Çankırı Araştırmaları Sitesi | Forumlar  
Çankırı Araştırmaları Sitesi  
Çankırı Araştırmaları Sitesinin 2002-2005 dönemi arşiv kayıtlarıdır.
 Arama Forumlar  Yazılar  Resimler  İletişim  
          www.cansaati.org
   
 

 

 
 Tüm Forumlar
 Hakkı DURAN [Köşe Yazıları]
 
BAŞBUĞ ALPASLAN TÜRKEŞ
  Yazıcı Çıktısı /Yazıyı Bilgisayarına kaydet  

Yazan Önceki Konu Konu Sonraki Konu  
Hakkı Duran
21. Dönem Çankırı Milletvekili


Ankara
308 Cevap
Gönderim - 03/04/2005 :  15:07:36      
TANIDIĞIM

ALPASLAN TÜRKEŞ (25 Kasım 1917- 4 Nisan 1997)
Hakkı Duran

Türkiye’nin son 40 yılında adından söz ettiren; asker, siyaset ve devlet adamı Alpaslan Türkeş’i vefatının 8. yıldönümünde rahmet ve saygıyla anıyorum. 1975 yılından itibaren yakın çevresinde bulunmuş bir kişi olarak onunla ilgili düşüncelerimi ve bazı anılarımı da kaydetmek istiyorum.

ÇANKIRI VE ALPASLAN TÜRKEŞ

Piyade Atış Okulunda 1960 ihtilalini yapan MBK üyesi bazı subaylar da görev yapmışlardır. Bunlardan Ahmet ER bizzat yazdığı “Göçmen” isimli bir piyesi Çankırı'da sahneye koymuştur. 1951 yılıdır. Bulgaristan’dan 300 bin göçmen Türkiye’ye gelmiştir. Bu olayı konu alan piyeste Ahmet Er’in rol arkadaşlarından biri, yine MBK üyelerinde Numan Esin’dir. Piyes, ülke genelinde de temsil edilmiş ve geliri mülteciler derneğine bağışlanmıştır.

Ahmet Er hatıralarında; “Çankırı Piyade Atış Okulunda Yzb. Alpaslan Türkeş ile tanıştık. Kendisi bizim savunma hocamızdı. Zaman zaman bizi evine davet eder, dertleşirdik." (1) demektedir.

Alpaslan Türkeş, imtihan sonucu kazanıp gittiği A.B.D.den dönünce, Çankırı Piyade Atış Okuluna tayin edilmiştir. Anılarında , “Amerika’daki staj dönemim bittikten sonra Türkiye’ye döndüm. Gelibolu’daki birliğime intikal ettim… Kısa bir süre sonra Çankırı gerilla Okulu’na “Gerilla Öğretmeni” olarak tayinim çıktı. Bu sefer Çankırı’ya yerleştik. Henüz yüzbaşı rütbesindeydim. İki buçuk yıl orada kaldık. ”(2) Çankırı’da 1950-1953 arasında iki buçuk yıl kalır.

Çankırı’da bulunduğu sırada milliyetçi faaliyetlere devam eder. Çankırı’yı tarih, kültür ve coğrafyasına dair bir yazı kaleme kalır. 2 Kasım 1951 tarihinde yayınlanan “ÇANKIRI”(3) başlıklı bu yazı; Coğrafi Durum, İklim, Akarsular, İdari Kuruluş, ilçeler ve bağlı köyler, eski Eserler, Kültür Durumu ve Çankırı’da yetişen Büyük şahsiyetler , Kütüphane ve Kitap mevcudu gibi başlıkları içermektedir . Yazıda Çankırılıların halis Türk oluşları, askerliği sevmeleri ve dürüstlüklerine vurgu yapılmıştır. Genç bir yüzbaşının görev yaptığı yörenin tarihi, coğrafyası, kültürü,halkı ve yer adlarına gösterdiği ilgi gençlerimize örnek olmalıdır. Kırk yıl yaşadığı bir yörede "taş oyuğu" gibi oturup etrafından habersiz olanlara ibret olacak bir durum…

BAZI ANILAR

Alpaslan Türkeş’i ilk defa 1967 yılında yakından gördüm. Ankara Yüksel caddesindeki MHP’nin ilk Genel Merkezinde (o zaman CKMP), çeşitli fakülte ve yüksek okullardan öğrencilere seminerler veriliyordu. Alpaslan Türkeş, Dündar Taşer, Muzaffer Özdağ ve Osman Yüksel Serdengeçti küçük salonda 50-60 kişiye hitap ediyorlardı. Gür ve tok sesi , tane tane konuşması ve ele aldığı konular çok etkileyici idi. 1683 Viyana bozgunundan bu yana milletimizin geçirdiği felaketleri sıralıyor, içine düştüğümüz geri kalmışlıktan çıkış yollarını anlatıyordu. “O dönemde milletimizin başına gelen yüzlerce felaketten bir tanesi dahi başka bir milleti, tarih sahnesinden silip atardı” diyordu. Jeopolitik, strateji vb. kavramlar kafalarımızda yer etmeye başlamıştı. 1969’da Türk Ocağı salonunda verdiği bir konferansta, sesinin tonunu iyice yükseltip; “Canımıza, hayatımıza yapılan saldırılara dayanmak kolaydır. Şereflerimize, namusumuza ve haysiyetlerimize yapılan saldırılara dayanmak zordur… Gençler!... Kırılacaksınız, fakat bükülmeyeceksiniz!...” cümlesi delikanlı ruhumda öylesine tesirli olmuştu ki 35 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen hafızamda capcanlı duruyor. Bu cümlenin anlamına uygun yaşama gayreti, bir çoğumuz için hayat ilkesi olmuştur. Bir çok miting, yürüyüş ve cenazelerde, kongrelerde yaptıkları konuşmaları dinlemiş idim. Bazı kapalı salon toplantılarında, birlikten kuvvet doğar ilkesini anlatmak için, Oğuz han’ın ok hikayesini anlatır; bazen “bir avuç kum alın pencere camına fırlatın ,camı kıramaz. Aynı miktar kumu küçük bir keseye koyup sıkıca ağzını bağlayın. Bu haliyle cama vurun, camı kırar” misâlini verirdi. MHP, 1969’da bir, 1973’te üç ve 1977’de on altı milletvekili ile meclise girmiştir. İhtilalci kimliği 27 mayıs 1960 darbesi dolayısıyla peşini hiç bırakmamıştır. Darbecilerin bir kısmı tabii senatörlük denen seçimsiz parlamenterliğe devam ederken, o hep seçimle meclise girmiştir.1975-1977 yılları arasında başbakan yardımcılığı görevinde bulunuyordu. Demokrasiye bağlılığı geçen yıllar içinde artış kaydetmiştir.

