Çankırı Araştırmaları Sitesi | Forumlar  
Çankırı Araştırmaları Sitesi  
Çankırı Araştırmaları Sitesinin 2002-2005 dönemi arşiv kayıtlarıdır.
 Arama Forumlar  Yazılar  Resimler  İletişim  
          www.cansaati.org
   
 

 

 
 Tüm Forumlar
 Nurettin DERELLİ [Köşe Yazıları]
 
23 EYLÜL 1922
  Yazıcı Çıktısı /Yazıyı Bilgisayarına kaydet  

Yazan Önceki Konu Konu Sonraki Konu  
derelli
Yetkili Üye


ANKARA
201 Cevap
Gönderim - 14/11/2005 :  15:13:31      
23 EYLÜL 1922
ÇAN’IN KURTULUŞU

Bayramları tatil yerine koyarak bulundukları mekanları terk ederek tatil beldelerine koşanlar var ya ! onlara aslında bir diyeceğim yok. Onları bu aşamadan sonra törelerimiz içinde hareket ettirmeye de gücümüz yetmiyor. Ne yapalım bizde Ramazan Bayramında Ankara’yı terk ederek Çanakkale ilinin şu kömürü ile seramik fabrikaları ile ünlü ÇAN ilçesine koştuk. Çünkü bendeniz ÇANKIRI kelimesindeki hecenin ilk hecesini bölme pahasına buradan evlendim. Ve kendime göre bir ÇAN/KIRI oluşturdum. Niyetim bu gün rahmetli babamla aynı yıl doğumlu olan ve eşi vefat etmiş olan ve bu gün 94 yaşında yürümekte zorluk çeken kayın babamın hayır dualarını almak birde Çanakkale harpleri ile ilgili anılarını siz okurlarımla paylaşmaktı. Ama gittiğimde Çan ilçesinden tanıdığım ve burada öğretmenlik yapan arkadaşım Hamza Yıldız'ın aynı amaçlı bir mülakatını üç beş gün önce tamamladığını öğrendim. Amacıma ulaşma adına Sayın öğretmenimizden gerekli izni aldığım için bu mülakatı sadece Kayın Babamın kendi anlatımları ile sizlerle yorumsuz olarak paylaşmak istedim. Umut ediyorum ki birileri bu vatanın kolay alınmadığının bir enstantanesini okuyarak kendisine ders alır. Bu mülakatın devamı ileriki günlerde tarafıma gönderileceği söylendiği için, söz konusu mülakat tarafıma ulaştıkça sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Bu gün hayatta olan Kayın Babam Ali Tümer’ adına caddeye ismi verilmiş, mülakatta bahsi geçen babasının ismi adına bir mahalleye ismi verilmiş, rahmetli annesinin ismi bir sokağa verilmiş Çan İlçesinin önemli ve Çan insanının çok önem verdiği şahsiyetlerden birisidir. Mülakatta bahsedildiği gibi geçmişi saatine kadar hatırlayan hafızasına halen hayret etmemek mümkün değildir. Bunu sadece ben değil tüm Çan İlçesi halkı söylemektedir. Ve Şu anda Çan ilçesinin en yaşlı bireyidir. . Öyle ki, siz 40 sene önce bir arsa aldınız, o gün o arsayı aldığınızda yanınızda kimler vardı. Kaç liraya pazarlık yapıldı. Hangi gün ve hangi saatte bu alışveriş gerçekleşti bu yönlerde de halen mahkemelerde sürtüşmeli konularda bilirkişilik yapmaktadır. Çanakkale Valiliği özel araç tahsisi ile okullarda Çanakkale tarihini anlattırırlar.

“YAŞAYAN TARİH’TEN
ÇAN’IN KURTULUŞ YILLARI

Ali amca;
o zor yılları sizden dinleyebilir miyiz? Sorusunu, yüze merdiven dayamış yaşına rağmen ilgi çekici bir berraklıkla cevapladı ve anlattı.

