Çankırı Araştırmaları Sitesi | Forumlar  
Çankırı Araştırmaları Sitesi  
Çankırı Araştırmaları Sitesinin 2002-2005 dönemi arşiv kayıtlarıdır.
 Arama Forumlar  Yazılar  Resimler  İletişim  
          www.cansaati.org
   
 

 

 
 Tüm Forumlar
 Ahmet DEMİRÖZ [Köşe Yazıları]
 
Gelin, soykırım parkı açalım!
  Yazıcı Çıktısı /Yazıyı Bilgisayarına kaydet  

Yazan Önceki Konu Konu Sonraki Konu  
ademiroz
Yetkili Üye


istanbul
121 Cevap
Gönderim - 08/05/2005 :  13:08:52      
Gelin, soykırım parkı açalım!

“Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti 1.5 milyon Ermeni’yi katletti. Soykırım suçu işledi.” Bu şekildeki Ermeni yalanı, yıllardır, uluslararası politik arenada Türkiye’nin başını ağrıtıyor.
Kim söylüyor bu yalanı?
Cevap: Ermenistan, Ermeni diasporası.
Birinci Dünya Savaşı sırasında Rusya ve müttefiklerinin tahriklerine kanarak, asırlardır huzur içinde, hiçbir ayrıma tabi tutulmadan yaşadıkları, ekmeğini yedikleri ülkenin, Osmanlı Devleti’nin askerini arkadan vuran Ermeniler. Erzurum’da, Van’da, Bitlis’te, Gaziantep’te ve daha birçok doğu ilimizde kadın çocuk 500 bin Müslüman Türk’ü türlü işkencelerle katleden Ermeniler. Daha dün, Hocalı’da binlerce Azeri Türkü’nü dünyanın gözü önünde hunharca öldüren Ermeniler.
Peki bu Ermeni yalanını hangi ülkeler destekliyor?
Cevap: Bütün Avrupa ve Amerika.
Türlü politik hesaplarla, Ermeni yalanlarına destek olan ülkelerin elebaşılarına; ABD, Rusya, Fransa ve Almanya’ya bakar mısınız. İnsanlık tarihinde hiç kapanmamak üzere kara sayfalar açan ülkeler.
Katledilen Kızılderililer’in kanı üzerine kurulan ABD.
1492’den itibaren Amerika Kıtası’na giden İspanyollar, İtalyanlar, Portekizliler, İngilizler ve Fransızlar’ın, yeni keşfedilen kıtadaki verimli toprakları ele geçirmek için 8 milyon Kızılderili’yi öldürdükleri tarihi bir gerçek değil mi?
Afrika’dan köle olarak getirdikleri insanların, ABD’de (sözde) eşit vatandaş sayılmaları bile 1960’lı yılları bulmuyor mu?
1954–1962 yılları arasında işgal ettikleri Cezayir’de 2 milyona yakın Cezayir vatandaşını katleden Fransızlar’a ne demeli?
Ve, Kırım’da, Kafkas ülkelerinde asırlarca Türk asıllıları katleden Ruslar...
1816 yılında Kafkas Türkleri’ni kurşuna dizen Rus Başkumandan Yermolof, “Kafkasyalı bir çocuğun asılması, yüz Rus askerinin sağ kalması demektir” sözleriyle soykırım örneği sergilemiyor mu?
İkinci Dünya Savaşı’nda, milyonlarca Yahudi’nin katledilişi soykırım da, aynı cinayetleri işleyen Naziler’in bir milyona yakın Çingene’yi de ikinci sınıf insanlar görerek hunharca katletmesi soykırım değil mi? Ya da, savaşın sonlarına doğru kendilerine sığınan yüzbinlerce masum Alman vatandaşını kamplarda ölüme terk eden Danimarkalılar’ın, Amerikalılar’ın yaptıkları soykırım değil mi?
Bozacının şahidi şıracı misali, şimdi bu ülkeler, binlerce yıllık tarihinin hiçbir döneminde soykırımı aklına bile getirmemiş, zulmetmek ne demek bilmeyen bir millete iftira atıyor. Kendi suçlarını örtbas etmek istercesine...
Almanya’da yapılan bir araştırmaya göre, Alman gençlerinin yarısı Naziler tarafından gerçekleştirilen Yahudi soykırımını bilmiyor. Keza, Fransız gençleri de dedelerinin Cezayir’de yaptıkları katliamlardan habersiz. ABD’lilerin yıllarca Hollywood kaynaklı filmlerde masum Kızılderililer’i sürekli saldırgan, vahşi göstermelerinin altında da, cinayetlerini haklı çıkarma kaygısı yatıyor.

