Çankırı Araştırmaları Sitesi | Forumlar  
Çankırı Araştırmaları Sitesi  
Çankırı Araştırmaları Sitesinin 2002-2005 dönemi arşiv kayıtlarıdır.
 Arama Forumlar  Yazılar  Resimler  İletişim  
          www.cansaati.org
   
 

 

 
 Tüm Forumlar
 Ahmet DEMİRÖZ [Köşe Yazıları]
 
Çankırı'yı tanıtalım da, nasıl?
  Yazıcı Çıktısı /Yazıyı Bilgisayarına kaydet  

Yazan Önceki Konu Konu Sonraki Konu  
ademiroz
Yetkili Üye


istanbul
121 Cevap
Gönderim - 29/12/2004 :  21:45:12      
Çankırı'yı tanıtalım da, nasıl?


Tanıtım eksikliği, derneklerin birbirinden kopukluğu, Çankırı için fikir üretmeme...
Bu tür sözleri bugünlerde sıkça görmeye başladık sitede.
Cansaati ile ilk tanıştığım günlerdi. İkinci kuşak bir Çankırılı olarak, babamın ve annemin doğup büyüdüğü il hakkında bildiklerimi daha da artırmak için internette dolaşırken cansaati.org’a ilk girişimi yaptım.
Üye olmamın hemen ardından Sayın Ahmet Gülşen’e bir özel mesaj atarak, Çankırılı’daki dayanışma duygusunun eksikliğinden bahsettim. Sayın Gülşen de cevabında, bu konuyu foruma taşımamı önerdi.
Tarih 19 Temmuz 2003. Çankırılı’daki dayanışma duygusu eksikliğini, ferdiyetçiliği dile getirerek görüş istedim. Sadece ve sadece bir cevap geldi. Göndereni hatırlayamadığım cevapta, İstanbul’da derneklerin ve vakfın bulunduğuydu. Bir de aradan bir yıl geçtikten sonra aynı konuya bir şenlik duyurusu eklendi. Onun dışında ne bir görüş ne de bir öneri...
Tanıtımın önemine gelince... Bu konuda çeşitli kez görüşlerimi dile getirdim. Tanıtımın organizasyonlar aracılığıyla olacağını ifade edip, çeşitli öneriler sundum. Yine cevap yok.
Şimdi o yazıları, yayınlandığı günlerde pek dikkat çekmediğini düşünerek yeniden gündeme getiriyorum. Eğer, insanlarımız Çankırı’nın tanıtımında, gurbetteki derneklerin aktif olması konusunda samimilerse lütfen önerilerini yazsınlar.

Saygılarımla...


19 - 7 - 2003
Çankırılı'da dayanışma duygusu

Merhaba,
İstanbul’da yasayan bir Çankırılı olarak bir konuyu görüşlerinize sunmak istiyorum. Biliyorsunuz, İstanbul Anadolu'nun bir mozayigidir. Yurdumuzun her bölgesinden milyonlarca insan, bu metropolde hayat mücadelesi veriyor. Tam sayıyı bilmiyorum ancak, İstanbul’daki Çankırılı nüfusu da küçümsenmeyecek kadar çok. İstanbul’da herhangi birine 'Çankırılı insan nasıldır' diye sorsanız, cevaplar bizim açımızdan gurur vericidir. Herkes, Çankırılılar'ın vatanını milletini seven, kimseye zararı olmayan çalışkan insanlar olduğunu söyler. Ancak ben hemşehrilerimin yani Çankırı insaninin dayanışmadan yoksun ve kolektif çalışmaktan uzak olduğunu söylemek durumundayım. Nedense grup ve ekip çalışmasından uzağız. 'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' düşüncesindeyiz. Aileler içinde bile, baba evlatlarıyla, kardeş kardeşle birlikte çalışmaktan kaçar durumdayız. Böyle olunca da 10 milyonu aşan İstanbul’da sesimizi yeterince duyuramıyoruz.
Ekonomide, siyasette, eğitimde daha verimli olmak ve hak ettigimiz yerlere gelebilmek, ancak birlik ve beraberlik, dayanışma ile mümkündür. Hiç bir önyargı olmadan, şahsi çıkar beklemeden sadece Çankırı ve Çankırılılar için bir olalım, beraber olalım, dayanışma içinde olalım.
Konuyla ilgili tüm hemsehrilerimin görüşlerini bekliyorum.
Saygılarımla....