ADI : Ali TÜMER
BABA ADI : Hafız Mehmet, (Çarşı Camii İmamı, Kuvvay-i Milliye ÇAN Kati-
bi.
ANA ADI : Münevver
DOĞUM YERİ : ÇAN
Doğum Tarihi : 1327 (1912)
MESLEĞİ : Çan Belediyesi Baş Katibi
NEDEN ? : Çan’ın yaşayan en yaşlı kişilerinden Çan ile ilgili koruduğu müthiş bir hafızası var. Biriktirdiği notları, resimleri, belgeleri, bilgileri Çan Halkına sunabilmek için,
NASIL ? : Güven Şahin’in kamerası önünde iki gün çekim yaptık. Yaptığımız çekim örneklerini çoğalttık. Çan’a dair bu bilgilerin yok olup gitmesine gönlümüz razı olmuyordu.

NEREDE ? : Ali TÜMER’in sevgili kızıyla hala oturmakta olduğu evdeki iki ayrı odada çalıştık. Asaletlerine uygun ikramlarla ağırlandık. Kendilerine şükranlarımı sunuyorum.


“Babam Hafız Mehmet’in Kuvay-i Milliye ile ilgili bütün evraklarını 15 yıl önce Çan Kaymakamlığına teslim ettim. İçinde Amasya Tamiminin orijinal telgraf metni de vardı”

19 Mayıs 1919’da Yunanlılar İzmir’e asker çıkarınca herkes çok üzüldü. Memleketin her yerinde kalabalık toplantılar, mitingler yapıldı. 600 yıllık Osmanlı’nın Anadolu su da işgal ediliyordu. Bunun üzerine Balıkesir’de de bir kongre toplandı. Balıkesir’de yapılan bu kongrede Kuvay-ı Milliye’yi Yenice, Biga ve Çan’da teşkilatlandırılmak için Hamdi bey görevlendirildi.

Kuvay-i Milliye’yi kurmak için Hamdi Bey Çan’a geldi. Çan’da Kuvay-i milliye Reisi Osman Efendi idi.

Şimdiki Özel İdare binasının yerinde üç katlı hükümet konağı vardı. Bu konağın üçüncü katında karargah kuruldu. Asker toplamak ve silah temin etmek için planlar yapıldı. Babam Hafız Mehmet Çarşı Camii imamı idi. Aynı zamanda Kuvay-i Milliye katipliği de yapıyordu.

-Babam Hafız Mehmet’in Kuvay-i Milliye ile ilgili bütün evraklarını 15 yıl. Önce Çan Kaymakamlığına teslim ettim. İçinde Amasya Tamiminin orijinal metni de vardı.

O zaman Gelibolu’da Fransız ordusuna ait Akbaş cephaneliğine baskın düzenlenecekti. Lapseki Kuvay-i Milliye reisi Lütfi Bey gerekli hazırlıkları yapacaktı. Mevsim Kışdı. Akbaş cephaneliği basıldı. Fransız askerleri esir alınarak bağlandı. Elde edilen cephaneler, kayık ve küçük gemilerle Lapseki’ye taşındı. Lapseki köylüleri korktuklarından cephaneyi taşımak istemiyorlardı. Cephaneyi zorla taşıttılar. Öküz arabaları ile zahmetli bir yolculuktan sonra elde edilen cephanenin yarısını Kızılelma Köyüne, yarısını ise Gönen’in Yenice köyüne taşıyarak iki ayrı cephane kurdular. Kızılelma köyündeki cephaneliğe Bayramiç piyade alayından üç çavuş görevlendirildi. Bunlar iyi askerlerdi. Cephaneliği bekliyorlardı. Mareşal Fevzi Çakmak’da bu kuvay-i Milliye hareketini destekliyordu.

O zaman Çan ilçemiz Biga’ya bağlı nahiye idi. Biga 5 mahalleden ibaretti. Bir Rum, bir Ermeni, sonradan yerleştirilen bir muhacir ve 2 yerli mahallesi vardı. Biga çok karışık bir yerdi. Osman efendi, Hamdi Bey’i Biga’ya gitmemesi için uyardı. “Biga çok karışık” dedi. Hamdi Bey çok cesur bir komutandı. Dinlemedi, Biga’ya gitti. İnova köyünde kurulan hain bir pusuda öldürüldü. Cenazesi Biga şehitliğine defnedildi. Kuvay-i Milliye başsız kaldı. Yenice’deki komutan silahlar isyancıların eline geçer diye korktu. Cephaneliği havaya uçurdu. Kızılelma’daki cephanelik yağma edildi. O kadar emeğe yazık oldu.

