Çankırı Araştırmaları Sitesi | Forumlar  
Çankırı Araştırmaları Sitesi  
Çankırı Araştırmaları Sitesinin 2002-2005 dönemi arşiv kayıtlarıdır.
 Arama Forumlar  Yazılar  Resimler  İletişim  
          www.cansaati.org
   
 
 
 Tüm Forumlar
 Bahattin AYHAN [Köşe Yazıları]
 
ZEKİ KUNERALP
  Yazıcı Çıktısı /Yazıyı Bilgisayarına kaydet  

Yazan Önceki Konu Konu Sonraki Konu  
b_ayhan
Yetkili Üye


Ankara
143 Cevap
Gönderim - 01/12/2005 :  20:28:29      
Bu yazımda değişik bir yol izlemeyi yeğledim. ZEKİ KUNERALP kimdir? sorusunu sizlere yönelteceğim ve alacağım yanıtları merakla bekleyeceğim. Yazının bekleme süresi sonunda sizlere ZEKİ KUNERALP kimdir sorusunun yanıtını vermeye çalışacağım. Hemen yanıtlarınızı yazmaya başlayabilirisniz. Kolay gelsin
Saygılarımla


Düzenleyen - b_ayhan on 01/12/2005 23:13:12

Bahattin AYHAN

isa cicek
Yetkili Üye


Ankara
120 Cevap
Gönderim - 01/12/2005 :  20:53:04       
  Türkiye'nin Madrid Büyükelçisi Zeki Kuneralp'ın makam otomobiline ateş açan tedhişçiler Büyükelçinin eşi Necla Kuneralp, bacanağı emekli büyükelçi Beşir Balcıoğlu ve İspanyol şoförü Antonio ToresOlmedo'yu öldürdüler.

 sayfa başına git

b_ayhan
Yetkili Üye


Ankara
143 Cevap
Gönderim - 01/12/2005 :  21:25:49       
  Evet sayın Çiçek verdiğiniz bilgiler doğrudur. Teşekkür ederim.Konuya vakıfsınız. Yeni katılacaklara ip ucu Zeki Kuneralp Çankırılı dır.

Düzenleyen - b_ayhan on 02/12/2005 11:40:42

Bahattin AYHAN  sayfa başına git

mevlutacaroglu
Yetkili Üye


Diyarbakır
44 Cevap
Gönderim - 01/12/2005 :  21:59:28       
  Merhum Zeki KUNERALP'in oğlu Selim Kuneralp, halen Türkiye'nin İsveç Büyükelçisidir.
Bir hemşerimizin böyle bir görevde olması bizim için tabiiki gurur vericidir.
KUNERALP ailesi bir kitap yazacak kadar maceralı bir geçmişe sahiptir.
İnşallah Bahattin Bey burada bir biyografi ekler.

Mevlüt ACAROĞLU

burak  sayfa başına git

mevlutacaroglu
Yetkili Üye


Diyarbakır
44 Cevap
Gönderim - 01/12/2005 :  22:09:29       
  İşte bir Çankırılı'nın ilginç olan hikayesi.
"............................
Bir dönemin öndegelen gazetecilerinden, İstiklâl Savaşı'na karşı çıkan, İzmit'te linç ettirilerek öldürülen Ali Kemal'in torunu oluyor...

Ali Kemal siyasete de yakın ilgi duyan bir gazeteciydi. Çankırı'dan İstanbul'a göç etmiş bir ailenin çocuğuydu; ticaretle iştigal eden ailesi iyi yetişmesini sağlamıştı. Bir çok önemli başkentte büyükelçi olarak görev yapmış, dışişleri bakanlığı genel sekreterliği (müsteşarlık) makamında bulunmuş oğlu Zeki Kuneralp, 'Sadece Diplomat' adlı anılarında (1981), babasının milliyetperverliğine ve ilericiliğine delil olarak aralarında geçen bir mükâlemeyi aktarır.

