyzy daha önce beyan etti?iniz için bu gün sizinle bire bir görü?ebilmenin büyük bir hazzyny duymaktayym. Dile?imizi geri çevirmedi?iniz için de te?ekkür ediyorum.

?imdi de?erli karde?im Dereli, biz seninle baba dostu olarak bir ömrü payla?tyk sen bana göre gençsin ama ben senin babany ve aileni çok yakyn tanyyan birisiyim. Dolayysy ile sormu? oldu?unuz sorulara bir memleket evlady olarak en içten duygularla ve gerekli samimiyetimle cevap vermek isterim. Öylesine bir soru toplulu?u içinde bulunuyorum ki bu bir insanyn do?up ya?ayyp ömrünün sonuna geldi?i atmosferde çok geni? bir izahat isteyen bir durum göstermektedir.o sebeple müsaade ederseniz. Meseleyi kendi hudutlarynyn dy?ynda bir kronoloji içerisinde de?il de Çankyry’nyn geli?me sürecinde kayyt etmi? oldu?u meseleler ne ?ekilde geli?mi?tir onlary kysaca anlatmaya çaly?yrym.

Sayyn Bakanym, Yzin verirseniz size sorularymyzy yöneltmeye çaly?aca?ym ancak bizim sorularymyz dy?ynda sizinle röportaj yapaca?ymyz daha önce Cansaati.Org sitesinde yayymlandy?y için ?u saatte sizinle röportaj yapty?ymyzy okurlarymyz biliyorlar ve bu röportaj içinde okur ve cansaati org kö?e yazarlarymyz aracyly?ymla size bazy sorulary da yönelttiler, umuyorum onlary da syrasy geldi?inde cevaplarsynyz.

Sayyn Bakanym cevaplarynyzda lütfen kyz karde?im yerine kyz karde?im falanca gibi isim ve soyadlary daha çok geçirirseniz okurlarymyz adyna sevinece?im.

Hayhay buyurun devam edin hepsini cevaplamaya çaly?aca?ym.

Sayyn Bakanym, Kysaca do?umunuz ve ailenizden bahseder misiniz?

1928 yylynda Çankyry’da, imarette çar?y içinde babamyn ?ekerci dükkanynyn üstündeki iki odaly bir evde do?dum. Çankyry o zaman küçük bir ?ehir ve biz imarette eski dükkanlaryn bulundu?u mevkide babamyn eski ?ekerci dükkanynyn üst katynda iki odaly bir evde kalyyoruz.

Benden önce dünyaya gelmi? olan karde?lerim var. Birincisi ablam Hatice Sandyklyly; ?u anda emekli ö?retmen. 1920 yylynda Çankyry'da do?mu?, onu takiben bir yyl sonra (1921 yylynda) Yusuf a?abeyim dünyaya gelmi?. Yusuf a?abeyim 15 ya?ynda iken maalesef o zaman Çankyry’da doktor ve ilaç bahse konu olmady?y için geçirmi? oldu?u bir zatürre hastaly?y sonucu hayata gözlerini yummu?.

Yusuf'tan sonra bir ablam daha do?mu? o ise 1925 do?umlu ama iki ya?ynda iken maalesef o da rahmete kavu?mu?. Ben 1928 yylynda do?duktan sonra karde?im ?air avukat olan Fahrettin Ok 1931 yylynda hayat gözlerini açty. Ondan sonrada 1939 yylynda ?u anda emekli avukat olan Sonay Ok, (evlilikten aldy?y Ku?çu soyady ile Sonay Ku?çu) dünyaya geldi. Kysacasy alty karde?iz ancak 85 ya?yndaki, emekli ö?retmen ablam ve Sonay ku?çu hayattadyrlar.

Ailenizin di?er fertleri arasynda hanginiz aile refahynyzyn biraz daha düzelmi? haline tesadüf etmi?tir.

Ailemiz içerisinde biraz önce de bahsetmi? oldu?um gibi ablam 1939 yylynda ö?retmen olarak Yzmir Kyz Muallim Mektebinden mezun olduktan sonra Çankyry’ya geldi ve Güne? Okulunda ö?retmenli?e ba?lady, dolayysyyla ilk ilave maddi kaynak olarak onun aileye yardymy olmu?tur. Buna mukabil babamyn sa?ly?y içerisinde sabahyn namaz vaktinden gecenin yatsy namazyna kadar durmadan çaly?an, bir babayi?it ustanyn aile yükünü çekti?ini görmekteyiz. Böylesine devam eden hayat ?artlary içerisinde daha sonra 1955 yylynda ben belediye ba?kany olunca tüketici durumdan adeta kurtularak aileye de bir miktar katkyda bulunacak duruma geldim.

Rahmetli anneniz kendi anlatymy ile sizi bebeklik dönemizde ne ile beslerdi, sizi beslemesinde kullandy?y araçlar ve ?artlar nelerdi?

Rahmetli annem Kur?unluda do?mu?, orada 15 - 16 ya?ynda iken babamla evlenmi? ve babam Çankyry’da ?ekerci dükkanyny açtyktan sonra onun e?i olarak hayatyny devam ettirmi?tir. Annem dinine, itikadyna çok fazlasyyla ba?ly olan, o zaman yasak olmasyna ra?men çar?af giyip kimseye yüzünü göstermeyen, kendi halinde ya?ayan tipik bir Anadolu kadynyydy. Yalnyz bir özelli?ini anlatmak istiyorum, Annem Kur?unlu’da Hafyz Ra?it Ö?ütün kyzy olarak dünyaya geldikten sonra aklyny iradesini kullanmak suretiyle Cemiyetin geli?me sürecini yakinen takip etmek suretiyle ya?antysyny aileye en iyi ?ekilde ürettirmek için u?ra?an bir hanymefendi idi. Dü?ünün ki 1935, 1936, 1937 yyllarynda ablamy Çankyry’da orta okula kayyt ettirmi?, kendisi de bu arada yeni Türkçe alfabeyi ö?renmek için yüzü gözü kapaly çar?afy ile yeni Türkçe’yi ö?renme imkanyna kavu?mu?tur.

Öylesine aile ortamy içerisinde ilave bir besin kayna?yna ihtiyaç duymadan o günkü Çankyry’nyn ko?ullary içerisinde çocuklara yedirebilmesi mümkün olan ne gibi imkanlar varsa onlar içerisinde her ailenin ya?antysy gibi yürütmekte idik ve biz öyle yeti?tik. Ylave, ayryca bir besin tablomuz yoktu.

Siz kendinizi tanymaya ve dolayysyyla çevrenizi tanymaya ba?lady?ynyzda, aileniz nerede barynyyordu, baryndy?ynyz ortam nasyldy biraz bundan bahseder misiniz. Yani eviniz kaç odaly idi, kileri, banyolu?u, sofasy, nasyldy. Isynma sisteminiz ne idi?

Biraz önce de bahse konu etmi? oldu?um gibi, babamyn dükkanynyn üzerinde iki odaly, bir küçücük mutfakly yerde ya?yyorduk. Ben 6 ya?ymda Çankyry’da imaretin biraz ilerisinde, büyük caminin üzerinde ?imdi yykylmy? olan Cumhuriyet Ylkokulunda okumaya ba?ladym. Ve bulundu?umuz ev iki oda bir küçük mutfak ve yük dolaby tabir etti?imiz yani yataklary yorganlary sabahlary muhafaza etmek için koydu?umuz ve icaby hale göre e?er yykanmak bahse konu olursa yüklük dedi?imiz yerden onlary a?a?y alarak o yüklükte bizi annem yykamaya çaly?yrdy. Ta?yma suyuyla de?irmen ta?y döndürür gibi çünkü evde su yoktu dy?ardan bakraçlarla getirilen sularla bizi banyomuzu yapmaya çaly?yrdy.

Birde her taraf duman içerisinde idi kar?ymyzda lastiklerden ayakkaby pençesi yapmaya çaly?an eskiciler vardy. Onlaryn ky?yn yakty?y lastiklerden bütün her taraf duman içinde kalyyordu ve ondan dolayy annem ?ikayetçi ve üzüntülü idi.

Okul ça?yna geldi?inizde ilk ö?reniminize nerede ba?ladynyz? Sizi ilk okula kayyt yaptyran ki?i kimdi, ilk okul ö?retmeninizin adyny hatyrlyyor musunuz ?

Biraz önce bahse konu etmi? oldu?um gibi okul ça?yma geldi?imde 6 ya?ymda beni dayym Hasan Ö?üt büyük caminin üzerinde bulunan Cumhuriyet Ylkokuluna kayyt ettirdi ve o kayyt syrasynda dayymyn kayyn biraderi Rahmi Eren ba?ö?retmendi ö?retmenim de o zaman ilk 1nci ikinci synyfta Raziye Hanymdy ve oraya kayyt ettirdiler. Dolayysy ile ilk ö?renimime orada ba?ladym. Ylkokul ö?retmenlerimizin tümünün adlaryny bilirim. Önce Raziye hanymdy daha sonra Makbule Güler hanym ö?retmenim oldu.

Ylk okula ba?lady?ynyz yyllardaki okul arkada?larynyzyn ismini hatyrlyyor musunuz? Bunlaryn içinde en iyi anla?abildi?iniz arkada?ynyz kimdi ve o dönemden ya?ayan arkada?larynyz var my?

Okul arkada?larymyn hepsinin ismini bilmekteyim. E?er synyfta 30 ö?renci, 40 ö?renci varsa hepsini ama hepsini uzun yyllar hiç unutmadym ve hepsini belle?imde ta?ydym. Bunlaryn içinde çok iyi anla?abildi?im insanlar vardy. Yani Eyüp Topçu diye bir arkadayym vardy. (Nurettin Dereli: ?u anda Yzmir’de ikamet ediyor de?il mi?) evet daha sonra onunla ortaokulda okuduk, ileriki yyllarda Ankara’ya milli e?itim müdürü oldu. Çok yakyn arkada?ymdy daha sonra e?ini kaybetti. Ethem YAZAR diye bir arkada?ym vardy ilkokulda, ortaokulda onunla beraber okuduk. Kadere bakyn ki ileriki yyllarda ben belediye ba?kany oldu?um zaman bu Ethem YAZAR belediyenin fen i?lerine bakan fen memuru idi. Ysmail DERELLY vardy rahmetli oldu, Ysmail ÖZTA? vardy, lise ö?retmeni oldu. O kadar çok tanydy?ym insanlar vardy ki en az 30 tanesi ile irtibat kurdu?um. Ama ?imdi ya?ymyz ilerledi?i için bir ço?u maalesef hayatyny kaybetmi? durumda.

Ylk okul ö?rencisi iken hiç aklynyza bir gün ben hukukçu olaca?ym, gazeteci olaca?ym ben büyük adam olaca?ym hatta bakan olaca?ym gibi dü?ünceler geldi mi?

?imdi bu soruya çok dürüst bir cevap vermek istiyorum. Geçmi? anylarym içinde hatyrlarym; küçük çocukla me?gul olan büyükler bana ne olacaksyn diye sorduklarynda hep vali olaca?ym dermi?im. Ve aile içinde herkes adeta benim ilerde vali olaca?ym kanaate ula?my? gibi bir atmosfer vardy. Ve tabii bu büyük bir te?vik yaratyyordu. Yleriki tahsil hayatymda bu "vali olaca?ym" beyanlary bana büyük motivasyon yaratmy?tyr.

Sayyn bakanym bu arada aile büyüklerinize yer verip daha sonra yine izin verirseniz sizin ya?am çizginize dönece?im.

Babanyz rahmetli Süleyman Amca; aslen nerelidir. Ailesi nerelidir? Bunlar hakkynda bilginiz varsa ve bizleri bilgilendirirseniz seviniriz?

Babam, rahmetli ?ekerci Hacy Süleyman Usta kur?unluda do?mu? o zaman ilkokul olmady?y için medresede muayyen bir çocukluk döneminde tahsil yapmy?tyr. O dönem ba?yndan geçen ilginç bir olay vardyr. Bir gün, kaleye kim çykyp da kar ky? kyyamette elini kaldyryrsa ona 10 para verece?iz diye arkada?lary iddiaya giri?mi?ler. Babam pehlivan yapyly, sa?lam iri kyyym bir babayi?it adamdy. O ben çykarym demi?, çykmy? elini kaldyrmy? gelmi? okula fakat medrese hocasy nerden geliyorsun demi? babama. Babam çok saf ve dürüst bir adam oldu?u için demi? arkada?larla bahse giri?tik.kaleye çyktym ve a?a?yya indim. Onun için geç kaldym. Hoca ya öylemi demi?. Öyleyse yykyn ?u ayyyy demi? falakaya çekmi?, falakada çok büyük bir yzdyrap çekmi? evde 5, 6 gün yattyktan sonra o zaman Kur?unlu’da bulunan ve o zamanlar Ystanbul’da ?ekerci dükkany açmy? olan Halil Usta diye bir zaty muhterem babamy alyp Ystanbul’a götürmü? yanynda ?ekerci çyra?y olmu?. Babam ne eski Türkçe, ne yeni Türkçe ne de rakam bilirdi hiç, ama hiç rakam bilmezdi parayy, paranyn kaç kuru? oldu?unu bilmezdi. A harfi B harfi nedir bilmezdi. Ben karnelerimi getirdi?im zaman pekiyi diye iftiharla takdim etti?im zaman sen oku bakayym diyordu ben okuyordum O dinliyordu. Öylesine bir muhteremin o?lu olarak yeti?tim. (Nurettin Derelli; babanyzyn babasy falan özü nereden gelmedir?) Kur?unlu’dan gelmedir. Anasy sülalesi Kur?unlu’nun Çomaklar mahallesinden yeti?mi? Annemin anasy babasy onlar da Kur?unlu’dan ve çal mahallesinde yeti?mi?ler ama dedi?im gibi 1920 yylynda babam balkan harbinde 2,5 yyl sava?tyktan sonra bu sefer Çanakkale’ye göndermi?ler, Çanakkale’de de birinci cihan harbinde birinci dünya sava?ynda 4 yyl Çanakkale’de sava?my? ve orada iki tane amcam Çanakkale’de ?ehit dü?mü? demek ki bir aileden 3 evlady Çanakkale’de sava?yrken ikisi geri dönememi? babam 1918 de harp bittikten sonra geri dönmü?.

Annenizin ismini bah?eder misiniz ? Kendisi do?ma büyüme nerelidir, kimlerdendir?

Annemin ismi Afife. 1901 Yylynda Kur?unluda do?mu? babasy Çerçi Hafyz diye tanynan ve hafyz hüviyeti ile Kur?unluda çok saygy duyulan genellikle Bayramören pazaryna gidip gelip mal satan bir insanmy?. Hafyz Ra?it Ö?üt. Annem bu ailenin çocu?u olarak dünyaya gelmi? daha sonra 1919 da babamla evlenmi?ler ve Çankyry’da açylan ?ekerci dükkanynda hayatyny orada yürütmü?.

Rahmetli babanyz mesle?ini icra ederken, atölyesinde ne gibi malzemeler kullanyrdy bunlary biliyor musunuz? Babanyzyn mesle?ine hiç yardymcy olabildiniz mi?

Babam Çankyry’da ilk ?ekerci dükkanyny açan ki?idir. Aslynda Ankara’ya gelip Ankara’da dükkan açmak isterken o zamanki aynen anlatyyorum. Cingan arastasy tabir etti?imiz yerde kendileri ile konu?tu?u insanlar demi?ler ki burada yslanmy? (sulanmy?) 8, 10 çuval ?eker var al bunlary i?le sonra ödersin demi?ler O da çok büyük bir sermaye olarak kabul etti?i için dükkany Çankyry’da açmy?, açmy? tabii meseleye çok vakyf oldu?u için bir kere ocaklary tanzim etmi? ama hatyrymdan hiç çykmayan ?ey mermer büyük bir ta? vardy bir de ?ekeri özellikle akide ?ekerini yapmak için büyük bir çivi mahiyetinde yer vardy ?ekeri oraya asyp çeker, çyrpardy eski tabiri ile ?ekeri döverdi ?eker haline getirebilmek için. (Burada anylar tazeleniyor ve gülümsüyor) ?ekerden kesilen büyük parçadan da biz makas elimizde küçük parçalara ayyryrdyk.. O i?lerde çok fazlasy ile bizi çaly?tyryrdy. Dolayysyyla ben o i?i yakinen ö?renmi? ve o i?leri çok iyi bilecek hale gelebilmi? bir insandym. Tahsil hayatym içinde çok yardymcy olurdum. Babam bütün ?eker imalatlarynyn yakinen bilirdi. Ystanbul’da ne ö?renmi?se Çankyry’da onu uygulardy. Ama aly?veri? meselesini hiç bilmezdi. Rahmetli dayym biraz hesaba kitaba bakardy. Babamyn hesapla kitapla, parayla pulla hiç ilgisi yoktu. O sabahleyin oca?y yakardy gece yatsy namazyna kadar imalatyny yapyp dy?ary sürerdi.

II Bölüm

Sayyn Bakanym, izin verirseniz yeniden ö?renim hayatynyza dönmek istiyorum. Ylkokul e?itiminizi Çankyry’da yapty?ynyzy söylediniz? Orta dereceli okul e?itiminizi de mi Çankyry’da yaptynyz? Sizin orta dereceli okul e?itiminizi yapaca?ynyz ya? grubunuzda Çankyry e?itim ö?retim yönüyle hazyr myydy? Hazyr de?ilse, çevre vilayetlerimizde bu imkanlaryn sa?landy?y vilayetlerimiz var myydy? Böylesi bir imkanyn bizde olmayyp ba?ka ilde olu?unu ya? grubunuz içinde acaba hiç sorgulayabildiniz mi?