***
Halbuki, Ermeniler’in soykırım tarihi diye iddia ettikleri tarih, yani 24 Nisan 1915, Anadolu topraklarında Müslüman Türkler’e karşı gerçek katliamı yapan Ermeniler’e engel olmak için uygulamaya konulan tehcirin (zorunlu göç) başlangıcıdır.
Tabii ki, tehcir sırasında, Ermeni vatandaşlardan da can kaybı oldu. Bir kısmı meşakkatli yolculukta meydana gelen salgın hastalıklardan öldüğü gibi, Ermeni vahşeti sonucu yavrusunu, anasını, babasını, hamile kadınlarını kaybeden sivillerden gelen saldırılar sonucu hayatını kaybeden Ermeniler de var. Ancak bu öyle milyonlara ulaşan bir rakam olmadığı gibi, devletin tasvip etmediği ve önlemek için tedbirler aldığı münferit hareketler olduğundan kesinlikle soykırım olarak değerlendirilemez. Türk Milleti, soykırım gibi bir düşünceye sahip olsaydı, 1071’den 1915’e kadar Anadolu’da tek bir Rum ya da Ermeni kalmazdı.
Bu gerçekle birlikte, Ermeniler’in masum Türk vatandaşlarını hunharca katlettiğiyle ilgili çok sayıda vesika da, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nde mevcut olmasına rağmen niçin derdimizi anlatamıyoruz?
İşte, 70 milyon Türk vatandaşını kahreden soru...
Cevabını, bir genç gazetecinin haberinde buluyoruz. Halk’a ve olaylara Tercüman gazetesinin muhabiri Çelik Çelikyaman, iki yıl boyunca, gazeteciliğin en başta gelen kurallarından olan “Fikri takip” yaparak bu soruya cevap veriyor. Adı geçen gazetede 25 Nisan’da, ‘Dilimizde tüy bitti’ başlığıyla yayınlanan konuyla ilgili son haberinde Çelik Çelikyaman, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nün vurdumduymazlığını gözler önüne seriyor.
Haberde, Devlet Arşivleri tarafından iki yıl önce oluşturulan ve Ermeni iftiralarına belgelerle cevap veren internet sitesinin hâlâ İngilizce’sinin hizmete sokulamadığı anlatılıyor. Habere göre, Devlet Arşivleri yetkililerinin bahanesi de çok komik: “Hem Osmanlıca, hem de İngilizce bilen elemanımız yok.”
Haklı olduğumuz konularda, elimizdeki belgeleri biz söyleyip, biz dinlersek, derdimizi dünyaya nasıl anlatabiliriz ki?
Genç gazeteci arkadaşımızın dediği gibi, dünyada 600 milyondan fazla insan internet kullanıyor. Bu belgeler, İngilizce, Fransızca, Almanca, hatta Arapça olarak internette yayınlansa acaba dünya kamuoyu, bugün olduğu kadar Ermeniler tarafından kolayca kandırılabilir mi?

