Çankırı Araştırmaları Sitesi | Forumlar  
Çankırı Araştırmaları Sitesi  
Çankırı Araştırmaları Sitesinin 2002-2005 dönemi arşiv kayıtlarıdır.
 Arama Forumlar  Yazılar  Resimler  İletişim  
          www.cansaati.org
   
 

 

 
 Tüm Forumlar
 Çankırı Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi
 
ATATÜRK VE HAFİZE ANA
  Yazıcı Çıktısı /Yazıyı Bilgisayarına kaydet  

Yazan Önceki Konu Konu Sonraki Konu  
zeynep dinç
Yetkili Üye


çankırı
19 Cevap
Gönderim - 09/11/2005 :  00:19:52    
ATATÜRK VE HAFİZE ANA

Çankırı tarihi ve kültürü üzerine yapılan çalışmalarının hız kazanması ile birlikte ilimize ait pek çok şey öğrendim. Böylesine değerli araştırma ve vesikalarla bizleri aydınlatan, ilimize dair bilmediklerimizi araştırarak dikkatimizi bu yöne çekenlere yürekten teşekkür ediyorum. İzniniz olursa, değerli araştırmacı ve tarihçilerin de affına sığınarak bu kültür ve tarih zenginliğine biz hanımların da okyanusta damla misali bir katkımız olmasını isteriz. Kadın Meclisi üyemiz Sayın NİLGÜN AKÇAN Hanımefendinin babaannesinin ATATÜRK'ün Çankırı'ya gelişi sırasında yaşamış olduğu bir hatırasını Sayın NİLGÜN AKÇAN'ın kaleminden değiştirmeden aynen aktarıyorum ve kendisine bizlerle paylaştığı için teşekkür ediyorum. Bütün güzelliklerin ve mutlulukların sizlerle olması dileklerimle. saygılarımla
ZEYNEP DİNÇ

BÜYÜKANNEMDEN BİR ANI


Büyükannemi 13 yaşında evlendirmişler.4-5 sene çocuğu olmayınca eşi üstüne evlenmiş. Bunu kabullenmeyen büyükannem evini terk ederek baba evine geri dönmüş. Bu olaydan üç dört sene sonra kız kardeşi evlenmiş, bir süre sonra da anne ve babası arka arkaya vefat etmiş.Büyükannem, kız kardeşi yani babaannemle oturmaya başlamış. Aradan birkaç yıl geçtikten sonra dedem Yemen'e asker gitmiş,orada tifo hastalığına yakalanınca izinli olarak Çankırı'ya gelmiş. İzne geldikten birkaç ay sonra vefat etmiş. Büyükannem,babaannem ve iki yetim yaşamaya başlamışlar. Mal varlıkları yeterince olduğu için bunları satarak geçimlerini sağlamışlar fakat hazıra dağ dayanmamış. Bu arada Kurtuluş Savaşı bitmiş,her yerde bir kıpırdanma başlamış. Resmi daireler belediyeler çalışmaya başlamış. Bir gün büyükannem ve babaannem otururlarken, büyükannem; Ben çalışmak istiyorum Afife demiş. Babaannem; Aman abla deli misin sen! ne iş yapacaksın sonra, Çelebinin kızı çalışıyor mu dedirttireceksin demiş. O da en iyi bildiğim işi yapacağım Afife demiş. Nedir abla diye sormuş babaannem. Yemek pişirmek demiş.

Büyükannem çok akıllı bir kadınmış, direk belediye reisine çıkmış. Ben dul bir kadınım reisim demiş,kardeşim de dul, iki de yetimimiz var, bunların geçimini sağlamak için çalışmak zorundayım. Sizin verdiğiniz talimatla uygun gördüğünüz ortamlarda aşçılık yapmak istiyorum demiş. O da zaten davetlerimiz olacak, çalışmalarımız çok fazla biz sizi çağırırız demiş ve böylelikle büyükannem çalışma hayatına başlamış. Şapka devriminde MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Çankırı'ya geldiğinde davetler verilmiş yemekler yenmiş. Paşa ikramdan memnun olarak; çağırın aşçıya teşekkür edeyim demiş. Reisimiz de aşçımız Hafize Hanım yemekleri yapıp gidiyor demiş. Paşa O zaman benim adıma Hafize Hanıma teşekkür edin,yemekler çok güzeldi ama börek ve baklavaya doyum olmuyordu deyince, Reisimiz hemen atılmış; Ne demek efendim biz size her ay baklava börek yollarız demiş. Atatürk sükut etmiş,bu da ikrardan geldiğinden her ay baklava ve börek birer tepsi olarak Ankara'ya gitmeye başlamış. Her seferinde Hafize Hanım yavere tembih ettiği halde tepsiler geri getirilmemiş.Bir zaman sonra tepsi almak ve bunları kalaylatmak Hafize Hanım'ı maddi açıdan zorlamaya başlamış. Başkana çıkarak sert bir dille tepsilerin getirilmesini istemiş, başkan da söz veriyorum bu sefer getireceğim demiş. Fakat tepsiler gene gelmemiş. Buna sinirlenen Hafize Hanım eve dönerek kardeşine; çarımı ver Ankara'ya gidiyorum Afife demiş ve trene binerek Ankara'ya gitmiş.