23 – 6- 2004
Tanıtım, tanıtım, ille de tanıtım

Sayın Hasan Pulur’un, Çerkeş Bedil köyündeki ağaç dikme törenini köşesine taşıdığı yazıyı okuduğumda içim kıpır kıpır oldu. Hemen aklıma 19 Nisan’da yazdığım ağaçlandırma ile ilgili yazım geldi.
Ne demiştim o yazıda?
“Bu sitede görüşlerini paylaşanlar, bu sitenin müdavimleri ve gurbette yaşayan Çankırılılar, Çankırı merkezden başlamak üzere her yıl belirli tarihte bir ilçede fidan dikelim. Eğer bunu başarırsak arkası gelir. Bugüne kadar ‘Çankırılı yapamaz’ denilen bir çok şeyi yaparız. ‘Ben varım’, eminim, ‘Ben diyenlerin sayısı, bu yazıyı gönderdiğim andan itibaren çığ gibi artacak.”
Peki ne oldu? ‘Ben varım’ diyenler çığ gibi arttı mı?
Maalesef...
Bir tek sayın Ahmet Gülşen, ‘Karatekin Orman Çiftliği’ projesini getirdi o kadar. Bunun dışında sanki kimse yazıyı okumadı. Ne görüş bildiren ne eleştiren...
Ben hâlâ bu konuyu düşündükçe heyecanlanıyorum. Nasıl heyecanlanmayayım. Diyelim ki, bu yıl Kurşunlu’da buluştuk. Belirlenen yerde fidanları diktik. Tanıştık, o fidanlarla dostluklarımız da, güzelliklerimiz de büyümez mi? Bir sonraki yıl daha büyük kalabalık Korgun’da, sonra Çerkeş’te, Sonra Atkaracalar’da...
Ne diyeyim, İnşaallah bir gün bu hayallerimiz gerçek olur...
****
Sevgili Fatih (Fatih Bayram), “Savaş Ay’lı A Takımı’nı Çankırı’ya getirelim” dedi. Kimseden ses çıkmayınca, gençliğin de verdiği heyecanla hemen ümitsizliğe kapıldı.
Fatih kardeşimizin bu teklifi üzerine projeler üretilmeliydi halbuki...
“Hangi etkinliği düzenleyelim de Savaş Ay’ı Çankırı’ya getirelim” diye.
Yaz dönemindeyiz; şenlikler, şölenler birbirini takip ediyor. Yanılmıyorsam, birkaç gün sonra da Atkaracalar’da Hoşislamlar Şenliği var. Böyle bir şenliğe Savaş Ay veya diğer TV programları davet edilse güzel olmaz mı? Veya özel bir Yaren düzenlense...
****
Hasan Pulur Hocam, köşesinde yazdı, Bedil köyünü binlerce kişi okudu. Bir TV programında böyle bir etkinlik yayınlansa yüzbinler tanıyacak Çankırı’yı.

izencirci
Yetkili Üye


Izmir
301 Cevap
Gönderim - 29/12/2004 :  23:20:04       
  Sayın Ahmet Demiröz'ün geçtiğimiz aylarda gündeme getirdiği önemli, ama çok çok önemli konuya,12.9.2004 yazdığım,uyarlama bir fıkrayı tekrar hatırlatmak istedim.


Çankırılı olmanın dayanılmaz ağırlığı...
Herkesin bildiği bir fıkrayı biraz uyarlayarak anlatmak istiyorum.
Fıkra bu ya; Cehenneme turistik tur düzenlenmiş, kazanların bulunduğu bölümden geçerken,tura katılanlardan birisinin dikkatini çekmiş, tüm kazanların başında eli tokmaklı(tokaçlı)bir zebani durmakta, sadece bir kazanın başında eli tokmaklı(tokaçlı)zebani yok, tura katılanlardan birisi hemen tur rehberine sormuş: "Niye bu kazanın başında eli tokmaklı(tokaçlı) zebani yok? "Tur rehberi cevap vermiş: "Bu kazanlar şehirlere göre ayrılmış, o gördüğünüz kazan ise ÇANKIRILARIN kazanı, onlar içlerinden yukarı çıkmak ve yükselmek isteyenleri ayaklarından aşağı doğru devamlı çektiklerinden boşu boşuna o kazana görevli tayin etmedik, bizim yapacağımızı kendileri yapıyorlar" demiş...

Hamiş:
Herşeye rağmen "BARDAĞIN YARISI DOLU"
Yürekten istersek herşey olur, yeterki isteyelim VAKIF-DERNEK değil, "Düğün, DERNEK kuralım. "Bir kişide kalsak yılgınlığa kapılmak yok.Kalan tek kişinin atacağı tohumlardan orman olmasada koru olur, fidanlık olur.
"Enseyi Karartmayalım"

Düzenleyen - izencirci on 29/12/2004 23:39:55

 sayfa başına git

inandikli
Yetkili Üye


istanbul
176 Cevap
Gönderim - 22/02/2005 :  09:47:31       
  fıkra da olsa böyle konular bir çankırılı olarak çok canımı sıkıyor.Ancak malesef yazılan çizilen söylenenlerle kalınıyor çankırı kendi mirasının değerlerinin bilincinde değil eğitimde pasif kalmış milletvekillerimiz ne iş yapıyor çankırılı üniversite öğrencilerine ne kadar destek veriyor ya da veriliyor önce bunlara cevap vermek gerek

Murat Karaca  sayfa başına git

forvet
Çankırı Gönüllüsü


İSTANBUL
153 Cevap
Gönderim - 10/07/2005 :  00:01:39       
  DERNEK KONUSU TARTIŞILIR . BEN İNANMIYORUM DERNEKLERİN SAMİMİYETİNE . KÖY DERNEKLERİ SAMİMİ AMA ÇANKIRI ADINI TABELASINA KOYAN ÇANKIRI ADINA HİÇ BİR ŞEY ÜRETMEYEN DERNEKLER SADECE SİYASİLERİN PROTOKOL GÖSTERİSİ YAPTIĞI GÖSTERMELİK AKTİVİTELER DÜZENLİYOR:
EĞER DEDİĞİNİZ ÇAPTA DERNEK OLSA BURAYI BOŞ BIRAKMAZLAR FAALİYETLERİYLE DOLDURUP TAŞIRIRLARDI.

YILMAZ UZUN  sayfa başına git

aakoc
Okur


istanbul
15 Cevap
Gönderim - 12/07/2005 :  10:23:16       
  Bir şehri ancak ürettiği mal , insan, turistik ya da tarihi değeri ile tanıtabilirsiniz. Belki de buna eklenecek bir kaç şey daha vardır.

Çankırı merkezli yapılacak şeyler var bunun için.. Çankırı dışında yaşayanların yapacağı şeyler.

Bu tanıtım bazen çağrışım üretmeklede oluyor, istemli yada istemsiz..Ama Çankırı maalesef hepsinden yoksun.

Rize/Çay.. Samsun/19Mayıs... Erzurum+Sivas/Kongre.. Amasya/Elma.. Denizli/Tekstil.. İzmir/İstila... Çorum/Leblebi.. Uzatmak çok mümkün hatta Kastamonu/Daşdüşebülü...