***
Etkili propagandalarla, iftiracıların ve destekçilerinin karşısına dikilemeyen Türk hükümetlerini, her 24 Nisan yaklaştığında bir telaştır alıyor. “Ne yapalım da, ABD Kongresi soykırım kararını kabul etmesin? Nasıl yağ çekelim de Bush, açıklamasında soykırım kelimesini kullanmasın?” Bu yıl da öyle oldu. Ve Bush açıklamasında yine o kelimeyi kullanmadı.
Kullanmadı ama, “Öldürülen masum Ermeniler” demeyi de ihmal etmedi.
Avrupa’da da her geçen yıl, Ermeni iddiaları kamuoyunun belleğine, doğruymuşçasına kazınıyor.
15 ülkenin, Ermeni yalanlarını kanunlaştırıp 24 Nisan’ı soykırım günü ilan ettikleri Avrupa’da, şimdi de “Soykırım yoktur” diyenlere hapis cezası hazırlığı var. Belçika ve Fransa’da hazırlanan tasarılar kanunlaşırsa, o ülkelerde “Ermeniler’e soykırım yapılmadı” diyenler iki yıl hapis yatacak. İsviçre, Ermeni iddialarını belgelerle yalanlayan, Ermeni vahşetini yine belgelerle gözler önüne seren Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu hakkında soruşturma başlattı bile.
Ne demokrasi ama!.. Sen elinde hiçbir kanıt olmadan beni katillikle suçlayacaksın ama ben, “Hayır bu cinayeti işlemedim” bile diyemeyeceğim.

***

Artık Türkiye’nin de sadece müdafaada kalma zamanı geldi de geçiyor bile. Yeni 24 Nisan’ları beklemeden her platformda elimizdeki belgeleri dünya kamuoyuna anlatmalıyız. İnternetle, konferanslarla, medya yoluyla, Ermeni yalanlarını, çanak tutanların hesaplarını tek tek ortaya çıkarmalıyız.
Hani bir de diyorum ki, yalanın destekçileri için bir güzellik yapalım. Şöyle ki; Ankara’da veya İstanbul’da bir soykırım parkı açalım. ABD’deki Kızılderili katliamını, Fransızlar’ın Cezayir’deki vahşetini, Almanlar’ın Yahudi soykırımını, Ermeniler’in Anadolu’da ve yakın tarihte Hocalı’da gerçekleştirdiği katliamı, Ruslar’ın Kafkas ve Orta Asya toplumlarına uyguladığı zulmü bu parkta sergileyelim. Ne dersiniz?


Düzenleyen - ademiroz on 08/05/2005 13:10:34

hasan
Çankırı Gönüllüsü


çankırı-ankara
299 Cevap
Gönderim - 29/06/2005 :  21:41:17       
  Ahmet Bey çok güzel çerçeveye koymuşsun ermeni olayını ve sana katılıyorum.Sadece Ankara İstanbul değil Çankırıda bile soykırım parkı açılabilir.Ama en doğrusu en çok katliamın yapıldığı iilerimiz olur.

Hasan BAKIR  sayfa başına git

korgun
Çankırı Gönüllüsü



231 Cevap
Gönderim - 30/06/2005 :  00:43:17       
  Bu konuda en büyük görev Yerel Yönetimlere düşüyor. Son derece yerinde bir teklif olan SOYKIRIM ANITINI önünde BÜYÜK ibaresi bulunan Belediyeler hemen dikmeliler.

 sayfa başına git

nuri lafci
Yetkili Üye


Ankara
153 Cevap
Gönderim - 30/06/2005 :  11:37:17     
  "İftiracı,iftiracıdır,yalancı,yalancıdır,puş'da puşdur" Bunları yola getirme güzellikle, veya iyi niyetle getirme şansımız yoktur, bunlara anladıgı dilden cevap vermek gerekir diye düşünüyorum.Soykırım Anıtı geç kalmıştır,hemen dikilmelidir.

Düzenleyen - nuri lafci on 30/06/2005 11:40:35

lafcigil  sayfa başına git

Sefer Toruk
Çankırı Gönüllüsü


ankara
154 Cevap
Gönderim - 30/06/2005 :  12:52:14       
  Belediyeler şarkıcı türkücü getirip havai fişek patlatıp tantana yapmaya bayılıyor. Öneri doğru ama Nuri beyin söylediği gibi çok geç kalmış.Yinede bu ermeni olayı artarak süreceğine göre bakalım bu anıtı kim dikip bir ilki başaracak.

