Çankırı Araştırmaları Sitesi | Forumlar  
Çankırı Araştırmaları Sitesi  
Çankırı Araştırmaları Sitesinin 2002-2005 dönemi arşiv kayıtlarıdır.
 Arama Forumlar  Yazılar  Resimler  İletişim  
          www.cansaati.org
   
 

 

 
 Tüm Forumlar
 Nurettin DERELLİ [Köşe Yazıları]
 
BEKLEYECEĞİZ, YİNEDE BEKLEYECEĞİZ
  Yazıcı Çıktısı /Yazıyı Bilgisayarına kaydet  

Yazan Önceki Konu Konu Sonraki Konu  
derelli
Yetkili Üye


ANKARA
201 Cevap
Gönderim - 06/10/2004 :  16:04:26      
BEKLEYECEĞİZ YİNEDE BEKLEYECEĞİZ
Nurettin DERELLİ

Bizler yazmaktan asla bıkmayacağız, inandığımız ve halkımızın yararına olan konu ne olursa olsun üzerine gideceğiz ta ki son nefesimize kadar, onlar vaad edecekler, yerine getirmeyecekler ama bizde vaadlerinin devamlı takipçisi olacağız. Bundan usanmayacağız yılmayacağız. Hatırlarsanız bir yazımın başlığı “ON YILLIK HAYAT VE ON YILLIK HAYAL” başlığını taşımakta idi. Bu yazımda özetle Çankırı’mıza atılan Üniversite kurulmasına ilişkin temelin üzerinden on yıl geçmiş ve o gün dünyaya gözünü açan evlatlarımızın bu gün on yaşını geçmekte olduğunu, bu on yıllık süreç içinde Çankırı halkının üniversite ile yatar kalkar duruma getirildiğini, daha sonra Sayın Başbakanımızın Çankırıyı ziyaretinde bu hayalin sükuta uğratıldığını, Gazi Üniversite Rektörünün de değişmesiyle sil baştan bir uğraş içine girilmesi gerektiğini, bu konuyu canlı tutma adına Sayın Çankırı Valimizin önderliğinde bir komite kurulduğunu gündeme getirmiş ve bu komitenin oluşum şekli yönüyle fayda getiremeyeceği yönündeki tereddütlerimi de ortaya koymuştum. Ancak bu düşünceme sevgili kardeşimiz sayın Ahmet Gülşen bey güzel uslubü ile oluşum bir zenginlik olacağını ileri sürerek bu düşünceme itirazını ortaya koymuştu. (12/07/2004 tarihli cevap yazısı, cansaati.org) yine bu düşünceme komite üyeliği görevinde yer alan sevgili hemşehrimiz sayın İbrahim Zencirci bey; Çankırı’da yapılan komite toplantısı hakkında detaylı bilgi vereceğini (15/07/2004 tarihinde cansaati.org) beyan etmiş ama doksan güne yakın süredir bir açıklaması olmamıştır.

Amacım hiçbir arkadaşın düşüncesine asla itiraz değildir. Sebebi ise üniversite kurulması yönünde oluşumlar olmakta ancak, fonksiyonları ateş külü kadar olmakta, devamlılık arz edememekte, bu işe gönül vermiş olarak kendilerini lanse eden vakıf, cemiyet, dernek, bu tür oluşum olmasına rağmen demek ki yapılan çalışmaların bir tarafında eksiklik olmalı? Bunu neden mi söylüyorum. Okumayanlar varsa 23 Eylül 2004 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde yayımlanan bir haberi sütunuma aynen alıyorum.Yorumu sonra hep birlikte yaparız. Başlık”Milli Eğitim Bakanlığı’nın 12 ilde yeni okul açmak için harekete geçmesi rektörleri kaygılandırdı.AKP ÜNİVERSİTELERİ BÖLÜYOR” BAŞLIKLI haberde: ( MEB) tarafından hazırlanarak Başbakanlığa iletilen taslağa göre 12 ya da 15 ilde yeni üniversite kurulacak. Bundaki ölçüt ise nüfusu kalabalık bazı üniversiteler bölünerek ÇORUM/ KASTAMONU/ KIRŞEHİR/ YOZGAT/ ORDU/ RİZE/ GİRESUN/ AKSARAY/ UŞAK/ BURDUR/ NEVŞEHİR/ VE AMASYA’da yeni üniversiteler açılabileceği ancak, sayının Başbakanlığın yanıtına göre artırılabileceği yer almaktadır. Şimdi bu sayı mevcudu ile 12 yi bulmaktadır. Şayet 15’e çıkarılacaksa kuvvetle ihtimaldir ki bunlara Siirt, Adıyaman’ın yanında uğraşılırsa ve zorlanırsa Çankırı bu listeye dahil edilebilir. Bu yönde bir şans doğabilir. Ancak işin üzerine biraz daha ciddiyetle gidilirse, kurulan komitelerin yapılıyorsa ki toplantılarında alınan kararlar Çankırı halkı ile paylaşılırsa, derneklerimiz bu yönde aktif bir gayretin içine girerlerse, Gazeteciler Cemiyetimiz gayretlerini biraz daha artırırlarsa, üniversite açılması yönündeki yüzde oranın artırılmasına mutlaka bir katkısı olacaktır.

Ancak bu kadar gayretin sonunda başaramazsak yine de Üniversitemizin kurulmasını sabırla bekleyeceğiz.

Nurettin Derelli 06/10/2004

ı


Düzenleyen - derelli on 07/10/2004 10:37:21

Omer Saglam
Çankırı Gönüllüsü



161 Cevap
Gönderim - 06/10/2004 :  16:45:02       
 
Sayın Derelli,

İbrahim Zencirci beyin doksan gündür beklediğiniz bilgiyi vermediğini söylüyorsunuz. Ancak siz de aynı durumdasınız. Bundan en az 3-5 ay önce konu ile ilgili bir yazı yazarak Çankırı Üniversitesi Vakfı'nın çalışmaları hakkında isminizi zikrederek sizden bilgi istemiştim. Ancak bu bilgiye hala ulaşamadım. Verdiniz de ben mi görmedim yoksa? Eğer durum böyleyse peşinen ben özür dilerim. Eğer başka türlüyse o zaman da siz lütfen bir şeyler söyleyiniz...