"Sene 1922 idi" diyor Zeki Kuneralp ve ekliyor: "O yazı yine Büyükdere'de geçiriyorduk. Büyük Taarruz başlamıştı. Babamla beraber aynı odada idik. Ben İstanbul'da Fransızca olarak çıkan bir gazeteyi okuyordum. Gazete cepheden gelen son haberleri yazıyor ve harita üzerinde Türk kuvvetlerinin ilerleyişini gösteriyordu. Heyecanla gazeteyi babama doğru uzattım ve 'Papa, le grecs son battus' (Baba, Yunanlılar dayak yedi) diye bağırdım. O da sevinç dolu bir sesle, 'Mais oui, mon petit, ils sont battus plate couture' (Evet yavrum, hem de temiz bir sopa yediler) dedi. İhanetle itham edilen bir adam böyle bir tepki gösterebilir mi idi? Gerici olduğu söylenen bir adam kendi evlâdının bir ecnebi mürebbiye tarafından yetiştirilmesine müsaade eder mi idi, oğlu ile Fransızca konuşur mu idi?" (s. 16)


Zeki Kuneralp, Londra'da büyükelçilik yaptığı halde İngiltere'de yaşayan kardeşlerinden bahis açmıyor anılarında. Ali Kemal'in bir İngiliz kızıyla yaptığı ilk evliliğinden iki çocuğu olduğunu Osman Özsoy'un Kazım Karabekir'in 'İstiklal Harbimiz' adlı eserinden (s. 105) aktardığı şu satırlarından öğreniyoruz: "Ali Kemal annesinin ölümüyle içine düştüğü manevi boşluğu doldurmak amacıyla, İngiliz olan ilk karısından doğma Selma ve Osman adlı çocuklarını epey aradan sonra tekrar görmek istemiş, onları İstanbul'a getirmeye veya en azından bir kez olsun görmeye yeltenmiş, ama dönemin siyasi koşullarından olacak ki, çok istediği halde bu emeline ulaşmaya fırsat bulamamıştır." (Gazetecinin infazı, s. 33).

Boris Johnson Ali Kemal'in torunu. Daily Telegraph (DT, 31 Temmuz 1999) gazetesinde yer alan bir değerlendirmede şu bilgiler var: "Boris kendisi de yazar ve çevreci olan büyük Stanley Johnson'un oğludur. Büyükbabası, Osman Ali olan adını, İngiltere'ye gelir gelmez Winfred Johnson olarak değiştirmişti. Osman Ali'nin babası Ali Kemal son Osmanlı sultanının ilk bakanıydı." Değinmeyi kaleme alan Auberon Waugh, Boris Johnson'un atanmasını, "Türkler böyle söylerdi" dedikten sonra Türkçe bir cümleyle karşılıyor: "Merhaba Boris Bey..."

Demek ki, genler torunu da etkiliyor. Döneminin en renkli kalemlerinden biri olduğuna kuşku bulunmayan Ali Kemal'in İngiltere'de yaşayan ahfâdı da önemli yazarlar olmuşlar. Torun Boris Johnson, İngiltere'nin en itibarlı dergisi 'The Spectator'un yönetmenliğine atanacak gazetecilik başarısı göstermiş... Siyasetle de ilgiliymiş, Muhafazakâr Parti'den adaylığını koymuş, ama seçilememiş...

Henüz 35 yaşında Boris Johnson, ama hem çok iyi eğitim aldığı (Eton Koleji'nde ve Oxford Üniversitesi'nde okumuş), hem de gazetecilikte hep ön safta (önce Times'da, 23 yaşındayken geçtiği Daily Telegraph'ta beş yıl Brüksel muhabirliğinin ardından yazarlığa yükselerek) bulunduğu için kalitesini belli etmiş... Atanması üzerine yazı yazanların hemen hepsi, bir punduna getirip "Garip tarafları vardır" deseler de kendisini övmekten geri durmuyorlar... Sık sık çağrıldığı televizyon ekranlarında ilginç görüşler açıklarmış... Bir yazı üzerinde çalışırken, "Of, aman" gibi sesler çıkarıp "Neden ben bu kadar aptalım?" diye kendi kendine söylenirmiş... "Çoğu kişi aslında soytarıdır, entel görünür; Boris ise müthiş bir entellektüeldir, ama soytarılığa vurur" diyorlar... 60 bin civarında satan itibarlı dergiden sonraki görevinin Daily Telgraph yöneticiliği olacağına da herkes emin görünüyor...

Geçen hafta bir grup öndegelen gazeteciyle beraberken, incitici sözlerle sürekli birbirimize takıldığımızı fark ettim; oysa Boris Johnson hakkında yazanların hepsi hayranlık ifade etmeden geçememişler. Ne diyelim, darısı bizim başımıza...

