Yazdır | Kapat
farklı kaydet (save as) ile arşivinize alın

Tuz Yürüyüşü

Topic: http://www.cansaati.org/link.asp?TOPIC_ID=1558
Date: 16/12/2017

Topic author: Ahmet GÜLŞEN
Subject: Tuz Yürüyüşü
Posted on: 09/09/2005 17:46:45
Message:

TUZ YÜRÜYÜŞÜ
Ahmet GÜLŞEN

Tarih kitapları kurtuluş savaşları ile doludur. Bu savaşlar kimi zaman emperyalistlerin tecavüzlerine karşı verilmiştir kimi zaman sömürgecilerin işgaline. Ama öyle bir kurtuluş savaşı vardır ki, o cehalete ve bilinçsizliğe karşı verilen her daim bir kutlu mücadeledir.

Gandi’nin 1930 yılında verdiği mücadele böylesi bir hareketti. O, hem ülkenin sömürge işgaline muhalif olmuş hem de halkın umutsuzluğuna ve her şeyi olduğu gibi kabullenmesine karşı savaş vermiştir. Gandi’nin ülkesinde zenginlikler halkın elinden alınarak baskın güçlerin denetimine geçmiş ve bunun sonucu olarak; yaygın fakirlik, onursuzluk, gelecekten bir beklentisi olmayan gençlik ve nihayetinde millet olma vasıflarını, hayatı sürdürme gayesini kaybetmiş bir insanlar yığını meydana çıkartmıştı. Ancak bu yığın içinde hayattan ümidini kesmeyen, gelecekten bir umut ışığı gören, toplumdan bir adım önde, inançlı, kararlı bir aydın insan vardı. Toplumsal sorunu görmüş, kurtuluşun yine toplumsal bir hareketle gerçekleşeceğine inanmış, insanın içindeki cevherin mutlak bir şekilde faydalı şeyler üreteceğini bildiği için gücü yine kendi içindeki cevherden almaya çalışmış bir azimli insan.

Gandi bir ‘pasif direniş eylemi’ başlattı. İşgal güçlerine ve bunun yerli işbirlikçilerine karşı tanksız, topsuz, silahsız bir eylem. Tuz buna sembol oldu. Binlerce Hintli basit bir savunma eyleminde, denize doğru yürüyüp kendi tuzlarını imal ettiklerinde, tuz vergisi yasalarını da yırtıp atmışlardı. Gandhi'nin tuz yürüyüşü sadece politik bir gösteri değildi. Bu İngiliz emperyalizminin ekonomik denetimine vurulan gerçek bir darbe, hürriyete açılan bir kapı oldu.

* * *

Çankırı’nın makûs talihini yenmesi için bugün yeniden bir Tuz Yürüyüşü gerçekleştirmeliyiz. Herkes Çankırı’nın geleceği için bir adım atmalı ve sorunların çözümü için elbirliği ile çalışmalıdır.

Çankırı şuan için iki büyük düşmanla mücadele etmektedir. Birincisi (çağdaş dünyayı okuma ve anlama bağlamında yeterli insan bulunmaması ve/veya birlikte olmaması) aydın sınıfın eksikliği ve etkinsizliği, ikincisi ise basiretsiz ve niteliksiz siyasetçilik.

Çankırı’nın gelişmemişliğini ifade için istatistiki veriler sıralamak, iller arasında derecelendirmek boşa bir gayrettir. Ancak şu bilinmelidir ki bin yıllık bir yerleşim yerinin iktisadi ve sosyal manada bugünkü durumu bu olmamalıydı. Çankırı’da coğrafya insana düşman olmamıştır, yaşanması kolay, mutedil bir yapı ve iklim mevcuttur. Aşılmaz sarp dağlar, kasırgalar veya sürekli depremlerle hayat yaşanılır olmaktan çıkmış da değildir. Kısacası Çankırı’nın bugünkü gelişmemişliği tamamen politik ve insan faktörüne dayanmaktadır.

Şehrin insanı belki makul nedenlerle görece daha büyük şehirlere istidam ve ticari çalışmalar için göç etmektedir. Ancak bağlarını koparma derecesinde memleket şuurundan uzak kalması Çankırılılık duygusunun oluşamamasına (varsa bile yitirilmesine) neden olmaktadır. Bu haliyle ne iş adamı yatırım için Çankırı’yı tercih ediyor ne de önemli imkanlar kendine bağlanmış bürokrat kaynakları buraya sevk ediyor. Kısacası, Çankırı içinde yaşayan insan da göç eden insan da Çankırılı olmaktan uzak bir hayat sürüyor. Oysaki memleketini sevmek, basit hamasi bir duygu olmayıp, globalleşen dünyada yok olmakla yüz yüze kalmış küçük şehirlerin son umududur.