Ben Cumhuriyet Ylkokulunu bitirdikten sonra Çankyry’da bir tane Ortaokul vardy ve o ortaokula kaydymy yaptyrdym. Ba?ka da bir ortaö?retim seviyesinde bir okul yoktu. Dolayysyyla ortaokulda iyi ö?retmenlerimiz vardy. Orda ilkokuldan gelen arkada?larymyzla birlikte tahsilimizi devam ettirdik. Yalnyz bu arada bir ?eyi unutmadan söylemek istiyorum. Okudu?umuz yyllar. 1941, 1942, 1943, 1944 yyllary ikinci cihan harbinin en yo?un ve sykyntyly geçirilen devresi idi. O sebeple Piyade Aty? Okulu Çankyry’ya geldi?i syrada yukarydaki aty? okulu binasy henüz yapylmady?y için Ortaokuldan da bizi ayyrdylar. Yany ba?ymyzda bulunan Gazi okuluna bizi naklettiler o okumakta oldu?umuz ortaokulu Piyade aty? Okulunun ö?rencilerine, subaylaryna tahsis ettiler. Öyle bir sykyntyly devir geçirdik. Ve ortaokulu bitirdim. Ama Lise yoktu lise olmady?y için okuma imkanymyz yoktu. Uzun aile mücadelesinde benimde isyankar tavrym sebebiyle mecbur kaldylar Kastamonu lisesine yatyly olarak göndermeye. (N.Derelli: Bu lise Çankyry’da niye yok diye bir sorgulama yaptynyz my? yok, çünkü Çankyry’da yoktu, Bolu'da yoktu, bilmem birçok vilayette yoktu, tabii yokluklar içinde çok üzüntü duyuyorduk. Tabii Kastamonu’ya gitmek bir dert gelmek bir dert, o zamanki Kastamonulun yolu da yoktu.Kitabymda da bahsettim. Çankyry’dan Kastamonu'ya hiç mübala?asyz söylüyorum. Ama ?imdi mübala?a gibi gelebilir. O zaman Kastamonu’ya sekiz saatte gidilirdi. Sekiz saatte! Bunlary ya?adyk. Sonra kader beni Bayyndyrlyk Bakany Yapty ben de sanki o yokluktan hynç alyr istermi? gibi kadere bak Ilgaz-Çankyry, Ilgaz-Kastamonu yolunu yaptyran adam haline geldim. O çekti?imiz sykyntylaryn kefaleti olarak. ?imdi Çankyry Kastamonu 105 Km.lik bir yol ve 1,5 saatte Kastamonu’ya ula?yyorsun. Ama çok sykyntyly günler geçirdik. Kastamonu Lisesinde de çok sykyntyly tahsil hayaty ya?adym. O kadar sykyntyly ya?adyk ki çay, ?eker, ya?, reçel böyle bir ?eyler yoktu. Sabahleyin yatyly ö?renci olarak kahvalty masalaryna indi?imizde bir koca karavanada mercimek çorbasy geliyordu. Hepimiz birer teneke tabak o mercimek çorbasyndan birer kepçe teneke tabaklara koyuyorlardy kahvaltymyz bundan ibaretti. Ve yine büyük bir talihsizlik oldu o zaman bir büyük deprem oldu. Kastamonu'da büyük büyük kayalar uçtu ve sykyntyly günler içinde ya?amymyzy devam ettirdik.

Bir defa daha geriye dönmek istiyorum: ilkö?renimiz ça?ynda okul arkada?larynyz dy?ynda mahalle arkada?larynyzdan isimlerini hatyrladyklarynyz var my? Onlarla sokakta ne gibi oyunlar oynardynyz? Oyun malzemeleriniz nelerdi? Siz hareketli enerjik miydiniz ve her arkada? oyununa katylma gibi giri?imleriniz var myydy? Yani oyuna girdi?inizde oyun liderli?i yapar myydynyz? Arkada?lar arasynda bir lakabynyz var myydy

Arkada?lar arasynda lakabym vardy ?ekerci diyorlardy evvela bir, iki bütün o çocukluk ça?ymda bir topun pe?inde ömrü yitirdim. Olmaz olur mu mahallede arkada?larym o kadar çoktu ki ?imdi söylemesi biraz ayyp oluyor, ben ayny zamanda kaptan gibi ifadelendiriliyordum. Ve o ortaokul ça?ymda yyldyrym spor diye birde bir kulüp kurduk kendi aramyzda o yyldyrym sporun kaptanyydym. Esat GERÇEK, Hüseyin GERÇEK, Yhsan ERSUNAN, Yhsan SUNGUR bunlar benim çok yakyn arkada?larymdy. Ama çok yakyn her gün, her an, her zaman durmadan topun pe?inde ko?up dururduk. Zeki SU hep arkada?larym, bunlar hayatymda unutamayaca?ym olaylardy. Ve dolayysyyla Yenimahalle tarafyndan Ysmail Hakky KARADAYI, onun karde?i, Ahmet YAZIHAN daha sonra ayyp oluyor söylemek Üçoluk dedi?imiz Ahmet YAZIHAN, bunlarda yeni mahallenin takymlary onlarla her zaman maç yapardyk. Daha sonra Çankyry Gençlik Spora girdik gençlik sporda uzun müddet tabii üniversite 2nci 3ncü synyfa kadar futbol oynadym.

Hayat hikayenizi anlatty?ynyz kitabynyzda da bahsediyorsunuz Kastamonu'ya liseyi okumak üzere gitti?inizi. Peki buraya sizin ya? grubunuz içinde kaç ki?i gidebilmi?ti? Ysimlerini hatyrlyyor musunuz ? Hayatta olanlar var my ?

Hepsini hatyrlarym. Gün be gün hatyrlarym.Hiç unutmam da! Kastamonu lisesine, tabii çok az miktarda imkanlary olanlardan biriside bendim giden yani nasyl anlatayym. demin söyledi?im gibi ortaokulda okumak, liseyi okumak için u?ra? içerisinde babama kar?y çok ricada bulunuyordum. Çok isyan ediyordum. Ve toparladylar yyllyk yatyly ücreti 205 TL idi hiç unutmuyorum. 205 Lira yyllyk yatyly masrafym hepsi yakyn arkada?larymdy hiç birisini unutmuyorum. Biz Kastamonu lisesine gitti?imiz zaman daha sonra rahmetli olan halim arkada?ym vardy. Synyf arkada?larym olarak tabii Ali YNANDIK, Ali Nazmi GÜRÖZ bunlar benim dönemim Ylhan PA?A rahmetli oldu Kenan Cenap PA?ANIN o?lu benden bir sene önde idi. Ve bu atmosferde hiçbirisini unutmaz ?ekilde gittik çaly?tyk u?ra?tyk. O bizden bir sene sonra Çankyry’dan Kastamonu lisesine di?erleri geldi. Hepimizde iyi kötü ben dahil Kastamonu da en iyilerden olarak adymyz sanymyz duyuldu.

Peki Çankyry’dan sizinle birlikte daha çok sayyda ö?rencinin Kastamonu’ya gitme ?anslary yok muydu? Olmayanlaryn engel olucu sebepleri sizce neydi? Aile ekonomileri mi, aile e?itimsizlikleri mi?

Aile ekonomisi de, aile e?itimsizli?i de faktör olarak vardy ama evvela her aile çocu?unun daha iyi tahsil yapabilmesini sa?lamak için elden gelen bütün imkanlary kullanmy?tyr. Ama ekonomik imkanlary buna müsait de?ilse ne yapsyn. Onu Çankyry’da esnaf yapmaya çaly?my?tyr. Ve o devirde biz lisede okudu?umuz dönemde üst ö?renime gidemeyen arkada?larymyzla muhabbetimiz eksilmemi?tir.

Bu ya? grubunuz içinde Özel bir ilgi alanyz var myydy ?

Ya? grubum içerisinde okumaya çok hevesli insandym. Synyfymda da en iyi ö?renci olmaya gayret ediyordum. Futbol merakym vardy, hentbol oynuyordum. Bir ara Kastamonu Lisesinde Pingpong masasy vardy. O pingpong masasy çykty?y zaman Pingpong toplary da yoktu avrupadan ithali mümkün de?ildi lastik toplarla pingpong oynuyorduk.

Sayyn bakanym, ilkokul, ortaokul, lise ya? grubunuz içerisinde en çok neye özlem duydunuz? Aileniz yapysy içinde, arkada? grubunuzla olan ili?kilerinizde, beslenmeyle ilgili olarak, sosyal ya?amynyz yönüyle, neye en çok özlem duydunuz

Ynsanlaryn tabii o atmosfer içinde birçok ?eye özlemleri olmu?tur. Ama biz özlemden ziyade mevcut ihtiyaç manzumemizi sa?lamak onu yerine getirmek için u?ra?yyorduk. Onun dy?ynda gelirimizde çok kysytly ve kayytly oldu?u için de de?i?ik faktörlerde yeni arayy?lar bulmak mümkün de?ildi. Ama ben okumaya ve yazmaya çok merakly bir insandym. Bir takym hikayeler yazmaya heves ettim. Ve durmadan okumak, okumak, okumak en büyük hobim olarak mevcuttu. ?u ya?a geldim halen en büyük hobim okumak olarak devam ediyor..

Sizler ya?ynyz gere?i sava? sonrasy dönemi ya?adynyz yani karneli dönemi. O dönemlerden bahseder misiniz?

Sava? sonrasy de?il aslynda sava? içinde Çankyry’da ortaokulu okuduk. Daha sonra Kastamonu lisesinde, daha sonra da Ystanbul’da Kabata? lisesinde o sava? döneminin yaratty?y ekonomik sykyntylary bizzat ya?ayan insanym. Karne deyince benim eski nüfus ka?ydymda hala izi vardyr saklyyorum onu, “ekmek karnesi verilmi?tir” diye damga vardy. Ekmek vesikaya ba?lyydy, karneye ba?lyydy. O günkü istihkakyn ne ise karneye kayyt koyuyorlardy. Dolayysyyla nüfus ka?ydyny ibraz etmezsen ekmek alamyyordun. Bunu ya?adyk.

Geçmi? sohbetlerimiz ve hatyratlarynyzda üniversiteyi Ystanbul’da okudu?unuzu söylüyorsunuz? Bu dönemde Çankyry’da çocu?unu il dy?ynda yüksek ö?retim yaptyrabilecek veya yaptyrabilen aile sayysy ne kadardy?

Evet, biraz öncede bahse konu etmeye çaly?tym. Ben Kastamonu lisesinde okudu?um syrada çok anormal ?artlar nedeniyle sa?ly?ym bozulmu?tu. Oradan Ystanbul’a Kabata? lisesine kayyt oldum. Kabata? lisesi o günkü ?artlarda Ystanbul’un en iyi okullaryndan birisi idi. Ve Kabata? lisesinde de edebiyat ö?retmeni olarak hem?erimiz büyük ?air, edebiyatçy Zeki Ömer Defne vardy Zeki Ömer Defne hem?erimiz oldu?u için benim velim olarak kaydymy yaptyrdy. Esat GERÇEK, Sabri AÇINCI, Sabri ÖZKANLI, Nihat ARMUTÇU o dönemde Kabata? lisesinde beraber okudu?um Çankyryly hem?erilerimdi.

Ystanbul’daki yüksek ö?reniminizde nerede baryndynyz? Ekonomik durumunuzu nereden nasyl temin ettiniz, ek i? mi yaptynyz?

Evet ailemin bana göndermi? oldu?u aylyk çok azdy. Gönderebildi?i harçlykla hayatymy yürütmeye çaly?tym. Yurtlarda kalyyordum. Ama ilave olarak dergicilik ve gazetecilik yapmaya merakly idim. Ystanbul’da bir iki derginin çykartylmasynda onun tanziminde düzenlenmesinde bir miktar gazete ve dergi sahiplerinden ücret alarak hayatymy sürdürmeye çaly?tym.

Çocukluk devrenizde yaramazlyklarynyz oldu mu? yaramazlyklarynyzdan dolayy babanyzdan, annenizden, ablanyzdan, ö?retmenlerinizden ceza veya ödül aldynyz my?

Öyle çok sakin, a?zyna vur lokmayy al kabilinden ö?renci de?ildim. Hareketli, hyzly, çaly?kan, u?ra?ycy, mücadeleci ö?rencilik hayatym sürdü. Elbette birtakym yaramazlyklar yaptym. Size bir tanesi aklyma gelmi?ken söyleyeyim. Kabata? Lisesinde okurken, arkada?lar gece sabit mürekkepli kalemler vardy. Onu yontup yontum toz haline getirip yatakhanede uyurken arkada?laryn yüzüne kulaklaryna falan üflüyorlardy. Sabah yüzüne üflenen arkada? yataktan kalktyktan sonra yüzünü yykady?ynda yüzü mosmor oluyordu. Bir ikincisi, ayny okulda Nuri ONUR diye bir müdürümüz vardy. Sabah mütalaasynda ö?renciler kapynyn arkasyna bir süpürge koymu?lardy. Tabii kapydan ilk girenin ba?yna dü?üyordu. Bir gün yine koyduklarynda müdür kapydan girince onun kafasyna dü?mez mi? Hepimizi soru?turmaya tabii tuttu. Ama içimizden bir babayi?it suçu üzerine alarak hepimizi cezadan kurtardy. Ödül olarak liselerde iftihar listesinde ismim geçiyordu. Ondan gururlanyyordum. Seviniyordum.

Lise döneminize kadar hiç a?yk oldunuz mu? Varsa isim vermeyin ama a?yk oldu?unuz ki?i halen hayatta my?

Lisenin son synyfyna kadar çocu?uz baya?y çocu?uz öyle a?k me?k yok ama kyzlara bakmayy severdik. Benim okudu?um Kastamonu lisesinde kyz o?lan kary?ykty ama Kabata? lisesinde kyz yoktu hanym ö?retmen de yoktu. Y?te sinemaya giderdik. Sinemada gördüklerimize ne güzel hanym falan diyorduk.

Gençlik döneminiz lise ve üniversite dahil, imaret, mührüz tepesi, eski çama?yrhane, feslikan mevkii, karaköprü bahçeleri, kirazly gibi yerlerdeki aklynyzda kalan bir anynyz varsa anlatyr mysynyz?

Any çok, o kadar çok ki o bahsetti?in mevkilerde çocuklu?um geçti. Dü?ünün 14, 15 ya?yma kadar bütün bu atmosferde ya?adyk. Hydyrlyk tepesine çykyp çi?dem toplardyk. Ama çama?yrhane konusu bahsedilince hemen bir hatyramy anlatayym. O zaman Çankyry içinde ve evlerde su olmady?y için birikmi? çama?yrlary rahmetli annem çama?yrhaneye götürürdü. Ona ta?ymada yardymcy olurdum. Yykanmy? çama?yrlary da o zaman tec tabir etti?imiz bir kaba kor eve ta?yrdym (N.Derelli; o zaman küçük çocuklary da çama?yrhanede yykarlardy) çok küçük olursa evet. 10, 11 ya? çocuklaryny hemen orada sycak su varken hallediverirlerdi.

Sizin bu ya? grubu döneminiz içinde sizde iz byrakan, vali ve politikacylar oldu mu (Çankyry için)

Muayyen bir devre kadar politikacydan ziyade o zaman tek parti dönemi idi. Halk partisi vardy. Ben konu?ma kürsüsüne ?iir okumak için çykty?ymda bir tarafynda Türk bayra?y bir tarafynda alty oklu halk partisinin amblemini korlardy parti pyrty bilmezdik. Ama vali olarak ismini duydu?um vali vardy mesela hiç unutmuyorum Hüsnü UZGÖREN diye bir vali vardy. Benim ilk okul son synyfa kadar ki dönemimde. O cumhuriyet bayramynda hükümet binasynda balo falan yapardy ona balocu vali derlerdi. Onlary hatyrlyyorum onun haricinde üniversite dönemimde Recai TÜREL diye birisi Çankyry Valisi iken Ate? Sinemasy diye uyduruk kapaly bir synama vardy o çykan bir yandy. ?imdiki kyz Meslek Lisesinin bulundu?u yerde idi. O yandy?y zaman yakyndaki evlere sirayet etmesin diye valinin nasyl çaly?ty?yny orada gördüm. Ama geli?en siyasi ya?amym içinde 30, 40 dan fazla vali gördüm. Hepsiyle beraber çaly?ma imkany buldum. Çok müspet olumlu anylarym olmakla beraber gergin haller içinde kaldy?ym da olmu?tur. Ama onlaryn isimlerini ?imdi vermek istemiyorum. Yani onlarla bazy noktalarda anla?amady?ymyz meselelerde ortaya çykmy?tyr. Ama hepsini Çankyry’nyn lehine tecelli edilmesi gerekiyorsa o noktada mücadelemi sürdürdüm.

Yine bu ya? grubunuz içinde Çankyry’ya ilk gelen otomobil, ilk kamyon ve ilk apartmany hatyrlyyor musunuz? Yörenin toprak yönüyle en zengini, i? adamy, alimi kimdi?

Tabii Çankyry’ya ilk gelen otobüs, ilk gelen kamyon hangisi ?u anda söylemem mümkün de?il. Çünkü Küçük Osman diye bir ?oför vardy rahmetli. Onun Ankara Çankyry arasynda günde bir defa gelip gitmesi mümkün olmayan, Ankara’dan be? alty yedi saatte gidip gelebilen uyduruk bir otobüsü vardy. 1936/1937 yyllary falandy. Onu takiben i?ler biraz daha yürüdü. Yalnyz ilk otobüs olarak dedi?iniz ?u Ankara- Çankyry arasynda yolcu ta?ymak üzere ortaya çykmy? olarak ilk otobüs benim belediye ba?kanly?ym dönemimde meydana geldi. Ça?da? otobüsü diye Yhsan GAFUR’un 1956 yylynda, o zaman Türkiye’de kamyon yapymy imalaty mümkün olmady?y için hep Avrupa’dan geliyordu, dy?ardan geliyordu. 1956 yylynda hayatymyn unutamayaca?y bir olaydyr. Gayet dürüst ifade ediyorum Çankyry’ya iki tane kamyon tahsis edilmi?ti, TC imkanlary dahilinde Çankyry emrine verilmi? Stayir marka iki adet kamyonu. kime verelim derken vilayette toplanty yaptyk. Belediye ba?kany olarak ben de bu toplantynyn içindeyim. O zaman gaz, benzin da?ytymy ile me?gul olanlardan daha tercihli sayylabilmesi için o kamyonu Cumhuriyet Halk Partili olmasyna ra?men Rahmetli Kamil TABAK’a vermi?tik.. Ondan bir sene sonra fiyat marka bir kamyon tahsis edildi onu da Yhsan GAFUR’a verdik. . Yhsan GAFUR o kamyonu otobüs haline getirdi ve ilk Ça?da? otobüsü Ankara’dan Çankyry’ya / Çankyry’dan Ankara’ya büyük bir merasimle sefere ba?lady. . Çünkü otobüs kamyon getirmek o zaman için çok büyük bir meseleydi. Hemen otobüs kamyon deyince bir anymy daha anlatmak istiyorum. Bilmem ilerde bir suale muhatap olacak myyym. Çankyry’da ço?u kez büyük kalabalyklar içerisinde omuzlara alyndym. Çok büyük ra?bet ve temaslar oldu büyük imkanlar içerisinde sevinç gösterilerine muhatap oldum. Ama hayatymda hiç unutmayaca?ym bir ?ey, Çankyry’da uyduruk bir tane arazöz vardy ben belediye ba?kany oldu?umda mostralyk duruyor. Bir gün rahmetli Mehmet ABALI’nyn evi yanmaya ba?lady, ben de belediye ba?kanyyym. Belediye de eve elli metre mesafede ko?tuk arazözün hortumunu ben de belediye ba?kany olarak tutmaya ba?ladym. Ama arazözün suyu bitti. Bitince ne olacak büyük caminin önünde havuz vardy. Gidecek hazinesini dolduracak gelip suyu yine sykacak. Arazöz gitti tam o syrada hoca (Mehmet Abaly) reis bey reis bey hiç unutmuyorum. Sigarany alda evimden yak dedi. Bu bana çok dokundu, üzüntü duydum. Y?te o zaman ahdettim bir arazöz almak lazym ama nereden alacaksyn Türkiye’de yapylmyyor. Türkiye’de yok. Daha sonra belediye meclis üyesi arkada?ym Ahmet ÖZLER’le beraber Yzmir fuaryna gittik. Bir arazöz bulduk Japon maly o zaman fuara gösteri için getirmi?ler. Ama u?ra?tyk bu arazöz geri gitmesin diye sonunda onayyny çykarttyk ama elde para yok. Belediyenin o parayy ödeyecek gücü yok. O zaman arazöz 96 bin lira idi. Hiç unutmuyorum. Benim maa?ym bin lira idi. O arazözü aldyk Çankyry’ya geliyoruz sanki vatan kurtaran aslan gibi yüzlerce hem?erim o arazöz Çankyry’ya girerken tezahüratla bizi kar?ylamy?lardy. Alky?lar kesilmedi o gün memlekete hizmetin nasyl mukaddes bir ?ey oldu?unu nasyl kamu oyunda büyük yanky yaratabilece?ine inandym ve ondan sonra hizmete devam ettim.