Malum, bu Vakıf Sayın Ayaz'ın Milli Eğitim Bakanı olduğu dönemde kuruldu ve kurulur kurulmaz da Ankara'da meskun kalburüstü Çankırılıları bünyesinde topladı. Hatta ÇANVAK'ın faaliyetlerini baltalarcasına ve Çankırılıların mali gücünü parçalarcasına. O dönemde siz de Milli Eğitim Bakanlığı'nda etkili bir bürokrattınız ve tahmin ediyorum işin içindeydiniz. Dolayısıyla konuyu iyi biliyorsunuz. Biz ise sizden hala bir açıklama bekliyoruz. Lütfeder misiniz Sayın Derelli?

Kusura bakmayınız, ben şahsen sizin gibi sabırlı bir adam değilim ve üniversite konusunda beklemeye hiç de tahammülüm yoktur. Esasen ben, beklemekle işlerin halledileceğine inanan birisi de değilim. Bu konudaki temel görüşlerimi daha önce bu sayfalarda belirtiğim için mükerreren baş ağrıtmaya da hiç niyetim yoktur.

Saygılarımla.

Ömer Sağlam

 sayfa başına git

hasan
Çankırı Gönüllüsü


çankırı-ankara
299 Cevap
Gönderim - 06/10/2004 :  20:48:23       
  Komite filan iş olsun. Hiç bir şey çıkmaz komiteden !!!

Hasan BAKIR  sayfa başına git

Recep Cirik
Yetkili Üye


Gent
373 Cevap
Gönderim - 06/10/2004 :  22:49:27       
  Sayın Derelli
Tuz Hakkı Şenliği bulumamızda hatırlarsanız size öncelikle üniversitede çocuğu okuyacak insanların Çankırı'ya yerleşmesini sağlanmasının gereğini vurgulamış ve Çankırı'nın sanayisinin gelişmesi ile üniversitenin de bu insanların baskısı ile kurulabileceğini belirtmiştim.
Bu gün aldığım bir e- maili burada size aktarmak istiyorum. Haber benden yorum sizden.
Bu haberi bize yaren meclisinde bildiren Sayın Ahmet Ünal Çam'a teşekkür ederim.
Çankırı Üniversitesi için zaman geçmiş değil. Üniversite kurulacak iller arasına Çankırının alınması gerekir. Bu 13 il arasında Üniversite için uygun olan iller arasına Çankırının girmesi gerekir. Çankırıda oturan bir öğretim üyesi hem Ankara hem de Kastamonu'da ders verebilir.
İsmet İnönü, Oğlu İstanbul'a gitmesin diye üniversite kurmuş.

Boğaziçi Üniversitesi, fizik dünyasının Nobel'i sayılan Wigner Fizik Madalyası'na layık görülen Erdal İnönü için bir kutlama programı düzenledi. Toplantıda Erdal İnönü tarihi bir gerçeği açıkladı..
İsmet İnönü oğlu için Ankara’da fakülte kurmuş


SHP eski Genel Başkanı Prof. Dr. Erdal İnönü, babası İsmet İnönü'nün kendisi için Ankara'da fakülte kurduğunu açıkladı. İnönü, solda birlik çalışması yürüten CHP ve YTP'ye de başarılar diledi.

Boğaziçi Üniversitesi, fizik dünyasının Nobel'i sayılan Wigner Fizik Madalyası'na layık görülen Erdal İnönü için bir kutlama programı düzenledi. Üniversitenin kültür merkezindeki programa katılan İnönü, esprilerle süslediği bir konuşma yaptı. Aldığı ödülün, Türkiye'nin son 50 yılda bilimde sağladığı gelişmelerin bir sonucu olduğunu ifade eden İnönü, çarpıcı bir tarihî gerçeği de açıkladı. Gençliğinde üniversiteyi kazandığı zaman annesinin kendisini İstanbul'a göndermek istemediğini hatırlatan İnönü şöyle devam etti: "Babam o dönem cumhurbaşkanıydı. Benim İstanbul'a gitmemem için Ankara Üniversitesi'ne Fen Fakültesi kurdurttu. Böylece önce fen, sonra tıp fakültesi kuruldu. Ankara Üniversitesi'nin kuruluşu da sayemde hızlandı." Tören sonunda Cihan muhabirinin "CHP ile YTP arasındaki birleşme çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna muhatap olan İnönü çok kısa cevap verdi: "Başarılar dilerim." Erdal İnönü, gezegenlerden atom altı parçacıklara kadar tüm etkileşimlerle ilgili kuramı nedeniyle Wigner Madalyası'na layık görülmüştü. İnönü, ödülünü 4 Ağustos'ta Meksika'da düzenlenen 25. Uluslararası Fizikte Grup Teorik Metodlar Kolokyumu toplantısında aldı. İki yılda bir verilen madalya ünlü Macar asıllı ABD'li fizikçi Eugene Paul Wigner adına düzenleniyor.

YANİ OĞLUNUN BAŞKA ŞEHİRDE OKUMASINI İSTEMEYEN ÇOK GÜÇLÜ (siyasi açıdan)
BİR ADAMI ÇANKIRI'DA YAŞAMAYA İKNA EDELİM, BELKİ İLERDE ÇOCUKLARI BÜYÜR DE,
ÇANKIRI'YA ÜNİVERSİTE YAPTIRIR

 sayfa başına git

Omer Saglam
Çankırı Gönüllüsü



161 Cevap
Gönderim - 07/10/2004 :  09:14:01       
  Sayın Cirik,

"YANİ OĞLUNUN BAŞKA ŞEHİRDE OKUMASINI İSTEMEYEN ÇOK GÜÇLÜ (siyasi açıdan)BİR ADAMI ÇANKIRI'DA YAŞAMAYA İKNA EDELİM, BELKİ İLERDE ÇOCUKLARI BÜYÜR DE,ÇANKIRI'YA ÜNİVERSİTE YAPTIRIR" şeklindeki önerinizi karikatürü yapılacak bir espri olarak kabul ediyoruz.**

Oysa yapılması gereken, Milli Eğitim Bakanlığı,TBMM Milli Eğitim Komisyonu ve Çankırı olarak varımızı yoğumuzu emanet ettiğimiz AKP üzerinde baskı kurmaktır. Adı geçen komisyonun Başkanı Sayın Tayyar Altıkulaç memleketi Kastamonu'da bir üniversite kurulmasına önayak oluyorsa, aynı komisyonun Başkan Vekili Hikmet Özdemir acaba ne iş yapıyor? Sayın Özdemir'in görevi, Çankırı'daki sivil inisiyatifin düzenlemiş olduğu ancak büyük oranda içi boş bir çalışma olan imza kampanyasını teşvik etmek değil, görev yaptığı komisyonu ve Milli Eğitim Bakanlığı'nı bu konuda harekete geçirmektir.