1975’de Ülkücü Teknik Elemanlar derneği yönetim kuruluna girdikten sonra yüz yüze görüşmelere başlamıştık. 1976-1978 arasında bu derneğin genel başkanı olduktan sonra görüşmeler, haftalık ve daha sık olarak yapılmaya başlandı. O zaman Türkeş Bey, başbakan yardımcısı idi. 1977 seçimlerinde 16 milletvekili çıkarınca bakanlık sayısı artmıştı. Bütün bakanlar ve tayin ettiğimiz bürokratik kadrolar son derece dürüst, cesaretli ve verimli çalışmalar yapmışlardı. Bu arada devletin görünmeyen yüzünü, bazı icraatların arka planını görme imkanımız da olmuştu. Özellikle Gümrük ve Tekel Bakanlığı şehid Gün Sazak’ın ve arkadaşlarının feragatlı çalışması sayesinde kısa zamanda rüşvetin, yolsuzluk ve mafya özentisi organizasyonların çanına ot tıkamıştı.

SOLUN TÜRKEŞ KARŞITLIĞI

O devirdeki Bülent Ecevit, bugünkü anlayışının çok uzağındaydı. Başbakan olduğu zaman devlet güçlerini ülkücülere karşı haksız biçimde kullanmış, işi tertip ve kışkırtmalara kadar vardırmıştı. Ülkü Ocaklarının Siirt, Bitlis, Yüksekova, Van ve Hakkari’de teşkilatlanmasından rahatsızlık duyan istihbarat raporları, Başbuğ’u fazlasıyla üzüyordu. Bölücü örgüt bugünkü gelişmesini biraz da bu gibi gafil tutumlara borçludur. 1973 yılına kadar Diyarbakır merkezi de Elazığ ilimiz gibiydi. 1975 yılında Urfa dönüşü, Diyarbakır MHP il teşkilatını ziyaret eden Alpaslan Türkeş, uçağa binmek için 10 dakika erken ayrılmasaydı, bir suikasta kurban gidecekti. On dakika sonra patlayan bomba, il binasındaki yüzlerce insanı öldürecek güçteydi. Bu tarihten sonra Diyarbakır, millet ve ülke bütünlüğünü savunanların yaşayamadığı bir il haline gelmiştir. Küçük siyasi hesapları için bölücülerin değirmenine su taşıyanların eğer bir parça vicdanları varsa, eminim çok pişmandırlar.

ACILARA DAYANMAK

12 Eylül 1980 darbesine giden süreçte, sayısız ölümler, ağlayan analar, hapishaneler, acılar, ızdıraplar….Kaç defa telefon başında duyduğu haberle masanın üstüne kapandığını gördüğüm, dayanması zor haberleri yüzünün acılarla gittikçe derinleşen çizgilerinde takip ettiği Alpaslan Türkeş… Eğitimciler olarak aylık toplantımızı, Bahçelievler’deki genel merkez binasında yaptığımız bir gün, ısrarla telefon bağlamak istiyorlar. Belli ki önemli bir konu. Duyduğu haberle donup kalan Türkeş Bey, bizlere hitaben “Mehmet Çapar’ı vurmuşlar!” dedi. Mehmet Çapar, Gaziantep Merkez İlçe Başkanıydı ve yıkıcı ve bölücü unsurlara karşı kale gibi duran yiğit bir adamdı. Türkeş Bey, Özü Kalesi’nin düştüğünü duyduğu zamanki I.Abdülhamid’in halini hatırlattı bana….Binlerce Türk evlâdının acısını yüreğinde taşımak ve buna dayanmak kolay değildi... Daha yazacak çok şey var. 12 Eylül darbesi, C-5 işkenceleri, idamla yargılandığımız Mamak duruşmaları, özel sohbetlerde anlattığı bazı hususlar, fotoğraflar bir kitap hacmini bulacağı için , şimdilik bu kadarla yetiniyorum.

4 Nisan 1997’de vefat etti ve 8 Nisan’da pek az müslümana nasip olacak bir mümin topluluğu tarafından cenazesi kaldırıldı. Şairin;

“Kadrinü sengi musallâda bilüp ey Bâkî
Durup el bağlayalar yâran sâf sâf”

dediği gibi, ülke halkının çoğunluğu beyitteki anlama uygun şekilde ağır kış şartlarına aldırmayıp, karla abdest alarak cenaze namazını kıldılar; tekbirler, dualar ve salavatlarla cenazeyi uğurladılar. Sayısız Yâsin’ler ve hatimler gönderildi.

Türkeş’ce yaşayıp, Türkeş’ce (ayakta) Hakk’a yürüdü. Yetiştirdiği binlerce ülkücü, onu dualarla anmaktadırlar(4) ; onlardan biri olarak Başbuğ Alpaslan Türkeş’e Cenab-ı Hak’dan rahmet diliyorum.