Ama Çankırı...
Sanayileşmeye öyle müsaitki oysa..Karadeniz hattı..Ankara yakınlığı...İstanbul ulaşımı..

Çankırıya sanayi sermayesi çekilmeli ve sanayileşmeli..Çankırı ürettiği mal ile adını duyurmalı..


Çankırı Ticaret ve Sanayi odası, bir reklam hazırlatsın... (Bütçesi için kaynak bulabilirse eğer..Muhtemelen de bulur.. Geçmiş dönemlerde turistik gezilere buluyorlardı çünkü)...
Televizyonlarda Organize Sanayi Bölgesini, buraya yapılan yatırımlara uygulanacak teşviği, işgücünü vurgulasın.. Her akşam, primtime da fazla değil bir kaç saniye bir kez dönsün.. Bakın Çankırı nasıl tanınıyor...

Ha, tanınmaktan maksat bu değil, insanlar bizi insanlığımız, dürüstlüğümüz adamlığımız ile tanısın diyorsak, kurduğumuz derneklerde bunu göstermeli, "Çankırı lı gibi adam " dedirtmeliyiz..E buda böyle olmuyor tabiiki... Ham hayal ve hamaset yerine herkese hakettiği değeri vererek ve "başımıza adam" seçebilmekle oluyor bunlar..

Eleştirilerimizi mertçe yapabilmekle oluyor. Birbirimizin "yakini" ve ahbabı olmamız yanlışlarımızı alınlarının ortasına çakmaya engel olmamalı.. Açık alanlarda kuzu sarması, arka planlarda düşman dedikodularla, arkadan konuşmalarla olmuyor.. Biz önce bu yolları katedeceğiz.. Kavgalarımızı her mecrada gerekirse hırçınca yapacağız..

Çankırı yı tanıtmak çok kolay...Asıl önemli olan Çankırılıyı "doğru" tanıtmak..

Bunun içinde manevi kaynağa ihtiyaç var.. Bu maneviyat ise "Yaren"in yoz kültürü ile asla dolacak görünmüyor..

"Yaren" fikrinin içini ya manevi değerlerle bezeyeceğiz, ya modası geçmişler çöplüğüne onu da atacağız..


Düzenleyen - aakoc on 12/07/2005 10:26:57

 sayfa başına git

ademiroz
Yetkili Üye


istanbul
121 Cevap
Gönderim - 12/07/2005 :  19:56:05       
  Sayın Ahmet Ali Koç,

Ben bu yazıyı aylar önce yazarken, sizin bugün gönderdiğiniz gibi gelecek cevaplar ve açılımları beklemiştim. Maalesef pek ilgi görmedi. Öncelikle cevabınıza bu yönden teşekkür ediyorum.
Söylediklerinize de katılıyorum. Öncelikle üreten olmalıyız ki, ilimizi tanıtalım.
Size katılamadığım nokta ise sanayi konusu. Üretim sadece sanayi ile olmaz diye düşünüyorum. Kanaatim, Çankırı öncelikle bacasız sanayi denilen turizm konusuna yatırım yapmalı. Tabii ki, sanayi de olmalı ama birçok bölgede örneğini gördüğümüz gibi, sanayinin gelmesiyle çevrenin yok oluşu gibi bir tehlikenin olmaması için ön tedbirler alınmak kaydıyla.

 sayfa başına git

makav
Çankırı Gönüllüsü



202 Cevap
Gönderim - 12/07/2005 :  23:36:48     
  Böyle bir aktüel sitede siz hiç Turizm müdürü veyada turizmle ilgili bir haber ve yazıya rastladınızmı ?
Çankırının doğru düzgün tanıtım broşürü yok ve bildiğim kadarıylan Çankırı müzesi halen 2. katta .Demek istiyorumki Çankırı performans göstermeyen meurlar yüzünden kendini tanıtamıyor . Partizanlık olmadan en başarılı olacak isimler bu makamlara getirilmeli. Eş dost akrabayla olmuyor . Ben kimseyi hedef almıyorum sadecene turizm konusunda bu anlayışla hiç bir şey yapılamaz diyorum.

 sayfa başına git

aakoc
Okur


istanbul
15 Cevap
Gönderim - 13/07/2005 :  11:30:13       
  Turizm , kabul edilmeli ki çok kolay ve temiz bir kazanç kapısı. Bunun için önce turistik değeri olan yerlerimiz olmalı. Bu varmı.? Turisti ilgilendirir tarihi değerlerimiz var mı?..
Bir yerin turistik olabilmesi için sanırım şimdiye kadar genel kabul görmüş özelliklere sahip olması lazım.. Çorum daki tarihsel derinlik bile o şehre turistik potansiyel kazandırabilmiş değil..Dolayısı ile "Çankırı da turizm" fikri eğlence dinlence turizmi olarak düşünülüyorsa o da sadece Ilgaz ile güdük kalır ve bunun il merkezi ve il insanına pratik katkısı olmaz..


Kimbilir, birileri çıkıp bir tren nostaljisi üretmek adına "Kara tren turizmi" organizasyonu yapar da entresan bir seyahat turizmi yapılabilinir.(Tabiiki çok uç bir öneriydi)

Velhasıl..Çankırı köylerindeki erime devam ediyor. Belki göç büyük şehirlerden vazgeçti ama, şehir merkezine doğru yönelmeler var..

Çankırı da kalıcı çözümün sanayileşme olduğunu ısrarla savunmaya devam ediyorum ben.. Sanayiden bahsedince is/pas ve kirlilik akla geliyor olabilir ama şu anda şehrimizde oluşmuş bir konfeksiyon işgücü var. Tahmin ediyorum şu anda çankırı da 1500-2000 civarında düz makinacı, ve diğer special makina kullanabilen eleman mevcut ve kapanmalar yüzünden şu anda işsiz..Sadece bu işgicüne sağlacak iş ile Çankırı'ya ayda takriben 1 Trilyon TL nakit akacaktır..Çankırı ,Mobilya, ev eşyası vs üretimi için ideal bir şehir aynı zamanda.. Ve hiçbir atık ve kirlilik yaratan kalıntısıda yok bu sektörlerin...


