Çankırı Araştırmaları Sitesi | Forumlar  
Çankırı Araştırmaları Sitesi  
Çankırı Araştırmaları Sitesinin 2002-2005 dönemi arşiv kayıtlarıdır.
 Arama Forumlar  Yazılar  Resimler  İletişim  
          www.cansaati.org
   
 

 

 
 Tüm Forumlar
 Yüksel ARSLAN [Köşe Yazıları]
 
SEMPOZYUM YANSIMALARI
  Yazıcı Çıktısı /Yazıyı Bilgisayarına kaydet  

Yazan Önceki Konu Konu Önceki Konu  
yksl18
Yetkili Üye


Çankırı
72 Cevap
Gönderim - 27/05/2005 :  08:51:09    
SEMPOZYUM YANSIMALARI

Bilindiği NECİP FAZIL KISAKÜREK son yüzyılın en önemli şair ve yazarlarındandır. O, yazarlığı yanı sıra bir fikir ve mücadele adamıdır. Bir dönem öz yurdunda garip yaşayan bir toplumun çığlığı ve sesi olmuştur. Bunca coşkun yönü sıra kendi içinde büyük buhranlar, çalkantılar, hafakanlar yaşayan, iç dünyasında tarihsel çilemizi içlendiren bir mütefekkir. Bütün bu yönleri ile dost ve düşmanının takdirini kazanmış bir isim. Kendisine kültür bakanlığı tarafından büyük ödül verildiğinde Aziz Nesin ona hitaben yazdığı bir mektubunda şu ifadeleri kullanmıştır. Bu ifadeler çok yönlü değerlendirilebilecek ifadelerdir. Şöyle der Aziz Nesin: bu ödülü takdim etmekle sen değil bakanlık şeref bulmuştur.

Yine Necip Fazıl, muhafazakar camianın fikri ve dünyevi dünyasının alt yapısının oluşumunda ve bir kuşağın düşünce dünyasının yapılanmasında çok büyük katkıları olmuş insandır. İşte bu yıl kültür bakanlığı 2005 yılını Üstad Necip Fazıl Kısakürek yılı ilan etti. Bu haber bir hakkı takdir etme bağlamında çok önemli bir haberdi. Ve yine üstada yakışır bir coşkuyla doldurulacak bir yıl hayalleri kurmamıza sebep oldu. Ama günler ve aylar geçtikçe bu hayaller yerini hayal kırıklığına uğrattı. Türkiye çapında ciddi sayılabilecek tarzda etkinlikler bir kaçı geçmedi. Bu durum gazete ve medyada bile dile getirilir oldu. Örneğin savaş ay gazetedeki köşesinde bu durumu : fikri dünyam ayrı olmasına rağmen kalemi bu kadar kuvvetli bir şairin bir yılı böyle geçmemeliydi derken, Mehmet Doğanda köşesinden onun damarlarından ve mısralarından beslenen bir kuşağa vurdum duymazlıklarından, duyarsızlıklarından ve sorumsuzluklarından sitem ediyordu. Bu sitemler pek de haksız sayılmayacak sitemlerdi. İşte bu açıdan bakıldığında Çankırı Belediyesi Eğitim- Kültür Müdürlüğünün düzenlediği ve şahsımında katkısının bulunduğu 100. yıldönümünde Necip Fazıl Kısakürek sempozyumu hem ilimiz hemde üstada vefa anlamında önemli bir etkinliktir. Çünkü bir yıl içerisinde yapılan iki büyük sempozyumdan biridir.
Sempozyum 14 mayıs cumartesi günü üç oturum halinde yapılmış açılış protokol konuşmalarına belediye başkanımız sayın İrfan Dinç, valimiz sayın Ali Haydar Öner ve milli eğitim bakanlığı müsteşarı Necat Birinci katılmıştır. Oturuma Türkiye çapında çok büyük isim yapmış katılımcılar iştirak etmiş ve üstadı çeşitli yönleri ile akademik bir seviyede anlatmışlar ve işlemişlerdir. Ayrıca ilimizin park sokağının ismi NECİP FAZIL KISAKÜREK SOKAĞI olarak değiştirilmiş ve bu sokağın açılışı da halkımızın ve katılımcılarımızın iştiraki ile gerçekleştirilmiştir.