III Bölüm

Sayyn Bakanym; izin verirseniz üniversite ve üniversite sonrasy hayatynyzla ilgili sorularym olacak Üniversiteyi bitirdikten sonra hemen ne yaptynyz, ilk projeniz neydi? Yani kimseden etkilenmeden kendi manty?ynyzda olu?turdu?unuz projeniz neydi? .

Ben Ystanbul üniversitesi hukuk fakültesine kayyt oldum. Neden derseniz 1946 yylynda o zaman olgunluk synavy vardy. Synavda sorulan soru “demokrasiyi nasyl tanymlyyorsunuz ve niçin seviyorsunuz.” Demek ki meraklyymy?ym o günlerde kompozisyonu bir güzel yazdym. Daha sonra de?erli hocam Rahmetli Zeki Ömer DEFNE beni ça?yrtmy? gittim, elini öptüm aferin, en iyi sen yazmy?syn birinci olan sensin dedi. Sen hukuk fakültesine git dedi. Onun o sözü bana hedef oldu ve hukuk fakültesine gittim. Orada tahsilimi sürdürürken bu yazar çizer takymynyn yazmy? oldu?u ?eylere çok hevesliydim. Çok okuyordum. O syrada Babyali ve Ca?alo?lu’nda. gazetelerde çaly?yp geçimimi sa?lamaya çaly?yyordum. Sonradan Yktisat Fakültesine ba?ly olarak ilk gazetecilik enstitüsü açyldy. O dönem rahmetli Burhan FELEK hocalarymyzdandy. Necmi TANYOLAÇ, Nezir DEMYRKENT benim enstitüden arkada?larymdy. Burayy bitirdikten sonra Yspanyada gazetecilik doktorasy yapmak üzere bir burs kazandym. Milliyet gazetesinde çaly?yrken o syrada babamyn rahatsyzly?y bahse konu edildi. Çankyry’ya dönmem gerekli kylyndy ve bu sebeple Çankyry’ya gelerek Avukatlyk stajyna ba?ladym.

Siz siyasete girmeyi kendi arzunuzla my seçtiniz? Yani önce böyle bir fikriniz vardy da çevrenin sizi siyasete yönlendirmesini kendinize fyrsat my gördünüz? .

Evet çevremin beni siyasete yönlendirmesinin siyasi hayata girmemin ba?lyca unsur oldu?unu ?imdi söylemem lazym. (Burada sayyn Ok hiç kimseye ?imdiye kadar bahsetmedi?i bu konuyu gerçekli?i ile söylemek durumunda kalmy?tyr.) ben Çankyry’ya geldi?imde siyasetle, partilerle hiç alakasy olmayan ama Türkiye’de demokrasinin geli?im sürecini bir vatanda? olarak yakinen takip eden birisiydim. Çankyry’ya geldi?imde benimle beraber ilkokulu ve orta okulu okuyan, orta okulu okuyup da liseyi okuyamayan yüzlerce hem?erim dostum vardy. Çar?yda pazarda esnaflyk yapyyorlardy. Hepside beni seven insanlardy. Üniversite yyllarymda yaz tatillerinde Çankyry’ya geldi?imde hep beraber günlerimizi geçirdi?imiz insanlar vardy. Onlar demek ki dü?ünmü?ler ta?ynmy?lar u?ra?my?lar ve o zaman demokrat parti iktidarda bu bahsetti?im arkada?laryn büyük kesimi demokrat partinin yönetiminde Allah rahmet eylesin Mehmet EVCY demokrat parti te?kilatyny yöneten birisi kitabymda saydy?ym ve bahse konu etti?im Belediye Meclis üyeliklerinde Gürhan TYTREK, ?ükrü SOLAKO?LU, Mehmet ÇYVYTÇY neyse bu saydy?ym arkada?larym hepsi oturmu?lar konu?mu?lar beni belediye ba?kany yapmak için davet ettiler. Israr ettiler. Dedim ki ben avukatlyk stajymy yapyyorum daha da gencim dedim. Hayyr biz sana yardymcy olaca?yz, tam destek olaca?yz. Sen bu i?in önderi olacaksyn. Özellikle Çankyry’nyn içme suyu yok. Elektri?i yok elektrik motoru patur putur çaly?yyor ama içme suyu meselesi var. Sen bu içme suyunu Çankyry’ya getirecek adamsyn getir hepimiz arkanda tam deste?iz ?ahsi senden hiçbir ?ey istemeyece?iz. Hiçbir ?ey beklemiyoruz. Ama amme hizmeti olarak memleketimizin ?u su i?ini önce hallet Atatürk’ün heykelinin yanyna senin heykelini dikece?iz dediler. Bu günkü gibi hatyrlyyorum. Avukatlyk stajy yaparken Yanynda oturdu?um Hakim Ryfat bey vardy. O bana avukat her zaman olursun ama oturdu?un yerden kimseyi belediye ba?kany yapmazlar dedi. Hemen peki de dedi. Dy?ary çyktym sokakta caddede önüme gelen boynuma sarylyyor aman olur de sen bilirsin gibi o zaman peki dedim ve avukat stajymda yandy seçildim ve belediye ba?kanly?yna oturdum. O zaman Güne? Do?ruyol, Devrim gibi üç gazete ile basyn toplantysy yaptym. Ne yapacaksyn diye sordular. Hiç bir ?ey iddia etmiyorum. Hiçbir ?eye söz de vermiyorum dedim. Bilgimi, görgümü, vicdanymy kullanarak memleket için ne yapylmasy gerekiyorsa onu yapmaya çaly?aca?ym ama aritmetik bir olay dedim. Çankyry’nyn ?u anda en büyük derdi su, arty elektrik, e?ittir. Çankyry bu denklem içinde birisi eksik olursa Çankyry olmaz, Çankyry yok olur dedim. O sebeple benim size bahse konu edece?im ?ey budur i?te. (SU + ELEKTRYK = ÇANKIRI) bu denklemi çözmek için su ve elektrik üzerine gayretimizi sarf edece?iz çaly?aca?yz. Dedim. Sene 1955.

Siyasete girmenizde bir zorunlulu?unuz var myydy ? .

Hayyr hiçbir zorunlulu?um yoktu. Arkada?larym ysrar etti gözlerimden öptü. Hepsi de çok seviyordu beni ysrar ettiler. Hiç rakibim yoktu. Parti içinde o olmasyn ben olayym veya o olmasyn gibi. Ama bu arada avukatlyk stajym yandy. Daha sonra da onun çok büyük sykyntysyny gördüm. Çünkü 27 Mayys 1960’da be? yyllyk belediye ba?kanly?yndan süngü ile indirildikten sonra avukat bile olmayan bir adam halinde bulundum kendimi. Ya?ymda muayyen bir yere geldi. 1960 dan sonra yeniden avukatlyk stajy yapma mecburiyetinde kaldym ve bunun da bedelini ödedim.

Çok ba?aryly bir belediye ba?kanly?y yaptynyz? Bunun delili olarak da halk sizi TBMM’ne ta?ydy? Belediyenin imkanlary ne idi, kaç ki?i görev yapyyordu? ?imdi hayatta olanlar var my? Belediye ba?kanly?ynyz döneminde halkyn sosyal yapysy nasyldy? Sosyal yapysyndaki geli?melere sizin ne gibi katkylarynyz oldu? Halkyn geçimine destek olarak a? ve i? konusunda katkylarynyz oldu mu? Halkyn genel i?tigal alany neydi? .

Belediye ba?kany oldu?um syrada bizim Çankyry ilinde adeta gençli?in meseleye hakimiyeti görüntüsü vardy. Onun için biz ba?aryly olmaya mecburduk. Çok çaly?tyk. Ben ya?lylarla memleketimizin büyükleri ile hiç temasymy eksik etmedim. Her hafta Çankyry’nyn muayyen ya? hududunun dy?ynda elli ya?yndan, altmy?yndan sonrakileri belediyeye davet ediyordum veya onlarla bir yerlerde bulu?maya gayret gösteriyordum ve onlarla Çankyry’nyn meselelerini müzakere ediyordum. dolayysyyla Çankyry’nyn bünyesi ekonomik olarak çok sykyntyda idi, çok sykyntyda. Onlary ?imdi söylemeye kalksam kitaplar almaz. Hem çaryk kafamyzda bir hehuyla gibi duruyor. Ama yrmaktan gelip yalyn ayak dola?anlary ben ya?adym gördüm. Handyry da?laryndan kesip getirdikleri odunlary bizim dükkanyn yanyndaki handa merkeple getiriyor sabaha kadar bekliyor. Sabahleyin odun pazarynda o merkeplerden yükleri indirip satarak geçimlerini sa?lamaya çaly?an insanlary gördüm ya?adym. Yalnyz bu arada bir ?ey yaptym bütün esnafy derneklere ayyrarak kalaycylar, marangozlar, bakyrcylar gibi esnaflary dernek haline getirdik. Hepsine birer flama, hepsine birer bayrak ve esas siyasette rol alan ve ?imdi büyük çapta sivil toplum örgütleri dedikleri ?eyi bu ?ekilde ta o zaman synyflara ayyrdym. Toplanty oldu?u zaman devletin büyükleri Çankyry’ya geldikleri zaman hepsi bayraklary açyp dernek dernek dola?yyorlardy. Çok güzel bir birlik sa?lamy?tym. Çankyry halky ekonomik yönden büyük sykyntyda idi satty?y do?ru dürüst bir ?eyi yoktu. Y?te tuz vardy sonra oda hüviyetini kaybetti. Karaköprü bahçelerinde üretilen meyveler, sebzeler ile feslikan mevkiinde yürütülen bahçecilikle geçimini sa?lyyordu halk. Ama hep bunlary a?a a?a bir ?eye getirdik. Çankyry’da mutlaka bir sanayi kurulmaly, insan gücünü çaly?tyrabilecek fabrikasyon sistemini kurmak lazym. Ylerde gelece?iz herhalde bunlara.

Belediyenin çaly?an mevcudu 15 ki?i idi. 4 tane zabyta memuru vardy, bir muhasebeci vardy Allah rahmet eylesin Selami beydi. Sonra Belediyenin 5 odasy vardy sobalyydy. Benim öyle özel kalemim falan yoktu oda herkese açykty.

Sizin Belediye ba?kanly?ynyz dahil, Çankyry’da do?urganlyk olayy di?er illere göre fazla oldu?u kayytlarda yer almasyna ra?men, neden nüfus bir türlü ço?almyyordu? Bunda siyasetçilerimizin vizyonlary my yetersizdi, yoksa tedbir almada ve sonuca gitmede eksiklikler mi vardy? Tedbir sizce ne olmaly idi?

Hepsinin kökünde ekonomi yatmaktadyr. Do?urganlyk çok olmakla beraber göç veriyordu. Yani e?er do?um yüzde iki buçuk, üçse do?urganlyk olayy diyelim. Ankara’nyn Çankyry’ya yakyn olu?u en büyük dezavantajy idi. Çünkü Çankyry’dan Ankara’ya gelmesi çok kolay oldu?u için yani Erzurum’dan, Elazy?’dan Kars’tan gelen gibi de?il Ankara’ya gelip Ankara’da kendine maa?ly bir imkan bulmaya çaly?ma vardy. O sebeple maalesef bu durum hiç önlenemedi. Göç, göç, göç, özellikle Ankara’ya göç nüfus karesi ile Ankara’da birikim yaratty Çankyry ondan büyük çapta sykynty duydu. ( N.Derelli: Ta o zamanda Ankara’da Çankyry’nyn ismini almy? birçok sokak ve cadde bulunmaktadyr) . Tabii, tabii.

Bizim ya? ku?a?ymyza göre sizin belediye ba?kanly?y yapty?ynyz dönemde en çok dikkatimizi çeken olay smokin giymenizdi. De?il Çankyry Türkiye halky böyle bir olay ya?amamy?ty. Çünkü smokin resmi törenlerde Atatürk’ten ba?layarak sadece Cumhurba?kanlary ve Valiler giyerdi. Siz neden böyle bir giyim tarzyny tercih ettiniz. Altynda yatan sebep ne idi. Halkyn ekonomik durumu böyleyken. .

Çok açyk seçik bir ikrarda bulunmam lazym i?in dürüstlü?ü için söylüyorum. ben belediye ba?kany olduktan sonra arkada?larym, gençler, avukat Gürhan TYTREK, avukat ?ükrü SOLAKO?LU ve di?er arkada?larym dediler ki bu Cumhuriyet bayramy, 23 Nisan, 19 Mayys bayramy törenlerine vali ile beraber, komutan birlikte belediye ba?kanlary dola?yyorlar. Bizim belediye ba?kanlary o zaman yani küçük görerek söylemiyorum. Paçalar yukarda, ceket bir yana kaçmy? yani bizi temsil adam o hüviyette dola?mamaly onun için bir frak, smokin Valinin ki gibi yaptyr da bizim de ruhumuz ?öyle bir teselli bulsun dediler. Ya nasyl olur dedim. Yok yap arkada? dürüstçe ifade ediyorum. Maa?ym 600 lira idi. Onlaryn bu arzulary üzerine Ankara’ya geldim. Bir smokin bir frak diyorlar. Valinin elbisesine benzer. Dediler 500 lira. Onu yaptyrdym. 29 Ekim 1955 Tören Kytasyny ve ö?rencileri resmi geçitte kullandym. Onu çok sevmi?lerdi. Tabii o zaman Vali nasyl Devletin temsilcisi, belediye ba?kany da halkyn bizim temsilcimiz diye hiç ba?ka türlü olmasyn böyle olsun diye onun için yaptyrdym onu. Yaptyrdy?ym Fraky kadere bak 1960 çykarttyk. Terk ettik, indirildik a?a?yya, ama 1962’de iki sene sonra TBMM de o fraky giyerek ba?kanlyk kürsüsüne oturdum. Çünkü TBMM’de ba?kanyn frak giyme mecburiyeti vardy. Yeni frak yaptyrmadym Belediye Ba?kany olarak giydi?im Fraky giydim. .N.Derelli: ora dada yoklamada tüm millet vekillerimizin isimlerini ezbere sayardynyz. .

Daha sonraki süreçte halk sizi yukarda de?indi?imiz gibi TBMM’ne ta?ydy: Bu süreç içinde Çankyry’ya geldi?inizde, ilçelerimize, beldelerimize, köylerimize yapty?ynyz ziyaretlerinizde köylülerimizin sizden ve sizlerden ilk istekleri neler oluyordu: Buralarda hayatlaryny idame ettiren insanlarymyzyn geçim kaynaklary neydi; nasyl giyinirlerdi, ne yer ne içerlerdi? Ynsanlaryn ekonomik seviyelerini ölçmede kullandy?ynyz metot ne idi? .

Milletvekili olmadan ve olduktan sonrada Yl, ilçe ve köylerde dola?yyordum dola?ty?ymda görü?tü?üm insanlar çok yakyn temas kurdu?um insanlardy. Onlaryn istek ve arzularyny, önerilerini not ediyordum. Ama o arada en çok birinci planda arzu edilen ?ey yoldu. Niye yoldu çünkü yol olmayynca biz ilçeyi bilmiyoruz ki diyorlardy. Do?duk, ya?adyk, öldük, hadi askere gitmek için köyden çykyp askerli?i yapmak için bir miktar gidip geliyorduk. Ama hanymlar do?uyor, ya?yyor ve bulundu?u yerde ölüyor. Çünkü ilçeye gitmek mümkün de?ildi yolu yoktu Binaenaleyh bu gitti?im yerlerde evvela köylerin ilçeye ba?lantysy, ilçenin ile ba?lanty yollary en büyük dava idi. Onun yany ba?ynda içme suyu yoktu. Su yok, yok, yok. Bunun akabinde e?itime çok önem veriyorlardy. Evet okul, Okul yani bizzat ya?ady?ym ?eyleri söylüyorum. Görüyor duyuyor orta ilçesinde ?abanözü ilçesinde bilmem berber hasan efendinin o?lu bilmem neyi bitirmi?. Gelen birkaç yyl sonrada elektrik ba?lady. Elektrik demek ki yol + su + Okul + Elektrik en büyük ihtiyaç manzumesinde idi herkes bu istek, bu dilek bu i?lerin içerisinde idi. Çaly?ma sürem içerisinde her köyün bir dosyasyny hazyrladym. O zaman 430 köy vardy. Çankyry fakirdi sykynty içinde idi maden yok sanayi imkany olmady?y için i? sahasy yok. Pazar olmady?y için üretti?i ?eyleri satmasy imkany yok, onlary çok yakinen ya?adym. Bu arada en büyük vizyonum Çankyry’da olabildi?i kadar sanayi yaratmak ve bu sayede i?çi istihdamyny yaratmakty. .Ve biraz daha mecliste dilim dönmeye ba?lady?ynda Ankara’ya sanayi yapmayyn gidin Çankyry’ya yapyn diyordum. Ankara çünkü merkezi bir hükümet Ankara'ya bacayy koymayyn diyordum. Gidin Çankyry’ya koyun diyordum. Tabii benim tek tarafly mücadelemle bunlar olmuyordu.