Ali Kemal'in torunları İngiltere'de ortaya çıktı..."

burak  sayfa başına git

b_ayhan
Yetkili Üye


Ankara
143 Cevap
Gönderim - 01/12/2005 :  23:05:24       
  Sayın Acaroğlu
Hem bilgi dağarcığımızı genişletmek, hem bilgi alış verişinde bulunmak amacıyla bilgi temin edebildiğim konuları sizlerin desteğine sundum. Belkide ilk bir uygulama olacak ve inanıyorumki çok ta güzel olacak. Bende elimdeki dökümanlardan faydalanarak, olur ise değinilmeyen konuları yazıya eklemeyi düşünüyorum. Görüyorumki hemşehrilerimiz dop dolular kıvanç verici, katkılarınız için teşekkür ediyorum

Bahattin AYHAN  sayfa başına git

izencirci
Yetkili Üye


Izmir
301 Cevap
Gönderim - 01/12/2005 :  23:48:06       
  Değişik yol izlemeye devam...
Çankırılı olmalarına rağmen; Bu "köklü" ailenin kökeni sebateyist olabilir mi???

 sayfa başına git

b_ayhan
Yetkili Üye


Ankara
143 Cevap
Gönderim - 02/12/2005 :  00:03:50       
  Sayın Zencirci
Rahmetli Kuneralp'in Sebateyist olduguna dair bilgi var ise bizleri bilgilendirirseniz sevinirim. Zaten değişik yol izleme maksadım bu. Gelecek değişik bilgilerle bilgilenmek. Teşekkürler

Bahattin AYHAN  sayfa başına git

b_ayhan
Yetkili Üye


Ankara
143 Cevap
Gönderim - 02/12/2005 :  23:08:19       
  Bir trajedinin sonu
EĞER Hakkı Devrim iki satır yazmasaydı, Zeki Kuneralp'in ölümünü bilemeyecektik.
Türkiye Cumhuriyeti'nin Paris, Bern, Londra, Madrid Büyükelçisi ve Dışişleri Genel Sekreteri Kuneralp'in hazin bir hikayesi vardır. Sadun Tanju, O'nun için "meslek hayatı bu kadar başarılarla dolu, fakat özel hayatı onun kadar dramlara sahne olmuş bir başka insan tanımadım" der. (*)
Nedir bu dram?
"Bence yaşadığı en büyük trajedi ise, bütün hayatı boyunca içinden atamadığı, bir vatan haininin oğlu suçlamalarının ezikliği idi."
* * *
ALİ Kemal gazetecidir, Birinci Cihan Savaşı'ndan sonra, Anadolu harekatı başlayınca, Milli Mücadele'ye karşı çıkmış, Kuvayı Milliyecilere eşkıya demiş, düşmanla savaşmak yerine, görüşerek anlaşmayı uygun görmüş, Damat Ferit hükümetlerinde bakanlık yapmıştır.
* * *
İŞGAL altındaki İstanbul halkı, Ali Kemal'in Sabah ve Peyam gazetelerindeki yazılarına büyük tepki göstermiş, kendisine "Artin Kemal" lakabını yapıştırmıştır.
* * *
BÜYÜK zafer kazanıldıktan sonra, Ali Kemal berberde tıraş olurken iki sivil polis tarafından İzmit'e kaçırılmış, Ankara'nın "emniyetini temin edin, gönderin!" demesine rağmen, Sakallı Nurettin Paşa, halkı kışkırtarak Ali Kemal'i linç ettirmiştir.
* * *
İŞTE Zeki Kuneralp, bu Ali Kemal'in oğludur. Babası linç edildiği yıl, 8 yaşındadır, annesi onu yanına alıp, Avrupa'daki ablalarının yanına götürmüş, orada büyümüş, Paris Hukuk Fakültesi'ni bitirmiş, annesi onu okutmak için Bern Büyükelçiliği'mizde mahalli katip olarak çalışmıştır.
* * *
ZEKİ Kuneralp, 1939'da, İkinci Cihan Savaşı içinde, memlekete döner, askere gider, ikibuçuk yıl askerlik yapar, terhisinden sonra Dışişleri'nin açtığı sınava girer ve kazanır.
* * *
AMA Ali Kemal'in oğlunun sınavı kazanıp, Dışişleri'ne girmesi Ankara'da olay haline gelir. Müzevir ve münafıklar İsmet Paşa'ya yetiştirirler:
"Ali Kemal'in oğlu Hariciye'ye girmiş!"
Paşa köpürür:
"Bunda ne var, niçin girmesin?"
* * *
ARADAN 24 yıl geçer, 1963'te İsmet İnönü, yine Başbakan'dır. Zeki Kuneralp, Londra Büyükelçiliği'ne gitmeden önce Başbakan'a veda ziyaretinde bulunur. 24 yıl öncesini hatırlatarak "Size, şükranlarımı bu kadar geç söyleyebildiğim için üzgünüm" der...
İsmet Paşa'nın cevabı, Zeki Kuneralp'i çok duygulandırır:
"Biliyorum evladım, biliyorum, asıl, ben size teşekkür ederim."
* * *
ZEKİ Kuneralp, emekli olduktan sonra bütün uğraşını babasının vatan haini olmadığını anlatmaya verir. Kemik ve kas hastalığı bütün vücudunu sarmıştır, yıkanmak, yatmak, yemek içmek, giyinmek, okumak, yazmak, adeta bir işkencedir. Tekerlekli sandalyesinde iki büklüm, babasının notlarını düzenleyip "Ömrüm" adlı biyografisini kitap haline getirir. Ona göre "Babası fikri bir atılganlık içinde, hırçın bir Osmanlı aydınıdır. Barışçı duygularla Mustafa Kemal'e karşı çıkmıştır. Siyasi yanılgıya düşmüştür, ama asla vatan haini değildir."
Evet, Zeki Kuneralp'in hayat hikayesi bir trajedidir.
Babasının linç edilmesinden sonra, eşi de, Madrid'de Ermeni teröristler tarafından öldürülür.
* * *
TRAJEDİLERDE acı vardır, gözyaşı vardır, ıstırap vardır...
Acaba mutluluk da var mıdır?
Bazen vardır; bu trajedinin mutlu sahnesini de devlet yazmıştır, devleti yönetenler yazmıştır "vatan hainliği"yle suçlanan bir babanın oğlunu, devletin en yüksek ve onurlu makamlarından birine getirmekte sakınca görmemişlerdir.
Lakin devleti yönetenler çaptan düşünce, kardeşinin solculuğu yüzünden, bir kaymakamı, vali yapmamamışlardır.
Gün gelir, onun da hikayesini yazarız.