----------------------------------------------------------------

(1) Er, Ahmet, 27 Mayıs’tan 12Eylül’e…Hatıralarım, Ankara-2003, s.13.
(2)Turgut, Hulûsi,Türkeş’in Anıları-Şahinlerin Dansı, İstanbul-1995, s.80.
(3)Söz konusu “ÇANKIRI” başlıklı yazı için bkz,: Alpaslan Türkeş, Kahramanlık Ruhu, İstanbul, (tarihsiz), s.58.
(4)3 Nisan Pazar günü öğle namazını müteakip Kocatepe Camiinde idik. Mevlid okundu, dualar edildi. 4 Nisan Pazartesi günü saat 10’da kabri başında anıldı.(H.Duran)

Düzenleyen - Hakkı Duran on 04/04/2005 20:50:06

Düzenleyen - Hakkı Duran on 08/04/2005 00:40:29

Düzenleyen - Hakkı Duran on 03/05/2005 13:10:00

Hakkı DURAN

makav
Çankırı Gönüllüsü



202 Cevap
Gönderim - 03/04/2005 :  18:46:46     
  Ömrünü Türk dünyasına adayan Başbuğ Alpaslan Türkeş'i ölüm yıldönümünde saygı , minnet ve rahmetle anıyorum.
Sayın Hakkı Beyede rahmetliyle ilgili yazısı için teşekkür ediyorum.
Onun Liderliğinde hükümet ortağı olurmuyduk ?
O hayattayken bazı çevreler hep aleyhinde oldu ve kıymetini bilemedi.

 sayfa başına git

turgut_reis
Yetkili Üye


ÇANKIRI
223 Cevap
Gönderim - 04/04/2005 :  07:51:39       
 
Türk Milletinin Başbuğu Büyük Lider BAŞBUĞ Alparslan TÜRKEŞ'in Vefatının 8. yıl dönümünde Rahmetle anarken Yüce Mevladan mekanının Cennet olması diliyorum.

O GECE

Dört nisan gecesi saat onkırkbeş
Seven gönülleri yaktı kor ateş
Bu giden Son Başbuğ Alparslan Türkeş
Dualar / Tekbirler size Başbuğum
Hakkını helâl et bize Başbuğum

Dört nisan gecesi zifir karanlık
İnsan fani imiş hayat bir anlık
Bayındır önünde en son yarenlik
Dualar / Tekbirler size Başbuğum
Hakkını helâl et bize Başbuğum

Dediler ki ; Başbuğ Hakk'a yürüdü
Bozkurtlar çaresiz çınar kurudu
Gözyaşı selinden karlar eridi
Dualar / Tekbirler size Başbuğum
Hakkını helâl et bize Başbuğum

Hastane önüne doldu bozkurtlar
Saçını başını yoldu bozkurtlar
Hem yetim hem öksüz kaldı bozkurtlar
Dualar / Tekbirler size Başbuğum
Hakkını helâl et bize Başbuğum

Başkan anlatıyor : Durmak bilmedi
Seksen yıl çalıştı asla yılmadı
Bir çocuk haykırdı : Türkeş ölmedi...
Dualar / Tekbirler size Başbuğum
Hakkını helâl et bize Başbuğum

Gece saat üçte nöbet başladı
Bir gurup bıraktı biri başladı
İşte... Son yolculuk böyle başladı
Dualar / Tekbirler size Başbuğum
Hakkını helâl et bize Başbuğum

Nöbetler uzadı bitmek bilmedi
Bozkurtlar uyumak yatmak bilmedi
Gençlerin kapından gitmek bilmedi
Dualar / Tekbirler size Başbuğum
Hakkını helâl et bize Başbuğum

Üç Mayıs Dokuzyüzkırkdört'ten beri
Yürüdün en önde dönmedin geri
En son gün ardında üç milyon çeri
Dualar / Tekbirler size Başbuğum
Hakkını helâl et bize Başbuğum

Milyonlar sel oldu kente akıyor
Müezzin ağlıyor... Selâ okuyor
Üç Hilâl boynunu bükmüş bakıyor
Dualar / Tekbirler size Başbuğum
Hakkını helâl et bize Başbuğum...
Ahmet YILMAZ...
Düzenleyen - turgut_reis on 04/04/2005 07:54:40

Düzenleyen - turgut_reis on 04/04/2005 08:54:47

Çayırpınar''lı  sayfa başına git

aliyildirim
Yetkili Üye


NİĞDE
185 Cevap
Gönderim - 04/04/2005 :  08:35:26     
  Türk Milletinin Başbuğu Büyük önder Alparslan TÜRKEŞ'in Vefatının 8. yıl dönümünde Rahmetle anarken Ülkücü Hareketin tekrar başısağolsun

4 NİSAN DÜNYANIN BAŞIMIZA YIKILDIĞI GÜN

SENİ HİÇ UNUTMADIK UNTMAYAÇAĞIZ

civiky@hotmail.com
YILDIZHAN YARAN EKİPİ  sayfa başına git

nuri lafci
Yetkili Üye


Ankara
153 Cevap
Gönderim - 04/04/2005 :  08:54:15     
  Teşekkürler Hakkı abi bizleri yazınızla tarihimize götürdünüz,
Dünya Türklerinin Başbuğ Alpaslan Türkeş'i Ölümünün 8 yılında rahmetle anıyor,Ülkücü cemianın başı sağ olsun.

BAŞBUĞLAR ÖLMEZ,
VATAN BÖLÜNMEZ.