Katkylary yönüyle bu gün kadynlarymyzyn toplumumuzdaki sosyal geli?imdeki önemi inkar edilemez bir duruma gelmi?tir? Siz ve arkada?larynyz Çankyry’nyn siyasetini belirleyen ki?iler olarak devri zamanynyzda Çankyry içinde siyasette kadynlarymyza siyaset yapmalary için izin verdiniz mi ? verdinizse örne?i var mydyr? Buna tanyk var mydyr ? .

Var tabii yani kadynlary Türk cemiyetinde çok daha de?erli varlyklar haline gelebilmesi onlaryn idareye yönetime katkyda bulunmasy benim tahsilli terbiyeli iki tane fakülte bitirmi? insan olarak en büyük idealim ve arzumdur. Ama kapaly toplum bu kapaly toplumda öylesine bir organizasyon yapma imkany pek bahse konu olamyyordu. Ama Mesela bizim Mustafa ZYNCYRCY’nin hanymy o zaman kadynlar kolu kurdurmu?tuk onun hanymy kadynlar kolunun ba?kany idi ve çaly?malary devam ettiriyordu. Onun gibi 3-5 tane hanymefendiyi bizim siyasi kanallardan meseleye agah olmasy için u?ra? veriyordum. Dolayysy ile her hafta mahalle muhtarlaryny belediyeye davet ediyordum. O zaman 11, 12 mahalle vardy onun yany ba?ynda da hanymefendileri bulundurup onlaryn görü?lerini de alyyordum. Çok iyi bir siyasi tablo ya?yyorduk. Parti kavgalary falan olmuyordu. Bizlerin meselesi Çankyry meselesi idi. Onlara nasyl imkanlar sa?laryz bunlardy dü?üncelerimiz.

Sayyn Bakanym, sizinle uzun süreden beri yakyn isti?are eden birisiyim. Sizin özelliklerinizi siyasetteki ya?antynyzy çok iyi biliyorum. Syk sohbetlerimizde sizin deney ve tecrübelerinizden kendime birçok dersler çykarttym. Yani benim için bir okul ö?retmeni oldunuz. Amacymyz bu mülakatymyzda sizin siyasi kimli?inizi unutulmaz eserlerini anlattyrmak de?il, daha ziyade Çankyry’nyn geçmi?ine yönelik 100 tanykla sohbet edebilmek. Ama Cansaati.Org sitesi kö?e yazarlary ve okurlarymyz sizinle mülakat yapylaca?yny bildikleri için Cansaati.Org vasytasy ile beni aracy yaparak merak ettikleri konular hakkyndaki sorulary yöneltmemi rica ettiler. Yzniniz olursa, bu bölümde hem?erilerimin sorularyny size yöneltmek istiyorum. .

IV Bölüm

Cansaati.org sitesi kö?e yazary de?erli hem?erimiz Sayyn Sadyk SOFTA Soruyor:

Çankyry'ya Ulu Önder Atatürk'ün geli?inde, Merkez Orta Okulu'nda misafir edilmi?tir. Çankyry'da bir misafir edilecek ev yok muydu da böyle bir durum söz konusu oldu? En azyndan Sayyn Okun çocukluk yyllaryndaki Çankyry ve sosyal ya?anty hakkyndaki görü?leri nelerdir?

Tabii rahmetli Büyük Atatürk’ün Çankyry’yy ?ereflendirdi?i zaman neden ortaokulda bu tören yapyldy veya ba?ka bir evde yapylmady bilemiyorum. O zamanki büyüklerimizin bildi?i mesele, ama öyle bazen orada burada okudu?umuz Amasya’da Sivas’ta Erzurum’da kö?kler, konaklar gibi ?eylerin pek Çankyry’da oldu?unu zannetmiyorum. O devirde olsa olsa ZENCYRCYLER’in bir evi vardy demiryolunun yanynda. Onun dy?ynda öyle bir konak ?öhretli böyle mali durumu yüksek mali geli?mesi mükemmel bir aile oldu?unu sanmyyorum. Bilmiyorum. Atatürk’le neden ortaokulda yapyldy merasim? Zaten çok kysa bir süre kalmy? gece kalmamy?. Kastamonu’ya intikal etmi? onun haricinde bir ?ey bilmiyorum. (Sosyal yapyya cevaby) .ÇANKIRI çok geri kalmy? bir il olarak ifade ederler ama. Çankyry ileriye dönük namusuna ?erefine dini duygularyna itikadyna çok önem vermekle beraber geli?meyi terakkiyi, inki?afy, ilerlemeyi çok benimseyen insanlaryn bulundu?u bir il, bunun örne?i benim annem ifade ettim çar?afly bir kadyndy ama benim ablamy 1935 yylynda imtihana sokarak o da kabiliyetliymi? demek ki Yzmir kyz muallim mektebine parasyz yatyly olarak gönderen bir kadyn demek ki yani o da arzu ediyor demek ki. Aman ne lüzum var kyzda niye okuyacak demeden. Çankyry’nyn büyük kesimi hep böyleydi. Ankara çok yakyn oldu?u için Ankara’daki geli?meleri yakinen takip edip hep okusunlar büyük adam olsunlar, geli?sinler memlekete faydalary olsun diye bir aile kadrosu vardy. Sosyal ya?am onunla ilgili idi. Ve çok di?er illere benzemeyen tavry buydu.ileriye dönük takip eden bir zihniyet içinde idi.

Çankyry siyasi tarihine bakyldy?ynda genelde milletvekilleri arasynda Çankyryly olmady?y gibi, Çankyry ile ili?kisi olmayan insanlaryn da milletvekilli?i yapty?yny görüyoruz. Bu durum Çankyry ekonomisinin bu günlere geli?inde takip edilen çizgide önem arz etmez mi? Yani Çankyry, ?imdiye kadar yapylan devlet yatyrymlaryndan gerekli payy almy? mydyr.?

Bu bahse konu edilen ?ey tabii çok do?ru bir sual. Aslyna bakarsan ve benim esas bir Çankyryly olarak iddiam dü?üncem görü?üm mücadelem odur ki Çankyry’dan milletvekili olacak kimse milletin vekili olarak gerçi Türk milletinin vekili ama Türk milletini temsil ediyor ama birde onun bölgesi var. Onun oyuyla, onun teveccühüyle,onun arzusu ile onun imkanlary ile o mevkiye geliyor. Çankyryly olmayan bir kimsenin Çankyry milletvekili olmasy yanly?tyr bana göre hatalydyr ve ben bu mücadeleyi ömrüm boyunca sürdürmü? adamym. Hiç kimseyi küçük görmüyorum, kötü görmüyorum. Ama Çankyryly olmanyn mümtaz vasyflaryny üzerinde ta?ymasy lazym o deruni ba?lantyyy ancak o ?ekilde kurabilir. (Nurettin Derelli ek olarak soruyor: Çankyry’ya yapylacak yatyrymlaryn zayyflamasynda etken olmu? mudur?) tabii Çankyry’dan milletvekili olmayan adam Çankyry’dan bana ne demi?tir. Yani beni ne ilgilendirir. Ben bunlary ya?adym. Ben bunlary gördüm. Onun mücadelesini de verdim. Kimseye kötü bir tavyr takynmy? de?ilim ama bu mücadeleyi türlü kademelerde yapmy? bir arkada?ynyzym. Onu siyasete açmak istemiyorum. Yyi bir ?ey de?il tabii. ?imdi konu?maya ne kadar zorluk çekti?imi anlayyn.

Çorum-Çankyry kyrsal kalkynma çerçevesi ile Çorum gereken ivmeyi kazanmy? ve ekonomik gücüne ula?my? gözüküyor, Çankyry neden bu ilerlemeyi-ata?y gösteremedi?

Sevgili karde?im bazy meseleleri köküne inerek o mesele nedir nasyl geli?mi? nasyl olmu? onu iyice bilmeden bu gibi müzakere ve münaka?alara girmek do?ru de?ildir. ?imdi Çorum Çankyry projesi dedi?imiz kyrsal geli?me projesi nedir evvela onu bir tahlil edelim bilelim de meseleyi ona göre hükme ba?layalym. Bir tarihte ben Amerika’da iken dünya bankasy ile temaslarymyz syrasynda Dünya Bankasynyn Türkiye’nin adeta iki adeta geri kalmy? sayylabilecek ama geli?me de kaydetmesi imkany dahilinde olan iki iline kyrsal geli?me projesi ady altynda yardym amaçlady. O zaman bir Çankyry evlady olarak dedim ki Çankyry ama dediler yanynda bir il daha lazym gayet dürüst konu?uyorum. Çankyry -Kastamonu, Çankyry- Bolu tabii Çankyry -Ankara olmaz kylyflar onlar. Çorum dedim. Yani o i?in geli?mesini yürüten adam benim altynda benim imzam var. Hükümet kararnamesi var. Çankyry /Çorum Kyrsal Geli?me Projesi ady altynda o zamanki para ile 75 milyon dolarlyk bir yardym öngörüldü projeye ba?lanarak. Bunun amacy ?u bütün köylerin tabii ihtiyaçlaryny su, elektrik, kanalizasyon, hamam gibi meselelerini geli?tirecek ve tabii hayvancyly?y da geli?tirecek mahiyette bir geli?me projesi hazyrlandy. Bu projeyi Türkiye’de takip ettik ve hükümet kararyna ba?ladyk. Bunda imzam var. O sebeple yani çorum ayry Çankyry ayry de?ildir. Çorum da Kyzylyrmak’la irtibatly oldu?u için bolu/Çorum Kastamonu yerine Çorum dedik çünkü Kyzylyrmak’ta da bir üretim geli?mesi olabilece?i geldi aklyma. Çorum Çankyry’dan tabii çok geli?mi? durumdadyr. Çorum zaten evveliyatyndan, ta dibinde, kökünde, Çankyry’dan büyük bir il ve ekonomik imkanlary daha geli?mi?, demokrat parti döneminde çimento fabrikasy falan yapylmy? öyle geli?mi?. Daha sonra ihtilalden sonra kyrsal geli?me projesi maalesef Erzurum’a kaldyryldy Çankyry’ly ne imkan görebilmi?se o iki üç yyl zarfynda onunla kaldy. E?er o devam edebilmi? olsaydy 12 eylül ihtilali olmasaydy Çankyry’da çok daha güzel meselelere muhatap olacakty. Çok daha güzel eserler ortaya koyacakty. Köylerde ?imdi o kyrsal projeden faydalanmy? olan birçok imkanlar bah?edilmi?tir. Esas i?in damaryna girecek esas kyrsal geli?meyi yaratacak büyük tarymsal konjonktür maalesef ihtilal yüzünden akamete u?ramy?tyr.

Köylere yardym ady altynda hala köy konaklary v.b. yatyrymlara para ayryla biliniyor. Aslynda köylere hayvan da?ytymynda oldu?u gibi bu harcama kalemleri ekonomiye yönlendirilse daha iyi olmaz my?

Mutlak daha iyi olur, mutlak daha iyi olur yalnyz tabii bu meseleyi ?öyle dü?ünmek lazym köy konaklary tabii bir köyde gereklidir ama daha çok tüketime dönük üretime dönük de?il üretime dönük faaliyetleri yürütmek için evvela hayvancylyk politikasynyn o iktidaryn o iktidar hangisi ise onun hayvancylyk politikasynyn izlenimleri olarak köylere intikal etmesi lazym. Bu bizim Çankyry’ya ait bir meselesi de?il. Türkiye’de hayvan politikasynyn Çankyry’ya ne kadarynyn intikal edece?ini sa?lamak lazym

Sayyn Ok'un ve arkada?larynyn çektikleri sykyntylaryn boyutunu ben biraz olsun biliyorum, bu sykyntylardan (Çankyry ile ilgili) en önemlileri nelerdi? Bu problemler bu gün hala devam ediyor mu?

Evet hayat devam ettikçe problem devam eder. Problemi halledersin ba?ka problem çykar, onu halledersin ba?ka problem çykar. O Ça?yn o yyllaryn, o asryn problemleri de?ilse bana göre problemler devam eder. Ama Çankyry’nyn en büyük problemi istihdam problemi yani Çankyry’yy göçten kurtarma (N.Derelli araya giriyor. Yani ki?iyi do?du?u yerde doyurma) en güzelini sen tabir ettin. senin ifaden daha do?ru do?du?u yerde doyurma i?te i?sizli?i önleme Çankyry insanyny Çankyry’da i? sahibi kylabilmek, ben bunun için çok mücadele etti?imi sanyyorum. 1969 yylynda Süleyman Demirel Ylk defa Ba?bakan olarak Çankyry'ya geldi?inde Çankyry hükümet kona?ynyn balkonuna çykty?ynda hiç benim bilgim olmadan, hiç benim te?vikim olmadan Çankyry halky hep bir a?yzdan fabrika istiyoruz fabrika istiyoruz diye ba?yrmaya ba?lady. Demirel kyp kyrmyzy oldu bana bakty ne yapaca?yz anlamynda o zaman zarfynda bir süt fabrikasy aklymda var gibiydi. Süt fabrikasy deyin dedim. Ve Demirel Süt Fabrikasy müjdesini verip gitti ama bu i? benim üstümde kaldy. Ama çok u?ra?tyk Allah’a çok ?ükür olsun fabrika ve onun yany ba?ynda yem fabrikasyny kurduk ve yanyna teknik tarym okulunu açtyk. Ve ben süt fabrikasy yapylaca?y syrada Kembaly Ra?it’in yerini metre karesi 4 liradan aldyrdym. Bakan Bahri Da?da?’dan onu aldyrttym ve teknik tarym okulu kurulmu? oldu.

Çankyry adyna en güzel ?u i?i yaptyk diyebilece?i neler var?

Yok ben yani Allah’a ?ükür olsun imkanlarym dahilinde memleketim için mümkün olabilen ne varsa yapmaya çaly?tym. Ama ba?aryly olarak ve çok mutlu olarak duydu?um meselenin en ba?ynda bu silah fabrikasy yani a?yr sanayi teçhizat fabrikasy. ?u anda 450, 500 Çankyryly çocu?a i? sa?lamy? 500 aile ondan ekmek yiyor. Ondan sonra yany ba?ynda demiryolu makas fabrikasy orada hiç yoktan Çankyry’yy besleyici noktalardan bir tanesi ve yanyna o günden 25/30 yyldan beri hiçbir ?ey ilave edilememi?. Süt fabrikasy özele geçmi? ama yinede 25/30 ki?i çaly?yyor. Yem fabrikasy öyle. Daha sonra özelle?mi?. Benim için Sanayi çok önemlidir. Daha sonra 500 konut a?lar kayanyn oraya orasy bir mahalle oradan geçerken büyük bir mutluluk duyuyorum. Belediyede iken yapylan o yollar vs. görevimizdi yaptyk. Ama çok kar?yma çykan zihniyetler, kar?yma çykan insanlar oldu tabii bir mücadele varsa her ?ey olacak.

Çankyry'nyn ekonomik ve sanayi durumunu nasyl de?erlendiriyorlar?

Çankyry’nyn ekonomik ve sanayi durumu bir kere Çankyry’nyn Ankara’ya yakynly?y bir yönden avantajydyr, bir yönden dezavantajydyr. Buna çok dikkat edilmesi gerekir. Bu dezavantajlary mümkün oldu?u kadar avantaj haline getirmeye çaly?acaksyn. O yönden Ankara Çankyry yolu çok önemli idi. O yapyldyktan sonra biraz daha Çankyry’da geli?me yönü geni?lemi? ve muayyen bir noktaya ula?my? durumdadyr. Ondan sonra bu arada Çankyry’da i? sahasy çok önemli yine Ankara’nyn Beypazary falan gibi Ankaralylaryn ziyaretten memnuniyet duyaca?y bir hale getirilmeli (Çankyry), çok eski anylarymdan bir tanesi bundan elli sene evvel ben ortaokul ö?rencisi iken, Ankara’dan Çankyry’ya tenezzüh treni giderdi. Ady tenezzüh treni, sabahleyin Ankara’dan 5:30 da kalkan tren alty saatte Çankyry’ya varyyordu. Saat on bir gibi Karaköprü bahçelerine falan gidip piknik yapyyorlardy ak?am altyda yine trene binim gece 11-12 gibi Ankara’da oluyorlardy. Bundan elli sene önceki Türkiye’nin meselesi idi. ?imdi bu da olabilir. Sonra bu tavukçuluk, sebzecilik gibi Ankara yakyn oldu?u için o dezavantajyny o ?ekliyle oradan imal edeceksin, yeti?tireceksin, üreteceksin Ankara’ya getireceksin.

Yine bir kö?e yazarymyz ve hem?erimiz Turgut Reis Soruyor:

Çankyry için en çok yapmak isteyip de yapamady?y yatyrym, i?, vs.ler nelerdi acaba?

Çankyry için yapmayy o zamanki devirde bundan 25 sene önce Türkiye’nin imkanlary daha kysytly, ?imdiki gibi ekonomik durumu daha müsait olmamasyna ra?men, yapylabilmesi mümkün olabil ilen i?ne ile kuyu kazar gibi yapabildi?imizi sanyyorum. Ama çok üzüntü duydu?um bazy meseleler yarym kalmy?tyr. Hükümet Binasyny yaptyrmayy dü?ünüyordum. 12 Eylül Yhtilali oldu daha sonra takip etmediler. Hükümet perim peri?an bir durumda kaldy. Halbuki ben onu müsabakaya çykararak yary?maya çykararak çok mükemmel bir hükümet binasy projesi yaptyrmy?tym. O akim kaldy o içimde uhde bir, içimde ikinci uhde, hemen hükümet binasy yanynda ?imdi Hamdi Çivitçio?lu’nun ?arküterimi ne yaptylar. Orasy bir konferans salonu, tiyatro, sinema içtimai sahada memleketi doyuracak bir yer olarak yaptyrmy?tym orayy sinema ve tiyatro salonu bu çok önemli sosyal hayatta. O da ?imdi yeti?medi öyle kaldy. ?imdi ?arküteri vs olarak kaldy in?allah düzelir. Yanyna otel yaptyrmy?tyk. Orasy resmi daire haline geldi. O da ortadan kalkty. Bunlardaki üzüntülerimi söylüyorum. Bunlary projeksiyona ba?layyp imajyny etti?im fakat yerine getirmek üzere çaly?mama ra?men bu veya ?u ?ekilde engel bir engelde kitabymda yazdym. ?imdi konu?urken çok daha dikkatli konu?uyorum ben ömrümün sonuna kadar konu?aca?ym çünkü bu mesele çok önemli tekelin arkasynda tekelin garip garibanyn evleri, dayym öz dayym Hasan’yn evi dahi, o Salepçilerin evi, Burhan Erdo?an, Cevdet Darende isimler hep kafamda Mehmet Yzmirli falan onlaryn evlerinin hepsini kaldyrdym Özel Proje yaptyrdym burada o zaman Ymar Bakanyyym Yller Bankasy emrimde Ça?yrdym ve çok güzel proje yaptyrdym. Yçinde küçük bir butik otel, küçük bir cep tiyatrosu, sinemasy, yürüyen merdiveni, dükkanlary, yazyhaneler, bürolar, pastane, restoran yani Çankyry’nyn kalbi ?imdi o benim dedi?im proje orda ?imdi kalmy? olsaydy inanyr mysyn, bunu çok dikkatli konu?uyorum. Bu gün Ankara’dan her gün Beypazary’na gider gibi yüzlerce insan oraya gidip dola?yrdy. ?imdi gidip o otele, otel var Allah’a ?ükür olsun. Güzel bir ?ey olmu? iyi ama onun dy?ynda oturacak bir yer yok. Ve bunu yapmadylar. Yapmadylar. Bunu sistematik olarak iptal ettiler.