Cehaleti bertaraf etmek için geniş bir fikri seferberlik yapmalıyız. Çankırı Araştırmaları (sitesi) Merkezinin de misyonu olan bu hareket baştan beri vurguladığımız aydın insanların öncülüğünde tüm hemşerilerimiz arasında Çankırılılık bilincini uyandırmalı ve yeni kültür unsurları ile bunu diri tutmalıdır. Şehrin sosyal ve kültürel zenginlikleri insanımıza gerektiği gibi öğretilmeli, tüm dünyada maddi ve kültürel zenginliklerimizin tanınması için devlet, sivil toplum kuruluşları, sanatçılar ve ticari organizasyonlarla gereken çağdaş usullerde çalışmalar ve teşvikler yapılmalıdır.

Tekrar altını çizerek belirtmek isterim ki Çankırı’nın çağdaş dünyada yerini alabilmesi için yapılacak çalışmalar aydın insanların öncülük etmesiyle mümkündür. Bunun üzerinde bir de iş dünyasını peşinden sürükleyecek, yeni yatırımları, yeni girişimcileri sevk edecek ve onlara gereken ilk sermaye, yani ‘cesareti’ en cömert şekilde verecek bir erdemli lider-işadamı en büyük kurtuluş yoludur.

Çankırı’nın düşmanlarından biri olarak gördüğümüz basiretsiz ve niteliksiz siyasetçilik belki tedavisi en zor hastalıklarımızdandır. Çankırı Cumhuriyet döneminin tüm hükümetlerinde, gerek bakan çıkartılan dönemlerde gerek iktidarlarda temsil edildiği dönemlerde hak ettiğini alamamıştır. Bu yazının kapsamı hiçbir siyasiyi şahıs veya parti olarak yargılamak değildir. Ancak siyaset netice alma sanatıdır. Çankırı il geneli olarak her dönem iktidar şansı en yüksek olan partiye oy vermiş olmakla yatırım, istihdam ve hür teşebbüsün gelişmesi açısından büyük imkanlara kavuşması gerekirdi. Oysaki sonuç alınamamıştır. Neden?.

Çankırı neden siyasette sonuç alamıyor sorunun cevabı aslında biraz da yukarıda anlattığımız aydın insan kavramıyla ilintilidir. Bugün modern dünyanın icaplarını, kültürünü şehre taşıma anlamında aydın insanlarımızın yeterli gayreti gösterememesi siyasetin de nitelik olarak sorunlar yaşamasına neden olmuştur. Halen şehirde ister genel, ister yerel seçimlerde olsun adaylar üç beş esnafın dükkanının önündeki taburelerde belirleniyorsa, (hangi partiden olursa olsun) il başkanlarının masasında Çankırı’nın geleceğine dair raporlardan ziyade ihale talepleri yer alıyorsa, siyaset kulislerde “o bunu dedi şu bunu dedi” gibi kısır döngü ile sürüyorsa netice almak da elbet mümkün olmayacaktır.

Şehrin siyasi hayatına nitelik kazandırmak gerekmektedir. Bunun ilk başlangıç noktası parti il teşkilatlarıdır. Türkiye’de il başkanı ve milletvekili adayı olmanın ilk şartının zenginlik ve servet olduğu gerçeğini akşamdan sabaha ortadan kaldırmamız mümkün görünmüyor ama Çankırı’da il ve ilçe parti teşkilatlarında gerek tam zamanlı istihdam edilerek, gerek danışman vasfıyla, gerek istisna akdiyle çalışacak Çankırı Uzmanları bulundurulmalıdır. Bunlar sürekli ve periyodik araştırmalar, (gerçek) anketler ve istatistikler tutmalı ve yorumlamalıdır. Çankırı’nın bugünü ve geleceği için projeksiyonlar yapmalı ve bunları il yönetimlerine, partisinin vekillerine sunmalıdır. Daha açık bir ifadeyle siyasete nitelik kazandırmak için partilerce “Çankırı Araştırmacıları” istihdam edilmelidir.

Nitelikli siyaset için bir teklifim de şudur. Çankırı bağlamında her parti teşkilatı halen seçilmiş veya adaylar için bir “Çankırılılık Eğitimi” vermelidir. Bu eğitim ayrıca Valilik nezdinde idari memurlara da tatbik edilmelidir. Bağımsız bir organizasyon veya ekip tarafından verilmesi uygun olan bu eğitimler neticesinde ilimizi Ankara’da temsil edecek olanlar da dışardan ilimize gelip idari görev yapanlar da Çankırı’yı gereği gibi kavramış olacak, yaygın kanaatin ötesindeki gerçek şehri göreceklerdir.