Düzenleyen - nuri lafci on 04/04/2005 08:57:27

lafcigil  sayfa başına git

sezen
Yetkili Üye



102 Cevap
Gönderim - 04/04/2005 :  12:49:34     
  Buğün Ankarada hava nasıl bilmiyorum ama 4 nisan 1997 günü soğuk ve karlı idi sanki gök yüzüde biliyordu oğün gidenin sıradan biri olmadığını. Cenazenin kalktığı gün karla yağmur sanki karışıktı. Anlayacağınız gök yüzüde ağlıyordu oğün. Hala ağlıyor sevenleri ve ruhuna fatihalar okuyor kıymetini bilenler.
Giden sadece bedendir düşünceleri biçbir beşer öldüremez.
Hayırlı günler.

 sayfa başına git

Fatih Bayram
Yetkili Üye


Çankırı / Orta
311 Cevap
Gönderim - 04/04/2005 :  17:33:23     
  Çok iyi hatırlıyorum 4 nisan 1997 gününü...gerçekten kapalı bir hava vardı ve gökler Başbuğu uğurluyordu...
Anısı önünde saygıyla eğiliyor ve rabbimden rahmet diliyorum...
Ama bir de şikayetim var Başbuğa;"Arkasından yürüdüklerini söyleyenlerin bir kısmı onun emanetini "kabadayılık" yaparak harcıyor...Türkçülük,Turancılık nedir,Başbuğun 9 Işığı nedir ,bunları bilmeyen bir grup kendilerini Başbuğun emanetçisi olarak görüyor..!"
Umarım ben yanılıyorumdur,umarım benim rastladıklarım sadece istisnalardır..
Umarım...
Saygılarımla...

_________________________
Herşey Çankırı İçin...  sayfa başına git

hasan
Çankırı Gönüllüsü


çankırı-ankara
299 Cevap
Gönderim - 04/04/2005 :  18:52:58       
  Ah Başbuğum ahhhhh...Seni çok arıyoruz çokkkk....
Apo denen katilin doğum günü kutlanıyor ve ne acıdırki bizim ortak olduğumuz iktidar döneminde bu Belediyeye Sayın Bahçeli tirilyonlarca para göndertti!!!!!!!!!!
Bugün ben baş ucuna geldim , nur içinde yat Başbuğum.
(Turgut Reis koyduğun resimler içinde seni kucaklıyorum kardeşim)

Hasan BAKIR  sayfa başına git

Ali Karaabali
Yetkili Üye


Istanbul
209 Cevap
Gönderim - 04/04/2005 :  21:33:47       
  BAŞBUĞLAR ÖLMEZ BAŞBUĞLAR ÖLMEZ....Onun bizlere bıraktığı Eserleri Okuyalım..9 Işık Vb eserlerii.Türk milletyiciliği daha iyi anlarız......Başbuğ Kalbimizdesin....HEp yaşacaksın...

İst.Kültür Üni.
akaraabali@hotmail.com
Ali Karaabali
ÇANKIRI-KORGUN/DİKENLİ KOYU
www.dikenlikoyu.com  sayfa başına git

hatce18
Okur


çankırı
20 Cevap
Gönderim - 05/04/2005 :  15:35:35     
  Türk Dünyasının tartışılmaz BAŞBUĞU ALPARSLAN TÜRKEŞ'in Vefatının 8. yıl dönümünde rahmetle yat ediyorum.
Keşke başımızda olsaydın BAŞBUĞUM........

HER ŞEY ÇANKIRI İÇİN  sayfa başına git

Hakkı Duran
21. Dönem Çankırı Milletvekili


Ankara
308 Cevap
Gönderim - 05/04/2005 :  16:21:35       
 
GÖNÜL SEFERBERLİĞİNE

Bu sitenin aktif üyelerinden Sayın Yavuz Oğuz, Turgut Özkan, Ali Yıldırım, Nuri Lafcı,Sezen Konyalı Durak, Fatih Bayram, Hasan Bakır, Ali Karaabalı değerlendirme ve katkılarınız için teşekkür ederim.

Alpaslan Türkeş, uzun ve mücadele içinde geçen hayatında sürekli kendisini geliştirmiş bir şahsiyettir. Tarihimizi, geçmişte ve bugün mevcut “fikir hareketleri”ni çok iyi etüd etmişti.
Yeniliklere açıktı.Ülkücü teşkilatların kitap okuması, seminer ve konferans gibi etkinliklerle devamlı eğitilmesinden, anarşik olaylara rağmen hiçbir şekilde vazgeçilmemiştir. Bu geleneğin bu günkü temsilcilerinin öncekileri aşan faaliyetler yapması, daha donanımlı olması lazımdır. Sporda, sanat, kültür, bilim ve teknoloji alanında gençlerimizin dünya ile rekabet etmesini arzu ediyoruz. Kimsenin canı yanmasın, kanı akmasın diyoruz. Alın teri, göz nuru aksın; beyin emeği sarf edilsin. Bu çağrı ülkenin tüm gençlerinedir.

Alpaslan Türkeş, teşkilat üyelerinin öğrenim düzeylerine göre okunacak kitap listeleri hazırlatır, 100-200 kitaplık bu listeleri binlerce teşkilat şubesine tamim ettirirdi. Bir tarihte, ısrarla tavsiye ettiğini hatırladığım Prof.Dr. Osman Turan’ın “TÜRK CİHAN HAKİMİYETİ MEFKURESİ TARİHİ” ve Necip Fazıl’ın “YENİÇERİ” isimli kitabını yakın çevresine okutmuştu. Prof. Dr. Fuat Köprülü’nün “TÜRK EDEBİYATINDA İLK MUTASAVVIFLAR”ını da…

1970’li yılların başında, üniversiteden sınıf arkadaşım Ali Güngör , MHP Gençlik Kolları Genel Başkanı idi. Bir gün beni arayarak kalınca kitap hacminde bir dergi verdi . Üzerinde “VERİMLİLİK” yazıyordu. Millî Prodüktivite Merkezi’nin yayın organıymış. Dergiyi bana uzatan Ali Güngör, “Bu yayının ne anlattığını bir sayfalık bir metinde özetlemeni istiyorum. Bu genel başkanın ( o zaman “başbuğ” pek kullanılmazdı) isteğidir,” dedi. Hatırlayabildiğim kadarıyla, epey uğraşarak 1.5-2 sayfalık bir özet çıkarmayı başardım. Türkeş Bey, bunu okumuş mudur bilmiyorum. Ancak prodüktivite(verimlilik) kavramı kafamda bir parça yer etti. Sanırım Türkeş Bey’in gayesi de gençlik kollarını böylesi konularla meşgul etmekti.