Sizden sonra gelen Çankyryly hangi vekil ve bakanlarla Çankyry ile ilgili hangi isti?areleri yaptynyz ve bunlaryn sonucunda Çankyry’myza neler yapyldy acaba?

?imdi ben, muayyen devirleri görmü?üm. Muayyen günleri acysyyla tatlysyyla ya?amy?ym. Benim hiçbir emelim, gayem, arzum iste?im memleketim dy?ynda bahse konu olamaz. Seçimle falan bir ilgim olmady?yna göre hepsi Çankyry’nyn geli?me sürecinde ne lazymsa onun pe?indeyim. Dolayysyyla 12 Eylül ihtilalinden sonra bizim i?imize son verildi?i günden itibaren, memleketimize milletvekili olmu?, belediye ba?kany olmu?, hangi zatlar varsa hepsiyle mümkün oldu?u kadar isti?are etmeye ve onlara bazen a?abeyleri gibi tavsiye etmeye çaly?yyorum ve çaly?tym. Hiçbir kyskançlyk hissim, hiçbir eski tabiriyle istirkak hissim olmadan bunlary yürüttüm ve yürütmekteyim. Yinede ?u anda hepsiyle iyi kötü u?ra?maya, çaly?maya elimden geldi?i kadar çaly?yyorum. Ama benden bir ?ey arzu eden benden bir bilgi sahibi olmak isteyen varsa daima kapym açyk. Her zaman zihnim açyk, kapym açyk her ?eye varym, elden gelen ne varsa yaparym. Çünkü her ?ey gelip geçici ama bizim Çankyry kalycy. Her ?ey gelmi? geçmi?, elli, altmy? seksen yyldan beri birçok milletvekilleri gelmi? geçmi?, belediye ba?kanlary gelmi? geçmi? ama sonunda seni anymsatabilecek eserin varsa onunla ya?arsyn. Aslynda meselenin asly esasy bu.

Çankyry’da a?yr sanayi mücadelesi isimli kitabynyn 11. sayfasynda A?yr Sanayi Fabrikasynyn yerinin Çankyry-Germece-Sülüklü mevki seçildi?i DPT Müste?arly?ynyn 31.07.1973 tarih ve 5659 sayyly yazylary ile belirlendi?i halde daha sonra neden Yaprakly yolu üzerine yapyldy?

Tercihim ?uydu, mümkün oldu?u kadar sanayi imkanlary Çankyry’nyn ba?ryna girsin Çankyry’nyn göbe?inde mesele halledilsin. E?er ?imdi sülüklü (Sülüklü karakolu bölgesi) meselesi olmu? olsaydy o zaman sanayi imkanlary için gelecekler sülüklü tarafyna fabrikalaryny kuracaklar, ne var yok gerisin geri Ankara’ya dönecekler Çankyry’yy hiç görmeyecekler. Çankyry ile hiç ilgilenmeyecekler, Çankyry’yy hiç görmeyen ya?ayan sanayiciler olacak. O sebeple o zaman Korgun Belediye Ba?kany yakyn dostum Rahmetli Dilaver BALBAY da çok evvelden istiyordu onun için Korgun’a yaptyrmayy dü?ündüm ki! Korgun-Ilgaz irtibatlydyr Zira Ilgaz’yn adamlary Korgun’da çaly?abilirler ak?am evlerine dönebilirler Korgun merkez olur Kur?unlu’nun adamlary Korgun’a gelip çaly?yp evlerine ak?am dönebilirler (merkez), Çankyry’nyn adamlary Korgun’a gelip çaly?yp ak?am evlerine dönebilirler (Merkez). Öylesine dü?ündük. Yani açykçasy Çankyry’nyn menfaati için dü?ündük. Ama ikinci sanayi bölgesi falan kurulmasy dü?ünülürse o zamanda Germece’ye kursunlar. Ama birinci sanayi yeri doyum noktasyna gelmeden ikincisi Germece’ye falan yapylmasyn.

Çankyry’myzyn Ildyzym'dan ve Hoca hasan köyü 1970-1977 yyllary arasy ö?retmenlik yapan ve ?u anda Belçika da ö?retmen olarak görev yapan Cansaati Org sitesi kö?e yazary, üstatlarymyzdan Sayyn Recep ÇIRIK bey, sizin yorgunlu?unuzu alma adyna eski anylarynyzy tazeleme adyna bakyn gönderdi?i elektronik posta mektubunda ne diyor.

Sayyn Ok;
Sizin delegeleriniz arasynda unutamady?ynyz insanlar vardyr. Bunlardan birisi de Çoban isimli Rahmetli Halil Ybrahim amcadyr. Mülakatyn havasyny biraz daha gülümseyece?imiz hale getirmek için aranyzda geçen anylardan birini veya bir kaçyny anlatyr mysynyz?
Biliyorsunuz ki sizi hem güldürür, hem de rahatlykla ele?tirebilir, Evet bir anynyzy hatyrlarsanyz anlatabilir misiniz?

Politik hayatta insanlaryn beraber oldu?u, münasebette oldu?u konu?tu?u görü?tü?ü Cumhurba?kany dahil köydeki en ilgisiz cahil insan dahi o atmosferde yer almasy lazym. Bir politikacy Cumhurba?kany ile konu?acak, meseleleri Görü?ecek, tarty?acak, ba?bakanla görü?ecek tarty?acak, konu?acak ama gelip seçim bölgesinde dava nedir, sykynty nedir, dert nedir ?ikayet nedir bunlary ö?renecek. Ben o tür ya?ady?ym için Halil Ybrahim ÇOBAN da benim Hocahasan köyünde en yakyn dostlarymdan birisiydi. Esprili, devamly meseleleri takip eden ve onun büyük arzusu, en büyük gayesi, iste?i Korgun-Hocahasan yani Korgun kur?unlu yolu idi. Bende onun tatly diline, güler yüzüne göre elimdeki imkanlary daima makine gücü olarak o tarafa yönlendirmeye çaly?tyk. ?imdi Korgun Kur?unlu yolu muntazam servis veriyor. (Nurettin Derelli araya giriyor) Recep bey özellikle rica ediyor bir anynyzy anlatyr mysynyz? Tabii çok fazla anym var ama özel olarak nasyl anlatayym yani ben onunda kar?ylykly devamly espriler içinde konu?urdum o konu?tu?u zaman bir dilekte istekte bulundu?u zaman etrafymyzdaki bütün insanlar yani bu milletvekili, bakanla nasyl konu?uyor diye gülerlerdi bende büyük bir tolerans içerisinde konu?urdum. (N.Derelli- Yani siz bir bakan de?il de bir arkada?y imi? gibi, synyf arkada?yymy? gibi) aynen, aynen. Benim Çankyry’ya geldi?imi duydu?u anda köyden binim do?ru Çankyry’ya gelirdi yine yandyk battyk bizim yol no’lacak arkada? diye ba?lardy o yandyk battyk bizim yol no’lacak sesi duyamazsan demokrasi olmaz i?te. Onun cevabyny vereceksin. O diyecek sen dinleyeceksin onun gere?i ne ise onu yapacaksyn.

Danimarka'da oldu?unuzu ö?rendik. Danimarka parlamentosuna bir milletvekilimiz girdi. Bir politikacy olarak politikaya girmek isteyenler 5 altyn kural diye sorsak hangilerini söylerdiniz.

Evet bu be? altyn kural neler olmaly, ?imdi girmi?, bir; do?ruluk ve dürüstlük. Yki; do?rulu?unu zamanynda ve yerinde söylemek, Üç; vatanda?y cahil, halim, tahsilli tahsilsiz diye ayyrmadan çok iyi dinlemek, Dört; memleketin meselelerini her gün yakinen iç politikada ve dy? politikada geli?meleri takip etmek, Be?; Seçim bölgende ihtiyaç manzumesi ne ise onun halledilmesi neye vabeste ise o bilgi, mü?ahede, tetkik kavramyny yürütmek.

Cansaati.Org sitesi üyelerinden bir okurumuz sayyn Hasan BAKIR Soruyor,

?imdiye kadar Çankyry’dan Bakanlyk yapanlaryn sayysy bir elin parma?y kadar yok. Siz ilimizin ?imdiki Vekillerini nasyl buluyorsunuz?

?imdiki milletvekilleri mi? (N.Derelli: evet ?imdiki milletvekillerini nasyl buluyorsunuz?) Ben siyaset sahnesine girdi?imden bu güne kadar bir tek mesele üzerinde çok dikkatle durmaktayym. O da demokrasinin var olabilmesi için seçim çok önemli seçilmi? me?ru hudutlar dahilinde ve kar?ylykly adalet duygulary içinde geli?mesi için ne yapylmasy lazym gelirse onun yapylmasynyn inancyndayym. Dolayysyyla ?imdi ?u anda seçilmi? milletvekilleri de memleketimiz tarafyndan seçilmi? oldu?una göre onlara ba?arylar dilerim. Onlaryn çaly?malaryny gücümün yetti?i kadar, aklymyn erdi?i kadar elimden geldi?i kadar yapabilmek faydam varsa onu yapmaya çaly?yrym. Onun için bunlaryn hepsi gelip geçici dönemler in?allah ba?arylary bol olur ve memlekette anylan hizmetleri yaparak meselelerini yürütmü? olurlar. Gayem arzum davam dü?üncem budur. Ve seçimle olmaly. Ama seçimler me?ru olmaly, ?imdiki seçim kanunu, siyasi partiler kanunu da seçimlerin daha elveri?li bir atmosfere girmesini sa?lamaly.

Sayyn Bakanym. Rahmetli karde?iniz Fahrettin OK’un ?air oldu?unu hatta bir iki ?iirinin ?arky yapyldy?yny biliyorum. Ama ?unu da biliyorum bu bir gen meselesi demek ki sizde bir ?airsiniz, hem de gizli ?airlerimizdensiniz. Bu gizli yönünüzü bizlerle payla?mak ister misiniz?

(Bu soru ho?una gidiyor ve gülümsüyor) ne ?iir mi söylemi?im! Daha önce gençlik dönemimde kaleme almy? oldu?um benimde birçok ?iirlerim var. Ama bunlary kitap haline getirmedim. Bazy toplantylarda hem?erilerim, dostlarym arkada?larym arzu ettikleri takdirde onlara kendi sesimle unutmady?ym noktalar ne ise onlary ifade etmek imkanyny buluyorum. Ondan teselli oluyorum, mutluluk duyuyorum. Aslynda yazmy? oldu?um “ÇANKIRI-VYYANA ARASINDA” ki kitabynda arkasynda sonunda bir ?iirim var. Onunla meseleleri mümkün oldu?u kadar kendime göre co?ku edasy içerisinde anlatmaya çaly?tym.

Özel bir soru daha sormama müsaade eder misiniz; Kaç çocu?unuz var ? Onlarla aranyz nasyl? Onlara kar?y iyi bir babamysynyz? Anneleri ile aralary nasyl, annelerini görevinden dolayy özlüyorlar my?

Allah ba?y?larsa iki tane o?lum var. Büyük o?lumun ady Süleyman Tulu? OK, Süleyman babamyn ady Tulu? da modern olarak güne?in do?u?u demek. Di?eri de Cevat Tansu OK. Cevat Kayyn Pederimin ady, büyük o?lum iyi bir tahsil yapty. Ankara’da Ankara Kolejini bitirdi, daha sonrada Viyana’da okudu Ortaokulu orada bitirdi. Lisenin ikinci synyfyndan sonra Türkiye’ye dönüm tekrar Ankara Kolejine devam etti liseyi orada bitirdi. Sonra ODTÜ Elektrik-elektronik mühendisli?ini bitirerek mühendis oldu. Daha sonra Amerika’ya gidip i?letme mastyry yapty döndü Koç ve sabancy gibi holdinglerde çaly?ty. En son Bilkent Üniversitesi Y?letme Fakültesi ö?retim üyeli?i yapmaktadyr. Di?er küçük o?lum Ankara kolejini bitirdikten sonra Viyana’da liseyi üniversiteyi bitirdi mastyryny Viyana’da verdi. Ondan sonra me?hur dünya firmasy Profterngembyl’a komputer uzmany olarak girdi. ?u anda Ysviçre-Cenevre’de çaly?yyor. Annelerine babalaryna bir Türk ailesinin hüviyeti içerisinde sevgilerini saygylary sonsuz. Anneleri ?u anda büyükelçi olarak Danimarka’da bulunmakta bu sebeple görü?meleri fazla olmuyor ama telefonla görü?üyorlar. Bende zaman zaman Ankara’ya geldi?imde büyükle, Cenevre’ye gitti?imde küçük o?lumla görü?üyorum.

Hiç Yarene Katyldynyz my? Yani Yaren oldunuz mu? Tabii konumuzdan dolayy fahri yarenlik ayry:

Benim belediye ba?kany oldu?um syrada yaren meselesini düzenleyen adamym ben. Yaren, ama bizim o dönemimizde ?imdiki resmi de?il, yareni bilen, oyun havalary bilenler oynayanlar vardy, her on be? günde bir bu toplantyyy yapyyorduk. Postacy Kadir vardy, bir de Hüseyin ERBYL vardy öyle mi (evet) Atilla Erbil’in a?a babasy, onlar Çankyry havalaryny oynarken ben büyük zevk duyardym. Sonra biz kendi aramyzda bu syra var ya her on be? günde bir birimizin evinde syra düzenliyorduk. Y?te o yaren meselesi oyunlar vs hepsini yapyyorduk. resmi durumda de?ildi, (Burada Sayyn Ok yaren’in ?imdiki haliyle dernek haline getirilmedi?ini kastediyor) ama her on be? günde bir toplanty düzenliyorduk.

Bu gün mevcut olmayan, yykylmy? tarihi bina ve mekanlardan hatyrladyklarynyz var my?

Bu gün mevcut olmayan yykylmy? tarihi bina! Çok üzülerek ifade edebilece?im bir ?ey yok. Ama yani sel felaketi oldu?u zaman birçok evler falan yykyldy. Tarihi yapy anlamynda büyük bir kayyp hatyrlamyyorum. Ta? mescidin bakymy vs yok ama halen duruyor.

Peki Bu gün unutulmu? geleneklerimizden hatyrladyklarynyz var my?

Unutulmu? geleneklerimizden hatyrlady?ym çok var. E?er açyk söylemek lazym gerekirse, mü?ahedem odur ki, görü?üm odur ki, de?er yargylary, kyymet hükümleri benim ya?ady?ym yyllara göre çok zafiyete u?ramy?tyr. Arkada?lyk, hem?erilik, milliyetçilik, gibi kavramlar eski birbirine ba?lam yaratan kuvvetli çizgilerini maalesef ço?u kez kaybetmi? durumdadyr. Halbuki bunlar bir cemiyetin esas nefes alaca?y noktalardyr.

Sayyn Bakanym sizi yordu?umuzun farkyndayyz, bu söylemleriniz elbet gelecek ku?aklara aktarylacak kaynaklarda yer alacaktyr. Bu anlamda amacymyza ula?mamyzda verdi?iniz katkyya te?ekkür ediyorum. Son olarak Çankyry insany ile tüm Çankyry’yy sevenlere, sevdirenlere, sevmek isteyenlere, söyleyece?iniz bir sözünüz var my?

?imdi Çankyry’yy sevmek tabiri, tabir olarak çok güzel, ama bunu edebiyat haline getirip yalnyz lafta, yalnyz sözde byrakan çok insan gördüm. Yani affedersin söylemesi uygun olmuyor ama karnyndan konu?up, kafasy ile konu?mayan kafasynda Çankyry sevdasy, Çankyry ba?lantysy, Çankyry sevgisi olmayyp ta devamly kullanarak kendisine bir adym daha siyasette, içtimaiyatta, yer nasyl edinebilirim u?ra?an insanlar çok gördüm. Maalesef. Yani bunu sermaye olarak kullanan. Bunu sermaye olarak kullanmayacaksyn ama gerçekten Çankyry’ya yararly bir hizmet yapabilirsen. Esas onun duasy öteki dünyada da ya?atacak bir durumdur. Onun için Çankyry’yy sevmek, Çankyry’yy sevmek, Çankyry’ya faydaly olmak, Çankyry’ya birtakym hizmetleri verebilmek için elbirli?i ile gönül birli?i ile hareket etmek.

Mehmet GÜL?EN soruyor: Malum oldu?u üzere biz bu mülakaty tarihe tanyklyk olsun diye yapyyoruz çok zevk aldy?ymyz bir tarafy da tarihin gerek bilim gerek edebiyat alnynda olsun geçmi?ten ders alyp gelece?e yönelmek, plan yapmak için bugüne kadar ki birikimleriniz, Çankyry’nyn bir noktadan buralara geli?ini gören ki?i olarak soruyorum, Çankyry’nyn makûs talihini yenmek için ne yapmalydyr, gençlere ne öneriyorsunuz.

Çankyry’da bizim ba?latty?ymyz sanayi mücadelesi devamly ayakta tutulmaly, kyymetlendirilmeli, geli?tirilmelidir. Yapylan tesislere bir tana, iki tane, üç tane eklenmelidir. Bundan her Çankyryly’nyn nasiplenece?ini söylemek istiyorum.

Bir de bunun yanynda Çankyry’da bir üniversite açylabilirse memleketin geli?me sürecinde çok ama çok faydaly olacaktyr. Elbirli?i ile Çaly?malyyyz.