Köşkün kapısına geldiğinde askere; Ben Paşayı görmek istiyorum, Çankırı'dan geldim sorarsa Hafize Hanım dersiniz demiş.Asker giremezsin burada bekleyeceksin demiş. O arada kapıya gelen bir fayton kapıdan geçmek için durunca Hafize Hanım fayton kapısını açarak, içindeki şahsa beyefendi ben Çankırı'dan geldim,Paşayı görmek istiyorum, eğer beni görmek isterse göreceğim, yok görmek istemezse hiç oyalamayın ben Çankırı'ya geri döneceğim demiş.Birkaç dakika sonra Paşanın yaveri gelerek; buyurun Hafize Hanım Paşa sizi görmek istiyor demiş, hemen Paşa'nın huzuruna çıkarılmış. Hafize Hanım'ı görür görmez ATATÜRK arzunuz ve isteğiniz neydi Hafize Hanım neden buralara kadar zahmet ettiniz, haber yollasaydınız biz yapardık demiş. Büyükannem bir şey söylemeye fırsat bulamadan Paşa; otur hele bir kahvemizi iç demiş. Kahvesini içtikten sonra Paşa, buyur Hafize Hanım isteğiniz nedir diye sormuş. Paşam demiş Hafize Hanım ben dul kadınım,kardeşim de dul, iki de yetime bakıyoruz. Ev işleriyle kardeşim ilgilenirken evin geçimini sağlamak için ben çalışıyorum.Canım bu vatana ,millete ve size feda olsun. Manevi olarak elimden ne gelirse yapayım ama maddiyatta tıkandım. Size gelen börek ve tatlıların sadece tepsilerini istiyorum, sakın aklınıza bir şey gelmesin ben ölünceye kadar baklava ve böreği yollamaya devam edeceğim, buna hiçbir şey mani olamaz ama her seferinde tepsi alıp kalaylatmak bana ağır geliyor demiş. Paşa; aman Hafize Hanım derdin bu muydu sen bunları hiç sıkıntı yapma, üzülme diyerek hemen yaverini çağırmış, büyükannemi mutfağa indirerek ne istiyorsa verilmesini söylemiş ve arkasından bir de benim maaşımdan Hafize Hanım'a maaş bağlayın demiş. Hafize Hanım büyükannem yaşlılık döneminde, çalışamadığı zamanlarda bu maaşla geçimini sağlamış.

NİLGÜN AKÇAN (KALAN YETİMİN KIZI)

Zeynep DİNÇ

Recep Cirik
Yetkili Üye


Gent
373 Cevap
Gönderim - 09/11/2005 :  00:43:33       
  Sayın Dinç
Bu anıyı bizimle paylaştığınız için teşekkür ediyoruz. Nilgün Akçan hanimefendi'ye de teşekkür ederiz.
Acaba Çankırı'da bir baklavacı veya pastanemizin adı Hafize Ana Tatlıcısı ve Baklavaları ile anılsa nasıl olur?

 sayfa başına git

derelli
Yetkili Üye


ANKARA
201 Cevap
Gönderim - 09/11/2005 :  09:17:53       
  Sayın Dinç,
Hanımlarımızın da 100 tanık projesine katkı vermeleri adına, yapmış olduğunuz bu güzel söyleşi için teşekkür ediyorum. Biliyoruz ki yaşlı anneannelerimizle, babaannelerimizle yapabileceğimiz söyleşilerden de Çankırı'mızın geçmişi ile ilgili birden çok kaynağa rastlanacağı şüphe götürmez bir olaydır. Bu nedenle, bu projeye Çankırı'lı hanımlarımızında destek vermesi büyük mutluluk vermiştir. Teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim. Saygılarımla.

 sayfa başına git

isa cicek
Yetkili Üye


Ankara
120 Cevap
Gönderim - 09/11/2005 :  09:35:28       
  Sayın Zeynep Dinç Hanımefendi ve Nilgün Akçan Hanımefendi, öncelikle bu güzel, duygu yüklü anıyı buraya taşıyıp bizimle paylaştığınız için sizlere teşekkür ediyorum.