Şahsen ben, sizin, aklın ve bilimin geçerakçe olduğu AB'nin başkentinden çok daha akılcı, bilimsel ve sonuç getirici yöntemler önermenizi bekliyorum. Bugün devir,ne 1940'lı yıllardır, ne Türkiye Milli Şef tarafından yönetiliyor ve ne de Çankırı'nın bir İsmet İnönü çıkarma istidadı vardır? Biz, henüz, büyük oranda birbirimizin paçalarını çekiştirmekle ve ayaklarımızı kaydırmakla meşgulüz!

Ankara'dan sevgilerle.

Ömer Sağlam

**Bu esprinin Sayın Ahmet Ünal Çam'ın "Yaranmeclisi@yahoogroups.com" internet sitesindeki yazısından alınmış olduğu anlaşılmıştır. Espri Recep beyin de hoşuna gitmiş olmalı ki alıntı yaparak bizlere duyurma ihtiyacı hissetmiş.İlahi Recep bey, sen çok yaşa emi!

Düzenleyen - Ömer Sağlam on 07/10/2004 09:16:56

Düzenleyen - Ömer Sağlam on 07/10/2004 10:09:14

 sayfa başına git

derelli
Yetkili Üye


ANKARA
201 Cevap
Gönderim - 07/10/2004 :  11:46:38       
  Sayın Sağlam;

Saygı ve Selamımla;

“BEKLEYECEĞİZ, YİNEDE BEKLEYECEĞİZ” konulu yazıma gösterdiğiniz ilgiye öncelikle teşekkür ediyorum.

Bendeniz bu kompozisyonu 06/10/2004 tarihinde saat 16,04 de yayına verdim. Cevabınız 06/10/2004 tarihinde saat 16,45 de yani kırk dakika sonra yayımlandı. Yazıyı hangi saat aralığında okuyabildiniz bilemiyorum.

Size ön cevabımı bir gün sonra verebiliyorum. Lütfen bağışlayınız. Bunun bana gösterisi kıvrak zekalı olamayışımın bir kanıtıdır.

Dilerdim ki bu yazımı bir defa daha gözden geçirseydiniz. Umarım düşüncelerinizde başka şeyler de oluşacaktı. Uslubum köşe yazarlarına cevap vermemektir ama siz öyle zorlamışsınız ki buna cevap vermezsem okurlarım başka türlü anlayacaklar. Zira köşe yazarlığındaki mantık anlayışım yazar yazısını yazar, kişilerden ilgi duyanlar kendi aralarında tartışarak daha güzel düşüncelere ulaşibilirler. Bizlere bu sayfada öncelikle köşe yazarlığı görevi verildiği gibi, yönetici görevi de üzerinde bulunan insanlarız. Bunun için birbirimizle çatışma ortamı yaratmak bana göre hoş değil, Sorularınıza özellikle cevap vereceğim, ancak öncelikle şu soruma cevap verirseniz ki bu cevabımı alınca vereceğim. Birincisi ÇAN-VAK İLE ÇÜVAK’ın tüzüklerini okudunuz mu ? İkincisi daha önce sordum cevap vermediniz diyorsunuz bağışlayınız ama ben böyle bir yazıya rastlamadım. Sorunuzda 3-5 ay önce gibi muallak bir ifadeniz yer aldığı için benim yazı ve altlarımı ve sizin yazılarınızı ve altlarını bir defa daha zevkle okuma fırsatı buldum ve okudum ancak bu sorunuza ait bir kaynak bulamadım. Bu konuda yardımcı olursanız sevinirim ve sorularınızı toparlayarak bir cevap hazırlarım. Bu konuda yardımınıza ihtiyacım var. EVET BENDENİZ ÇANVAK’IN onur kurulu üyesiyim ve ÇÜVAK’ın eski adıyla kurucu üyesiyim. Bu sıfatlarla bilgi vereceğim. Sevgilerimle, saygılarımla.

Nurettin Derelli 07/10/200

 sayfa başına git

Omer Saglam
Çankırı Gönüllüsü



161 Cevap
Gönderim - 07/10/2004 :  12:41:35       
 
Nurettin bey,

Sizinle çatışma ve tartışma niyetim olduğunu nereden çıkardınız. Asla böyle bir niyetim yoktur. Sizi sever sayarım. Ben sadece Hemşehrilerim adına masumane duygularla ve iyi niyetle bir bilgi istedim. Size de sitemde bulundum. Tıpkı sizin Sayın Zencirci'ye bulunduğunuz gibi. İnsan sevdiklerine sitemde bulunmaz mı canım? Benim üslubum da açık ve net ne yapalım. Her sözümün tartışma konusu yapılması doğru değildir. Buna üzülürüm. Neyse.

"Bendeniz bu kompozisyonu 06/10/2004 tarihinde saat 16,04 de yayına verdim. Cevabınız 06/10/2004 tarihinde saat 16,45 de yani kırk dakika sonra yayımlandı. Yazıyı hangi saat aralığında okuyabildiniz bilemiyorum." şeklindeki sözlerinizi bana yapılmış bir övgü olarak algılıyorum. Teşekkür ederim. Çünkü gazetemiz sürekli önümde açık. Madem bizleri köşe yazarlığına ve yöneticiliğine layık gören birileri var, o zaman biz de bunun hakkını verelim diye düşünüyorum ve bu sebeple gazeteyi çok sık ziyaret ediyorum. Ekrana düşen bütün yazıları mutlaka okumaya çalışıyorum. Benim Çankırılılığım bunu gerektiriyor çünkü.