Mehmet GÜL?EN: E?itim ve sanayi diyorsunuz kysaca

Evet

Nurettin Derelli – Size bu mülakat vesilesi ile kalbi te?ekkürlerimi arz ediyorum. Çok te?ekkür ediyorum. Saygylarymy sunuyorum.

Ayryca, mülakaty foto?raflayan ve ses kaydyna alan sevgili hem?erimiz Mehmet GÜL?EN beye ve eski resimleri temin eden Ybrahim ZENCYRCY'ye kalbi te?ekkürümü sunuyorum.

Eski resimlerin bir kysmy Aydyn DEMYRÖZ'ün Resimlerle Çankyry kitabyndan, bir kysmy Ybrahim ZENCYRCY'nin ar?ivinden alynmy?tyr.



Not: Mülakaty Çankyry tarihine 100 canly tanyk çalymasy kapsamynda hazyrlayan ve eme?i geçenlere te?ekkür ederiz. Mülakat Çankyry yakyn tarihi için ba?lyba?yna bir kaynak olmu?tur. Önemli konulary aydynlatmy? birçok noktaya parmak basmy?tyr. Lütfen sayyn Ok'la ortak bir anynyz varsa yada mülakat içinde zikredilen isimlerden bazylaryna ul?ama imaknyna sahipseniz siz de Çankyry Ara?tyrmalary sitesi sayfalarynda tarihe tanyklyk edin.

Ahmet GÜLŞEN

turgut_reis
Yetkili Üye


ÇANKIRI
223 Cevap
Gönderim - 18/02/2005 :  13:00:50       
  Bu mülakatı yapan Sayın Nurettin DERELLİ abiye ve mülakatta sorulan sorulara samimiyetle ve tutarlı bir şekilde cevap veren Sayın Bakanımız Nurettin OK beye teşekkür ediyorum. Allah daha nice ömürler versin.
Ayrıca nacizane sormuş olduğum sorularında kişisel olarak tam cevabını almış bulunmaktayım. Özellikle Ağır Sanayi konusunda yaptıkları değişiklik için teşekkür ediyorum. Düşünceleri gerçekten çok güzel bir düşünceymiş. Hakikaten eğer o zaman ağır sanayi sülüklüye yapılsaymış Çankırıyı görmeden gidecek bir çok insan olurmuş, ayrıca Korgun organize sanayisinin yeride düşünce ve uygulama bağlamında çok güzel bir yere kurulmuş hem yol üstü hemde atıl durumda kullanılamayan taştı, kayalı topraklar kullanılmış oldu.
Bu mülakata katkıda bulunan herkese teşekkür eder, saygılar sunarım.

Çayırpınar''lı  sayfa başına git

hasan
Çankırı Gönüllüsü


çankırı-ankara
299 Cevap
Gönderim - 18/02/2005 :  19:02:59       
  Çok güzel bir röportaj olmuş. Nurettin Beyi daha iyi tanıdık. Çankırıya yaptığı hizmetler için Nurettin Ok Beye, bu röportajı yaptığı içinde Nurettin Dereli Beye çok teşekkür.

Hasan BAKIR  sayfa başına git

Recep Cirik
Yetkili Üye


Gent
373 Cevap
Gönderim - 18/02/2005 :  21:15:33       
  Sayın Derelli
Ropörtaj oldukça başarılı olmuş.
Sizi yakinen tanıması ise samimi bir havada geçmesine vesile olmuş. Sayın Nurettin Ok Çankırı'mıza ismini yazdırmış bir hemşehrimizdir. Eğer Viyana'da olsaydı bu görevi ben üstlenecektim. Bu zor görevi başarı ile yerine getiren Derelli'ye. Sayın ibrahim Zencirci ve Mehmet Gülşen'e de teşekkür ederim.
Bu ropörtajda ses kayıtlarının da bulunması ayrı bir özellik katmış.
Sayın Bakanımıza sağlıklı günler dilerim.
Hocahasan - Korgun yolu, köy ilkokulu için teşekkür ediyorum. Köy konağı ve haman için Dünya bankasından ayrılan kaynakların heba olmasından dolayı da üzgünüm. Politikacılar görünür yatırım yaparlar. Oysa Hocahasan'a su göleti yapılsaydı veya Devrez çayı ıslah edilseydi(arazi sulama için) daha bayındır bir hizmet vermiş olmanın sevincini yaşayacaktık.
Belçika'dan selam sevgi ve saygılarımı sunuyorum

 sayfa başına git

izencirci
Yetkili Üye


Izmir
301 Cevap
Gönderim - 18/02/2005 :  21:27:05       
  GEÇİKMİŞ BİR İTİRAF VE ÖZÜR..!

Rahmetli büyükannem Zahide Yoğurtçu'dan çocukluğumda dinlemiş,hafıza nakşetmiş olduğum,sonraki yıllarda bize ders olması için anlatılmış olduğuna inandığım,"Darbımesel" olarak kalacak,Sayın Nurettin Ok'un yukarıda anlattıkları "Büyükler ne olacaksın diye sorduklarında Vali olacağım dermişim"cümlesi ile de doğruluğuna inandığım,büyükannem den duyduğum küçük bir anı-hikayeyi anlatmak istiyorum. Aradan geçen uzun yıllar nedeniyle eksiğim ve yanlışım varsa şimdiden özür dilerim.

Sayın Nurettin Ok çocukluğunda annesinden ayakkabı almalarını ama ısrarla ve de illa ki İsmet İnönü'nün oğlunun ayakkabısından olması için yoğun istekde bulunuyor.Rahmetli annesi;"Oğlum O koskoca İsmet Paşa'nın oğlu,sen ki Şekerci Süleyman'ın oğlusun,biz o ayakkabıyı nasıl alırız." der.

Büyüklerimiz bu anı-hikayeyi anlatırken örnek ve "idol" kişi olarak biz Çankırılı çocuklara hedefimizi gösteriyorlardı.Okuyup Nurettin Ok gibi olacaktık.Ben geç farkettim.
Ve ne yazık ki herkes NURETTİN OK olamıyor...
İyi ki varsınız Sayın Nurettin OK.
Sizi tekrar tanımamıza vesile olan Sayın Nurettin Derelli ve Sayın Mehmet Gülşen'e binlerce teşekkürler.
Saygılarımla.
İbrahim Zencirci

Düzenleyen - izencirci on 18/02/2005 22:43:54

 sayfa başına git

TahsinMelan
Yetkili Üye


Frankfurt
54 Cevap
Gönderim - 18/02/2005 :  21:55:03       
  Bu güzel, anlamlı ve sıcak sohbet Çankırı'yı, tarihini, tarihe damgasını vuranları bir nebze de olsa anmanın, vefa borcunu ödemenin göstergesidir diye düşünüyorum.

Bu görevi bugünlere kadar ifa etmemiş olan, üst düzey yetkilerini koltuk sevdası uğruna ikinci plana atan zevat-ı muhteremlerin, Çan Saati sitesinden “vefa borcu nasıl ödenir” dersini almalarını temenni ediyorum.

Sayın Derelli'yi, bildik demode söyleşi sınırlarını zorlayarak sergilediği, burama buram samimiyet kokan ve hissiyatın doruk noktalarının zorlandığı tarihi anları yalın bir dille bizlere aktararak bire bir yaşarmışçasına hissedebilmemize olanak sağlayan bu güzel söyleşisi için kutluyorum.

Unutmamak gerekir ki tarih, tarihi yazanların da tarihini yazacaktır. Güzel olan, bu kubbede bir hoş sada bırakabilmektir. Sayın Ok. Çankırı Çankırı olduğu sürece adın her daim anılacak, sadan yankı bulacaktır. Allah sağlık ve uzun ömür versin.

Saygılarımla

MELAN  sayfa başına git

izencirci
Yetkili Üye


Izmir
301 Cevap
Gönderim - 19/02/2005 :  08:37:19       
 

NURETTİN OK ve ARKADAŞLARI
Çankırı Gençlik Kulübü Futbol Takımı
13 Temmuz 1946
(Soldan sağa)... ...,Ayhan BAŞER,Sabri ÖZKANLI,... ...,İhsan ERSUNAN, NURETTİN OK, İhsan SUNGUR(gıdilli İhsan)
(Oturanlar)Ahmet YAZIHAN... ...,... ...,Esat GERÇEK,Hüseyin ŞARKLI,... ...,... ...,

Not:Nokta nokta geçen bölümlerdeki kişilerin isimleri hatırlanamamıştır.Bu kişileri tanıyanların ilave etmeleri rica ederim.
Aydın Demiröz'ün Fotoğraflarla Çankırı Albümünden.

 sayfa başına git

MuratGonenc
Okur


Çankırı
5 Cevap
Gönderim - 20/02/2005 :  20:08:14     
  Son 25 yıldır unutulan, bir köşeye atılan değerli insan Nurettin Ok beyin söylediklerini, yaptıklarını bir kere de kendi dilinden duydukça ve gördükçe bir kere daha hayıflandım. Bu değerli siyaset adamının ardından gelen/ /pek çok siyasetçi, diliyorum kıssadan hisseleri alırlar.

Sayın Nurettin Ok, bu güzel ve samimi düşüncelerinizden ve memleketimize olan hizmetlerinizden dolayı size teşekkür ederim. Siz yaşınıza rağmen sizden sonraki bütün milletvekillerimizden daha çok iş yapabilecek dinamik ve yetenektesiniz.

İlk seçimlerde milletvekili olmanızı çok istiyorum. İnşallah bu teklifimi düşünürsünüz. Size uzun ömür diliyor saygılar sunuyorum.


Düzenleyen - MuratGonenc on 20/02/2005 20:14:57

Murat GÖNENÇ  sayfa başına git

izencirci
Yetkili Üye


Izmir
301 Cevap
Gönderim - 22/02/2005 :  09:51:30       
  Sayın N.DERELLİ soruyor:
"İlk okula başladığınız yıllardaki okul arkadaşlarınızın ismini hatırlıyor musunuz? Bunların içinde en iyi anlaşabildiğiniz arkadaşınız kimdi ve o dönemden yaşayan arkadaşlarınız var mı?"
Sayın Nurettin OK cevap veriyor:
"Okul arkadaşlarımın hepsinin ismini bilmekteyim. Eğer sınıfta 30 öğrenci, 40 öğrenci varsa hepsini ama hepsini uzun yıllar hiç unutmadım ve hepsini belleğimde taşıdım. Bunların içinde çok iyi anlaşabildiğim insanlar vardı. Yani Eyüp Topçu diye bir arkadaşım vardı. (Nurettin Dereli: Şu anda İzmir’de ikamet ediyor değil mi?)"

Yukarıdaki bu bilgilerden yola çıkarak, "araştırmacı cansaati üyesi" sıfatıyla Sayın Eyüp Topçu'ya İzmir de ulaşarak, 19 yıldır görüşemeyen iki eski dostu cansaati sayfalarında, 1946 lardan kalan solmuş fotoğraf karelerinde buluşturmanın hazzı ve mutluluğunu yaşıyoruz.
Sayın Eyüp TOPÇU çocukluk arkadaşının bu mülakatını ve sesinden anlattıklarını dinlediğinde gözlerindeki buğulu mutluluk ve bizlerle paylaştığı bu fotoğraf kareleri yarım yüzyıldan fazla olan dostluğu anlatmaya yetiyordu.


TAŞ MEKTEP ÖNÜ HATIRASI...
Soldan sağa:Nevzat EMGEN (Jan Gn.Kom. Emekli Genel Sekreteri), Eyüp TOPÇU (Milli Eğitim Bak.Emekli Baş Müşavir),NURETTİN OK, hatırlanamadı,Suphi YİĞİT


Düzenleyen - izencirci on 23/02/2005 23:46:36

 sayfa başına git

Sadık Softa
Yetkili Üye


Çankırı
59 Cevap
Gönderim - 24/02/2005 :  18:44:14       
  Nurrettin Ok ismi, Çankırı adıyla özdeşmiş durumdadır ve unutulmak şurada dursun, hala akıllarda ve günlük konuşmalarda ismi geçen çok önemli bir şahsiyettir. Son dönem Çankırı tarihine ismi silinmemek üzere kazınmıştır.
Rahmetli Kemal Atakurt'tan, Rahmetli Halit Emekliden ve Rahmetli Mehmet Evci'den (Allah Rahmet eylesin, nur içinde yatsınlar) Sayın Ok'un siyasete atılışı, Çankırı için verdiği savaşı çok dinledim. Bunlar hep Sayın Ok'un nasıl bir kıymete haiz olduğunu, bırakınız Çankırı'yı, Türkiye tarihinde bile çok kıymetli bir kişiliğe sahip olduğklarını hep dile getirmişlerdir. Bugün bile pek çok sahada, Çankırı'nın sosyal ve ekonomik altyapısının Sayın Ok tarafından gerçekleştiği açık seçik bilinen bir gerçektir. O Çankırı isminin hemen yanına imzasını atmış, kıymetli bir memleket evladıdır. Ne mutlu ona.
Bizler de vefa borcu olarak sadece teşekkür edebiliyoruz. Teşekkürler Sayın Ok. Çankırı'ya yaptıklarınz ve hala Çankırı'yı düşündüğünüz için.

Sadık Softa  sayfa başına git

makav
Çankırı Gönüllüsü



202 Cevap
Gönderim - 25/02/2005 :  16:46:30     
  Nurettin Ok büyüklerimizden bildiğimiz Çankırı için hele o zamanlar şartlar daha kısıtlı ve dardı büyük emeği geçmiş bir siyaset adamı.Kendisine teşekkür ederim. Allah sağlıklı uzun ömürler versin.
Bir şey dikkatimi çekti. Burda 2 sayın Milletvekili yazarımız. Neden kendileri gibi Mecliste bizi temsil eden büyüklerimiz hakkında görüş yazmıyorlar.

 sayfa başına git

milan
Yorumcu


ankara
85 Cevap
Gönderim - 27/02/2005 :  19:50:00       
  Bende büyüklerimden biliyorum doğal olarak.Döneminde kendini aşmış ve Bakanlık yapmış güçlü bir siyaset adamı Nurettin Ok.Ellerinden öpüyorum,Allah uzun ömürler versin.Bugünün siyasetçilerine belki ben yaşca çok küçüğüm ama böyle bir insanın birikiminden yararlanmalarını diliyorum.

 sayfa başına git

satilmis
Üye


bolu
1 Cevap
Gönderim - 02/03/2005 :  15:46:18     
  Bu güne kadar ismini ençok duyduğum Çankırı vekili. Yaptığı çalışmalarla Çankırı lıları kalbine ismini kazıyan bir Çankırı duayeni. düşünüyorum da sizinle aynı dönemde yaşamalıydım, belkide aynı okulda, aynı sırada. Sizinle beraber çalışmalıydım Çankırı için doyasıya.

SAYGILARIMLA...

SATILMIŞ DURLANIK

 sayfa başına git

b_ayhan
Yetkili Üye


Ankara
143 Cevap
Gönderim - 03/03/2005 :  15:22:28       
  Sayın Derelli !
Belkide bir Çankırı lının yapabileceğinin en güzelini başardınız. Tebrik ediyor ve kutluyorum. Sizdende bu beklenirdi doğrusu.
Saygıdeger Agabeyimiz Sayın OK hakkında söz söylemek bana düşmez ama görüyorumki rğprtajda taşları o kadar güzel yerine yerleştirmişki, tecrübesini, Çankırı sevdasını ve kendilerini tanıyabildiğim kadarıyla serpiştirdiği cümlelerle çok güzel, çok anlamlı ifadelerde bulunmuşlar. Altın topraga düşünce değerinden bir şey kaybedermi? Çok gümüşler geldi geçti ve Ok agabeyimizin parlaklığına bir grat bile yaklaşamadı. Allah'tan sağlık ve uzun ömürler dilerim kendilerine. Sayın Derelli yorulma devam diyorum ve tekrar çalışmalarınızdan dolayı tebrik ve teşekkürlerimi sunuyorum.
Bahattin AYHAN

Bahattin AYHAN  sayfa başına git

izencirci
Yetkili Üye


Izmir
301 Cevap
Gönderim - 08/03/2005 :  11:12:45       
  Çankırılı Bayanların Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun..!

Sayın N.DERELLİ soruyor:
Katkıları yönüyle bu gün kadınlarımızın toplumumuzdaki sosyal gelişimdeki önemi inkar edilemez bir duruma gelmiştir? Siz ve arkadaşlarınız Çankırı’nın siyasetini belirleyen kişiler olarak devri zamanınızda Çankırı içinde siyasette kadınlarımıza siyaset yapmaları için izin verdiniz mi ? verdinizse örneği var mıdır? Buna tanık var mıdır ?
Sayın NURETTİN OK cevap veriyor.
Var tabii yani kadınları Türk cemiyetinde çok daha değerli varlıklar haline gelebilmesi onların idareye yönetime katkıda bulunması benim tahsilli terbiyeli iki tane fakülte bitirmiş insan olarak en büyük idealim ve arzumdur. Ama kapalı toplum bu kapalı toplumda öylesine bir organizasyon yapma imkanı pek bahse konu olamıyordu. Ama Mesela bizim Mustafa ZİNCİRCİ’nin hanımı o zaman kadınlar kolu kurdurmuştuk onun hanımı kadınlar kolunun başkanı idi ve çalışmaları devam ettiriyordu. Onun gibi 3-5 tane hanımefendiyi bizim siyasi kanallardan meseleye agah olması için uğraş veriyordum. Dolayısı ile her hafta mahalle muhtarlarını belediyeye davet ediyordum. O zaman 11, 12 mahalle vardı onun yanı başında da hanımefendileri bulundurup onların görüşlerini de alıyordum. Çok iyi bir siyasi tablo yaşıyorduk. Parti kavgaları falan olmuyordu. Bizlerin meselesi Çankırı meselesi idi. Onlara nasıl imkanlar sağlarız bunlardı düşüncelerimiz.

cansaatinin araştırmacı üyesi sıfatı ile hem tanık,hemde kanıt olması için 1970'li yılların başlarında Çankırılı bayanların Başbakan Demirel'i karşılaması.Resimdeki bayanlar;Fatma Zincirci,Hatice Hanım,tokalaşan Rahmetli Refika Kıymaz,Zeliha Şahin

Düzenleyen - izencirci on 08/03/2005 11:17:11

Düzenleyen - izencirci on 08/03/2005 11:29:52

Düzenleyen - izencirci on 08/03/2005 20:31:35

 sayfa başına git

ayyildiz
Çankırı Gönüllüsü


ankara
129 Cevap
Gönderim - 12/03/2005 :  19:38:41       
  Kendisine ailesiyle sağlık ve esenlikte uzun ömürler dilerim.Görüşme çok doyurucu.Nurettin Beyede teşekkür ediyorum.İnşallah tanık sayısı yüze ulaşır.