Milliyetçi olmak, dünya milletler ailesi arasında Türk Milletinin başını dik tutabilmektir. Ekonomide, kültürde, bilgide, eğitimde, teknolojide, sanatta ve sporda geri bir milletin başı nasıl dik olacaktır? Allah’ın yardımıyla, gönüllerde tutuşan birlik ateşiyle, bu badireleri de aşacağımıza inanıyorum. Onun çağrısı, daima “GÖNÜL SEFERBERLİĞİ” olmuştu…. Saygılarımla…

Hakkı DURAN  sayfa başına git

ayyildiz
Çankırı Gönüllüsü


ankara
129 Cevap
Gönderim - 05/04/2005 :  19:11:28       
  Ruhu şad olsun. O , tavizsiz Liderdi ve bu özelliğiyle Türk Milletinin kalbinde yer etti.
Kolay değildir Alpaslan Türkeş'in misyonu taşımak. Kolay olmadığı içinde bugün yeri boş.

Şaban AYDIN  sayfa başına git

milan
Yorumcu


ankara
85 Cevap
Gönderim - 06/04/2005 :  19:12:03       
  Kırmızı pasaport vererek canını kurtardığımız adam bugün Irak Devletinin başına geçti.Bu durum dış politikadaki zaafların sonucudur.Rahmetli Türkeş gibi bir Lider olmadıkça ulusal konularda taviz vermeye devam ederiz.
Alpaslan Türkeş sadece Türkiye'nin değil Tüm dünyadaki Türklerin büyük kayıbıdır.
Bugünkü MHP binası çok görkemli ama o büyük insanın resmi yok nedense girişte.
MHP nin Türkeşin politikalarından uzaklaştığını bir genç olarak üzülerek görüyorum.

 sayfa başına git

mahmut
Okur


ankara
29 Cevap
Gönderim - 07/04/2005 :  07:40:16     
  iisanlar vardır ,doğar,büyür ve ölür .fakat bazı insanlar vardır ki, doğar büyür ama asla ölmez fani hayata veda etseler de geride bıraktıkları ile milyonların kalbinde yaşarlar o,eserleri ile gönülleri aydınlatırlar insanlara yol gösterir her sözü bir buyruk olur neferlere o bir insan o bir lider o bir başbu idi ölümünün yıl dönümünde allahtan rahmet mekanı cennet olsun

 sayfa başına git

Hakkı Duran
21. Dönem Çankırı Milletvekili


Ankara
308 Cevap
Gönderim - 08/04/2005 :  00:36:15       
 
Değerli cansaati üyeleri,

Hatice Hanım, Şaban Aydın, Burak Kadıoğlu ve Mahmut Bey'e gösterdikleri ilgi ve katkıları için teşekkürlerimi sunuyorum.

Bu vesile ile Alpaslan Türkeş'in aktardığı, uzun tecrübelerin ikliminde kazanılmış deneyimlerden bir bölüm daha sunmak istiyorum.

TÜRKEŞ’İN ÜSLÛPLA İLGİLİ ANLATTIĞI BİR KISSA

Alpaslan Türkeş, gerek ikili münasebetlerde, gerek siyasi çalışmalarda –ona atfedilenin aksine- nazik ve yapıcı bir üslûp kullanırdı. Hayatta başarılı olmanın, insanları ikna etmenin ve partiye taraftar kazandırmanın da güzel bir üslûpla olacağının altını çizerdi.

“Üslûbu beyan, ayniyle insan” diye güzel bir söz vardır. Peygamberimiz “dini güzel sözle anlatmamızı” buyurmuşlar, onun tebliğ ettiği dini dünyanın en güzel Türkçesi ile anlatan Yunus Emre;

“Söz ola kese savaşı,/ Söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı, / Yağ ile bal ede bir söz…”

diyerek aynı konuyu veciz bir şekilde özetlemiştir.

KISSA:

Hükümdarlar eskiden rüya yorumlarına önem verirlerdi. Yıldızlara bakarak kararlarını alan bazı hükümdarlar,yakınlarında müneccim ve rüya tabircisi denilen görevliler bulundururlardı.

Hükümdarın biri, rüyasında bütün dişlerinin döküldüğünü ve ağzında yalnız bir dişinin kaldığını görmüş ve kan ter içinde uyanmış. Derhal Rüya Tabircisinin huzuruna getirilmesini istemiş. Tabirciyi alelacele, apar topar huzura getirmişler. Hükümdar gördüğü rüyayı anlatmış. “Ağzımda tek dişin kalması neye işarettir, tiz tabir eyle” buyurmuş. Tabirci, dinlediği rüyayı, belki de apar topar getirilmenin telaşında;

-Eyvah efendimiz!.. Kötü bir rüya görmüşsünüz. Bu rüya, maalesef yakın zamanda bütün yakınlarınız öleceğine ve yalnız sizin yaşayacağınıza işarettir.
Çok kızan hükümdar:

-Bu ne biçim rüya yorumudur!.. Derhal bu adamın başını kesin!!! Ve bana doğru dürüst, aklı başında bir tabirci bulun!...diye gürlemiş.