Hamdi bey öldürüldükten sonra Çan’a Aydın zeybekleri geldi. Yüz kişiydiler. Hepsi silahlıydılar. On beş gün içinde yağmalanan silahların toplanmasını istediler. Bütün muhtarlara emir verdiler. O zaman Aşağı Karışık Köyü muhtarı bunu köye ilan etmemiş. Pazartesi günü muhtarı o zaman ağaç olan bir köprüye bağladılar. Altı zeybet muhtarı kurşuna dizdi. Cesedini köprünün altındaki çay kenarına gömdüler. Sonra bir gece köylüler muhtarın cesedini buradan çıkararak köye defnetmişler.


Çan’da o zaman Kobağın kahvesinin karşısında fırıncı bir Rum vardı. Adı Iraklis’di Bu Rum postaneden Biga’daki Yunan komutanına bir telgraf çekmiş , “Burada Osman Efendi adında bir Kuvay_i Milliye’ci var. Biga’yı basacak.” Demiş. 14 Mayıs’ın 15 Mayıs’a bağlayan gece sabaha karşı Yunan askerleri Çan’ı bastı. Çarşı Camii ile Osman Efendi’nin evini bastılar ama Osman Efendi’yi bulamadılar. Kadınların boyunlarındaki beşi bir yerdeleri aldılar. O sırada Osman Efendi’nin oğlu Niyazi, Kocabaş çayının kenarındaki hayvanlara bakmak için Yunan komutanından izin aldı. Çavuşköy’e ve Kulfaköy’e gidip Yunanlıların Çan’ı bastığını haber verdi.

Çavuşköy tarafından ve Tepeköy tarafından silah sesleri gelmeye başladı. O zaman köylüler hazırlıklıydı. Silah sesi duyulduğunda bütün köylerdeki gençler silahlanıp toplanıyordu.

Yunanlılar silah seslerini duyunca korktular. Koca Konak tepesine çekildiler. Koca Konak tepesine iki makineli tüfek kurdular. Gelenlerle baş edemeyeceklerini anlayınca daha arka sırttaki ağaçlıklara çekildiler. Bu sırada Mallıköy ve Dereköy’den gelen silahlı gençlerle birlikte Kalburcu ve Karakoca köyü tarafından gelen Ramazan’ın birinci günü Yunan Bölüğünü tamamen imha etti. Son iki Yunan askeri de postanede öldürüldü.

Bir hafta sonra 23 Mayıs Cuma günü halk camide toplanmıştı. O zaman Cuma namazı büyük köylerde ve Çan’da kılınıyordu. Köylerden çok insan gelmişti. Semedeli tarafından top sesleri duyuluyordu. Askerlik yapanlar bunların top sesi olduğunu hemen anlamıştı. Yunan askerleri Semedeli köyünü top ateşine tutmuştu.

Top seslerini duyan halk arabası, atı, eşeği ile hiçbir şey alamadan Çanakkale veya Mallıköy tarafına kaçmaya başladı.

Babam Hafız Mehmet, bacakları olmayan kardeşim Emin’e annem kardeşim Ayşe’yi sırtına aldı. Yürüyerek Mallıköy’deki Mehmet dayıma gittik. Dayım babama eve dönüp birşeyler al dedi. Babam; “ Dönemem, beni vururlar” dedi. Annemle ben Çan’a döndük. Çan’da kimse kalmamıştı. Fırında yeni pişen ekmekler bili duruyordu. Yorgan, yastık, ekmek aldık. Vakit geç olmuştu Mallıköy’lüler de kaçmıştı. Babamlar da gitmişler. Hayvanları Koca derede toplamışlardı. Ama mallar (büyükbaş hayvanlar) çok gürültü çıkartıyordu. Bu gürültüyü Yunanlılar duyar diye korktuk.

Yeniden yola çıktık. Maksadımız Umurbey üzerinden Çan’a gitmekti. Biz Danapınar’dan geçerken köy korucusu yanımıza geldi. “Neden kaçıyorsunuz?” dedi Babam; “Yunan Çan’ı bastı, buraya da gelirler” dedi. Korucu “Burası Müslüman Köyü, burada kimseye size bir şey yapamaz” dedi. Muhtar bize hiç kullanılmamış bir ev verdi. Evin üç odası vardı. Her odaya bir aile yerleştik. Dokuz gün Danapınar’da kaldık Bize her akşam iftar ve her sabah sahur yemeği verdiler. Onların haklarını hiç unutmam.