İtiraf edelim ki adı üstünde biz "kır" bir şehrin çocuklarıyız ve ne yazık ki adı "kır" olan başka bir şehrimiz gibi kapadokya sınıfına da giremiyoruz...

Ambalajında Çankırı adresi yazan her ürün Çankırı yı tanıtmaktır.. Hatta gururla bir de "MADE IN ÇANKIRI" yazabiliyormusunuz...

Köçek namelerinin sesi,
tepenin ufkunda giderek azalmalı...
Ve Çankırı artık ürettiğiyle tanınmalı...

Selam ve Muhabbetlerimle...

Düzenleyen - aakoc on 13/07/2005 11:33:08

 sayfa başına git

ademiroz
Yetkili Üye


istanbul
121 Cevap
Gönderim - 13/07/2005 :  23:41:01       
  Sayın Ahmet Ali Koç,

Tabii ki, sanayisiz kalkınma olmaz. Ben sadece sanayinin kontrollü ve çevreyi öldürmeyecek tedbirlerle kurulması gerektiğini belirttim.
Bir de, turizm denilince hemen tarihi değerler akla gelmemeli. Festival turizmi, yayla turizmi gibi etkinliklerle, ile gelen insanların sayısı artırılabileceği gibi, kaplıca etrafına yapılacak tesislerle de sağlık turizmi gerçekleştirilebilir. Tabii, bunun için yatırım şart.

Saygı ve muhabbetlerimle...

 sayfa başına git

aakoc
Okur


istanbul
15 Cevap
Gönderim - 15/07/2005 :  14:52:53       
  Bu konunun bir süre daha gündemde kalması gerektiğine inandığım için tekrar yazarak ilk sıralara tırmanmasını arzu ettim. Bu sitenin asli görevlerinden biride bu gibi görünüyor. "Çankırı'yı tanıtak" üzerine fikir beyan etmek galiba bir çok şeyden daha fazla önemsenmeli burada..Böyle bir konu açıldığında cevap verenlerin sayısının hala 8 lerde kalmasını anlam vermek zor. Gönül isterki bu sitenin takipçileri konuya duyarlı olarak önerilerde bulunsun...

 sayfa başına git

inandikli
Yetkili Üye


istanbul
176 Cevap
Gönderim - 16/07/2005 :  22:36:23       
  Bu konunun gündeme gelmemesi diye birşey sözkonusu değil. yazılan hemen her yazıda yazıyı yazan kişi konuyu Çankırı ve yapılması gerekenlere bağlıyor. Önemli olan bu konunun bu sitede gündemde olması değil. O kolay olanı. Önemli olan fırsatları kollayıp, Çankırı için birşeyler yapmak ve bu gündemi kendi içimizde taze tutabilmek diye düşünüyorum.

Murat Karaca  sayfa başına git

ademiroz
Yetkili Üye


istanbul
121 Cevap
Gönderim - 17/07/2005 :  00:00:18       
  Sağol Murat kardeş,
20 yaş tecrübenle bize ışık tuttun. Tavsiyelerini tutarız.

 sayfa başına git

Karatekin Tatlıçay
Yetkili Üye


Çankırı-Korgun/Ankara-Kızılay
21 Cevap
Gönderim - 17/07/2005 :  19:08:47     
  Çankırı'yı tanıtalım da... Kime tanıtalım, niye tanıtalım...
Çankırı'yı niye tanıtalım:
Çünkü; Çankırı, tanınması elzem bir kenttir,
Çünkü; Çankırı'da Yaranlar vardır ve bir çok insan Yaran'lığı duyduğu zaman Yarmak kelimesiyle akraba bir kelime sanıp, tırsıyorlar,
Çünkü; Çankırı'da acaip tarihi yerler vardır, Selçuklu, Osmanlı Çankırı'yı ihya etmiştir ve tarihi eserden geçilmez,
Çünkü; Çankırı doğal güzelliklerle dolu bir kenttir. Şehrin ortasından ve kenarından iki çay akar, ortasından akan çay miski amber kokar, diğeri eh idare eder..
Çünkü; Çankırı mimarisi türünün en güzel örneklerine sahiptir ve geçmişten günümüze ışınlanmış gibi mimari özelliklerini yitirmemiştir.
Çünkü; Çankırı leplebiciler diyarıdır, Kente girdiğiniz zaman ilk dikkatinizi çeken şey güzel, taze leplebilerdir ya da kuruyemişler,
Çünkü; Çankırı'da dünyanın en kaliteli tuzu çıkar,
Çünkü; Çankırı gelenek ve görenekleriyle örnek insanların yaşadığı abide-i şahsiyetler diyarıdır.
Çünkü; Çankırı.... hay Allah bulamadım neydi... neydi...?