Her anıda, her olayda herkesin kendine göre çıkarması gereken dersler vardır diye düşünüyorum. Bu anıda da; nerelerden nerelere geldiğimizi, yokluğu, yoksulluğu, azimi, asaleti gördüm. Bugünlere geldiysek, rahat ve huzur ortamında yaşıyorsak, bunu hafize analara ve onun gibi vatana millete hizmet edenlere, yemende, çanakkalede, kurtuluş savaşında şehit düşenlere borçluyuz.

Saygılarımla,

İsa Çiçek

 sayfa başına git

kanibey
Yetkili Üye


çankırı
74 Cevap
Gönderim - 09/11/2005 :  10:30:05         
  Çankırıyla ilgili kitaplara geçecek kadar güzel ve önemli bir anı. Bunun gibi daha nice anılar olduğundan şüphe yok.Bu tip anıları duyanlar, bilenler varsa bu hatıraları da Çankırı kamuoyuyla ve Türk kamuoyuyla paylaşırlarsa gerçekten tarihimize ve Çankırı insanının vataseverliğine ve değerlerine ne kadar bağlı olduğuna güzel deliller olur. Atatürk arşivlerine sahip resmi kurumlardan araştırılırsa belki de HAfize Ananın Atatürkle o anını gösteren bir fotoğrafı bile bulunabilir.
Teşekkürler Zeynep DİNÇ Hanım, teşekkürler NİLGÜN AKÇAN Hanım.

osman çiğdem  sayfa başına git

hako
Yetkili Üye


Çankırı
71 Cevap
Gönderim - 09/11/2005 :  21:30:46       
  Sayın Zeynep Dinç Hanımefendi ve Nilgün Akçan Hanımefendi, okurken içine dalıp gittiğimiz, biranda Atamızın yanında Hafize Hanımla birlikte, sanki o anları yaşarcasına kaleme alınan bu anı, belkide bir çok soruya da cevap olabilecek nitelikte. Bu anıyı bizlerle paylaştığınız için ben de çok teşekkür ederim.
Bu fedakarlık ve Vatan sevgisi değil mi bizi ayakta tutan?
Bu güzel yazılarınız devamını dilerim.

Sevgilerle...

Hakan DİNCEL  sayfa başına git

captanblack
Çankırı Gönüllüsü


ankara
108 Cevap
Gönderim - 09/11/2005 :  21:50:35     
  İlk kez duyuyorum bu hatırayı.Bencede Nilgün hanımefendi Babaannelerinin yanı Hafize hanımın bir fotoğrafını lütfederse bu yazı için çok güzel olur.

Cengizhan Savul  sayfa başına git

kebikec
Araştırmacı-Yazar


Ankara
17 Cevap
Gönderim - 09/11/2005 :  22:25:33       
  Her iki hanımefendiye de bu güzel anıyı bizlerle paylaştıkları için çok teşekkür ediyorum. "Kanibey"in de dediği gibi kesinlikle kitaplara geçecek bir anı... Bu türden anıları, küçük bilgi kırıntılarını değerlendirmek, gün ışığına çıkarmak ve paylaşmak artık hepimizin görevi...

Tekrar teşekkürler

Ömer TÜRKOĞLU  sayfa başına git

korkmazC
Yorumcu


İstanbul
30 Cevap
Gönderim - 10/11/2005 :  18:32:58     
  Çok güzel bir hatıra.Atatürk ve ebediyete göçen silah arkadaşlarına Allah rahmet eylesin.Bu hatırayı bizlere nakleden hanımlarada teşekkür ederiz.Ayrıca Hafize hanımada Allah rahmet eylesin.

CaK  sayfa başına git

Hakkı Duran
21. Dönem Çankırı Milletvekili


Ankara
308 Cevap
Gönderim - 22/11/2005 :  21:49:29       
  Değerli Zeynep Dinç;

Hafize Ana başlıklı yazı için sizi ve torunu Nilgün Hanımı tebrik ederim. İzin verirseniz bir değerlendirme yapmak istiyorum. Bu yazı, eğer yeterli delil ve belgelerle desteklenebilirse hatıra mahiyetini alacaktır. Buradaki haliyle ancak “rivayet” denilebilir.

1- Hafize Hanım’ın Atatürk ile karşılaşması, 31 Ağustos veya 1 Eylül 1925’de mümkün olabilir. O tarihte Kastamonu’dan dönen Atatürk, Çankırı’da sadece bir gece kalmış ve sabah yola çıkmıştır.

2- Hafize Hanım’ın Ankara’ya trenle gittiği belirtildiğine göre, 1931’den önce olamaz. Bu görüşme varit ise, 1931-1938 arası olmak durumundadır.