Bana sorduğunuz soruya gelince; size yönelttiğim soruyu ne zaman sordum vallahi bulamadım. Belki farkındasınız gazeteye en çok yazı yazanlardan birisiyim ve hangi forumda ve yazıda zikrettiğimi şimdilik bulamadım. Ama eğer istenirse bulunur. Ancak bundan emin olabilirsiniz. Ayrıca, bundan yaklaşık 4 ay önce 07.06.2004 günü saat 10.40'da İmza Kampanyası ile ilgili forumda yazmış olduğum bir yazıda "Yazımın birisinde Çankırı Üniversitesi Vakfı'nın bu konuda yapmış olduğu veya yapmakta olduğu çalışmaları öğrenmek istediğimi söylemiştim. Henüz herhangi bir bilgi edinemedim. Bilen varsa lütfen anlatsın bu konuyu." şeklinde bir cümle daha sarfetmişim. Bakarsanız görürsünüz. Demekki size öğrenme amaçlı soru yönelttiğim yazı çok daha önce yazılmış.

Ancak bu soruyu yöneltmemdeki amaç, birilerini suçlamak ve hedef almak değil, tamamen öğrenme amaçlıdır."Birincisi ÇAN-VAK İLE ÇÜVAK’ın tüzüklerini okudunuz mu ?" şeklindeki sorunuza "Evet okudum" diyemiyorum. ÇAN-VAK'tan ayrılma sebebimi belki bilmezsiniz. Tamamen, Vakfın, siyasi grupların gövde gösterisi yaptıkları bir arenaya dönmesini hazmedemediğim için istifaen ayrıldım. Benden sonra tüzükte değişiklik yapıldığını sanıyorum. Yeni tüzüğünü okumadım. ÇÜVAK'ı ise hiç bilmiyorum. Çünkü bilmem ve öğrenmem için bir imkan yaratılmadı. Bununla birlikte ÇAN-VAK'daki paralı hemşehrilerimizle, entellektüellerin, yüksek dereceli bürokratların ve akademisyenlerin yeni kurulan bu ÇÜVAK'a transfer edildiklerini biliyorum. Dolayısıyla emek verdiğim ve bir dönem göznuru döktüğüm ÇAN-VAK'ın faaliyetlerinin bitmesine sebep olan bu yeni oluşum hakkında bilgi edinmeye herhalde hakkım vardır. Bu bilgileri edinebileceğim ve bukonuda nazım geçecek kişi olarak da sizi gördüğüm için sizden bilgi istedim. Hata mı yaptım yoksa sayın Derelli? İsterseniz cevap ve bilgi vermeyebilirsiniz. Buna hiç de mecbur değilsiniz efendim.

"Haber kutsal yorum hürse" ben de yorumlarımı hürriyet içinde yapmak istiyorum. Ve gazetem bana bu imkanı sağladığı sürece ben de yorumlarıma devam edeceğim.

Hürmetlerimle.

Ömer Sağlam (07.10.2004/12.20)

 sayfa başına git

derelli
Yetkili Üye


ANKARA
201 Cevap
Gönderim - 07/10/2004 :  16:02:53       
  Ömer bey;
Saygı ve hürmetlerimle;

İçtenlikle teşekkür ediyorum. İkinci cevap yazınız gerçekten samimi ifadeler, ama birincisi beni de içine katarcasına olduğu için doğrusu gücüme gitti.

Size sorularınıza okuyucularımızın aydınlanması adına cevap vereceğimi söylemiştim.

Evet, Sayın Bakanımız Nevzat Ayaz Beyin Milli Eğitim Bakanı olduğu dönemde Çankırılılar adına danışmanlık görevini yapmaya çalıştım. Bu gün için Sayın Ayaz’ın Çankırı’mız için yaptıklarına Çankırılı hemşehrilerimiz dua edebiliyorlarsa ve her bir çalışmanın bir ekip çalışması olduğunu biliyorsak demek ki ismi geçmeyen birçok insana da bu dualar ulaşıyor demektir. Dilerim Allah indinde kabul görür.

Özellikle sizin vakıfların kuruluş amaçlarını çok iyi bildiğinizi biliyorum. Onun için ukalalık olmaması adına tarif ve yorumunu yapmayacağım. Adı üzerinde “vakfeden” peki bu parantezde ifade bulunan kelimenin içine siz kuruculuğa soyunsanız kimleri öncelikle kurucular kurulu yaparsınız? . Bu anlamda birincisi Ankara’da kurulan kısa adı ÇANVAK’ı Sayın Ayaz kurmamıştır. Kuruluşunda rahmetli Ali Ergül vardır, ismi hiç bahsedilmeyen Sevinç Kayabaşı vardır, Osman Altunsoy vardır daha buna benzer bendeniz dahil birçok insanlar vardır. Geçmişin hikayesine girmek istemiyorum. Daha sonra sayın Çataklar,Köşker’ler, Çelikten’ler, Karagöz’ler gibi diğer varidatlı hemşehrilerimiz dahil edilmiştir. Tahmin ediyorum iki ayrı vakfın birleşme davası bu günlerde sonuçlanmış olabilir. Şimdi geliyorum Çankırı Üniversitesi vakfının kuruluşuna, evet ben kurucular kurulu üyesiyim ve halen üyesiyim. Ancak her ikisinin de yönetim kurulu üyesi değilim. Derinleme bilgi aktarmam bana düşmez, Vakıfların yönetim kurulu olduğuna göre her isteyen birey bu yönetimden yazılı ve sözlü olarak ihtiyac duyduğu bilgiyi alır. Yasalar buna müsait. Şimdi, Ankara’ki vakıf Ankara’daki hemşehrilerimizin gelişimine, ihtiyaç sahiplerine destek olmaya, kültür varlıklarımızı ön plana çıkartıp yeni nesillere aktarmayı amaçlıyordu(kısaca) Çankırıda kurulan vakfın ise Çankırı’ya Üniversite açtırma gibi asli bir görevi bulunmamaktadır. Tüzüğünde de böyle bir hüküm bulunmamaktadır. Öyleyse bu vakfın görevi ne idi ve halen nedir? Birincisi üniversite açılabilmesi için alt yapı çalışmalarına destek vermek (bunu açıldığı günden beri yapmakta) belgeleri vakıf yönetimde detay bilgiyi alabilirsiniz, zaten yayımlanmakta, ikincisi durumu müsait olmayan öğrencilere destek çıkma,vs.vs. siz biliyor musunuz ki ilimize fakülte ve yüksek okulun bölümleri açıldığında okutmanların Çankırıda ikameti için lojman kira ücretlerine dahi katkı sağlandığını. Okulların araç ve donatımlarının büyük bir kısmının vakıfça karşılandığını ? Üniversite açılımı için kurulduğundan beri sizin azımsama izlenimi vermeye çalıştığınız üst bürokratlarla birlikte geceler düzenleyip bu işte etkili ve yetkili kişileri davet edip bu konuya adapte edilmeye çalışıldığını, siz biliyor musunuz bu vakfın gelişmesi yönünde maddi kaynağa destek sağlamanın ne kadar zor olduğunu, örneğin, karınca kaderince evini zar zor idare edebilen insanların vakfa alındığını varsayarsak, hiçbir zaman rahmetli Sakıp Sapancıdan hatırı sayılır bir maddi destek alabileceğini. ? Kurum ve kuruluşları eleştirmek elbet sermaye istemeyen bir konu. Ama o oluşumu yönetmek ve ayakta tutmak ? Geliyorum sizin vakıftaki vasıflandırdığınız insan niteliklerine, evet bu tür tüzel kişiliğin vasfına uygun insanları belirlemeye, öncelikle varidatlı insanlara elbette yer vermek durumundasınız. Başkaca bir alternatifi var mıdır ? Ve vakıf üyeliğine talip olan kişilerde tüzükte zikredilen, yasalarda zikredilen özelliklere uyuyorsa kimse seni kabul etmiyorum deme yetkisine haiz midir? . Ama geçmişse şunlar oldu,