Bu kadar ironi yeter.... Çankırı'yı tanıtalım. Ve biz bu işe önce Çankırı'yı Çankırılılara tanıtalım. Önce bir kimlik edinsinler. Önce, neye sahip olup olmadıklarını öğrensinler. Bunu öyle belediye'nin samimiyetsiz political manevralarıyla geçiştirmesine izin vermeyelim. Çankırı halkını bir kentte yaşıyor olduklarından haberdar edelim. Yaşadıkları yerin onlara ait bir şehir ve o şehirin bir kimliği olduğunu söyleyelim. Bunun için şehrin gerçek anlamda bir meydanı olmalı, Belediyeye söyleyelim, ya da biri hemen söylesin çünkü beyler öyle zahmet edip bu siteyi filan takip edemiyolar meşguliyetten. Çankırı'ya şöyle Kremlin Meydanı gibi bi meydan yapsınlar. Çankırılılar orada her akşam yürüsünler, birbirlerini görsünler, selamlaşsınlar. Belediye ve kentin zengin eşrafı bu meydanda dondurmaları, meyve sularını, limonataları hayrat olarak sunsunlar, çocuklara balon, horoz şekeri, dönme dolap, atlıkarınca filan olsun. Halk buluşsun, birbirine gözaşinalığı olsun. Halk birbirini sevsin, birlikte gülsünler ki, birlikte ağlamayı akıletsinler.
Yine belediyeye söyleyelim, halkın gelip oturup seyredeceği kıytırık iki türkücüyü dinleyip dinleyip gideceği değil, bizzat içine katılabileceği etkinlikler düzenlesinler. Bunu kendileri ya da partilerinden birilerine ihale etmesinler gerekirse gönüllü bir proje ve organizasyon bile hazırlayıveririm valla hayrıma.. Programı oluşturup uygulamak da onlara düşer.
Daha da yazarım ama, yer dar.
hoşçakalın

Karatekin Tatlıçay  sayfa başına git

Sefer Toruk
Çankırı Gönüllüsü


ankara
154 Cevap
Gönderim - 18/07/2005 :  18:11:57       
  Şu Çankırılıyım deyipte her fırsatta Çankırıyı açık yada üstü kapalı çekiştirenler varya öyle zarar veriyorlarki Çankırının olumlu tanınmasına anlatması bile zor. Adam kalkıyor Çankırının toprağından çömlek olmaz diyor . Bu nasıl bir mantıktır anlayan banada anlatsın.

(daco)Sefer TORUK  sayfa başına git

aakoc
Okur


istanbul
15 Cevap
Gönderim - 18/07/2005 :  18:48:20       
  Dilimize yapışmış bazı cümleler var.. Bu cümlelere bazen öyle aşina oluruz ki nerede ise atasözü gibi kabul ederiz. Bu türden cümleler mutlaka da edinilmiş bir tecrübeye de dayanır. "Çankırı nın toprağından çömlek olmaz" demek te mutlaka bir tecrübeye dayanıyor olabilir..Kaldı ki, Çankırının toprağından çömlek olmalıdır. Bir çok tuğla fabrikasının varlığı, Çankırının toprağının pişerek bir hale geldiğine de delilidir..

İşte dememiz artık o dur ki, bırakın Çankırının toprağından çömlek falan olmaz sa olmasın, bırakın bu laf çömleğe kinayen aslında " Çankırı'dan birşey olmaz" a gelirse gelsin..

Siz mümkünse çömleğe kinayen bir çelik tencere fabrikası kuruverin bu şehre..

Çankırı yı tanıtmak üzerine konuşılacaksa eğer, "nasıl?" larını konuşmalıyız..

Ama, şehrimize ve insanımıza ait yanlış ve doğruları konuşacaksak oda ayrı bir forum konusu olabilecektir..

Burada şunu yapabilirmiyiz acaba?...

-Çankırılıyım deyince birimiz, karşımızda ki artık " Ankara nın Çankırı sı mı?" demiyorsa...

Ya da,
" haaa. tuz dağı olan şehir" cevabı alıyorsak eğer..

Yani bir çağrışım üretmeliyiz insanların zihninde..

Çankırı deyince bir çağrışımı olmalı..

Ama yok..

Çankırının toprağından çömlek olmaz diyenler olacak ve olmaya da devam edecektir..

Ama, Çankırı nın toprağından hiç çömlek yapmayan , hatta buna niyetlenmeyen ve habire hamaset üreten ayrıca bu şehre düşmanlar icat edenlere de dikkat etmeliyiz..

Neden Çankırıda yatırımlar yol almıyor?..Neden bu şehir sanayiye karşı verimsiz?.. Yani neden Çankırı nın toğrağından çömlek olmuyor.?

Çünkü bu şehirde "yerleşik nizam sahipleri" belki de farkında olmadan kendi hakimiyet alanlarının ellerinden çıkmasına direnç gösteriyorlar...Çömleği yapma makamında olanların ise, çömleği alıp satmak daha işlerine geliyor..

Çankırı bu çömleği üretecek, çankırılı çömleği üreteni sahiplenecek, yerleşik bürokrasi çömlekçi ile hükmetme yarışında girmeyecek,onun yolunu açmaya devam edecektir..

Çankırı nın tanınması için cesur ve risk alacak insanlara ihtiyacı vardır..Bu da " sosyoloji" ile olur..

Bir çoüumuzun bu tür siteleri ciddiye almamızdaki sebepte budur zaten...Bu sosyolojiyi oluşturmak..

"Sevgi ve sanayileşme Sosyolojisi.."

Düzenleyen - aakoc on 18/07/2005 22:21:58

 sayfa başına git

forvet
Çankırı Gönüllüsü


İSTANBUL
153 Cevap
Gönderim - 18/07/2005 :  22:30:01       
  HEPSİ DOĞRU YAZDIKLARINIZIN.
ÇANKIRIYI ÇANKIRILI TANITIR AMMA ÇANKIRI DEYİNCE İÇİ CIZZZZ ETMEYENLER KENDİNİ BİLE TANITAMAZ.
AYRICA ŞU TOPRAK ÇÖMLEK MUHABBETİNE UYUZ OLUYORUM.
ÇÖMLEKMİ KALDIDA HALA BU İLKEL ESPRİYLE KENDİMİZİ DEĞERLENDİRİYORUZ**********

YILMAZ UZUN  sayfa başına git

heradimbirturizm
Yetkili Üye


Mersin
8 Cevap
Gönderim - 23/07/2005 :  14:59:01       
  Merhaba, ben Mersin Turizm işletmecilik ve otelcilik yüksek okulu 1991 mezunuyum ve 2002 yılından bu yana "her adım bir turizm" ismiyle turizme yeni bir bakış açısı getirmeye çalışıyorum.

geçen Mayıs ayından bu yana çeşitli gazetelerde yer alan ve Niğde ili Çamardı ilçesi Demirkazık dağı için düşündüğüm "dağ delme turizmi" projem, Çankırı ilinde bulunan Ilgaz Dağı için uygulanabilir.