Hükümdarın adamları, tabirciyi cellâda teslim edip, yeni bir tabirci aramaya koyulmuşlar. Başka bir ülkede bulunduğunu öğrendikleri iyi bir tabirciyi bularak hükümdarlarının isteğini iletmiş ve kendi memleketlerine gelmeye razı etmişler. Yeni tabirci huzura alınmış, hükümdar rüyasını yeni baştan ona da anlatmış… Tabirci, (belki de öncekinin akıbetini de öğrenmiş olmalı ki):

-Efendimiz!.. Ne güzel bir rüya görmüşsünüz…Bütün sülaleniz içinde en uzun ömürlü olan sizsiniz. Daha uzun seneler adaletli idarenizle bu memlekette hükmünüz sürecektir… Ne mutlu size ve ülke halkına….

- Hah, şöyle.. tabirci dediğin böyle olmalı.. diyerek hediyelere ve ihsanlara gark etmiş. Rahmetli Türkeş, değişik vesilelerle onlarca defa dinlediğim bu kıssanın sonunda;

-Tabircilerin yorumları arasında esasta bir fark var mı? Ancak birisinin başı kesilirken diğerinin hediye ve ihsanlara layık görülmesi, üslûp farkından dolayıdır, diye sözü bağlardı.

Kıssa, maksadı son derece iyi ifade ettiği için her tahsil seviyesindeki partililer, kamu görevlileri, gençler mesajı çok iyi algılamış olurlardı.

Onu anlamaya çalışan bütün arkadaşlarımızın "güzel bir üslûb"u her zaman tercih edeceklerine inanıyorum. Saygılarımla....

Hakkı DURAN  sayfa başına git

korgun
Çankırı Gönüllüsü



231 Cevap
Gönderim - 08/04/2005 :  18:16:29       
  “Türk Milleti’nde Bizans’tan geçme bir hastalık vardır. Gevşeklik , laubalilik , dedikodu , fitne , fesat , terbiyesizlik , birbirini beğenmemek , sır saklayamamak , rast gele laf söylemek.
Bu hastalık , sizde de var . Bu hastalığı , tedavi edin. Tedavi etmeniz lâzımdır.
Bu hastalığı tedavi edemezseniz , kendinize yol seçiniz!
Milliyetçi harekette bir saniye daha fazla kalmayınız!
Benimle dava arkadaşlığı edecekseniz , her şeyden önce yüksek vasıflı Türk olmaya mecbursunuz.
Türk Milletini batıran , Osmanlı İmparatorluğunu batıran hastalık budur!”

ALPARSLAN TÜRKEŞ

 sayfa başına git

muhtarmustafa18
Okur



13 Cevap
Gönderim - 11/04/2005 :  08:25:41     
  Başbuğum Alpaslan TÜRKEŞ'i rahmetle anıyorum.
Şu günlerde seni ne çok arıyoruz Başbuğum vatanı satan satana mı dersin! Vatan içindeki hainleri salanı mı dersin Türk Milletinin üzerinde oynanan oyunlar aldı başını gidiyor Başbuğum.
Utanmasalar Apo denen katil, caniyi salacaklar. anlayacağım memleketin durumu iyi değil Başbuğum. keşke şu günlerde yanımızda olsaydın.

 sayfa başına git

Hakkı Duran
21. Dönem Çankırı Milletvekili


Ankara
308 Cevap
Gönderim - 12/04/2005 :  10:29:25       
 
Sayın Metin Yılmaz ve Muhtarmustafa 18'e katkıları için teşekkür ederim.Türk tarihine derinliğine vâkıf devlet adamlarının kıtlığı, dış politika bakımından telâfisi imkansız adımların atılmasına yol açmaktadır. Bu gün de rahmetli A. Türkeş'in "devlet adamları" hususundaki bir değerlendirmesini aktarmak istiyorum. Saygılarımla...

MERHUM TÜRKEŞ'İN
TÜRK DEVLET ADAMLARI İLE İLGİLİ BİR DEĞERLENDİRMESİ:

Alpaslan Türkeş, bilinen tarih içindeki bütün kahramanları, devlet adamlarını ayrıntılı sayılabilecek ölçüde incelemişti. İki tam gün tarih dersi verdiğine MHP eğitimcileri şahittir.

Bir seminer programında tarihte en çok beğendiği devlet adamını sormuştuk. Bu soruya cevap vermeden önce, Türk tarihinin kahraman, yetenekli, dirayetli komutan ve devlet adamları açısından çok zengin olduğunu belirtmişti.

“Türkler, tarih sahnesinde her zaman var oldular. Milletimiz engin bir devlet tecrübesine sahiptir. Mısır’da devlet kuran Tolunoğlu Ahmet , Türk Milletinin devlet kurma ve yönetme kabiliyetini gösteren çarpıcı bir örnektir.Göktürkler, Hunlar, Uygurlar, Karahanlılar, Selçuklular, Bâbürlüler çok önemlidir. Fakat, Türk Milletinin tarih boyunca en büyük eseri, Osmanlı İmparatorluğu’dur. Osmanlı, Türk-İslâm Medeniyetinin zirvesidir. En büyük devlet adamı olarak aklım Fatih Sultan Mehmet, kalbim Yavuz Sultan Selim diyor. Yavuz, 8 yıllık padişahlık döneminde, üç büyük meydan savaşını kazanmış, üç önemli zafere imza atmıştır. İran’ın yarattığı büyük tehlikeyi önlemiş, Memlûkler gibi kuvvetli bir devleti tarih sahnesinden silmiştir. “Dünya iki hükümdar için küçüktür.” diyen bir cihangirdi. İslâm birliğini sağlamış, hilafeti uhdesine almıştır. Ömrü vefa etseydi daha neler yapabilirdi.”