Yunanlılar Çan’ı, Çavuşköyü ve Tepeköy’ü yakıp gitmişler, Hevr şey yanmıştı. Bir Çarşı Camiinin minaresi kalmıştı. Babam minareye çıkıp ezan okudu. Dönenler toplanmaya başladı. Çarşı Camiinin yanında koca bir ağaç vardı. Babam orada ilk namazı kıldırdı. Bizim evden bir yarım duvar kalmıştı. Onu temizledik, dibinde yatmaya başladık. O zaman Çan’da hiç usta yoktu. Terzialan’dan bir usta ile yanında iki, üç kişi geldi. Evimizi olduğu kadar tamir ettiler. Ve Yunanlılar bir daha Çan’a gelmediler.

Onyedinci fırka tümeni 23 Eylül günü Çan’a girdi. Kumarlar köyü o zamanlar Çan’a bağlı bir nahiye idi. Tümen orada kalacaktı.

Sonra bir sabah uyandığımızda gördük, Çan’ın çayırlar tarafı asker çadırı ile dolmuştu. Paşaköy, Duman, Ahlatlıburun, Şerbetçi ve Etili’den yiyecek topladılar. Kışı Çan’da geçirdiler. Sonra Bayramiç’e gittiler.



Düzenleyen - derelli on 14/11/2005 15:19:56

Düzenleyen - derelli on 14/11/2005 16:04:51

Düzenleyen - derelli on 16/11/2005 13:48:41

husnuekizceli
Yetkili Üye


DENİZLİ
180 Cevap
Gönderim - 14/11/2005 :  20:26:14     
  Koskoca Türkiye Çınarının hayatta olan bir dalını daha bizlere tanıtma fırsatı verdiğiniz için size teşekkürlerimi sunuyor, Ali TÜMER amcanın ellerinden hasretle öpüyorum.

Evet!.. Bir kere daha görüldü ki: "Otuz kupona alınmamıştır bu vatan."

En derin selam ve saygılarımla.

Hüsnü EKİZCELİ
DENİZLİ

 sayfa başına git

makav
Çankırı Gönüllüsü



202 Cevap
Gönderim - 15/11/2005 :  01:22:08     
  Teşekkür ederiz Nurettin bey gıyabındada olsa bize böyle kıymetli bir insanı tanıttınız.Ali amcaya Allah uzun ömürler versin.

 sayfa başına git

korgun
Çankırı Gönüllüsü



231 Cevap
Gönderim - 15/11/2005 :  02:56:16       
  E

Düzenleyen - korgun on 23/11/2005 19:20:23

 sayfa başına git

kanibey
Yetkili Üye


çankırı
74 Cevap
Gönderim - 15/11/2005 :  15:31:02         
  Sayın Dereli,
Türk'ün ateşle imtihanını görenlerin hayatta kalan son temsilcilerinden biri olan kaynatanız Ali Amcayı ve yaşadıklarını buraya taşıdığınız ve bizlerle paylaştığınız için çok teşekkür ederiz. Darısı hayatta olup da hatıraları derlenmeyi bekleyen büyüklerimizin başına diyorum.
Selam ve saygılarımla.

osman çiğdem  sayfa başına git

ayyildiz
Çankırı Gönüllüsü


ankara
129 Cevap
Gönderim - 15/11/2005 :  20:24:39       
  Bayramda bile memleket sevgisiyle dolu bir hizmet yapmışsınız Nurettin bey sağolunuz.Sam amcayı memnun edeceğiz diye Ali amcaların kıymeti bilnmiyor artık.

Şaban AYDIN  sayfa başına git

nuri lafci
Yetkili Üye


Ankara
153 Cevap
Gönderim - 15/11/2005 :  21:17:58     
  Var mı ki Türk olup da Vatanını savunan Ailelerden,Anası,Babası,Amcası,Dayısı Kardeşi vs Şehit olmayan?

Vardır; Kahpe işgalcilere yaltaklık edip,Türküm deyip de başka Milletlerden olan Ailelerde Şehit olmaz.Biz Türklerin tarihi bu.

Sayın Nurettin ağabime bu canlı tanığın mülakatını bizlerle paylaşmasından dolayı teşekkür eder,Ali amcamıza da hayırlı ömürler dilerim.
Saygılarımla.