Projeminle ilgili çıkan haberlerden birine (haber metni)linkinden ulaşabilirsiniz. Burada Akşam Gazetesi Akdeniz Temsilcisi Sayın Mevlüt Yeni'nin konu ile ilgili Akşam Akdeniz ekinde yayınlanan haberi yer alıyor.

Saygılarımla
Ertugrul Sahin
Turizm Araştırmacısı ve Yazar
Turizm Gazeteci ve Yazarları Derneği (TUYED) üyesi.

alıntı:
Haber metni

Aşık turistler dağ delecek

Turizm konularında yaptığı araştırmalarla tanınan Ertuğrul Şahin, ilginç bir turizm projesi sunarak, aşık turistler için dağ delme turları düzenlenebileceğini açıkladı. Ferhat'ın Şirin'e kavuşmak için dağları delmesinden esinlenen ve bunu turizmin hizmetine sunmak isteyen Şahin, projesini hayata geçirmeye hazırlandığını ifade etti.

Şahin, bu projenin turizm çeşitliliğine katkı sağlayacağını söyledi. Dağ delme turizminin ana amacının sevdiği için bir şeyler yapmak ve bunu belgelendirmek olduğunu vurgulayan Şahin, 'Sevdiği ile paylaştığı zamana bir tad ve paylaştığı mekana bir fark katmak isteyen her yaştan kişiler için bu tip turlar bulunmaz fırsatlar olacaktır. Ve hatta ileride, sevdiği kız için dağ delmeyene belki de toplumlar kız bile vermeyecek' dedi. Çalışmalarını Mersin'de sürdürdüğünü ifade eden Şahin, bu projenin çok popüler turlar haline geleceğini savundu. Dağ delme turizmi fikrini hayata geçirmek amacıyla Niğde'ye bağlı Çamardı İlçesi'nde bulunan Demirkazık Dağı için çalışma başlattığını bildiren Şahin, çabalarının sonuç vermeye başladığını kaydetti. Niğde Turizm Müdürlüğü yetkililerinin kendisine destek verdiğini ifade eden Şahin, dünyada ilk kez Niğde'de başlatılacak olan 'Dağ delme' turizmiyle Demirkazık Dağı'nın, sevenlerin buluşma noktası haline geleceğini belirtti.

Turizm araştırmacısı-yazar Ertuğrul Şahin projesini şu şekilde açıkladı:

'Dağ delme turizmi, dağın olduğu yöreye bir başka hareketlilik getirecek. Dağ, bazı özel durumlar dışında bir yanından diğerine delinmeyecek. Bu delme işlemi, sembolik bir hareket olarak planlanacak ve gerçekleştirilecek. Dağ delme işlemi vakti olmayanlar için kısa süreli tutulabileceği gibi, işin tam da keyfine varmak isteyenler için gece de devam eden bir faaliyet ve eğlence şekline getirilebilecek. Bu süreçlerin filme de alınacağı düşünülerek, yerine göre yöresel kıyafetler ya da eski zamana dönmek isteyenler için o çağlara ait kıyafetler de temin edilebilecek. Dağ delme turizmi, çeşitli alanları ve sektörleri etkileyerek hareketlendirecek.'

Dört yıldır 'her adım bir turizm' anlayışı geliştirdiğini belirten Ertuğrul Şahin, bugüne kadar 'Elektronik Temas Turizmi', 'Değiş-Tokuş Oda Turizmi', 'Çağpaylaş Turizm', 'Turizmin Zaman Ayarları', 'Her Mahalleye Turizm Muhtarı', 'Sigara Paketi Yerine Turizm Paketi', 'Manyetik Alan Turizmi' gibi turizme farklı bakış açıları getiren projeler geliştirdiğini söyledi.



 sayfa başına git

izencirci
Yetkili Üye


Izmir
301 Cevap
Gönderim - 23/07/2005 :  15:26:03       
  Katkınız ve yeni fikirleriniz için teşekkürler Sayın Ertuğrul Şahin,
Bizim TUZ MAĞARAMIZ'ın sizin bu "Dağ Delme Turizmi" için bulunmaz, eşi benzeri olmayan bir yer olduğu kanaatindeyim. Lütfen bu sitede de resim ve yazıları olan, ÇANKIRI TUZ MAĞARASINI bir araştırın.
Sizin bu "ilginç ve de yararlı" projenizi daha sonra tekrar tartışalım.
Bizlere ışık olan düşünceleriniz için tekrar teşekkürler.

İbrahim Zencirci

 sayfa başına git

heradimbirturizm
Yetkili Üye


Mersin
8 Cevap
Gönderim - 23/07/2005 :  15:43:26       
  İbrahim Bey merhaba,

dünyada ilk defa ele alınan ve dünya turizminin geleceğini belirleyecek (bu ibareyi, yazmakta olduğum kitapla ilgili haberi yapan Hürriyet Mersin eki de kullanmıştı)"manyetik alan turizmi" kitabımı tamamlamak üzere 30 Haziran tarihinde, Proje Danışmanı olarak görev yaptığım Mersin Sanayicileri ve İş Adamları Derneği'nden ayrıldım. Ancak Mersin in sıcağından ve bazı başka projelerime de vakit ayırdığımdan, henüz kitabı yazmaya başlayamadım (konu ile ilgili yayınlanmış altı makalem var).