Şaban AYDIN  sayfa başına git

korgun
Çankırı Gönüllüsü



231 Cevap
Gönderim - 19/03/2005 :  19:11:52       
  G

Düzenleyen - korgun on 23/11/2005 19:33:34

 sayfa başına git

Sefer Toruk
Çankırı Gönüllüsü


ankara
154 Cevap
Gönderim - 20/03/2005 :  14:44:41       
  Bu röportaj Nurettin OK'un Çankırı sevgisini açık açık ortaya koyuyor.
Çankırıya faydalı olmak için , öncelikle Çankırıyı çok sevmek gerekiyor.Hizmetleri için Değerli Milletvekilimize teşekkür ederiz.
Genç kuşağın tanıması için bu görüşmeyi yapanlarıda kutlarım.

(daco)Sefer TORUK  sayfa başına git

hasan
Çankırı Gönüllüsü


çankırı-ankara
299 Cevap
Gönderim - 24/03/2005 :  18:47:45       
  Eyüp Bey kendi köşesinde ÇANKIRI'NIN ÇAYIRPINAR KÖYÜ HAMAMI adlı yazısında bazı şeyler söylüyor , ben niye buraya değilde kendi yerine yazdığını çözemedim.Kendi yazısından birbölüm aktarıyorum.
***************
Şimdi, Sayın Nurettin OK'un 1973 seçimlerinde, Çankırı'nın bir başka köyünde karşılaştığım atraksiyonlarını hatırladım. Sitede kendisiyle yapılan röportajı okudum ve düşündüm. Devletin üst makamlarında onurlandırılmış bu insan hasbi ve samimi bir hizmet mi yaptı? Yoksa makamdan aldığı gücü nefsî mi kullandı?

Acaba, Çankırı'nın Çayırpınar Köyüne yapılan hamam, O'nun devr-i saadetlerinde mi yapılmıştı? Ödenek nereden, nasıl, kim tarafından tahsis edilmiş ve ödenmişti?! Sayın Nurettin OK, acaba, bakanlıklarının bütçesini, oya tahvil amacıyla batağa attı mı? Yoksa halkın emaneti olan paraları kuruşuna kadar yerinde harcadı, harcattırdı mı? Sayın Nurettin OK, acaba etrafında yararlanacağı bir çıkar çevresine, bir dalkavuklar zümresine izin verdi mi? Yeri gelince onların omzuna basıp irtifa kazandı mı, yoksa, dürüst bir siyasetçi olarak mı hizmet etti?

Elbette, bunların cevabını kendi vijdanında vermelidir. Ropörtajda bunlara hiç değinilmiyor. Siyasetin kalitesinden çok, eski yokluk ve yetersizlikler işleniyor. Aslında, ben olsaydım Sayın Milletvekilime 12 Mart muhtırasını, 12 Eylülü sorardım. 12 Eylülden sonraki sosyal ve kişisel gelişme ve gözlemlerini sorardım. Eski ve yeni kuşak siyasetçilerin farkını sorardım. Bir yere haksız tahsis yapmış mı, Demirel'den,diğer Bakan arkadaşlarından, partisinin milletvekillerinden kendisine haksız ve plansız, projesiz tahsisatlar için ödenek istenip istenmediğini, baskı yapılıp yapılmadığını sorardım. Demirel ve Ecevit hükümetlerinin, kendilerinin de Ankara'da olduğu 20 yıllık sürede, seçime üç beş ay kala, neden memleketin her tarafında olağan üstü yatırım ve faaliyetler yaptıklarını sorardım. Bunun planlı kalkınmayla ilgisini, bağdaşıklığını sorardım. Çankırı'ya yaptığı hizmetlerin dökümünü isterdim. Neden partisinin delegelerine ön seçimde "birinci sıraya beni, ikinci sıraya Sayın Arif Tosyalı'yı yazın" dediğini sorardım. Bu fırsatım olmadı. Ama, Çayırpınar Köyü Hamamından tahsil edilen oylarla ilgili bir bilgisi varsa, doğrusu vatandaş olarak ben de bilmek isterdim.
*********
Röportajı yapanada eleştiri var .ben hiç bişey demeden buraya taşıdım.

Hasan BAKIR  sayfa başına git

derelli
Yetkili Üye


ANKARA
201 Cevap
Gönderim - 25/03/2005 :  06:44:12       
  Sevgili Bakır,
Sn.Nurettin Ok ile yapılan reportaja gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ediyorum. Sn.Eyüp beyin konusunu neden kendi köşesinde işlediği kendisini ilgilendirdiği için buna girmiyorum. ama Sn.Eyüp beyin şahsıma karşı yapmış olduğu eleştiriyi uygun lisanla kendi köşesinde gereken cevabı verdim. o da sağ olsun verdiğim cevabı cevapsız bırakmadı mesele kapandı.Gösterdiği nezaketten dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. Diğer Çayırpınar köyü ile ilgili gündeme taşıdığı konuya Çayırpınar köyünün evladı olan sevgili hemşehrimiz Turgut Reis gerekli açıklamasını yaptı. şimdi bu ifadenizden hareketle bu yazıları aynen Sayın Nurettin Ok bey'le ilgili reportaj bölümüne aktarıyorum. Tekrar ilgine teşekkür ederek saygılarımı sunuyorum. Nurettin Derelli
Sevgili Eyüp bey ben Çankırı Merkez Çayırpınar köyünden Turgut ÖZKAN;
Ayrıca şunuda belirteyim Çayırpınar Köyümüz Çankırı İl Merkezine bağlı, Çankırının doğusunda bir köyümüzdür. (Kızılırmak köyü değildir)
İlgili habere konu olan Çankırı Çayırpınar köyü hamamı 1977-1978 yıllarında zamanın hükümeti tarafından köyümüz meydanına yapılan bizce luzumsuz bir yatırımdır. Bizim köye 2001 yılına kadar doğru dürüst içme suyu akmadı. 2001-2002 yıllarında birazda olsun akan içme suyu daha sonra ki yıllarda ve hala doğru dürüst akmıyor. Açılışları şaşalı yapılan yatırımlar açılışı yapıldıktan sonra unutuluyor. Bizler Çayırpınar Köylüler içme suyumuzu Uzay çağında başkent ANKARA'ya 145 KM uzaklıkta bir yerleşim yerine hala küflü Tanker ve varillerle Çankırı Merkezinden içme suyu taşıyoruz. Asıl konumuz olan Hamana dönenim; Bize söylendiğine göre o zamanın hükümetlerine artık Dünya Bankasındanmı? A.B.D. den mi bilinmiyor Çankırının çeşitli Köylerine HAMAM ve KÖY KONAĞI yapmak amacıyla verilen kredimi? hibemi? para verilmiş. Yalnız ama yalnız bu işler için kullanılacağı şartı varmış. O zaman hükümetide 1970 li yıllarda o civardaki en büyük köy olan (80-100 haneydi)Çayırpınar köyüne böyle bir yatırımı yapmışlar. Tabii olarak içme suyu bile olmadığı içinde bu hamam kullanılamadı. zamanla deforme oldu ve harebe haline döndü. Bizde düşündük Camiye yakın olan hamamın bir bölümü abdesthane bir bölümünüde Gasilhane olarak tadilat yaptırdık. Ha şunu da belirteyim büyüklerimizin söylediğine göre oy bakımından o zamanın bu yatırımı yapan siyasetçileri pek de rabet görmemişler. Keza başka partiler daha çok oy almışlar.
Çayırpınar köyü ve Çankırının birçok köyüne yapılan böyle ölü yatırımlar bana göre dışa bağımlılığımız bir emaresidir.
Allaha emanet olunuz....

Düzenleyen - turgut_reis on 24/03/2005 06:36:30

NE MUTLU TÜRK''ÜM DİYENE.*********
ÇAYIRPINAR KÖYÜ-ÇANKIRI

Yazan Konu
Yolcu
Yetkili Üye


Izmir
67 Cevap Gönderim - 24/03/2005 : 04:29:34
--------------------------------------------------------------------------------
ÇANKIRI'NIN ÇAYIRPINAR KÖYÜ HAMAMI

İki gün önce bir ulusal TV kanalında izliyorum. Yetkili diyor ki:" Türkiye'de 100.000 sokak çocuğu var. Filan Güney Amerika ülkesine dönüşüyoruz gittikçe... Zira o ülkede, sokak çocukları o kadar çoğaldı ki, büyük bir sosyal felaket ortaya çıktı. Kendi açıklamalarına göre dört milyon sokak çocuğunu öldürmek zorunda kaldılar. Biz de oraya doğru gidiyoruz!!!"

Arjantin ya da Brezilya demişti galiba bu ülkenin adını. Bir zamanlar yer kürenin bir yerinde yaşanmış bunlar.

Ülkemiz kapkaç olaylarıyla haşır neşir olmuş. Medyanın ve çarşı-pazarın,sergiledikleri her türlü lüksle iştahlarını açlıkları oranında bilediği birileri, otomobillerin camını patlatıp mimar hanımların çantalarını götürüyor. Çantasını vermek istemeyenleri ya mezara, ya hastahaneye yolluyor.

Ülkemizdeki her on kişiden biri, açık ve kronik işsiz.

İstatistikler yalan söylemiyorsa, 14 milyon karnı doymayan vatandaş var ve acil yardım bekliyorlar.

Kanal D adlı TV kanalı haftalardır, 19.00 haber bültenlerinde yüzlerce trilyonluk, katrilyonluk yanlış, yersiz, popüler yatırımların hikayesini anlatıp duruyor. Halkı kandırmak, seçmenlerin gözünü boyamak, memleketine iltimas geçmek için yüzlerce trilyonun nasıl çöpe gömüldüğünü belgelerle anlatıyor. Diyeceksiniz ki, anlatıyor da ne oluyor? Ben de aynen onu diyorum. Baksanıza, daha neler olsun?! Bu sosyal belâyı, bu yangını, bu içtimaî kanserleşmeyi görmüyor musunuz?

Adam spor bakanı olmuş. Kendi memleketinin her ilçesine olimpik yüzme havuzu yaptırmış. Spor salonu yaptırmış. Biri hariç, hepsi de inek barınağı olmuş. Gözün kör olsun desem, az gelir. İL dediğin de Çankırı ayarında bir il.

18-19 akıllı hırsız, akıllı kapkaçcı,akıllı dolandırıcı adam beceriksiz ülke yöneticileriyle oturup kalkarak, birer banka kurmuşlar. Halkın mevduatını, tasarruflarını toplayıp bir güzel yemişler. En az 45 katrilyon lira. Müfettişler İmar Bankasını incelemiş, Demirel başbakanken... Bir rapor yazmışlar Demirel'e, "burada kötü işler var," demişler. Demirel âdeta, "sanki ben bilmiyom mu?" demiş, kulak şapırdatmış. Ecevit'in başbakanlığında O'na da söylemişler yeni bir raporla. "Burada büyük yolsuzluk var!" "Daha önemli işler var," demiş Ecevit ve ortakları. "Başörtülü yurttaşların yurttaşlık ve insan haklarından, inandığı gibi yaşama ve ibadet etme özgürlüğünden tard edilmesiyle meşgulüz."

Bütün dünya hızla "organizatör devlet" modeline geçiyor. Artık devlet denen aygıt fabrikatörlük, sütçülük, çiftçilik, şarapçılık yapmıyor. Yurttaşlarının elini kolunu bağlayıp te'dip etmiyor. Onları iş yapmaya, üretmeye yönlendirip cesaretlendiriyor. Artık devletlerin kutsallığı, insanın (yurttaşın) kutsallığının önüne geçmiyor. Devlet, artık put olmaktan çıkarılıyor. Yurttaşlarına adil, demokratik, yapıcı hizmetler sunmakla görevli bir kurum olarak algılanıyor. Bir devletin, KUTSAL DEVLET KİSVESİ altında, birilerinin despot ihtiras ve emellerinin zulüm aygıtı olarak kullanılması kabul edilmiyor artık. Hep hesap soran, ama, hesap vermeyen devletler çöküyor. Dilençilikten, aşağılanmaktan kurtulamıyor. Demokratik, açık, şeffaf ORGANİZATÖR DEVLETLERİN ayakları altında zelil ve perişan oluyor. Bu tür devletleri, çiğnenip ezilmekten hiçbir hamasi eylem ve söylem kurtaramıyor.

Hem islâmi, hem fıtrî şeriata uygun olanı da bu. On yıl, yirmi yıl mahkemeleri süren; yapanın yaptığı yanına kâr kalan; zengine, itibarlıya, iltiması olana hukuk, geri kalana guguk sistemi dayatan devlete iyi , doğru ve adil bir ayar gerekir. Ve acilen gerekir. Yetkililerden hesap soran mekanizmalar gerekir. Kullandıkları yetkilerin hesabını en kısa zamanda verebilmeliler. Veremiyorlarsa cezalandırılmalı, itibarları sıfırlanmalı.

Bir devlet, vatandaşının parasını, toprağının yer üstü ve yer altı zenginlik kaynaklarını bırakın peşkeş çekmeyi, çarçur bile edemez. Elbet bunu yapanlardan Yaratan Hesap Gününde hesabını soracak. Yüce Yaratıcı'nın tek affetmeyeceği günah kul hakkı değil mi? Ama, O, buna rağmen alacaklı ve haklının malını ve hakkını ve tabii onları savunmasını da kutsal kılmıştır. Yani, malınıza ve hakkınıza tecavüz edenlere karşı mücadeleyi helal kılmıştır. Bu hakkı da insan olan herkese vermiştir. Halkın bu hakkını gaspedenler, halkın kisvesindeki kişiler olduğu için, insanlar, bu mücadeleyi yeterince ve başarılı sürdürememektedir.

Şimdi, şu siteden bile anlıyorum ki, Çankırı'lılar devlettin kendilerine el uzatmasını istiyor. Bir yakınlık, bir lütuf... Milletvekillerinden teveccüh bekliyor. İşte buna kahroluyorum. Bazıları ise şöyle diyor. "Ey hükümet, ey devlet! Yeter artık! Çankırı'nın hakkını Çankırı'ya ver!!!" İşte bu ses beni umutlandırıyor. Bugün hepimiz avazımız çıktığı kadar bağıralım. "Ey yetkili, yetkilerinin hesabını ver!"

Yetkililer, yetkileriyle yaptıkları tasarrufların hesaplarını vermek zorunda kaldıklarında, Türkiye'deki mevcut yolsuzluğun çılgınlığı epeyce uslanmış olacaktır. Türkiye'de üretilen gıdaların (sucuk, pastırma, çikolata, şekerleme, bal, tereyağı, yemeklik katı ve sıvı yağlar, ekmek dahil), yarısından fazlasının bozuk, kanserojen,hijyenik olmayan ürünler olması balığın kokusunun nerelere indiğini göstermiyor mu? Yurt dışına kaçmaların, hristiyan tuzaklarına düşmelerin altında hem kötü eğitim var, hem soygun ekonomisi var, hem sosyal devlet ve toplum olamama var. Ama, bunların hepsinin başında geçmiş iktidar ve siyaset adamlarının beceriksizliği, kötü niyeti, kayırmacılığı var. Her dolandırıcı ve hırsızın arkasında birileri yoksa niye hesap sorulamıyor?

Bu akşam TV'de sörf yapıyorum. Baktım, Kanal 6'da Kerim AKBAŞ adlı yönetmen-sunucu, adının Haber Dosyası olduğunu sandığım bir program sunuyor. "Az sonra", diyor, "Kimsenin yıkanmadığı Çayırpınar Köyü Hamamını izleyeceksiniz." Sakın bu Çayırpınar, bizim Çayırpınar olmasın diye geçiriyorum. İnallı Ballı'daki (Kızılırmak) köyümüz. Bekledim. Üç beş anons daha. Programın en sonunda gösterdiler ki, bu Çayırpınar, bizim Çayırpınar. Köye otuz sene önce siyasetçilerimiz bir hamam yapıvermiş. Güzel bir hamam. Ama köyün ne içme, ne kullanma suyu var. Köylüler sevinmiş, "hamam geldi ya, karada ölüm yok, artık suyu da gelir" demişler. Otuz yıldır su gelmemiş. Hamamın kurnaları kırılmış. Göbektaşı deforme olmuş. Kazanı çürümüş. Duvarlar dökülmüş.

Köylüler hamamın arka tarafındaki bölümü temizlemişler.Bari dirimiz yıkanamıyor, ölümüz yıkansın. Şurası Gasilhane olsundemişler. KÖylüye soruyor Programın Yönetmen-sunucusu Kerim AKBAŞ, niye kullanmadıklarını. Adamcağız: "Su yok kendimize, içmeye. Odunumuz yok, evimizde, ocağımızda yakmaya. Nasıl kullanalım?" diyor. Yine sunucu soruyor. "Sen yetkili olsaydın, yapar mıydın bu hamamı buraya?" "Yapmazdım!" diyor köylü. Bunu çok okumuş, üniversite bitirmiş adamlar yapar demeye gelen şeyler söyleniyor. Kerim Akbaş, elli yaşlarında görünen adama soruyor. Sen ne mezunusun? "İlkokul" diyor adamcağız.

Otuz senelik hamam. Musluklarından daha bir damla su akmamış. Mermer olukları kırılıp göbek taşının üzerine atılmış. Ve hâlâ Bayanpınarlılar, bugün bile sularını traktörlerle dışardan, Çankırı'dan getiriyorlarmış. Bir siyasî hem onlarla, hem temsil ettiği devletle dalga geçmiş. Kara mizah yapmış.VE KİMSE KİMSEDEN HESAP SORMAMIŞ. İŞTE KUTSAL DEVLET ve DOKUNULMAZ YETKİLİLER!!! Hayırlı, uğurlu olsun. Selçuklu'da, Osmanlı'da yükselirken hesap soruluyordu. Hesap sormalara su katılınca durakladı. Hesap sormalar terkedilince yıkıldılar.