Sempozyumu genel hatları ile değerlendirdiğimizde beklenilenin üstünde bir başarı göstermiş ve sonuçlar ortaya çıkarmıştır.sempozyum vesilesi ile üstada vefa borcu bir nebzede ödenirken ilimiz Çankırının tanıtımı konusunda da çok önemli gelişmeler gerçekleşmiştir. Sempozyum üç gün boyunca BURÇ FM tarafından yayınlarında dile getirilmiş katılımcılarla ve belediye başkanımızla zaman zaman canlı bağlantılar kurulmuştur. Sempozyuma mahalli ve ulusal basın büyük ilgi göstermiştir. Akit, Yeni Şafak, Türkiye, Tercüman gibi gazetelerde haber konusu yapılmış ayrıca üç köşe yazarı köşesini bu konuya ve Çankırıya ayırmışlardır. Prof.Dr. Nazif Gürdoğan sempozyum hakkında bilgi verdikten sonra Çankırının gelişiminde üniversite ve ekonomiye önem verilmesi gerektiğini belirtirken, Rasim Özdenören Çankırının kültür ve değer yargılarından tarihinden ve gördüğü sıcak ilgiden bahsetmektedir. Servet kabaklı ise köşesinde orta anadolu türkmen kenti olarak nitelediği Çankırıya vefasından dolayı teşekkür etmektedir. Yine yerel radyolarda çayasad kültür sohbetlerinde konu işlenmiş ve değerlendirmeler yapılmıştır.

Sempozyum sonrasında katılımcıların ilimizi tanımaktan duydukları memnuniyet, kültürümüzün bir parçası olan yârana karşı hayranlıkları onların bizlere karşı katkı sağlama taleplerini ortaya çıkarmış ve bizlerin gönüllü elçileri olabileceklerini dile getirmişlerdir. İlimize duyulan bu ilgi daha ilimizden ayrılamadan projeler üretmeye vesile olmuş ve bir çok ilim adamı kısa süre sonra tekrar ilimizde buluşmak ve bu projeleri hayata geçirebilmek için sözleşmişlerdir. Bu diyalog süreci halen devam etmektedir. İlim adamlarımızın bu derece ilimizden, kültürümüzden ve insanımızdan memnuniyetlerinde İbrahim Akyol arkadaşım başta olmak üzere görevli öğretmen arkadaşların, ahi yaran dayanışma derneği üyelerinin çok büyük katkıları olmuştur ve onların bu samimi katkılarına bu vesile ile teşekkür etmek isterim. Yine Türkiye geneline bakıldığında gerçekten ilimiz bu yıl necip fazılı dolu dolu yaşamıştır. İl kültür müdürlüğünün düzenlediği Necip Fazıl resim sergisi, il milli eğitim müdürlüğünün ve bağlı bulunduğu okulların düzenlediği şiir yarışmaları ve necip fazılın tiyatrolarının sahnelenmesi halkımız tarafından büyük bir ilgi ile takip edilmiş, son zamanlarda ilimizde gelişen kültür- sanat faaliyetlerine daha da bir zenginlik katmıştır.
Yazımı Rasim ÖZDENÖREN’in19.05.2005 tarihli Yeni Şafak gazetesindeki köşe yazısından şu satırlarla tamamlıyorum.
Şöyle diyor Rasim ÖZDENÖREN: Ama, bu toplantı vesilesiyle, asıl Çankırı'yı tanımış olduk. Bilmediğimiz, tanımadığımız Çankırı'yı... Çankırı, benim için, itiraf etmeliyim ki, sadece haritada görünen bir sanal belde idi. Oraya gidişimizin akşamında, bize, gerçekleştirilen "yâran" toplantısında yâranlığın ne demek olduğunu tatbikatlı olarak anlattılar. Yâran, bir bakıma Erzurum'un dadaşı, Maraş'ın edesi, Ege'nin efesi, Trakya'nın kızanı mesabesinde bir anlam taşıyor. Onlardan farkı, ahilik geleneğini kurumsal olarak sürdürüyor. Yâran toplantısı, bir ölçüde Urfa'nın sıra gecesine de benziyor, ama ondan daha tekellüflü, daha disiplinli, daha törensel... "Yâran" Oğuzlardan günümüze ulaşan ilim ve irfan yuvası millî ahilik müessesesinin bir şubesi olarak biliniyor. Çankırı, Müslüman Türk geleneğinin çoğunu aslına uygun biçimde korumayı başarmış. Türkler, Malazgirt'ten üç yıl sonra (1074'te) Çankırı'ya gelmiş ve günümüze kadar nerdeyse bozulmadan kalmış. Çankırı fatihi Emir Karatekin Bey'in türbesi ve diğer alperenlerin türbeleri, kabirleri halen ziyaret yerleri olarak muhafaza edilmektedir.
Çankırı, bağrında taşıdığı kültür zenginliği yönünden tanınması, korunması ve değerinin bilinmesi gereken bir yurt köşemizdir. Kentin genç ve dinamik belediye başkanı İrfan Dinç'ten, beldesi çok hizmet bekliyor, o da tüm gayretiyle kendinden beklenen hizmetin bilinci içinde hizmetten geri durmuyor. Necip Fazıl Kısakürek'in 100. doğum yıldönümü münasebetiyle, o gün (14 Mayıs günü) kentin bir caddesine, törenle onun (Necip Fazıl Kısakürek'in) adı verildi. Bu değerbilirlik az şey değildir.
Biz, orada geçirdiğimiz üç gün içinde Çankırı üzerine çok şey öğrendik. Ama asıl öğrendiğimiz, bu ilimiz hakkında hiçbir şey bilmediğimiz oldu. Bir de, bu kenti hakkını vererek öğrenmenin yıllar alacağı hususu... Artık Çankırı'da da dostlarımızın olduğunu çekinmeden ileri sürebileceğiz. Bize rehberlik eden Yüksel Arslan ve arkadaşlarını, keza yâran meclisi mensubu "baş ağa"yı ve "yâran ağaları"nı unutmayacağız. Bu kentte, edep ve mahviyet içinde, doğal bir tevazu tavrında yaşayan insanların bulunduğunu bilmek ne devlet! Ve onlara "misafir ağa" olmak ne saadet!
Teşekkürler Çankırı, muhafaza etmeyi başardığın edep tavrın, tevazuun, her şeyin için teşekkürler...
YÜKSEL ARSLAN