Tuz Mağarası ile ilgili olarak aklıma ilginç bir fikir geldi. Bu konuda, yabancı kaynaklardan bazı araştırmalar yapacağım ve sonra eğer tahmin ettiğim gibi bir proje yaratma imkanı olursa burada duyuracağım.

Eğer konu tahmin ettiğim gibi ise, sanırım Çankırı için hem tanıtım ve hem de ekonomik anlamda kazanç olacaktır.

Yakında görüşmek umuduyla, saygılarımla.

 sayfa başına git

AHMET LAFCI
Yetkili Üye


İSTANBUL
40 Cevap
Gönderim - 26/07/2005 :  16:38:09       
  STV GENEL MÜDÜRÜ HİDAYET KARACA ÇANKIRI KORGUN HICIP (YOLKAYA)KÖYLÜDÜR ÇANKIRININ TANITIMINDA KATKILARI OLMAZMI

*lafcı*  sayfa başına git

heradimbirturizm
Yetkili Üye


Mersin
8 Cevap
Gönderim - 31/07/2005 :  01:09:18       
  Dünyada ilk defa tarafımdan dile getirilen ve şu ana kadar çeşitli gazete ve dergilerde yer almış olan “Manyetik Alan Turizmi” projemde yer alan konulardan birisi olan “manyetik alan rehberi” yetiştirilmesi konusu Çankırı ilinde başlatıldığı taktirde ilin isminin hem ulusal ve hem de uluslar arası duyurulması anlamında etkili olacaktır.

Yapılması gereken Çankırı Halk Eğitim Merkezi’nin konuyu ele alması ve önümüzdeki eğitim-öğretim yılında bu konuyu işleyeceğini yazılı ve görsel medyaya duyurmasıdır.

Ben çalışmalarımı Mersin’de sürdürüyorum ancak günümüzün teknolojik şartlarında kişiler başka illerde olsalar dahi aynı ortak projede çok rahat buluşabilmektedirler.

Çankırı Halk Eğitim Merkezi, bu fikrimi kabul ettiği taktirde ben bir basın bülteni taslağı hazırlarım ve onlar da son şeklini verirler. Daha sonra basının ve kamuoyunun karşısına güçlü bir şekilde çıkılması, sadece Halk Eğitimin değil Çankırı tanıtımına gönül vermiş tüm kurum ve kuruluşların ve bireylerin ellerinden gelen gayreti göstermesi projenin en önemli kısmı olacaktır.

Önümüzdeki yıllarda çok popüler bir meslek dalı haline de gelecek olan “manyetik alan rehberi” konusunun ilk olarak başlatılacağı il her zaman için sonraki il ve ülkelerden daha fazla bilinir olacaktır çünkü konu her açıldığında ilk önce nerde başlandı ise o ilden bahsedilecektir.

Eğitim programını ben hazırlarım ve gerekirse imkanlar dahilinde bazı konuları da bizzat anlatırım.

Bir ay sonra halk eğitimlerde eğitim-öğretim başlar. Demek ki projeyi uygulama aşamasına getirmek ve büyük bir tanıtım çabasına girmek için yaklaşık otuz gün süremiz var. Bu süre ders programı hazırlığı yapmak ve aynı zamanda mümkünse hemen başlayan haftadan itibaren yazılı ve görsel medyanın karşısına geçmek için kullanılmalıdır.

Manyetik alan turizmi projem gerçekten de sahip olduğu içerik ve bakış açısı ile dünya turizminin geleceğini belirleyecektir. Zaten gazetelerde çıkan haberlerde de konunun bu yönüne vurgu yapılmış ve aynı zamanda Türkiye genelinde yayınlanan bir dergide de konu “Turizm manyetik alanın etkisinde” başlığı ile verilmiştir.

Şu anda “manyetik alan turizmi” kitabımı yazmaya çalışıyorum ve “manyetik alan rehberi” kısmını Çankırı ile gerçekleştirdiğimiz zaman bu durum kitapta da yer alacaktır. Dünyada ilk defa ele alınan bu konunun kitap olarak çıkmasından sonra da çeşitli dillere çevrileceği düşünülürse Çankırı için yine kalıcı bir tanıtım söz konusu olacaktır.

Saygılarımla,
Ertuğrul Şahin
Turizm Araştırmacısı ve Yazar
Turizm Gazeteci ve Yazarları Derneği (TUYED) üyesi.

Ulaşmak için: heradimbirturizm@yahoo.com
Ulaşmak için: sahinertugrul@hotmail.com

 sayfa başına git

heradimbirturizm
Yetkili Üye


Mersin
8 Cevap
Gönderim - 02/08/2005 :  14:13:09       
  "Elektronik Temas Turizmi" konusu geçiyor yukarıda yayınlanan bir haber yazımda ve sanırım bu nedir diye bazı sorular oldu. Aşağıda bu konu ile ilgili olarak çeşitli platformlarda yayınlanan "Elektronik Temas Turizmi" yazımı gönderiyorum. Yıl 2003 idi.

ELEKTRONİK TEMAS TURİZMİ
Son zamanlarda artan sayıda kişi, turizm tercihini online olarak yapmaktadır
deniliyor. Bunun gerçekleşmesi için, toplumda bir elektronik temas kültürünün
oluşmaya başlamış olması ve bu oluşumun da hem bireysel ve hem de kurumsal
anlamda destekleniyor olması gerekir. Aslında, turizmin geniş anlamı içerisinde, var
olan elektronik temasın genel anlamı ile seyahate yönelik oldğuu ve ama turizm
klasmanında yer aldığı söylenebilir. Olayı, aşamaları ile gözden geçirdiğimiz zaman,
ilk kısımda asıl olan, elektronik temasın, sadece bilgiye yönelik olması ve elde edilen
bilgilerin de, bu sadecelikten ötürü, yeterli bir şekilde incelenip irdelenmeden göz ardı
edilmesidir. İkinci kısımda ise, toplanan veriler, eyleme dönüşmekte ve karar alma
süreci ile bir araya gelerek, kişiyi, gideceği yere doğru götürmektedir. Üçüncü kısım
ise, bir ile ikinin, bir başka şekle dönüşmüş hali olarak, oturulan yerden, göz ile
turizm yapmak, yani mekanları ve olabildiği kadarıyla atmosferi, para da ödeyerek
oturduğu yerden algılamaktan ibarettir.