Vakıf kurucu üyeliğinde yer almak için taahhüdde bulunmasına rağmen bu taahhüdünü yerine getirmeyen birçok üye sıfatı alan kişilerin genel kurul kararı ile üyeliklerine son verildi. Fakat ne var ki ilk kuruluşunda kurucular kurulu resmi gazetede yayımlandığı için belki ilerde torunlarına bak ben bu vakfın kurucusuyum diyebilir. O da o kişilerin kişilikleri ile ilgili.

Şimdi her iki vakıf ayrı amaçlı olduğu için sizin ifadenizle Ankara’daki kalbur üstü adamları ikinci vakıf kurularak bu vakıfta düşündüğünüz gibi bir izlenim oluşmuşsa dahi kimseyi toplamış değil,. Ancak, kişi her iki tarafın kuruculuğunda da kurulma şartlarını yerine getirmiştir ve üye olmuştur. Bu gün için sizinde Çankırı Üniversitesi vakfının içinde görmek adıma söylüyorum bana onur verir. Keşke maddi ve manevi yönünüzle bu vakfın içinde yer alsanız.

Diğer taraftan ÇÜVAK hiçbir zaman değindiğiniz ÇANVAK’IN hiçbir faaliyetini engellediğine dair bir örneğine rastlanamaz. Sizde varsa lütfen okuyucularımızla paylaşınız.

Sevgili dostum,. Şahsımla ilgili görüş ve iltifatlarınızdaki samimiyetinize teşekkür ediyorum. Hep bir olmanın, beraber olmanın umarım zevkini yine hep birlikte tadarız.

İlimize üniversite kurulması konusundaki gecikmeye tahammülünüzün olmadığına içtenlikle katılıyorum. Bu konudaki yorumlarınıza katılıyorum. Şu anda inanıyorum ki tüm hemşehrilerimiz üniversite kurulmasının uzaması yönünde ızdıraplı, hüzünlü. Bu konuda her siyasi kişide halkının konuya duyarlılık yönündeki bakış açısı ile nasibini elbet alacaktır.

Saygılarımla.

Nurettin Derelli

07/10/2004

 sayfa başına git

Fatih Bayram
Yetkili Üye


Çankırı / Orta
311 Cevap
Gönderim - 07/10/2004 :  16:10:25     
  İki Değerli Büyüğümüzün yazışmalarını yalnızca okumakla yetiniyoruz..!

_________________________
Herşey Çankırı İçin...  sayfa başına git

izencirci
Yetkili Üye


Izmir
301 Cevap
Gönderim - 07/10/2004 :  16:46:23       
  Sayın Derelli,
Yerden göğe kadar hakkınız var. Elimde olmayan tamamen özel nedenlerle söz konusu toplantı hakında bilgilendirmede bulunamadığım için çok mahcubum, bunun için özür dilerim. Telafi etmeye çalışacağım.

Sayın Ahmet Gülşen'in hazırladığı aşağıdaki sunuyu "Çankırı Araştırmaları Sitesinin" üyesi sıfatı ile ve "cansaatinin" katılımcılarının bu konudaki çalışmalarınıda belirterek, Çankırı da yapılan toplantıda kısa bir girişten sonra sundum. Ayrıca "Yeni Üniversite Kurulabilmesi için Gerekli Şartlar ve Çankırı'daki Durum" hakkında da enkısa zamanda yazacağımı belirtirim.

Saygılarımla.

"ÇANKIRI'YA NİYE ÜNİVERSİTE GEREKLİ?"
"ARTIK ÜNİVERSİTE BU ŞEHRE ŞARTTIR..!"

1-Çankırı'daki ve dışarıdaki sivil toplum teşekkülleri (köy dernekleri dahil)gerçekten aktifleştirilmelidir. Toplumu bir tutan, gündem oluşturan toplantılar, proğramlar ve yayınlar yapması konusunda teşvik edilmeli, takip edilmelidir ve hatta ne tür proğramlar yapabilecekleri konusunda komite ya da valilik tarafından "program formatı" verilmelidir.