Yüksel ARSLAN


Forumda görüş beyan etmek ve yorum yapmak için üye olmanız gerekmektedir.
Yer alan ifadeler kişisel olup, hiçbir kurum ve/veya kuruluş adına görüş bildirilmez, bildirilse dahi kişisel kabul edilir ve yer alan her görüş yazarını bağlar. Site grup, cemaat, klik  vs bir sınıflama olmaksızın herkese açık olduğu için LÜTFEN POLEMİKLERE GİRMEYİNİZ, sadece kamuya sunacağınız bilgi ve görüşleri bizlerle paylaşınız. Yazılara yapılacak tenkitler edebi ve bilimsel formlar ve bilimsel etik açısından uygun olmalıdır. Kişilik haklarını ihlal halinde, hukuka, ahlaka aykırı görüş beyan edildiği ve ticari reklam yapıldığı durumlarda yazının yayınına izin verilmez. Kitap,dergi tanıtımları ticari sayılmaz. Yazılarınızda yaptığınız alıntılar (iktibaslar) için açıkça kaynak gösteriniz.

Çankırı Araştırmaları sitesi'
nde yayınlanmakta olan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının yada telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin —kısa alıntı ve tanıtımlar dışında— herhangi bir biçimde basılmaması, yayınlanmaması, editörlerimizin ve üyelerimizin kaynak belirtmeden herhangi bir alıntıyı sitemizde yayınlamaması önemle rica olunur. Kaynak belirtilmeksizin sitemizde yayınlanan alıntılar ve görüşler yazarlarını bağlar.

Kalite Anlayışımız:
Lütfen bildirilerinizi yayınlamadan önce yazım kuralları ve içerik açısından kontrol ediniz. Mümkünse önce word belgesi olarak yazıp denetleyiniz. Sonra kopyala-yapıştır yöntemiyle buraya taşıyınız. Dilimize gereken özeni göstermeyen ve kurallara uymayan bildiriler silinecektir.

   


-2147467259|Operation must use an updateable query.
Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle       © Çankırı Araştırmaları Sitesi hatsanat site yönetim sayfa başına git