Belki şu ana kadar hiç dile getirilmemiş de olsa, elektronik temas yoluyla turizm,
kendi kimliğini oluşturma yönünde, çalışmaktadır. Ve aslında, ülkeler de bu yönde,
adını koymamış da olsalar, yatırımlarını yapmaktalar. Elektronik rehber ile gezilen
müzeler, tarihi yerler hakkında geşitli dillerde bilgi veren manyetik kartlar, internet
ortamında sunulan görsel zenginlikle etkilenen karar verme süreçleri ve benzeri pek
çok uygulama aslında "elektronik temas turizmi" başlığı altında incelenmesi gereken
olgulardır.

Burada, belki de dikkat edilmesi gereken en önemli husus, elektronik temas yoluyla
gerçekleşen turizm faaliyetlerinin gelişeceği ve oluşan kültürün de dünya ölçeğinde
pazarlama faaliyetlerini etkileyeceğidir. Yani artık, klasik yöntemlerle pazarlama, bu
sürecin oturması ve kalıcılığını sağlaması ile, eskisi kadar etkili olamayacak ve sonuçta,
elektronik temas turizmi kültürüne yönelik pazarlama stratejileri, sloganları
geliştirmek gerekecektir. Örneğin, "en güzel çevre" diye sunulan bir beldeyi, artık "en
çabuk yüklenen görüntü" olarak sunmak gerekebilecektir. Geçmiş yıllarda yer alan
bazı haberler göstermiştir ki, şahıs bazında dahi, elektronik temas uygulamalarının iyi
gergekleştirilmesi halinde, klasik yöntemlerle yapılan satışlar rahatça
geçilebilmektedir.

Her adım Bir Turizm e-posta gurubunda oluşturmaya başladığım turizmin yeniden tanımlanması sürecinde, diğer dikkat edilmesi gereken hususlarla birlikte, pazarlama anlamında, elektronik temas uygulamalarının da dikkatle incelenmesi gerektipini svylemeliyim. İster internet yoluyla yapılan temas çalışmaları olsun, yada daha önce başladığı şekliyle, radyo, televizyon, sinema, telefon, ve mobil uygulamalar yoluyla yapılan elektronik temas uygulamaları olsun,
sonuçta, turizmde tercihleri etkileyen taktikler ve pazarlama süreçleri olarak, belirli bir
önem ve özellik kazanmışlardır.

Artık ülkeler, örnepin; deniz, kum, güneş yerine, kendilerini, cep, net, görüntü olarak
tanıtmak durumunda kalacaklardır. Karar vermek için, algının oluşması ve idrake
dönüşmesi gerekir. Günümüz insanı, bu süreci en etkin değerlendirme yolunu
otomatikman seçecektir ve en ekonomik ve kısa yol hangisi ise, normal şartlarda
tercihini o yoldan yana yapacaktır. Klasik yöntemlerin etkinliği ve ekonomikliği, eğer,
elektronik temas ürünlerinden daha iyi ise, söylenecek bir şey yok. Ama, daha iyi
olduğunu söyleyebilir miyiz?

Ertugrul Sahin

 sayfa başına git


Forumda görüş beyan etmek ve yorum yapmak için üye olmanız gerekmektedir.
Yer alan ifadeler kişisel olup, hiçbir kurum ve/veya kuruluş adına görüş bildirilmez, bildirilse dahi kişisel kabul edilir ve yer alan her görüş yazarını bağlar. Site grup, cemaat, klik  vs bir sınıflama olmaksızın herkese açık olduğu için LÜTFEN POLEMİKLERE GİRMEYİNİZ, sadece kamuya sunacağınız bilgi ve görüşleri bizlerle paylaşınız. Yazılara yapılacak tenkitler edebi ve bilimsel formlar ve bilimsel etik açısından uygun olmalıdır. Kişilik haklarını ihlal halinde, hukuka, ahlaka aykırı görüş beyan edildiği ve ticari reklam yapıldığı durumlarda yazının yayınına izin verilmez. Kitap,dergi tanıtımları ticari sayılmaz. Yazılarınızda yaptığınız alıntılar (iktibaslar) için açıkça kaynak gösteriniz.

Çankırı Araştırmaları sitesi'
nde yayınlanmakta olan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının yada telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin —kısa alıntı ve tanıtımlar dışında— herhangi bir biçimde basılmaması, yayınlanmaması, editörlerimizin ve üyelerimizin kaynak belirtmeden herhangi bir alıntıyı sitemizde yayınlamaması önemle rica olunur. Kaynak belirtilmeksizin sitemizde yayınlanan alıntılar ve görüşler yazarlarını bağlar.

Kalite Anlayışımız:
Lütfen bildirilerinizi yayınlamadan önce yazım kuralları ve içerik açısından kontrol ediniz. Mümkünse önce word belgesi olarak yazıp denetleyiniz. Sonra kopyala-yapıştır yöntemiyle buraya taşıyınız. Dilimize gereken özeni göstermeyen ve kurallara uymayan bildiriler silinecektir.

   


-2147467259|Operation must use an updateable query.
Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle       © Çankırı Araştırmaları Sitesi hatsanat site yönetim sayfa başına git