----------
(*) Bazı Anılar - Yalçın Yayınları.


Yazara E-Posta: H.Pulur@milliyet.com.tr

Bahattin AYHAN  sayfa başına git

b_ayhan
Yetkili Üye


Ankara
143 Cevap
Gönderim - 03/12/2005 :  18:54:33       
  Sayin Bahattin Ayhan,

Zeki Kuneralp Turk Disisleri'nin serefli bir mensubu. Pek cok devlet nezdinde Turkiye'yi hakkiyla temsil etmis bir diplomattır. Kimileri onun babasi olan ünlü siyasetci ve gazeteci Ali Kemal bey ile aralarinda bag kurmaya kalkisirlarsa da bu saglikli bir yaklasim degildir. Hic bir babanin serefi ogluna gecmez. baba kusur islemisse, bundan dolayi ogul da suclanamaz.

Soz buraya gelmisken ve "bir baba kusur islemisse" de demis iken, su noktaya deginecegim.

Ali Kemal Beyin iyi bir gazeteci ve hatta iyi bir politikaci oldugunda herkes birlesiyor da, onun yurtseverligi konusu tartısmaya acik tutuluyor.

Hatta ona vatan haini diyenler de var.

Yurtseverlik ve vatan hainligi göreceli kavramlardir. Kisiye göre degisir. Ancak, konuyu örneklerle degerlendirmeye alacak olursak, Sultan Ikinci Mehmet'n ordulari karsisinda Bizans Imparatoru askerleriyle birlikte sokak savasina katilmis ve siradan bir nefer gibi vurularak ölmüstür.

Bu tavrin bir adi olmalidir.

Daha önceki yillarda Osmanli Sultani Yildirim Bayazit Ankara savasinda Timur'un karsisinda yenilgiyi görmüs, ogullarina kacmalarini ögütlemis ama kendisi kacmamistir. Kendisi bildigimiz üzere zalim Timur'a esir düsmüstür.

Bu tavrin adi vardir.

Bir de Ikinci dünya savasi sonrasinda Istanbul isgal edilmis, islamin halifesi sultanimiz efendimiz kilini kipirdatmamis, Anadolu'da kurtulus kavgasina katilanlari engellemek icin elinden geleni yapmis, hatta kurtulus kavgasina önderlik edenleri idama bile mahkum ettirmis, sonra da kurtulusun esigine gelinmisken, ülkemizi isgal eden zalim Ingilize siginmak gibi akil ve ahlak disi bir tavir sergilemistir.