“Fatih Sultan Mehmed’e gelince, döktürdüğü topların mühendislik hesaplarını yapabilecek ölçüde iyi ilim tahsil etmiştir. Dini ilimler den başka, matematik, edebiyat, coğrafya ve güzel sanatlar konusunda vukûf sahibidir. Deha derecesinde strateji bilen ve uygulayan bir padişahtı.Yaptığı kanunlar, batıyı iyi anlamış olması, azim ve iradesi, 6-7 lisan bilmesi, İstanbul’un fethinde gösterdiği azim ve kararlılık, Roma’yı fethederek Avrupa hakimiyetini hedeflemesi gibi faktörler, akıl terazisine vurduğum zaman Fatih’i öne çıkarmaktadır. Aklım Fatih derken, gönlüm Yavuz demektedir.
Bundan başka , Mete Han, Atillâ, Alp Arslan, Yıldırım Beyazıt, Kanuni, IV. Murat, Bâbür ve Atatürk büyük Türk devlet adamlarıdır.”

------------------------------------------------
(1) Bâbür Şah’ın kısa ve çok hareketli hayatını Türkeş Bey’in tavsiyesi üzerine Fernard Grenard’ın kitabından çok dikkatlice okumuştuk. Ayrıca MEB ve Kültür Bakanlığı tarafında yayınlanan “Bâbür’ün Hâtıraları”ını iyice gözden geçirdik.

Bâbür Şah (1483-1530), Hindistan’da devlet kurmuş olan bir Türk hükümdarıdır. Babürlüler Devleti, 1526-1858 yılları arasında yaşamış, İngilizlerin müdahelesiyle yıkılmıştır. Büyük medeniyet eserleri meydana getirmişlerdir. Babür Şah, değerli bir şair, bestekar, hattat, mimar ve yazardır. Ömrünün yarısı savaşlarla geçmiştir. 47 yıllık ömre yaptıklarını nasıl sığdırdığı, büyük bir merak konusudur. Babür Divanı ve “Babürnâme” adlı hatıraları yayınlanmıştır.

Hakkı DURAN  sayfa başına git

Hakkı Duran
21. Dönem Çankırı Milletvekili


Ankara
308 Cevap
Gönderim - 03/05/2005 :  13:07:25       
 


3 MAYIS TÜRKÇÜLER GÜNÜ ‘NÜN MİLLÎ ŞUUR VE KÜLTÜRÜMÜZÜN GELİŞMESİNE VESİLE OLMASINI CENAB-I HAK’DAN DİLERİM.

TEK PARTİ DİKTASININ TABUTLUK İŞKENCELERİNE UĞRAMIŞ VE ÇOĞUNLUĞU ARAMIZDAN AYRILMIŞ, AŞAĞIDA İSİMLERİ YAZILI TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİ RAHMETLE ANIYORUM.

TÜRKÇÜLÜK TURANCILIK DAVASI SANIKLARI:

İstanbul Tophane Askeri Hapishane'sinde bulunan asker sanıklar:

• Dr. Yüzbaşı Hasan Ferit Cansever
• Dr. Üsteğmen Fethi Tevetoğlu
• Piyade Üsteğmen Alparslan TÜRKEŞ
• Piyade Teğmen Nurullah Barıman
• Topçu Asteğmen Zeki Özgür(Sofuoğlu)
• Ulaştırma Asteğmen Fazıl Hisarcıklı

Aynı cezaevinde bulunan sivil sanıklar :

• Nihâl Atsız Edebiyat Öğretmeni
• Hüseyin Namık Orkun Tarih Öğretmeni
• Nejdet Sancar Edebiyat Öğretmeni
• Saim Bayrak Temyiz Mahkemesi Evrak Memuru
• İsmet Rasin Tümtürk İstanbul Belediyesi Murakıbı
• Cihat Savaşfer Y.Mühendis Mektebi Öğrencisi
• Muzaffer Eriş "
• Fehiman Altan "
• Yusuf Kadıgil Lise Öğrencisi
• Cebbar Şenel Adana Adliyesi'nde Hâkim Adayı

Emniyet Müdürlüğü hücrelerinde(Sansaryan Han) bulunan sivil sanıklar :

• Zeki Velidi Togan Türk Tarihi Profesörü
• Orhan Şaik Gökyay Ankara Konservatuarı Direktörü
• Hikmet Tanyu İçişleri Bakanlığında Memur
• Reha Oğuz Türkkan İ.Ü. Doktora Öğrencisi
• Hamza Sadi Özbek Aydın Maliye Tahsilat Şefi
• Cemal Oğuz Öcal Gazi Eğitim Enstitüsü Öğrencisi
• Said Bilgiç Ankara Adliyesi'nde Hâkim Adayı

Aynı davadan sanık olarak Mehmet Külâhlıoğlu ve Osman Yüksel Serdengeçti de bir süre tutuklu kalmışlardır .

Büyük Türk Milliyetçisi H. Nihal Atsız’ın şiirini aktarıyorum.

KAHRAMANLIK

Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.
Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir;
Kahramanlık; saldırıp bir daha dönmemektir.

Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından
Koşar adım gitmeli onların arkasından.
Kahramanlık; içerek acı ölüm tasından
İleriye atılmak ve sonra dönmemektir.

Yırtıcılar az yaşar... Uzun sürmez doğanlık...
Her ışığın ardında gizlidir bir karanlık.
Adsız sansız olsa da, en büyük kahramanlık;
Göz kırpmadan saldırıp bir daha dönmemektir.

Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.
Bunun için ölüme bir atılış gerekir.
Atıldıktan sonra bir daha dönmemektir...