O tarihlerde bende oralardaydım. (1975-1976) Kızılırmak Kalkınma Projesinden söz ediliyordu. Sayın Nurettin OK, bakandı. Sn.Selahattin KILIÇ'ta yanılmıyorsam Enerji Bakanı idi. Birlikte yöreye gelmişlerdi. Dört saat beklemiştim Bozkır Köyünün girişinde halkla, öğrencilerimle ve meslektaşlarımla. Ellerimizde bayraklarımız ve dövizlerimiz vardı. Yolun sağında dizilmiş bekliyorduk. Hafif soğuk bir gündü. Bekledikçe hafif soğuk ağır soğuk oluyordu. Beklemek zorundaydık, resmi yazıyla karşılamamız isteniyordu Sayın Bakanlarımızı. İnsan dizininin baş tarafında kurbanlıklar hazır bekliyordu. 7-8 kadar vardı. Kesildiler. Sn. Bakan OK, halka bir konuşma yaptı. "Ne kadar çok işlerini Ankara'da bırakıp geldiklerini, Sayın Enerji Bakanı Selahattin KILIÇ'ın yoğun programını bırakıp Çankırı'lılara lütfettiği kıymetli mesaisine teşekkürlerini sunduğunu; Kızılırmak ve köylerinin makûs talihinin değişeceğini, projede neler düşündüklerini" anlattı. Biz öğretmenlere sıcak ilgi gösterdi. Lütfedip tek tek ellerimizi sıktı. Hatırımızı sordu. O günler, hâlâ 12 Mart muhtırasının yüksek tansiyonunun memleketin damarlarında yaşadığı günlerdi. Sayın Nurettin OK, konuşmasında çocuklarımızı ve gençlerimizi solculuk ve kominizm moda ve tehlikesinden korumamızı öğütledi. Sıranın arkasından zayıf, avurtları çökmüş, başında eski bir kasket, asıl rengi çoktan solmuş bir yelek ve ceğet giymiş, 40-45 yaşlarında 1.70 boylarında bir köylü bağırmaya başladı:

"Noreddin Beğ, Noreddin Beğ! Çocuklar fakültede niye kavga ediyo? Bizi bilmeyo mu sanıyoğ? Sizin oğlanlarıngız, gızlarıngız okula mersedesle gideyo. Bizim oğlanlarıng, bizim gızlarıng giymeye garevlesi yook. Ceblerinde simit parası yook!"

Sonra ne olduğunu bilirsiniz. Sivil ve resmi (gönüllü ve mecburî) görevliler adamcağızı susturup uzaklaştırdılar. Sayın OK, güzel cevaplar verdi kalabalığa. Ama vatandaşın haklılığı da ebediyete kadar baki kaldı.

Şimdi, Sayın Nurettin OK'un 1973 seçimlerinde, Çankırı'nın bir başka köyünde karşılaştığım atraksiyonlarını hatırladım. Sitede kendisiyle yapılan röportajı okudum ve düşündüm. Devletin üst makamlarında onurlandırılmış bu insan hasbi ve samimi bir hizmet mi yaptı? Yoksa makamdan aldığı gücü nefsî mi kullandı?

Acaba, Çankırı'nın Çayırpınar Köyüne yapılan hamam, O'nun devr-i saadetlerinde mi yapılmıştı? Ödenek nereden, nasıl, kim tarafından tahsis edilmiş ve ödenmişti?! Sayın Nurettin OK, acaba, bakanlıklarının bütçesini, oya tahvil amacıyla batağa attı mı? Yoksa halkın emaneti olan paraları kuruşuna kadar yerinde harcadı, harcattırdı mı? Sayın Nurettin OK, acaba etrafında yararlanacağı bir çıkar çevresine, bir dalkavuklar zümresine izin verdi mi? Yeri gelince onların omzuna basıp irtifa kazandı mı, yoksa, dürüst bir siyasetçi olarak mı hizmet etti?

Elbette, bunların cevabını kendi vijdanında vermelidir. Ropörtajda bunlara hiç değinilmiyor. Siyasetin kalitesinden çok, eski yokluk ve yetersizlikler işleniyor. Aslında, ben olsaydım Sayın Milletvekilime 12 Mart muhtırasını, 12 Eylülü sorardım. 12 Eylülden sonraki sosyal ve kişisel gelişme ve gözlemlerini sorardım. Eski ve yeni kuşak siyasetçilerin farkını sorardım. Bir yere haksız tahsis yapmış mı, Demirel'den,diğer Bakan arkadaşlarından, partisinin milletvekillerinden kendisine haksız ve plansız, projesiz tahsisatlar için ödenek istenip istenmediğini, baskı yapılıp yapılmadığını sorardım. Demirel ve Ecevit hükümetlerinin, kendilerinin de Ankara'da olduğu 20 yıllık sürede, seçime üç beş ay kala, neden memleketin her tarafında olağan üstü yatırım ve faaliyetler yaptıklarını sorardım. Bunun planlı kalkınmayla ilgisini, bağdaşıklığını sorardım. Çankırı'ya yaptığı hizmetlerin dökümünü isterdim. Neden partisinin delegelerine ön seçimde "birinci sıraya beni, ikinci sıraya Sayın Arif Tosyalı'yı yazın" dediğini sorardım. Bu fırsatım olmadı. Ama, Çayırpınar Köyü Hamamından tahsil edilen oylarla ilgili bir bilgisi varsa, doğrusu vatandaş olarak ben de bilmek isterdim.Çünkü:

Yüzbin sokak çoçuğumuzun, ondört milyon açlık sınırındaki fakirimizin, işsizlikten bunalıma giren her on yetişkinden birinin vebali, oy uğruna, beş yüz nüfuslu susuz bir köye hamam yaptıranların boynunda hep asılı kalacaktır.

Düzenleyen - Yolcu on 24/03/2005 04:42:30

Düzenleyen - Yolcu on 24/03/2005 05:00:09

Eyüp

Hata/şikayet bildirimi

turgut_reis
Yetkili Üye


ÇANKIRI

111 Cevap Gönderim - 24/03/2005 : 06:31:37
--------------------------------------------------------------------------------
Sevgili Eyüp bey ben Çankırı Merkez Çayırpınar köyünden Turgut ÖZKAN;
Ayrıca şunuda belirteyim Çayırpınar Köyümüz Çankırı İl Merkezine bağlı, Çankırının doğusunda bir köyümüzdür. (Kızılırmak köyü değildir)
İlgili habere konu olan Çankırı Çayırpınar köyü hamamı 1977-1978 yıllarında zamanın hükümeti tarafından köyümüz meydanına yapılan bizce luzumsuz bir yatırımdır. Bizim köye 2001 yılına kadar doğru dürüst içme suyu akmadı. 2001-2002 yıllarında birazda olsun akan içme suyu daha sonra ki yıllarda ve hala doğru dürüst akmıyor. Açılışları şaşalı yapılan yatırımlar açılışı yapıldıktan sonra unutuluyor. Bizler Çayırpınar Köylüler içme suyumuzu Uzay çağında başkent ANKARA'ya 145 KM uzaklıkta bir yerleşim yerine hala küflü Tanker ve varillerle Çankırı Merkezinden içme suyu taşıyoruz. Asıl konumuz olan Hamana dönenim; Bize söylendiğine göre o zamanın hükümetlerine artık Dünya Bankasındanmı? A.B.D. den mi bilinmiyor Çankırının çeşitli Köylerine HAMAM ve KÖY KONAĞI yapmak amacıyla verilen kredimi? hibemi? para verilmiş. Yalnız ama yalnız bu işler için kullanılacağı şartı varmış. O zaman hükümetide 1970 li yıllarda o civardaki en büyük köy olan (80-100 haneydi)Çayırpınar köyüne böyle bir yatırımı yapmışlar. Tabii olarak içme suyu bile olmadığı içinde bu hamam kullanılamadı. zamanla deforme oldu ve harebe haline döndü. Bizde düşündük Camiye yakın olan hamamın bir bölümü abdesthane bir bölümünüde Gasilhane olarak tadilat yaptırdık. Ha şunu da belirteyim büyüklerimizin söylediğine göre oy bakımından o zamanın bu yatırımı yapan siyasetçileri pek de rabet görmemişler. Keza başka partiler daha çok oy almışlar.
Çayırpınar köyü ve Çankırının birçok köyüne yapılan böyle ölü yatırımlar bana göre dışa bağımlılığımız bir emaresidir.
Allaha emanet olunuz....

Düzenleyen - turgut_reis on 24/03/2005 06:36:30

NE MUTLU TÜRK''ÜM DİYENE.*********
ÇAYIRPINAR KÖYÜ-ÇANKIRI


Hata/şikayet bildirimi

derelli
Yetkili Üye


ANKARA

52 Cevap Gönderim - 24/03/2005 : 07:36:10
--------------------------------------------------------------------------------
Sayın Eyüp Bey,
Saygı ve hürmetlerimle, Çayırpınar Köyü sorunu ile ilgili düşüncelerinize katılmamak mümkün değil,bendenizde Çankırı Yerel Gazetelerinde birden çok defa bu köyün ve Satıyüzü köylerin su sorununu gündeme getirmeye çalıştım. memleketin gelir kaynaklarının hoyratça harcanmasında sizin düşüncenizden başkaca bir düşüncem olamaz, Sayın Ok'u eleştirebilirsiniz, hatta mülakatı yapan bendenizi de eleştirebilirsiniz bunda kendi fikirlerinize göre haklılık paylarınız da olabilir. ancak ben bana sataşma yapıldığı için size cevap vermek durumundayım zira reportajı yapan benim. ben olsaydım şunları şunları sorardım diyor ve beni töhbet altında bırakıyorsunuz olarak algıladım. bu algılamam yanlış ise lütfen bağışlayın. ancak, bendeniz Sayın Nurettin Ok'la mülakat yapmadan önce tüm okurlarımıza sormak istediğiniz sorular varsa ben falanca gün falanca saatte reportaj yapacağım sizlerin sorularını da yansıtacağım dedim. ayrıca sayın yöneticide gündeme getirdi. gelen soruları da aynen yansıttım. soru yöneltenlerden bir tanesi bu güne kadar dedi mi ki ben şu soruyu yöneltmiştim arkadaşım niçin sormadınız diye. Demekki reportaja ilgi duyanlar sorularını da yöneltmiş. Her zaman derim eleştiri sermaye istemiyor diye. aradan otuz sene geçmiş ve sizde o memleketin bir çocuğu olarak bu güne kadar neden sustunuz. eli kalem tutan dili laf çeviren birisi olarak bunları bu güne kada bir yerlerde neden gündeme gündeme getirmediniz şimdi bu ifadeleriniz benim merakıma mucip oldu. benim ölçülerime göre de buna muktedirsiniz. şimdi ben olsaydımla başlanızdaki sebebi anlamış değilim. Saygılarımla

Sayın Turgut ÖZKAN;
"Çayırpınar, Kızılırmak İlçemizin köyüdür" şeklindeki yanılgımı düzelttiğiniz için teşekkürlerimi sunarım. Kırlar yöresinde olduğunu siz söyleyince anladım. Ama bu eksik algılamam takdir edersiniz ki yazımın ana fikrini asla bozmuyor.
Samimi selam ve saygılarımla...

Sayın Derelli;
Her iki Çankırı eski milletvekiliyle yaptığınız ropörtajdan ötürü bilvesile sizi kutlarım. Yeryüzünde henüz hiçbir yazı ya da ropörtaj mutlak tam ve eksiksiz olmadı. Sizin sorularınızı gereksiz bulmuyorum. İki ayrı insanız. İki farklı ilgi ve düşünce gayet normaldir. "Ben olsaydım şunları da sorardım" demek, niçin sizin gibi değerli bir insanı töhmet altında bırakmak olsun? Aklımın köşesinden bile geçmez böyle bir şey. Benim ilgime, yapıma uygun yaklaşımımın böyle olacağını belirtmek istemişim. Hepimiz de aynı gözlükten bakmak zorunda değiliz ki! Bence güzel birer iş çıkarmışsınız site için. Amacım asla sizi incitmek polemikler yapmak değil. Benim yazılarımda eleştirdiğim asla kişiler de değildir. Ben yanlışın ve kötü eylemin karşısındayım. Haklı olarak, ("ne soralım" diye sitede duyurduk, niye bildirmediniz?) diyorsunuz. Gayet basit cevabı. Benim her çağrıya koşmaya elverişli olmayabileceğimi bilmelisiniz. İnsanoğlu, hem de çok sıklıkla, çağrılı olduğu ziyafetlere bile gidemiyebiliyor.
SONUÇ:Lütfen birbirimizi yanlış anlayıp yanlış yorumlara gitmeyelim. Ve lütfen bizi yeni çalışmalarınızla buluşturunuz. Saygılarımla...

Sayın Ali Yıldırım;
Sayın Hasan BAKIR Kardeşim;
Edebime yedirebilsem size hiç cevap vermeyeceğim. Size ne diyebilirim? Konu, Kerim AKBAŞ değil. Konu, hiç bir insan değil. Hatta eski milletvekilimiz Nurettin OK bile değil. Konu, yanlışlığın kendisi ve onun önlenmesini engelleyen siyasal, bürokratik, sosyal çarpıklık... Hani bir söz vardır. Üç çeşit adam vardır, der. Birinciler, sıradan adamlardır, sürekli şahıslarla uğraşırlar. İkinciler, akıllı kimselerdir, olayları-hadiseleri akıl süzgecinden geçirir, ölçer, tartarlar. Şeylerin künhünü kavrar ona göre yürürler.Üçüncülerse en akılı, en zeki kişilerdir. Onlar akıllıların aklını kullanarak iş yaparlar.
Şimdi ben bu programın yapımcısını hiç tanımam. Nereli olduğunu da bilmem. Sadece iki kez programını yarım yarım izlemişim. Kendi doğrultusunda adam gibi program yaptığını da gördüm. Hele TV'lerimizde program diye sunulan bir yığın rezaletin yanında gerçekten güzel program yapmış. Hadi diyelim bu kişinin aleyhinde söyledikleriniz haklı. O zaman da size; "Çayırpınar Köyüne hamamı Kerim Akbaş cebinden çıkarıpta mı koydu?" deme hakkım doğar. Gerçeği ve doğruyu, Allah yalnız peygamberlere ve velilere söyletmedi. Fıtri gerçekleri hrıstiyana da, mecusiye de, kıptiye de, hırsıza da, katile de söyletti. Yani, (2 kere 2, dört eder)i kimin söylediği değildir önemli olan Güzel Kardeşim. İki kere ikinin dört etmesinin doğru olup olmamasıdır önemli olan. Yani, orada hamam var. Hamam bir kişinin bile terini yıkamadı. Hiç kimse kimseden hesabını da sormadı. Gerçek bu değil mi?! (Bunu "gazlı bir reklam sever" kendi TV programında dile getirmiş. Sineksiklet bir yolsuzluk olduğu da malum. Ben de bunu gereksiz yere yazmışım.) İşte bunu diyorsunuz.
Çok yanılıyorsunuz.
Nefsi değil, akıllı olmanızı dilerim. Bir sivri sinek bile yakınlarımızdaki bataklığın habercisidir. Kaldı ki, ülkemizin bataklıkları yüzlerce katrilyon liraları çoktaaan aşmıştır. Günahın büyüğü küçüğü de cürmün cüssesiyle orantılı değildir. Yetimin minicik son umudunu çalanın günahı, bazen bir bankadan, ya da iş yerinden milyarlar çalandan daha büyüktür. Tenezzülât küçüldükçe, çürümüşlük büyür.
Saygılar...

Eyüp

 sayfa başına git

hasan
Çankırı Gönüllüsü


çankırı-ankara
299 Cevap
Gönderim - 25/03/2005 :  10:01:09       
  Önce yazacaksın sonra kılıf bulacaksın. Beyefendinin edebi yeseymiş cevap vermezmiş.Niye veriyodun o zaman!!!İkiyüzlülük ve riyadan kötü bir şey yoktur.Neyse eleştirin buyur yap.Uzaktan atış samimiyetsizliktir.Bayrak konusuyla ortalık çalkalanırken bana kalkıyosun hamam muhabbeti yapıyosunuz.
Nurettin Bey ben bu röportajları beğeniyle okuyorum.Acaba bu eleştiri yapanlar gidipte bir Allah'ın kulu Çankırılıyla görüşme yapabilirlermi.

Hasan BAKIR  sayfa başına git

forvet
Çankırı Gönüllüsü


İSTANBUL
153 Cevap
Gönderim - 25/08/2005 :  00:06:15       
  SAYIN OK UN OĞLU EN SON BİLDİĞİM SİYASETE GİRECEKTİ .ŞİMDİ NE YAPAR?

YILMAZ UZUN  sayfa başına git

ozguranil
Üye


kiev
1 Cevap
Gönderim - 22/10/2005 :  22:45:26         
  merhaba siteye yeni uye oldum hakkinda yasimizdan dolayi bilgi sahibi olamadigimiz insanlari tanidigimiz icin cok mutluyum site yoneticilerine sonsuz tesekkurler saygilar..

REZIL OLMADAN VEZIR OLUNMAZ  sayfa başına git


Forumda görüş beyan etmek ve yorum yapmak için üye olmanız gerekmektedir.
Yer alan ifadeler kişisel olup, hiçbir kurum ve/veya kuruluş adına görüş bildirilmez, bildirilse dahi kişisel kabul edilir ve yer alan her görüş yazarını bağlar. Site grup, cemaat, klik  vs bir sınıflama olmaksızın herkese açık olduğu için LÜTFEN POLEMİKLERE GİRMEYİNİZ, sadece kamuya sunacağınız bilgi ve görüşleri bizlerle paylaşınız. Yazılara yapılacak tenkitler edebi ve bilimsel formlar ve bilimsel etik açısından uygun olmalıdır. Kişilik haklarını ihlal halinde, hukuka, ahlaka aykırı görüş beyan edildiği ve ticari reklam yapıldığı durumlarda yazının yayınına izin verilmez. Kitap,dergi tanıtımları ticari sayılmaz. Yazılarınızda yaptığınız alıntılar (iktibaslar) için açıkça kaynak gösteriniz.

Çankırı Araştırmaları sitesi'
nde yayınlanmakta olan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının yada telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin —kısa alıntı ve tanıtımlar dışında— herhangi bir biçimde basılmaması, yayınlanmaması, editörlerimizin ve üyelerimizin kaynak belirtmeden herhangi bir alıntıyı sitemizde yayınlamaması önemle rica olunur. Kaynak belirtilmeksizin sitemizde yayınlanan alıntılar ve görüşler yazarlarını bağlar.

Kalite Anlayışımız:
Lütfen bildirilerinizi yayınlamadan önce yazım kuralları ve içerik açısından kontrol ediniz. Mümkünse önce word belgesi olarak yazıp denetleyiniz. Sonra kopyala-yapıştır yöntemiyle buraya taşıyınız. Dilimize gereken özeni göstermeyen ve kurallara uymayan bildiriler silinecektir.

   



Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle       © Çankırı Araştırmaları Sitesi hatsanat site yönetim sayfa başına git