Bu tavrin da adi vardir.

Ali Kemal Bey de kurtulús savasina kalkisan bir avuc yurtsever subaya ve yandasi insanlara karsi akil almadik küfürler ederek saldirmaktan geri durmamistir. Oyle ki, ülkenin kurtarilmasi icin dagdaki eskiya bile millicilerle isbirligi ederken, Ali Kemal Ankara'da kurulan meclis icin ve bu meclisi kuranlar icin karalayici makaleler yazmistir.

Bu makaleler gazete koleksyonlarinda bugün de durmaktadir.

Ali Kemalin bu tavrinin da bir adi vardir.

Sayip siraladigim bu tavirlara isteyen istedigi adi koyuyor. Nasil olsa engelleyici bir kural yok. Izmir'in kurtulusunda ilk kursunu attigi icin adina heykel diktigimiz Hasan Tahsin icin de olmadik seyler soyleyen kara agizlar var.

Padisahimiz Mustafa Kemal Pasa'nin gözünde vatan hainidir. Bulent Ecevitin seksen yasindan sonraki bakis acisina göre Vatan haini degildir.

Bana sorulursa Padisah da Ali Kemal de vatan hainidirler.

Sevgilerimle

Zeynel Kozanoglu


Sayın Kozanoğlu e-mailiniz ve katkılarınız için teşekkür ederim

Bahattin AYHAN  sayfa başına git

derelli
Yetkili Üye


ANKARA
201 Cevap
Gönderim - 04/12/2005 :  10:28:55       
  Sevgili Bahattin,
Elinizdeki kaynakları okurlara sunma şekliniz mükemmel. Tebrik ediyorum. kendi yazınıza zaman zaman ilaveler yapma yerine okurlarınızı da kaynaklarınıza ortak ederek yapacağınız çalışmalarda başarılar diliyorum. saygılarımla.

 sayfa başına git

mahmut
Okur


ankara
29 Cevap
Gönderim - 05/12/2005 :  10:40:51     
  ZEKİ KUNERALP EN SON GÖREVİ MADRİT BÜYÜKELÇİLİĞİ GÖREVİNDEN SONRA İSTANBULDA İKAMETGAH ETMEKTE İKEN VEFAT ETMİŞTİR KENDİSİ ÇANKIRI İLİ ORTA İLÇESİ KALFATLIDIR

 sayfa başına git

Ahmet GÜLŞEN
Yönetici


Kayseri
642 Cevap
Gönderim - 05/12/2005 :  11:39:13         
  Bir eseri

Author Name: Zeki KUNERALP,
Book Name: JUST A DIPLOMAT, (Translated by) G. Lewis. (Preface by) A. Mango
Other Informations: 1992 XII+151 p.
ISBN: 975-428-029-0
Price: USD 15

Aynı yayınevinde diğer eserleri : http://www.theisispress.org/search.asp?search=Zeki+KUNERALP


kaynak: http://www.theisispress.org/index.asp?id=10&page=5

Ahmet GÜLŞEN  sayfa başına git

obciftcioglu
Yetkili Üye


İzmir
3 Cevap
Gönderim - 06/12/2005 :  12:53:19       
  Ali Kemal'in oğlu..
Peki barıştan sonra Ali Kemal'in ailesine ne oldu? Duyduğumuz şey karısının yurt dışına gittiği ve bir Alman generalle evli olan kız kardeşine sığındığı..

Sonra ailece İsviçre'ye geçiyorlar.. Ali Kemal'in oğlu burada tahsil görüyor.. Üniversiteyi bitirince de "Ben memlekete gideceğim.." diye tutturuyor..

Ailenin geride kalan büyükleri Ali Kemal isminden tedirgin "Gitme.." dilleri döküyorlar ama nafile..

Genç adam yurda dönüp Ankara'ya geliyor.. Dışişleri Bakanlığı'nın açtığı memuriyet sınavına katılıyor.. Sınavı başarıyor ama dosyadan haber çıkmıyor..

Çünkü dosyanın üzerine "Menfi" notu düşülmüş.. Yani "Olumsuz.." kaydı var.. Mânâsı şu ki bu çocuk devlet memuru olamaz.. Sakıncalı..


***

İsmet Paşa Cumhurbaşkanı.. Dışişleri Bakanlığı görevinden kalma alışkanlığı var.. Dışişlerine bir memur alınacaksa ıcığına cıcığına kadar kim olduğunu bilecek..