3- Ankara’da görüşme yaptığına dair, bir şahit, fotoğraf veya bir kayıt olması gerekir.

4- Bu yazıda, torunu Nilgün Hanım’dan başka Hafize Hanım’ın varlığına delil olacak bir veri yok. Babası, annesi kimdi? Doğum, evlenme, ölüm tarihleri tespit edilip yazılmalıydı. Bunun için nüfus müdürlüğünden “Vukuatlı Nüfus Örneği” istenebilir.

5- Maaş bağlandığı ifade edilmiştir. Bunun resmi belgeleri olması lazımdır.

Kanaatimce, bu gibi bilgiler ilave edilebilirse; yazıda anlatılanlar, rivayetten öte geçip tarihi bir anlam kazanacaktır.

İnternet medyasının dinamizmi, yazdıklarımıza her an ilaveler, düzeltmeler ve katkılar yapma imkânı veriyor. Saygılarımla…

Hakkı DURAN  sayfa başına git

aliyildirim
Yetkili Üye


NİĞDE
185 Cevap
Gönderim - 22/12/2005 :  09:44:03     
  ilk kez okuyorum Sayın Zeynep Dinç Hanımefendi ve Nilgün Akçan Hanımefendiye teşekkür ediyorum.

civiky@hotmail.com
YILDIZHAN YARAN EKİPİ  sayfa başına git

alitaş
Üye


Çankırı
2 Cevap
Gönderim - 23/12/2005 :  15:42:47     
  Sayın zeynep Dinç hanımefidiye ve Nilgün Akcan hanımefendiye çankırı tarihine önemli bir kayıt düştükleri için teşekkür ediyorum.ayrıca aile dostumuz olan Nilgün hanımın şimdiye kadar icap edemediğim yemek davetine en kısa zamanda icap edeceğim.Umarım babaannesinden çok şeyler öğrenmiştir.Selamlar. Ali TAŞ

 sayfa başına git

akinbalik
Okur


istanbul
15 Cevap
Gönderim - 23/12/2005 :  23:05:02     
  Eskidenmiş O tuttuğunu koparan İnsanlar koskoca Atatürk'ün kapısına bile dayanıp isteğini yerine getirtmiş Çankırı'nın İnsanı... Şimdi nerde bu İnsanlar...? Nerdeler Çankırı sevdalıları...? Bizin hepimizin şu an bir Hafize Ana olmamız gerekmez mi...? İnanın bu olayı öğrendiğim şu an gözlerim doldu... Duygularım yoğunlaştı...Şimdi herkes geçim telaşesinde bu gibi İnsanlar binde bir gelir Çankırıya.... A k ı n ...

 sayfa başına git


Forumda görüş beyan etmek ve yorum yapmak için üye olmanız gerekmektedir.
Yer alan ifadeler kişisel olup, hiçbir kurum ve/veya kuruluş adına görüş bildirilmez, bildirilse dahi kişisel kabul edilir ve yer alan her görüş yazarını bağlar. Site grup, cemaat, klik  vs bir sınıflama olmaksızın herkese açık olduğu için LÜTFEN POLEMİKLERE GİRMEYİNİZ, sadece kamuya sunacağınız bilgi ve görüşleri bizlerle paylaşınız. Yazılara yapılacak tenkitler edebi ve bilimsel formlar ve bilimsel etik açısından uygun olmalıdır. Kişilik haklarını ihlal halinde, hukuka, ahlaka aykırı görüş beyan edildiği ve ticari reklam yapıldığı durumlarda yazının yayınına izin verilmez. Kitap,dergi tanıtımları ticari sayılmaz. Yazılarınızda yaptığınız alıntılar (iktibaslar) için açıkça kaynak gösteriniz.

Çankırı Araştırmaları sitesi'
nde yayınlanmakta olan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının yada telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin —kısa alıntı ve tanıtımlar dışında— herhangi bir biçimde basılmaması, yayınlanmaması, editörlerimizin ve üyelerimizin kaynak belirtmeden herhangi bir alıntıyı sitemizde yayınlamaması önemle rica olunur. Kaynak belirtilmeksizin sitemizde yayınlanan alıntılar ve görüşler yazarlarını bağlar.

Kalite Anlayışımız:
Lütfen bildirilerinizi yayınlamadan önce yazım kuralları ve içerik açısından kontrol ediniz. Mümkünse önce word belgesi olarak yazıp denetleyiniz. Sonra kopyala-yapıştır yöntemiyle buraya taşıyınız. Dilimize gereken özeni göstermeyen ve kurallara uymayan bildiriler silinecektir.

   


-2147467259|Operation must use an updateable query.
Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle       © Çankırı Araştırmaları Sitesi hatsanat site yönetim sayfa başına git