H. Nihal Atsız

Hakkı DURAN  sayfa başına git

hakan_esk_32
Üye



2 Cevap
Gönderim - 12/05/2005 :  16:57:44       
  başbuğumuz bir konuşmasında "ben sizlerden çok zor birşey isteyeceğim. ülkümüzün devamı için bunun yapılması gereklidir" der. salondan sesler gelir;
-canımızı bu vatan için veririz
-sen iste başbuğum bu vatan için ölelim

başbuğ devam eder "ben sizden canınızı değil sadece dedikodulara kulak asmamanızı istiyorum" der.

yani değerli arkadaşlarım, abilerim;biz medyadan gördüklerimizle, duyduklarımızla ne genel başkan Devlet Bahçeli hakkında ne de diğer ülküdaşlarımız hakkında olumsuz eleştiri yapmazsak çok daha iyi olacağı kanısındayım..unutmamalıyızki bize bizden başka dost olmaz. kendi içimizdeki birliği sonsuza dek sürdürmek dilekleriyle.. ne mutlu Türküm diyene...

 sayfa başına git

makav
Çankırı Gönüllüsü



202 Cevap
Gönderim - 06/08/2005 :  23:14:27     
  Yazıcıoğlu MHP'de başkanlık istiyor !!!!

Büyük Birlik Partisi lideri Muhsin Yazıcıoğlu, 'Türkeş'in davasını en iyi tanıyan benim' dedi ve MHP ile birleşme halinde yerinin neresi olacağını açıkladı.
06 Ağustos 2005 00:15 (Cihan Haber Ajansı)

 sayfa başına git

ILGAZLI_2004
Spor Muhabiri

" align="middle" width=64 height=64 border=2 hspace="0" >
Kırklareli
53 Cevap
Gönderim - 07/08/2005 :  11:15:37       
  O gün Ankara'da lapa lapa kar yağıyordu. TBMM duvarının bitişiğindeki evimizde "Ya Allah Bismillah Allahüekber" tekbirleri yankılanıyordu. Çocuktum, ne olduğunu anlayamıyordum. O soğukta evden çıktım ve seslerin geldiği alana doğru yürümüye başladım. Dİkmen caddesi kapanmıştı. Millet, karla abdest alıyordu. Binlerce ülkücü, bir yandan karla abdest alırken, bir yandan da göz yaş döküyordu. Caddeler yağan karla karışan gözyaşlarıyla göle dönmüştü. Ah Türkeşim.. Keşke bu millet, seni bir kerecik iktidara taşısaydı. Sana Türkiye'yi sadece bir sene teslim etseler, ne ortalarda PKK kalırdı, ne de elini kolunu sallaya sallaya gezen vatan hainleri..

"Çankırı her küçük şehre benzediği halde anlayamadığım bir farklılığıyla bir şey söylemek ister gibidir. Gariptir, bizimdir, hüzünlüdür, hüzün verir. Orada sıkılmazsınız ama orası için sıkılırsınız."  sayfa başına git

korgun
Çankırı Gönüllüsü



231 Cevap
Gönderim - 09/10/2005 :  19:46:37       
  Gazeteci Hakan Akpınar’ın KURTLARIN KARDEŞLİĞİ CKMP’den MHP’ye (1965-2005) adlı kitabı tarafsız bir gözle Ülkücü Hareketi inceliyor. Kitap sona doğru biraz renk değiştirip bugünkü MHP Genel Merkez Yönetimini öne çıkarsa da doğruları -ilavesiz- yansıtarak yinede önemli bir belgesel olarak kitaplığımızdaki yerini alıyor. İşte bu kitaptan bir belge :

“Türkeş’in talimatı 1977 yılında ile kurulan MHP’nin Eğitimciler grubu:

Namık Kemal Zeybek , Ramiz Ongun , Türkmen Onur , Muhsin Yazıcıoğlu , Yılma Durak ,Sami Bal , Nurettin Taşar, Abdullah Kılıç,Mehmet Göktolga, M.Ali özgüven , Abdullah Alay ,Ö.Haluk Pirimoğlu, Mustafa Öztürk , Hasan sabri Erdem , seyfi apaydın, Himmet Kayhan , Rıza Müftüoğlu, Hakkı Duran, Lokman Abbasoğlu, Mehmet Şandır, M.Ali Özgüven , Abdullah Kılıç , Musa Serdar Çelebi”

Bu konuyu birde Sayın Hakkı Duran’dan okumak isteriz...

 sayfa başına git


Forumda görüş beyan etmek ve yorum yapmak için üye olmanız gerekmektedir.
Yer alan ifadeler kişisel olup, hiçbir kurum ve/veya kuruluş adına görüş bildirilmez, bildirilse dahi kişisel kabul edilir ve yer alan her görüş yazarını bağlar. Site grup, cemaat, klik  vs bir sınıflama olmaksızın herkese açık olduğu için LÜTFEN POLEMİKLERE GİRMEYİNİZ, sadece kamuya sunacağınız bilgi ve görüşleri bizlerle paylaşınız. Yazılara yapılacak tenkitler edebi ve bilimsel formlar ve bilimsel etik açısından uygun olmalıdır. Kişilik haklarını ihlal halinde, hukuka, ahlaka aykırı görüş beyan edildiği ve ticari reklam yapıldığı durumlarda yazının yayınına izin verilmez. Kitap,dergi tanıtımları ticari sayılmaz. Yazılarınızda yaptığınız alıntılar (iktibaslar) için açıkça kaynak gösteriniz.

Çankırı Araştırmaları sitesi'
nde yayınlanmakta olan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının yada telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin —kısa alıntı ve tanıtımlar dışında— herhangi bir biçimde basılmaması, yayınlanmaması, editörlerimizin ve üyelerimizin kaynak belirtmeden herhangi bir alıntıyı sitemizde yayınlamaması önemle rica olunur. Kaynak belirtilmeksizin sitemizde yayınlanan alıntılar ve görüşler yazarlarını bağlar.

Kalite Anlayışımız:
Lütfen bildirilerinizi yayınlamadan önce yazım kuralları ve içerik açısından kontrol ediniz. Mümkünse önce word belgesi olarak yazıp denetleyiniz. Sonra kopyala-yapıştır yöntemiyle buraya taşıyınız. Dilimize gereken özeni göstermeyen ve kurallara uymayan bildiriler silinecektir.

   



Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle       © Çankırı Araştırmaları Sitesi hatsanat site yönetim sayfa başına git