Gerekirse kendisi çağırıp mülakat yapacak.. Başbakan olarak böyle yapmış.. Cumhurbaşkanı olarak da bunu sürdürüyor..

Dışişlerine alınacak yeni elemanların dosyaları önüne bu sebepten gelmiş..

Ali Kemal'in oğlunun dosyasına, doldurduğu sınav kağıdına bakıyor, olumlu.. Mülakat raporuna bakıyor, olumlu.. Buna rağmen dosyanın üzerinde kocaman bir "menfi" notu var..

Devlet kin tutmaz
Bu garabetin sebebini merak eden İnönü, ilgilileri çağırıp sebebini soruyor..

"Aman efendim.." diyorlar.. "Bu genç malûm Ali Kemal'in oğludur.. Hani şu İzmit'te asılan.. "

İsmet İnönü'nün bu açıklamaya verdiği karşılık tarihîdir.. "Beyler.." diyor.. "Biz bu devleti kanla kurduk ama insanla büyüteceğiz.. Kin devlete yakışmaz.."

O menfi notunu eliyle karalayıp, dosyanın üzerine "Müsbet" yani "Olumlu" sözcüğünü yazıyor ve İnönü parafını atıyor..

Böylece Ali Kemal'in oğlu Mehmet Zeki Kuneralp kendisini büyükelçiliğe kadar götüren bir kariyere adımını atıyor ve İnönü'nün bu gönül yüceliğini de hiç unutmuyor..


***

Ne var ki Ali Kemal'in başını yiyen kadersizlik devlete diplomat olarak hizmet eden oğlu Büyükelçimiz Mehmet Zeki Kuneralp'in de yakasını bırakmadı..

Büyükelçi Kuneralp'in eşi 1978 yılında Madrid'te ASALA tetikçilerinin tertip ettiği bir suikastte öldürüldü.. Kurşunlanarak can verdiğinde yanında akıbetini paylaşan erkek kardeşi de vardı..

Türkiye, eşini ve kaynını kaybeden Büyükelçi Kuneralp'in acısına tek yürek olup sahip çıktı..

O facianın acısı tazeyken kimse eski yaraları deşme çiğliğini göstermedi..

Ali Kemal'in torunu, Mehmet Zeki Kuneralp'in küçük oğlu Selim Kuneralp.

CIFTCIOGLU  sayfa başına git


Forumda görüş beyan etmek ve yorum yapmak için üye olmanız gerekmektedir.
Yer alan ifadeler kişisel olup, hiçbir kurum ve/veya kuruluş adına görüş bildirilmez, bildirilse dahi kişisel kabul edilir ve yer alan her görüş yazarını bağlar. Site grup, cemaat, klik  vs bir sınıflama olmaksızın herkese açık olduğu için LÜTFEN POLEMİKLERE GİRMEYİNİZ, sadece kamuya sunacağınız bilgi ve görüşleri bizlerle paylaşınız. Yazılara yapılacak tenkitler edebi ve bilimsel formlar ve bilimsel etik açısından uygun olmalıdır. Kişilik haklarını ihlal halinde, hukuka, ahlaka aykırı görüş beyan edildiği ve ticari reklam yapıldığı durumlarda yazının yayınına izin verilmez. Kitap,dergi tanıtımları ticari sayılmaz. Yazılarınızda yaptığınız alıntılar (iktibaslar) için açıkça kaynak gösteriniz.

Çankırı Araştırmaları sitesi'
nde yayınlanmakta olan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının yada telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin —kısa alıntı ve tanıtımlar dışında— herhangi bir biçimde basılmaması, yayınlanmaması, editörlerimizin ve üyelerimizin kaynak belirtmeden herhangi bir alıntıyı sitemizde yayınlamaması önemle rica olunur. Kaynak belirtilmeksizin sitemizde yayınlanan alıntılar ve görüşler yazarlarını bağlar.

Kalite Anlayışımız:
Lütfen bildirilerinizi yayınlamadan önce yazım kuralları ve içerik açısından kontrol ediniz. Mümkünse önce word belgesi olarak yazıp denetleyiniz. Sonra kopyala-yapıştır yöntemiyle buraya taşıyınız. Dilimize gereken özeni göstermeyen ve kurallara uymayan bildiriler silinecektir.

   


-2147467259|Operation must use an updateable query.
Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle       © Çankırı Araştırmaları Sitesi hatsanat site yönetim sayfa başına git