Cehalete, niteliksizliğe ve boş vermişliğe açılan savaşta Tuz Yürüyüşüne siz de katılın. Yürüdükçe Çankırı için ilgi artacak, şuur uyanacak, Kurumlar atağa kalkacak, sanat ve politika adamları en güzel yönetim ve insan yetiştirilmesi metotlarını geliştirecek ve nihayetinde Medinetül Fazılaya burada ulaşılacaktır.



Not: Bu yazı
www.memlekethaber.com sitesinde ve
Bizim Çankırı Gazetsinin 13.09.2005 tarihli nüshasında yayınlanmıştır.


Reply author: captanblack
Date: 09/09/2005 20:58:29
Message:

Tüm üyelere bu yazının çıktısını alarak en az iki kez okuduktan sonra düşüncelerini yazmalarını öneririm.


Reply author: ertugrulyesildal
Date: 10/09/2005 17:22:11
Message:

''...Çankırı şuan için iki büyük düşmanla mücadele etmektedir. Birincisi (çağdaş dünyayı okuma ve anlama bağlamında yeterli insan bulunmaması ve/veya birlikte olmaması) aydın sınıfın eksikliği ve etkinsizliği, ikincisi ise basiretsiz ve niteliksiz siyasetçilik.''
Sayın Gülşen;
Çankırı'nın geri kalmışlığının nedenini gerçekten
iyi irdelemişsiniz.Aynı düşünceleri paylaşıyorum.
En büyük suç demek belki yakışık almaz ama; kabahat yetiştirdiğimiz aydınlarda...
Yetiştirdiğimiz aydınlar Çankırı'ya ilgisiz kalıyorlar.
Yetiştirdiğimiz Aydınların envanterini çıkarmamız gerekir diye düşünüyorum.Böyle bir çalışma ile nitelikli insanlarımızı ÇANKIRI için seferber edebiliriz.
Sitemiz böyle bir buluşmanın neden merkezi olmasın?
Saygılarımla;
Ertuğrul Yeşildal


Reply author: ayyildiz
Date: 10/09/2005 21:36:47
Message:

Ertuğrul Beyin envanter düşüncesi çok doğru.


Reply author: isa cicek
Date: 13/09/2005 18:20:34
Message:

3 tane milletvekilimiz var, üçüde iktidar partisinden. (Birisi istifa etmişti.)

Belediye başkanıda iktidar partisinden. Geriye ne kalıyor. Millet vekillerini memlekete hizmet etsin diye seçer. Bu arada Üniversite işide başka bahara kaldı. Hatırlatayım dedim.

Sayın vekillerimiz sandıklar 5 senede birde olsa önümüze geliyor. Bilmiyorum biliyor musunuz? :))

Saygılarımla.


Reply author: forvet
Date: 13/09/2005 22:47:25
Message:

YÜREKLİ BİR YAZI.VALİLİĞİMİZDEN BU SİTEDE BÜROKRATLARLA İLGİLİ ONCA YAZILANA KARŞIN BİR AÇIKLAMA GELMEDİ ACABA BU YAZIYA GELECEKMİ?


Reply author: imge
Date: 14/09/2005 12:01:16
Message:

Sayın Gülşen,
Yazınız baştan sona bir ilin geri kalmışlığına isyan kokuyor. Keşke her il bu isyana kulak verse... Önderliğinizde başlayan Tuz Yürüyüşü Çankırı'lılar için hayırlı olsun.


Reply author: korgun
Date: 14/09/2005 13:34:52
Message:

Cengizhan haklı , bende yazdırıp salim kafayla bir ya da bir kaç kez evde okumak için çantama koydum. Ama şunu hemen söylemeliy ; bu kutlu yürüyüşte her zaman dizlerim tuttuğu müddetçe varım.
BAŞKA ÇANKIRI YOK !


Reply author: inandikli
Date: 14/09/2005 22:45:54
Message:

Sayın Gülşen'in değindiği konular oldukça doğru ve yerinde tespitler. Çankırı bu güne kadar birçok aydın yetiştirmiş, ancak karşılığında vefasızlık denilen illete muhatap tutulmuş. Yanlız şuanda Çankırı'ya gönül vermiş okadar insan var ki... Biraz bardağın dolu tarafından bakmak ve Çankırı adına ypılmış ve yapılacak her türlü çalışmaya destek vermek lazım. Bu site Çankırı'ya gönül vermiş ne kadar genç yüreğin olduğunun ispatıdır. İnanıyorum ki bu olumsuzlukları irdelemeye devam edersek birçok saf yürekte Çankırı sevgisi ve Çankırılı olmanın haklı gururu makes bulacaktır.


Çankırı Araştırmaları Sitesi : http://www.cansaati.org/

© Çankırı Araştırmaları Sitesi