Düzenleyen - nuri lafci on 15/11/2005 21:25:32

lafcigil  sayfa başına git

imge
Yetkili Üye


ankara
31 Cevap
Gönderim - 16/11/2005 :  09:48:26       
  Sayın Derelli,
Bu güzel anıları bizlere aktardığınız için teşekkür ederim. Kayınpederinize de Allah uzun ömürler versin.  sayfa başına git
yamanoglu
Yetkili Üye



16 Cevap
Gönderim - 16/11/2005 :  13:03:21     
  Nurettin Bey'ın Çankırı'ya hizmetini yansıtan bir makalesini daha heyecanla okuduk.

Kendilerine gönülden teşekkür ederken, bu tür yazıların kaleme alınmasının her Türk gencinin kutsal bir görevi olduğunu idrak ediyoruz.

İmkanı ve fırsatı olan hemşehrilerimizden de Çankırı'da halen yaşamakta olan büyüklerimiz ile bu manada iletişim kurarak, ülkemizle ve Çankırı ile ilgili çeşitli konulardaki anılarını sitemizde yayımlamalarını bekliyoruz. Selam ve saygılarımla.

Bayram YAMANOĞLU

 sayfa başına git

Recep Cirik
Yetkili Üye


Gent
373 Cevap
Gönderim - 16/11/2005 :  17:02:35       
  Değerli Derelli
Çan,Çankırı,Çanakkale sizin yüreğinize işleyen sözcükler. Ali Tümer Bey'i bu vesile ile tanıma fırsatı bulduk. Saygı ve sevgilerimizi gönderiyor sağlıklı ve uzun bir ömür diliyoruz.

Recep

 sayfa başına git

captanblack
Çankırı Gönüllüsü


ankara
108 Cevap
Gönderim - 16/11/2005 :  19:30:04     
  Ali amcaya Allah sağlıklı uzun ömürler versin . Bu güzel ülkenin kıymetini bilmeyenlere yazıklar olsun.

Cengizhan Savul  sayfa başına git

Van Basten
Yorumcu


KIRIKKALE
52 Cevap
Gönderim - 17/11/2005 :  13:36:55     
  Tarihini bilmeyen milletlerin coğrafyasını başkaları tayin eder!

S.G  sayfa başına git


Forumda görüş beyan etmek ve yorum yapmak için üye olmanız gerekmektedir.
Yer alan ifadeler kişisel olup, hiçbir kurum ve/veya kuruluş adına görüş bildirilmez, bildirilse dahi kişisel kabul edilir ve yer alan her görüş yazarını bağlar. Site grup, cemaat, klik  vs bir sınıflama olmaksızın herkese açık olduğu için LÜTFEN POLEMİKLERE GİRMEYİNİZ, sadece kamuya sunacağınız bilgi ve görüşleri bizlerle paylaşınız. Yazılara yapılacak tenkitler edebi ve bilimsel formlar ve bilimsel etik açısından uygun olmalıdır. Kişilik haklarını ihlal halinde, hukuka, ahlaka aykırı görüş beyan edildiği ve ticari reklam yapıldığı durumlarda yazının yayınına izin verilmez. Kitap,dergi tanıtımları ticari sayılmaz. Yazılarınızda yaptığınız alıntılar (iktibaslar) için açıkça kaynak gösteriniz.

Çankırı Araştırmaları sitesi'
nde yayınlanmakta olan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının yada telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin —kısa alıntı ve tanıtımlar dışında— herhangi bir biçimde basılmaması, yayınlanmaması, editörlerimizin ve üyelerimizin kaynak belirtmeden herhangi bir alıntıyı sitemizde yayınlamaması önemle rica olunur. Kaynak belirtilmeksizin sitemizde yayınlanan alıntılar ve görüşler yazarlarını bağlar.

Kalite Anlayışımız:
Lütfen bildirilerinizi yayınlamadan önce yazım kuralları ve içerik açısından kontrol ediniz. Mümkünse önce word belgesi olarak yazıp denetleyiniz. Sonra kopyala-yapıştır yöntemiyle buraya taşıyınız. Dilimize gereken özeni göstermeyen ve kurallara uymayan bildiriler silinecektir.

   



Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle       © Çankırı Araştırmaları Sitesi hatsanat site yönetim sayfa başına git