2-Kastamonu Çankırı'ya yakın ve her konuda alternatif bir ildir. Kastamonulular da üniversite istiyor dolayısıyla onlar da çalışıyor. Bir şehre üniversite kurulmasının kararını verecek mercii karar aşamasında kıyaslamalar yapacaktır, adaylar arasında bir tercihe varacaktır. Yarın Sayın Tayyip Erdoğan'ın önüne Çankırı ve Kastamonu üniversiteleri dosyaları da eminiz ki birlikte sunulacaktır. Bu gün karar mekanizmasının ve Sayın Başbakanın kararını etkilemek ve fark atmak için bu üniversite komitesi içinde Kastamonu'yu takip birimi kurulsun, onların yaptıkları izlensin ve üzerine bizim tarafımızdan artı bir konmaya çalışılsın.

3-Yeni il özel idareleri kanunu çıktı. Bu kanunun verdiği daha geniş imkanlar ve daha profesyonel çalışmaya imkan sağlayan uygulamaları ile Çankırı'nın kalkınmasının tarım destekli, üniversite + sanayi eş zamanlı yapılması için "yeni kalkınma dönemi" başlatılmalı ve Çankırı'nın gelecek için refah içinde bir şehir olacağının emareleri karar mekanizmasının dikkatine sunulmalıdır. Ama bunun için il özel idaresinin profesyonellerce idare edilmesi ve ilin tüm çalışmalarının koordine edilmesi, dışardan gelen yatırımcılarınyönlendirilmesi gerekmektedir.

4-Meclis çalışmalarında 3 vekilimizden ziyade diğer Çankırı'lı olan zevattan da istifade edilmeli. Çankırı'nın eski vekilleri, belediye başkanları gibi seçilmiş emeklilerden bir çalışma grubu oluşturulmalı. Onların da devlet içinde halen bağlantıları vardır. Siyasi ikdisadi etkileri devam etmektedir.

5-Kayseri'de Erciyes üniversitesinin kampüsünü gezdiğinizde neredeyse tüm binaların bir şahıs ismi ile anıldığını görürsünüz. Çünkü Kayserili hayır sever İstanbul da sanayicidir, Ankara da bürokrattır, İzmir de emekliliğini yaşar ama gider Erciyes Üniversitesine bir tuğla, bir taş koyar anasının babasının hayrına. Hatta bu orta okul, liselerde de böyledir.

Diyoruz ki üniversitenin finansmanındaki bazı engellerin, zengin işadamlarımızca taahhüt edilmesi ama "üniversite resmen kurulursa" şeklindeki şartlı bağışlarla yapılması sağlanmalı. Yine komite içindeki bir birimin bunu (tüm hukuki aşamalarınıda yerine getirerek)takip etmesi mümkündür. Ki bu durumda karar mekanizmasının önüne şartlı bir bütçe kalemi sunmuş oluruz bu da bir nevi yaptırım olur.

6-Ulusal basını ilgisi çekilmelidir. Bu konuda komite içinden bir ekip çalışmalar yapmalıdır. Çankırı Araştırmaları sitesinin(www.cansaati.org), Sayın Ahmet Demiröz'ün, Sayın Özddemir'in ve son olarak Sayın İrfan Dinç'in Sabah gazetesinde yayınlanan yazıları gibi tüm gazeteler için ayrı ayrı propaganda çalışmaları yapılabilir.

7-Çankırılılar Çankırı'dan çok Çankırı dışında ikamet etmektedir. Hepimizce malum. Bugün bu komite içinde bir "akademik insan kaynakları" birimi oluşturulabilir. Bu birim Çankırı'mızın yetiştirdiği ve halen bir üniversitede ve/veya serbest olarak çalışan akademik personelin listesi oluşturulmalıdır. Bu kişilere ulaşılarak Çankırı'ya bir üniversite kurulsa gelirmisiniz soruları yönetilmeli, yada yapabilecekleri katkılar sorulmalıdır. Böylece akademik personeller arasında da bir gündem oluşturabiliriz.

8-Üniversite beklentisi "geriye göçü" başlatır. Nasıl ki hükümetteki iyileşme toplumu iyi beklentilere sevk etti ve böylece büyüme hızımız arttı. Bunun gibi Çankırı'ya üniversite ve büyük devlet yatırımları da geriye göçü başlatır. İstanbul'daki kuruyemişci, Ankara'daki pastaneci gelip Çankırı'ya uygun bir yatırım yapmaya çalışır.

9-İnternet merkezli bilgi paylaşımına ağırlık verilmelidir. Böylece daha geniş kitleler, daha geniş zaman periyodunda bilgi alırlar ve destek imkanları da o derece artar. (Burada "Çankırı Araştırmaları sitesi örnek gösterilerek,Belçika daki,Kayseri deki, Ankara daki, İzmir deki vb. illerdeki, Çankırıların Üniversite hakkında çeşitli görüş ve çalışmaları olduğu hakkında hazirun bilgilendirildi.İ.Z.)
Saygılarımızla,

 sayfa başına git

derelli
Yetkili Üye


ANKARA
201 Cevap
Gönderim - 07/10/2004 :  17:51:16       
  Sevgili Zencirci,
hayat meşgalesi içerisinde unutulabilir. özveri ve duyarlılığına samimiyetle teşekkür ediyorum. yukardaki yazıyı kaleme aldığım sırada bu kaynağınız olsa idi daha başka olurdu. bu kaynaktan mahrum kaldığım için sitem etmiştim. lütfen sizde beni bağışlayınız. Mutluluk ve saadler dileğimle. tekrar teşekkürler
Nurettin Derelli

 sayfa başına git

Sefer Toruk
Çankırı Gönüllüsü


ankara
154 Cevap
Gönderim - 07/10/2004 :  17:58:15       
  Çankırı Milletvekilleri hiç bir protokulu kaçırmıyor ama iş böyle ciddi gayret ve cevaplar gerektirdiğinde niyeyse yeminli gibi konuşmuyorlar. Bu siyasi lobiyle asla Çankırıya Üniversite kurulmaz.