(daco)Sefer TORUK  sayfa başına git

ayyildiz
Çankırı Gönüllüsü


ankara
129 Cevap
Gönderim - 30/06/2005 :  22:19:54       
  Milli konularda tepkisini ortaya koyan insanları hamaset yapıyor diye diye bezdirdiler. Milli duruş olmayınca işte böyle bir avuç çapulcu dünyanın her yerinde soykırım yalanını uydurarak kendine taraftar bulur.Rengini belli edeceksin arkadaş hemde açık ve net olarak.Avrupa bataklığını nedense onca olup bitene rağmen görmezliğe geliyoruz.17 Aralığı bayram olarak kutlayan ve her yere avrupa birliğinin bayraklarını asan Melih Gökçek diksinde görelim bakalım o anıtı !

Şaban AYDIN  sayfa başına git

ademiroz
Yetkili Üye


istanbul
121 Cevap
Gönderim - 01/07/2005 :  13:53:13       
  "Başkaları neder" kaygısından uzak, milli duruş sergileyebilecek bir yiğit belediye başkanı çıkar diye düşünüyorum.

 sayfa başına git

nuri lafci
Yetkili Üye


Ankara
153 Cevap
Gönderim - 01/07/2005 :  14:29:15     
  Sayın Ahmet bey, bir yiğit arıyorsunuz ama,ne yazık'ki bu Vatan için binlerce isimsiz yiğitler,bizleri rahat etsinler diye,Çanakkalede,Kurtuluş savaşında,Balkanlarda,Yemende,İnönü de,Sakaryada (vs),dün Kıbrısda,bu gün Güneydoğuda Şehit oldular.Mevcut olan Belediye Başkanları,İdareciler,Sivil toplum örgütleride balkonlarından seyir ediyorlar.

Düzenleyen - nuri lafci on 01/07/2005 14:30:32

lafcigil  sayfa başına git


Forumda görüş beyan etmek ve yorum yapmak için üye olmanız gerekmektedir.
Yer alan ifadeler kişisel olup, hiçbir kurum ve/veya kuruluş adına görüş bildirilmez, bildirilse dahi kişisel kabul edilir ve yer alan her görüş yazarını bağlar. Site grup, cemaat, klik  vs bir sınıflama olmaksızın herkese açık olduğu için LÜTFEN POLEMİKLERE GİRMEYİNİZ, sadece kamuya sunacağınız bilgi ve görüşleri bizlerle paylaşınız. Yazılara yapılacak tenkitler edebi ve bilimsel formlar ve bilimsel etik açısından uygun olmalıdır. Kişilik haklarını ihlal halinde, hukuka, ahlaka aykırı görüş beyan edildiği ve ticari reklam yapıldığı durumlarda yazının yayınına izin verilmez. Kitap,dergi tanıtımları ticari sayılmaz. Yazılarınızda yaptığınız alıntılar (iktibaslar) için açıkça kaynak gösteriniz.

Çankırı Araştırmaları sitesi'
nde yayınlanmakta olan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının yada telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin —kısa alıntı ve tanıtımlar dışında— herhangi bir biçimde basılmaması, yayınlanmaması, editörlerimizin ve üyelerimizin kaynak belirtmeden herhangi bir alıntıyı sitemizde yayınlamaması önemle rica olunur. Kaynak belirtilmeksizin sitemizde yayınlanan alıntılar ve görüşler yazarlarını bağlar.

Kalite Anlayışımız:
Lütfen bildirilerinizi yayınlamadan önce yazım kuralları ve içerik açısından kontrol ediniz. Mümkünse önce word belgesi olarak yazıp denetleyiniz. Sonra kopyala-yapıştır yöntemiyle buraya taşıyınız. Dilimize gereken özeni göstermeyen ve kurallara uymayan bildiriler silinecektir.

   


-2147467259|Operation must use an updateable query.
Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle       © Çankırı Araştırmaları Sitesi hatsanat site yönetim sayfa başına git