(daco)Sefer TORUK  sayfa başına git

Fatih Bayram
Yetkili Üye


Çankırı / Orta
311 Cevap
Gönderim - 07/10/2004 :  18:46:30     
  (Alıntıdır)


ÇANKIRI ÜNİVERSİTESİ’NİN ÇEŞİTLİ BOYUTLARI İLE ALT YAPISI

Çankırı Halkı 1982 yılından beri Çankırı Üniversitesi’ni istemektedir. Bu isteğin doruk noktasına ulaştığı son aylarda kamuoyunda, Çankırı Üniversitesi için gereken yeterli alt yapının olmadığı gündeme gelmiştir. Bu gündem üzerine Çankırı Gazeteciler Cemiyeti ve Çankırı Ilgazlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin katkılarıyla, Çankırı Üniversitesi’ni isteyen halk da bilgi tabanı oluşturmak; kurulması için çalışan kişilere ve karar verecek yetkililere gereken verileri sağlamak amacıyla, “Çankırı Üniversitesinin Çeşitli Boyutları İle Alt Yapısı” araştırması yapılmıştır.

Bu araştırma bir yüksek lisans, doktora tezi v.b. gibi resmi bir sorumlulukla yapılmamış özel bir araştırmadır (bu yüzden ihmal edilen hususlar olmuştur). Araştırma bilimsel araştırma teknikleri formatına uygun olarak yapılmış, fakat yazım üslubunda gazetelerde yayınlanacak olması düşünülmüştür.

Bu araştırma, gazetelerde yayınladıktan sonra Çankırı kamuoyunda, Çankırı Üniversitesi davasında birlik ve beraberliği de amaçlamıştır. Bu yüzden tartışmalara zemin hazırlamamak için araştırma içerisinde isimlerden (tenkit ve övgü olarak) mümkün olduğunca bahsedilmemesine özen gösterilmiştir.

Bu araştırama, 16-30/12/2003 tarihlerinde Çankırı’nın mahalli gazetelerinden Karatekin’de 13 bölüm halinde yayımlanmıştır (EK-C). Araştırmanın tamamı ise halen Çankırı’nın Sesi sanal gazetesinde (www.cankirininsesi.com) yayımlanmaktadır. Bunu (www.cansaati.org) , (www.ilgaz18.com) ve diğerleri izleyecektir.

ÇANKIRI ÜNİVERSİTESİ’NİN HİKAYESİ

“ GERİ KALMIŞLIĞIN ZİNCİRİNİ KIRMAK İÇİN FAKÜLTE İSTİYORUZ” bu pankartın, zamanın Cumhurbaşkanı sayın Kenan Evren (1982 yılında) eski valilik binasının balkonundan halka hitap ederken, tam karşısında asılı olduğunu görmüştüm. O sıralar Çankırı’da sadece, benim de görev yaptığım Çankırı Meslek Yüksekokulu vardı. Çankırılı iki yıllık bir yüksekokulu Çankırı’da yükseköğretim için yeterli görmemiş ve fakülte istemişti. Çankırı’nın üniversite hikayesi işte böyle başladı. Sayın Kenan Evren bu isteğe ilgisiz kalmıştı. Fakat Çankırılı yılmadı; o tarihten sonra Çankırı’ya gelen her devlet büyüğü ve parti liderine, bu veya benzer bir pankart göstermeye devam etti...

Nihayet 11 yıl sonra Çankırı halkının isteğine, yine Çankırılı bir bakan cevap vermişti. Zamanın MEB Bakanı (25.10.1993- 5.10. 1995) Çankırı milletvekili sayın Nevzat Ayaz, 10.12. 1993 tarihinde Çankırı Polis Evi’nde yaptığı konuşmada Çankırı’ya Orman Fakültesi sözünü vermişti (11.12.1993 Karatekin Gazetesi).

Çankırılı istediği fakültenin adını koymamıştı, sayın Bakan da Orman Fakültesinin sözünü vermişti. Çankırılı önce çok sevinmişti sonra umduğunu bulamayacağının farkına varmıştı; çünkü Çankırılı bekliyordu ki kurulan fakülte Çankırı’nın gelişmesinde lokomotif olsun, binlerce öğrencisi olsun, Çankırı’nın ekonomisine hayat versin. Çankırılı bütün bunların tek bir fakülteyle olamayacağını ve hedefini küçük belirlediğini anlamıştı. Fakülte değil Üniversite isteyecekti; fakat üniversite niyetiyle fakülte istemişti. Çankırı’nın 1982 yılında başlayan üniversite hikayesinin birinci dönemi böylece 1993 yılında bitmiş oldu

Çankırı halkının hedefini üniversite olarak değiştirmesiyle, ikinci dönem başlamış oldu (1993). İkinci dönemin hedefi belliydi: Çankırı Üniversitesi. Artık Çankırı’ya gelen her devlet büyüğü ve parti liderlerine “ÇANKIRI ÜNİVERSİTESİ İSTİYORUZ” pankartları gösteriliyordu.

Tabanda başlayan harekete tavandan da katılımcılar çoğalmış, siyasiler de destek olmuştu. Böylece Çankırı Üniversitesi için yatırımlar da çoğalmaya başladı. Çankırı’da sadece Ankara Üniversitesi Çankırı Meslek Yüksek okulu varken A.Ü. Çankırı Orman Fakültesi (1994-1996) ve Çankırı Sağlık Yüksekokulu da (1996-1999) açılmıştı. Bu arada Çankırı Teknik Eğitim Fakültesi de resmen açılmış (1994) ve faaliyete geçemeden (1997) kapatılmıştı. İnşaatı yeni tamamlanan Erdal Aksu İlköğretim Okulu (16.000m2 kapalı alana sahip ) AÜ ÇMYO’na (2002) devredilmişti. Bu sefer Çankırı üniversitesinin alt yapısı daha iyi ve kamuoyu desteği de daha fazla görünüyordu.

Çankırılı 24.9.2003 tarihinde Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Çankırı’ya gelmesini fırsat bilerek bu isteğini çok yoğun bir şekilde dile getirmişti. Başbakanın geçeceği bütün yollara çok sayıda “üniversite sözü istiyoruz” pankartları asılmıştı. Çocuklar, gençler “üniversite sözü istiyoruz” yazılı tişörtler giymişlerdi. Başbakanı karşılayan 7’den 70’e herkesin elinde “üniversite sözü istiyoruz” pankartları vardı. Başbakanı’nın geçeceği Çankırı Huzur Evi yoluna 50’şer metre aralıklarla konulmuş üç ayrı tabelada “İŞ İSTEMİYORUZ/ AŞ İSTEMİYORUZ / ÜNİVERSİTE İSTİYORUZ” sözleri yazılmıştı. O gün Çankırı bayram gibi süslenmişti. Çankırılı çok umutluydu. İktidar partisi TBMM’de sayısal olarak da çok güçlüydü. Çankırı da genel seçimlerde iktidar partisi için tulum çıkarmıştı. Üstelik başka illerden kazanan Çankırılı ve eniştemiz olan milletvekilleri de vardı. Bu sefer bu iş tamamdı. Başbakan Erdoğan’ın Çankırılılara cevabını, mahalli basındaki haberlerle aktaralım:

“Bütün Çankırı’nın yıllardır beklediği üniversite konusuna değinen Başbakan Tayyib Erdoğan, ‘Üniversite açmak için Fen ve Edebiyat Fakültesini kurmak gerekir.

30 il üniversite bekliyor. Sayın Vali Halil Ulusoy bize sunduğu raporda üniversite için

alt yapının hazır olduğunu söyledi, ama alt yapı hazır değil. Çankırı’ya Teknik Eğitim Fakültesi açılması kararı Ankara Üniversitesi senatosundan çıktı. Sıra YÖK’te. YÖK’ten geçtikten sonra Bakanlar kurulundan çıkaralım ve Çankırı’yı bir fakülteye kavuşturalım. Bu konuyla hemşehriniz M.Ali Şahin ilgilenecektir. ”(25.9.2003, Karatekin Gazetesi).

“ Başbakan Tayyib Erdoğan ülke genelini ilgilendiren konularda mesajlarını verdikten sonra Çankırılıların üniversite isteğine de değindi. Şu an Türkiye'de 30 vilayetin üniversite istediğini belirten Başbakan Erdoğan ‘Üniversite önemli ancak yeterli altyapının hazır olmadığını düşünüyorum. Teknik Eğitim Fakültesi Ankara Üniversitesi Senatosundan geçti. YÖK'ten de geçip Bakanlar kuruluna geldiğinde bu konuyu halledeceğiz..” (www.cankirininsesi.com sanal gazetesi, haber hala yayınlanmaya devam etmektedir) diyerek üniversite sözü vermemiştir.

Çankırılı hiç beklemediği bu sözler karşısında adeta şok olmuştu, sonra;

Çankırılı şaşkın,

Çankırılı kırgın,

Çankırılı üzgün,

Çankırılı suskun hale geliverdi; Fakat karamsar olmaya gerek yoktu. Çünkü daha iş işten geçmiş değildi. Henüz Başbakanın hiçbir yerde resmen üniversite sözü verdiği duyulmamıştı. Çankırı, bu yarışta yalnız olmadığını da unutmamalıydı. Elbette ki diğer iller de boş durmuyordu. Nitekim Çankırı’dan önce Başbakana ulaşıp yeterli bir görüntü vermişlerdi bile. Elbette ki bir Başbakan, Türkiye’nin Başbakanı olmasının sorumluğu ile bütün illere objektif davranacaktı.

Çankırılı’ya düşen geri adım atmadan, hedef küçültmeden ve başladığı yere geri dönmeden mücadeleye devam etmektir. Mücadele etmek için önce kendi alt yapısını her bakımdan çok iyi bilmelidir. Sonra etrafına bir bakıp yarıştığı rakiplerini ve güçlerini tanıyarak yarışa ona göre hazırlanmalıdır.


Araştırmacı,Öğretim Üyesi Sayın İsmail ÇAM'ın yazısından alıntıdır...

Düzenleyen - fatihbayram on 07/10/2004 18:49:57

_________________________
Herşey Çankırı İçin...  sayfa başına git

Omer Saglam
Çankırı Gönüllüsü



161 Cevap
Gönderim - 10/10/2004 :  21:08:37       
 
Nurettin Bey merhaba,

Vermiş olduğunuz bilgiler için teşekkür ederim. Ayrıca ÇÜVAK'ın kuruluş amacı doğrultusunda yapacağı hizmetler konusunda ÇÜVAK çalışanlarına başarılar dilerim.

Selam ve saygılarımla.

Ömer Sağlam

 sayfa başına git


Forumda görüş beyan etmek ve yorum yapmak için üye olmanız gerekmektedir.
Yer alan ifadeler kişisel olup, hiçbir kurum ve/veya kuruluş adına görüş bildirilmez, bildirilse dahi kişisel kabul edilir ve yer alan her görüş yazarını bağlar. Site grup, cemaat, klik  vs bir sınıflama olmaksızın herkese açık olduğu için LÜTFEN POLEMİKLERE GİRMEYİNİZ, sadece kamuya sunacağınız bilgi ve görüşleri bizlerle paylaşınız. Yazılara yapılacak tenkitler edebi ve bilimsel formlar ve bilimsel etik açısından uygun olmalıdır. Kişilik haklarını ihlal halinde, hukuka, ahlaka aykırı görüş beyan edildiği ve ticari reklam yapıldığı durumlarda yazının yayınına izin verilmez. Kitap,dergi tanıtımları ticari sayılmaz. Yazılarınızda yaptığınız alıntılar (iktibaslar) için açıkça kaynak gösteriniz.

Çankırı Araştırmaları sitesi'
nde yayınlanmakta olan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının yada telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin —kısa alıntı ve tanıtımlar dışında— herhangi bir biçimde basılmaması, yayınlanmaması, editörlerimizin ve üyelerimizin kaynak belirtmeden herhangi bir alıntıyı sitemizde yayınlamaması önemle rica olunur. Kaynak belirtilmeksizin sitemizde yayınlanan alıntılar ve görüşler yazarlarını bağlar.

Kalite Anlayışımız:
Lütfen bildirilerinizi yayınlamadan önce yazım kuralları ve içerik açısından kontrol ediniz. Mümkünse önce word belgesi olarak yazıp denetleyiniz. Sonra kopyala-yapıştır yöntemiyle buraya taşıyınız. Dilimize gereken özeni göstermeyen ve kurallara uymayan bildiriler silinecektir.

   


-2147467259|Operation must use an updateable query.
Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle       © Çankırı Araştırmaları Sitesi hatsanat site yönetim sayfa başına git